İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/41 E. 2024/216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/41
Karar No
2024/216
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/41 Esas KARAR NO : 2024/216

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 08/08/2019 KARAR TARİHİ : 21/02/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/02/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 08/08/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirkete ait 30/05/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2-3-4 ve 7 nolu kararların şirket ana sözleşmesine, kanuna aykırı olduğundan bahisle iptaline, 7 nolu karar yönünden tedbiren yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, alınan kararlarda yasaya aykırı herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde şirket merkezinin mahkememiz yargı sınırları içinde bulunduğu, davacının süresinde ve usulüne uygun olarak genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi ....'a tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 03/03/2020 havale tarihli raporunda özetle; şirkete ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulduğunu, şirketin mali durumuyla kayıtlar arasında herhangi bir uyumsuzluğun bulunmadığını, iptali talep edilen 2-3-4 ve 7 nolu kararların iptalini gerektirir herhangi bir olumsuzluğun mevcut olmadığını teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce 7 nolu kararla ilgili yapılan değerlendirme dışında diğer kararlar yönünden bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.

Bilirkişi her ne kadar raporunda 7 nolu karar yönünden kanunun ön gördüğü toplantı ve nisap yönünden sözleşmeye ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığını belirtmiş ise de; 7 nolu karar incelendiğinde oydan yoksun olan ortakların da oy kullandığı, kararın davacının 275.000 ret oyuna karşılık 725.000 kabul oyuyla alındığı, dolayısıyla oydan yoksun olanların karara katılmak suretiyle karar alındığı, şirkete ait pay dağılımı dikkate alındığında TTK 418.maddesinde ön görülen karar alma çoğunluğunun mevcut olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Yapılan yargılama sonunda; dava konusu yapılan 30/05/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2-3-4 nolu kararlar yönünden bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere kanuna, şirket ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı bir durumun bulunmadığı, bu bağlamda bu kararlar yönünden istemin reddine, 7 nolu karar yönünden davacının muhalefet şerhi ve ret oyu dikkate alındığında TTK 436.md gereğince oydan yoksun olan ortakların oy kullanmak suretiyle TTK 418.maddesinde ön görülen çoğunlukla karar alınmadığı, nitekim 436.madde gereğince oydan yoksun olan kişiler kendileriyle ilgili alınan kararda oy kullanamayacakları, bu nitelikteki ortakların pay oranı dikkate alındığında alınan kararın kanunda ön görülen nisaba ulaşmadığı dikkate alınarak 7 nolu karar yönünden istemin kabulüne karar verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine; İBAM ....HD ... esas ... karar sayılı ilamıyla; "Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 27/04/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 436/1. maddesi gereğince yönetim kurulu üyesi TTK'nın 395-396. maddesi gereğince izin verilmesi hususunda kendi lehine oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilecektir. Gündemin 7. maddesi ile, yönetim kurulu üyelerinin tamamı hakkında tek bir oylama yapılarak ve oylamaya tüm ortaklar katılarak yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden TTK 395 ve TTK 396 hükümlerinde yer alan izinler verilmiştir. Davalı şirket ortaklık yapısı ve oy oranları yukarıda gösterilmiş olup, bu durumda mahkemece her bir ortak yönünden ayrı ayrı inceleme ve değerlendirme ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yine davalı tarafça davaya cevap dilekçesinde, davacının yönetim kurulunun ibrasının görüşüldüğü 4 nolu kararda sadece ... için yapılan oylamaya muhalefet şerhi koyduğu, diğer yönetim kurulu üyelerinin oylamalarında sadece olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhini tutanağa geçirmediği ileri sürülmüş olup, dava şartı mahiyetinde olan bu iddia da incelenip değerlendirilmemiştir. Bu hali ile mahkemece, taraf delilleri de toplanmak suretiyle dosyanın konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetine tevdi ile, yukarıda belirtilen hususlarda ve teknik inceleme mahiyetinde olan davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme de yaptırılarak ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir" gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır. İBAM kaldırma kararı kapsamında celp edilen kayıt ve belgeler kapsamında bilirkişi heyeti ... ve arkadaşları düzenlemiş oldukları 19/11/2023 tarihli ek raporlarında özetle; "TTK md. 395-396’ya ilişkin oylamada yönetim kurulu üyesi sadece kendi yasağının kaldırılmasında oydan yoksun olması dolayısıyla kök raporun kısmen hatalı olan sonuç kısmı düzeltilerek ; .... bakımından kararın iptal edilebilir nitelikte olmadığı, ... şirkette %50 paya sahip olup bu oran düşüldüğünde davacı ve diğer pay sahibinin toplam %23 red oyuna karşı ...’un %22,5 kabul oyu karşında TTK md. 395 ve 396 daki yasaklardan muaf tutulamayacağından bu YK üyesi bakımından alınan karar iptal edilebilir nitelikte olduğu, Şirkette pay sahibi olmayan ... TTK md. 395 ve 396 ya istinaden yasaklarının kaldırılmasında diğer YK üyeleri oydan yoksun olmadıklarından bu üye bakımından da kararın iptal koşulunun oluşmadığı"nı teknik kanaatleri olarak belirtmişleri mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu yapılan 30/05/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2-3-4 nolu kararlar yönünden iptalini gerektirir haklı bir nedenin bulunmadığı, 7 nolu karar yönünden ise .... bakımından kararın pay sahipliği yönünden iptal edilebilir nitelikte olmadığı, ... yönünden ise kendisinin %50 pay sahibi olduğu oran düşüldüğünde davacı ve diğer pay sahibinin %23 ret oyuna karşı ....'un %22,5 kabul oyu karşısında TTK 395 ve 396.maddesindeki yasaklardan muaf tutulamayacağından bu yönetim kurulu üyesi bakımından alınan kararın iptal edilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı şirkete ait 30/05/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 7 nolu kararın .... yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davalıya yükletildiği halde davacı tarafından davanın açıldığı tarihte peşin olarak yatırılan 44,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 16.272,80-TL (Yargılama gideri ayrıntısı "Tevzide dava açma gideri: 50,80-TL, tebligat-posta gideri ve bilirkişi ücreti: 16.222-TL") yargılama giderinden, kabul-ret oranına göre 4.068,20-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 22/02/2024

Başkan .... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

u belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/41, K. 2024/216, T. 22.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-41-e-2024-216-k-1c43b5abec1f