İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/387 E. 2026/66 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/387
- Karar No
- 2026/66
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/387 Esas KARAR NO : 2026/66
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/06/2023 KARAR TARİHİ : 03/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 13/07/2022 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki plakasız tescilsiz araç ile seyir halinde iken ...'in sevk ve idaresindeki plakasız tescilsiz araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkili ...'in yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın, ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, müvekkili ...'in, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Uygulama Ve Araştırma Hastanesi'nden 07/05/2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %28 oranında malul kalmış olduğunu, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edilmekte olduğunu, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğmuş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 500-TL sürekli iş göremezlik, 250-TL geçici iş görmezlik, 250-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 13.07.2020 tarihinde ... sevk ve idaresindeki plakasız ve tescilsiz motosiklet ile ... sevk ve idaresindeki plakasız ve tescilsiz motosikletin karıştığı kaza neticesinde davacı ...'in yaralandığını, huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde, 26.04.2016 yürürlük tarihli 6704 sayılı torba yasa ile yapılan değişiklik ile "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü ile ZMSS genel şartları işaret edilmiş olup, bu kapsamdaki maddi zararların söz konusu düzenleme dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, yine, 26.04.2016 yürürlük tarihli 6704 sayılı torba yasa ile değişiklik yapılan, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." hükmü ile açık bir şekilde, dava yoluna gidilmeden önce, ilgili sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirilmiş olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları madde B2’de ise, “Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder.” şeklinde belirtildiği üzere, tazminat talebine ilişkin tüm evrakların eksiksiz olarak sigorta şirketine ulaştırılmasından itibaren başvurunun değerlendirilmesinin mümkün olacağını, somut olayda, davacı tarafından, müvekkili kuruma yapılan başvuruda zorunlu evraklar sunulmamış olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu sunulması gerektiğinin davacı tarafa bildirilmiş, yetkili hastaneye yönlendirilmiş olmasına rağmen, Yönetmelik hükümlerine uygun rapor sunulmak yerine tahkim yoluna gidilmiş olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti ... ve ...sayılı kararı ile; "Dosyaya sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın ...tarih ve ... sayılı raporu ile başvuranın %28 oranında sürekli iş göremez olduğu, 6 ay geçici iş göremez kaldığı ve 60 gün süre ile bakıcı gideri ihiyacı olduğu tespit edilmiş, heyetçe yapılan değerlendirme neticesinde, Sigorta Tahkim Komisyonu’nda yer alan üç kişilik adli tıp uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Buna göre dosyaya kazandırılan 30/11/2022 tarihli heyet raporunda başvuru sahibinin 2 ay geçici bakıcı süresi ile 9 ay geçici iş göremezlik süresi ihtiyacı duyduğu tespit edilmiş, sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak ise, “ Kaza sonrası dönemde anti epileptik ilaç kullanıp kullanmadığının tespiti için kaza tarihinden sonraki son 2 yıla ait SGK hastane başvuru ve medulla dökümleri ile birlikte kişinin Nöroloji ya da Beyin cerrahi uzmanı tarafından muayenesinin yapılarak; sekel niteliğinde herhangi bir bulgusunun olup olmadığı, dizartri bulunup bulunmadığı, epilepsi bulunup bulunmadığı hususlarını içeren raporun iletilmesi sonrası tekrar değerlendirme yapılabileceği,” hususları tespit olunduğunu, buna göre başvuru sahibi vekiline, 12/12/2022 tarihli ara karar ile talep edilen belgelerin sunulması için 1 hafta kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde talep edilen belgelerin sunulmadığı görülmüştür. Bu sebeple sürekli iş göremezlik zararına ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.." konu karara taraflarınca ve davacı tarafından itiraz edilmiş olup İtiraz Hakem Heyeti ...sayılı kararı ile dosyadan el çekme kararı verilmiş olduğunu, bunun sonucunda, davacı tarafından Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak düzenlenen ve sürekli ve kesin maluliyet oranı bildirmeye elverişli olmayan 07.05.2021 tarihli maluliyet raporu ile huzurdaki dava ikame edilmiş olduğunu, ZMSS Genel Şartları'nın sürekli sakatlık tazminatına ilişkin olarak yapılan başvurularda sunulması zorunlu belgelerin, "30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, Hak sahibi gerçek kişiler için: T.C Kimlik No, Kaza raporu, Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi, Hak sahibine ait banka hesap bilgileri." olduğunu, ... Hesabı Yönetmeliğinin, “Yönetim Komitesi Müsteşarlığın uygun görüşünü alarak başvurularda aranılacak belgeleri belirlemeye yetkilidir. İstenilecek belgeler, Hesabın internet sitesi kanalı ile kamuoyuna duyurulur.” şeklindeki 15. Maddesine uygun olarak, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin başvurularda istenen belgelerin, müvekkili tarafından kamuya açık bir şekilde yayınlanmış olduğunu, bu belgeler arasında da, “Maluliyet oranını gösterir hastane raporu aslı veya resmi tasdikli sureti”nin bulunması gerektiği görülmekte olduğunu, başvuru şartı yerine getirilmediğinden dava ikame edilmesinde müvekkili ... Hesabı'nın kusuru bulunmamakta