İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/404 E. 2024/28 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/404
- Karar No
- 2024/28
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/404 KARAR NO : 2024/28
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 25/04/2023 KARAR TARİHİ : 11/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 25/04/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; - Davalı şirketin müvekkilleri ile taşınmaz satım sözleşmesi imzalayarak ... İlçesindeki İnnovia4 isimli projesinden konut satışı gerçekleştirdiğini, 10 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen dava konusu projenin halen inşaat halinde olduğunu, müvekkillerinin bugüne kadar ne daireleri ne de paralarını alamadıklarını, müvekkili ...'in Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davasının kabul edildiğini ve bu karar ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, müvekkili ...'nın Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davasının kabul edildiğini ve bu kararın Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, müvekkili ... 'ün ise Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davasının kabul edildiğini ve bu karar ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıya icra emrinin tebliğ olduğunu, icra emrine rağmen borcun halen ödenmediğini, davalının borcunu ödemek yerine mallarını muvazaalı devirlere konu ettiğini, bu şekilde mallarını kaçırdığını, proje üzerindeki ipotek ve hacizler incelendiğinde şirketin borca batık olduğunun açıkça göründüğünü, davalının bu proje ile binlerce kişiyi mağdur ettiğini, mahkeme kararları ve ilamlı icra takibinin mevcudiyetine rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle davalının iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekilinin 04/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı ... delillerininin taraflarına tebliğ etmediğini, davacı ... delillerini göndermesi için kesin süre verilmesini, davacılar tarafından iflas yolu ile yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, alacaklıların ilamlı icra takibine geçtikten sonra borçluyu iflas yoluyla takip etmek isterse takip şeklini, iik'nın 43. maddesine göre iflas yoluna çevirip iflas ödeme emrinin tebliğini istemesi gerektiğini, somut olayda davacının borçluya tebliğ ettirdiği iflas istemli takip veya ödeme emrinin mevcut olmadığını, ayrıca davacı tarafından harç, gider avansı ve iflas avansı yatırılmadığından açılan davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından iflas yolu ile takip yapılmadan işbu doğrudan iflas davası açılmışsa da doğrudan iflas isteme koşulları gerçekleşmediğinden haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket aciz halinde olmadığından ve ödemelerini daimi şekilde tatil etmediğinden sabit iş yerleri olduğundan ve ticari faaliyetleri devam ediyor olduğundan iflas şartları gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, ödemelerini yaptığını, 2021 yılı içinde 60 milyon türk lirası üzerinde .... projesi başta olmak üzere tüketicilere yani müvekkili şirketin müşterilerinden sözleşmeyi fesh eden kişilere ödeme yaptığını, işbu davada davacı taraf kötü niyetli olup, hak arama özgürlüğünü kötüye kullandığını, davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı yana delillerini tebliğ ettirmesi için kesin süre verilmesine, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarında müvekkilinin faaliyetlerine devam ettiğinin belirlenmesi ile müvekkilinin aciz halinde olmadığının, malvarlığının borçlarından fazla bulunduğunun ve ödemelerini tatil etmediğinin tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, her hâlükârda usule, yasaya ve açıkça hukuka aykırı şekilde açılan ve şartları oluşmamış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği ve davanın reddi gerektiğinden her halükarda yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; İİK.nun 177. ncü madde hükümlerine dayalı olarak açılmış iflâs istemine ilişkindir. Davacılar vekili davalı şirketin ilama müstenit alacağın ödenmemesi nedeniyle davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosya incelendiğinde, davacıların, yapılan sözleşme uyarınca kendilerine teslim edilmeyen taşınmaz ile ilgili olarak ödedikleri bedelin iadesi istemi ile Tüketici mahkemesine dava açtıkları ve dava sonunda verilen kararları ilamlı icra yoluyla takibe koydukları, icra emirlerinin tebliğine rağmen ilama müstenit borçların dava tarihi itibariyle ödenmediği hususunda bir tartışma bulunmamaktadır. Somut olaya uygulanması gereken İİK'nın 177.maddesi hükmü"Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir. 1 – Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2 – Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3 – 308 inci maddedeki hal varsa; 4 – İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır. (Ek: 9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada da uygulanır. " şeklinde olup buna göre ilama müztenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse borçlunun iflasının istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu madde uyarınca davalının iflasına karar verilebilmesi için davacıların alacaklı sıfatının dava sonuna kadar devam etmesi gerekir. Oysa, davalı şirket davacılara olan tüm borcunu ödemiş ve davacıların alacaklı sıfatının kalmadığı anlaşılmış olup davacıların, davalının iflasını talep etme hakkı ortadan kalktığından iflas talebinin reddine ve davacıları, dava açmaya zorlayan davalı şirketin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM / Yukarıda açıklandığı üzere; 1-İcra takibine konu edilen ve iflas davasının esasını oluşturan borcun ödendiği buna göre davacının alacaklılık sıfatı kalmadığı anlaşıldığından iflas talebinin REDDİNE, 2-Davacılar tarafından yatırılan iflas avansının kararın kesinleşmesi beklenilmeden davacılara İADESİNE, 3-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacılar tarafından ödenen 179,90 Başvurma Harcı, 179,90 TL Peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 5-Davacılar tarafından yapılan 10 adet tebligat+posta 330,00-TL ile 120,00.-TL ilan masrafı olmak üzere toplam 450,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 6-Davacıların kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00.-TL ücret-i vekâletin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 1.290,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve ... tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve ... sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yokluğunda , davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı11/01/2024
Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."