olduğunu, başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, mevzuata göre tescilsiz olan bir aracın sigortalanması hukuken mümkün olmadığından ... Hesabı’na husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; öncelikle davacının, Adli Tıp Kurumu veya Mahkememizce takdir edilecek resmi ve yetkili bir hastane tarafından, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı yetkili bir sağlık kuruluşu olmadığı gibi düzenlenen rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, davacının kalıcı maluliyet oranının tespit edilebilmesi için arazların stabil hale gelmesini ve 1 yıllık stabilizasyon süresinin geçmesi beklenmesi gerekmekte olduğunu, söz konusu rapor kaza tarihinden bir sene geçmeden düzenlenmiş olduğundan maluliyet tespiti yapmanın uygun olmadığını, öte yandan söz konusu raporun medikal olarak değerlendirilmesinde de beklenen iyileşme süresi tamamlanmadığından net oran tespiti yapılamamış olduğunu, ekte sunulacak olan tıbbi mütalaanın değerlendirme dışında bırakılmasının da hukuka aykırı olacağını, raporlar arasındaki belirtmiş oldukları çelişki nedeniyle, ... Hesabı’nın yönlendirdiği hastaneden yeniden maluliyet raporu temin edilmesini istemekte haklı olduğunu, rapor temin etmeksizin, eski tarihli rapor ile huzurdaki başvurunun yapılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve başvuru şartının yerine getirilmediğinin anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafından sunulan evrakların incelenmesinde; davacının 15.01.2021 tarihinde başka bir trafik kazası geçirdiğinin görüldüğünü, trafik kazası neticesinde davacının özür oranı bildiriminde bulunulmuş arazlar ile trafik kazası arasında illiyet/ nedensellik bağının kurulması gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, yönetmeliğin 6. maddesinde raporu verecek uzman kurulunda; iç hastalıkları, göz hastalıkları, kulak-burun-boğaz, genel cerrahi veya ortopedi, nöroloji veya ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından oluşması gerektiği yazılı olduğunu, ancak uzman görüşleri sağlık kurulu raporunda yer almamakta olduğunu, yönetmeliğe açıkça aykırı olan rapor esas alınarak hüküm kurulmaması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talep edilmekte olduğunu ancak söz konusu talepler haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili kurumun, geçici iş göremezlik zararını karşılamakla sorumlu olmadığını, şöyle ki; sağlık giderleri teminatının, Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiş olduğunu, bu nedenlerle, karşı tarafın taleplerinin reddedilmesi gerekmekte olduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle fiilen çalıştığı ispat edilemediğinden geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmek gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerekmekte olduğunu, başvuran tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğu dikkate alındığında bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunun anlaşılmakta olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bakıcı giderinin talep edilebilmesi için fiili olarak, bir bakıcı çalıştırıldığının başvuru sahibi tarafından ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, başvuru sahibi tarafından yapılan başvurunun, belirsiz alacak davası olarak yapılmış olup, bakıcı gideri için 250-TL talep edilmiş olduğunu, 6100 sayılı HMK’nın 107/1. Maddesi “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” şeklinde olup, alacağın belirli olmadığı durumlarda belirsiz alacak davası açılabilmekte olduğunu, 6102 sayılı TTK gereği tazmini gereken zararın ne olduğu ise, 6098 sayılı TBK ’da tanımlanmış olup, buna göre uyuşmazlık konusu olayda başvuru sahibi için ortaya çıkan zarar, kaza nedeniyle geçici süre bakıcıya ihtiyaç duymasından ötürü bakıcıya yapılan ödemeye bağlı olarak başvuranın malvarlığında meydana gelen azalma olduğunu, kişinin bakıcıya yapılan ödemenin miktarını belirleyemiyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumda belirsiz olmayan bakıcı giderine ait somut deliller sunulmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, kazadaki kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılması ihtimalinde, en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekte olduğunu, kazada davacı tarafın KTK m.78 hükmü gereğince kullanması zorunlu olan kask ve koruyucu ekipmanlarının kullanmadığı dosyaya sunulan tedavi ve savcılık evraklarından görülmekte olduğunu, davacının yaralanmaları yüzünde ve baş bölgesinde olup koruyucu ekipman ve kask kullanımıyla giderilebilecek şekilde olduğunu, bu sebeplerle Yargıtay içtihatları uyarınca hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca, kaza tespit tutanağında da görüldüğü üzere, davacı tarafın ehliyetsiz olduğunu, tazminata hükmedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, hükmedilecek ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, ... Hesabı’nın sorumluluğunun, kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat ödenmesine hükmedilmesi halinde, bu sınırların aşılmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının usulden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, 13/07/2022 günü plakasız tescilsiz araç ile seyir halinde iken plakalsız ve tescilsiz araçla çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaralanmasına ve malul kalmasına sebebiyet verildiğini beyan ederek müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri tazminatlarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91/1'inci maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Aynı Kanunun 85/1'inci maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı belirtilmiş, anılan Kanununun 85'inci maddesinin son fıkrasında maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten ve teşebbüs sahibi sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86. maddesi ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' hükmünü içerir. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşın, meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görendedir. ... Hesabı'na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, ... Hesabı'nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki belgelerden kazaya karışan dava dışı sürücünün kullandığı motosikletin tescilsiz olduğu anlaşılmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Hesabı Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ... Hesabı'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ... Hesabı'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Davacının dosya kapsamında davalı ... Hesabına davadan önce başvurduğuna dair belge bulunmamaktadır. 5684 sayılı yasanın açık hükmü gereği zorunlu sigortayı yaptırmadan motorlu aracı işleten kişilerin ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların sebep oldukları zararları karşılamak amacıyla ... Şirketleri bünyesinde ... Hesabı oluşturulduğundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan sigorta poliçesi için belirlenen limitle sınırlı olmak kaydıyla ... Hesabı meydana gelen zarardan sorumludur. Bu anlamda ... Hesabının statüsü ile sigorta şirketinin hukuki statüsü ve sorumluluğu paraleldir. TBK54.maddesinde Bedensel zararlar özellikle, Tedavi giderleri. Kazanç kaybı. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayılmıştır. Bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesine göre; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir. Taraflar arasındaki ihtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir. Bu hususlarda ATK'dan ve bilirkişilerden raporlar alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan, 18/12/2023 tarihli kusur raporunda; "...A) Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)Davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan, 19/03/2025 karar numaralı maluliyet raporunda; "...Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 06/03/2000 doğumlu, ...’in 13/07/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; I.Beyin Hasarı, beyin işlev bozukluğu, post kontüzyonel sendrom, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, engel oranı %25, II.Sinir Sistemi, afaziler, hafif motor afazi, engel oranı %10, III.Kulak, burun, boğaz, işitme kaybı, tablo 1a ve tablo 2’ye göre engel oranı %6, IV.Balthazard formülüne göre %37 olduğuna göre; 1)Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %37 (YÜZDEOTUZYEDİ) olduğu, 2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (ONİKİ) aya kadar uzayabileceği, 3)Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (BİR) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, aktüerya konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...13.07.2020 Tarihinde meydana gelen trafik kazasında, %37 oranında malul kalan davacı ...’in 1-Geçici iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği nihai ve gerçek zararı 31.104,08TL, 2-Sürekli iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği nihai ve gerçek zararı 4.959.559,75 TL, 3-Bakıcı gideri nedeniyle talep edebileceği nihai ve gerçek zararı 2.943,00 TL olacağı, 4-13.07.2020 Kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre; davalı ... hesabının sorumluluğunun, kişi başı ölüm ve sakatlanma teminatı limitinin 410.000, - TL ve kişi başı tedavi ve sağlık gideri teminat limitinin 410.000, - TL olduğu,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Davacı vekilinin, 30/12/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 410.000TL’na, geçiciş iş göremezlik tazminatı talebini 31.104,08TL'ye bakıcı gideri tazminatı talebini 2.943TL'na artırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, eksik harcı ikmal ettiği görülmüştür. Dosya kapsamı, düzenlenen ATK kusur , maluliyet ve aktüer bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür. 13/07/2020 günü saat 22:54 sıralarında sürücü ... idaresindeki tescilsiz motosiklet ile davacı sürücünün sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpışması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, dava dışı sürücü ...'ın takip mesafesi bırakmadığı için davacı sürücünün kullandığı motosiklete arkadan çarparak kazada %100 kusurlu olduğu yönündeki ATK raporuna mahkememizce de iştirak edilmiştir. ATK maluliyet raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının %37 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alınarak davacı için TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesabı yapılarak davacının 410.000,00-TL. Sürekli iş göremezlik , 2.943,00TL bakıcı gideri , 31.104,08TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 444.047,08TL maddi tazminatın dava itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile, 410.000,00-TL. Sürekli iş göremezlik , 2.943,00TL bakıcı gideri , 31.104,08TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 444.047,08TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 30.332,85-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL. harç ile 1.520-TL. tamamlama harcının toplamı olan 1.699,90-TL.'ndan mahsubu ile bakiye 28.632,95-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 71.047,53-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL. başvurma harcı + 179,90-TL. peşin harç + 1.520-TL. tamamlama harcı + 9.695-TL. ATK fatura ücreti + 8.000-TL. bilirkişi + 1.457,75-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 21.032,55-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.