İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/387 E. 2025/853 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/387
- Karar No
- 2025/853
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/387 KARAR NO : 2025/853
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2023 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı --- plakalı araç ile davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ------- plakalı araç arasında 20/07/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde müvekkilinin aracının kullanamaması ve tamirde geçen süreler sebebiyle ticari kazanç kaybı yaşadığını, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin aracının çekici cinsi araç olduğunu ve aracını sürekli olarak ticari işlerinde kullandığını, kaza sonucu müvekkiline ait araçta meydana gelen ticari kazanç kaybı miktarı tam olarak belirlenemediğini, aracın perte ayrıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonun---- sayılı dosyası yargılama yürütülmüş olup, dosyada pert farkı talebinin kabul edildiğini, davalıların bu kazada müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haklı belirsiz (HMK 107) alacak davasının kabulünü, müvekkiline ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100,00-TL ticari kazanç kaybının temerrüt tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine açılmış olan iş bu dava hukuka aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesindeki asli kusur, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünde değil, davacıya ait araç sürücüsünde olduğunu, Kaza Tespit Tutanağında da açıkça belirtildiği üzere; davacıya ait araç sürücüsünün, müvekkiline ait araca arkadan çarptığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünde değil, müvekkili şirkete ait araca arkadan çarpan, davacıya ait araç sürücüsünde olduğunu, davacının, dava dilekçesinde araç mahrumiyet zararı talep etmiş olmasına rağmen, aracından kaç gün mahrum kaldığına dair bir beyanda bulunmaması da anlaşılamadığını beyan ile, ----- nolu kasko poliçesi yönünden davanın---- ihbarını, ----- nolu trafik sigorta poliçesi yönünden ise ----- ihbarını, haksız ve mesnetsiz davanın müvekkilleri açısından reddine karar verilmesini istemiştir. İhbar olunan ----. Vekili cevap dilekçesinde; ----- plakalı aracın müvekkili şirkete Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Kasko poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet poliçesi olup maddi zarara ilişkin taleplerin öncelikle ZMM poliçesinden karşılanması gerektiğini, huzurdaki başvuruya konu kaza sebebiyle doğacak sorumluluklarının ikinci derecede bir sorumluluk olduğunu ve ZMMS Poliçesi’nin teminat limitlerinin tükenmesi halinde söz konusu olacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet bir hesaplama yapılacaksa poliçe teminat limitinden yapılan ödemeler tenzil edilerek kalan miktar üzerinden müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen kasko poliçesi davacının taleplerini karşılamadığını, müvekkili şirketin davaya haksız olarak ihbar edildiğini, kazanç kaybı Kasko Poliçesi teminatı kapsamında olmadığından haksız ihbar talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer ihbar olunan sigorta şirketine dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası nedeniyle davacı uhdesinde oluşan kazanç kaybı zararının tazminine ilişkin belirsiz alacak davası şeklinde açılan tazminat davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, tramer kayıtları, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya Makine Mühendisi bilirkişi ----- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 25.10.2024 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.- Davacı vekilince verilen talep artırım dilekçesinde; 100 TL ticari kazanç kaybı taleplerini 59.900 TL artırarak 60.000 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren tahsilini talep etmiş ve harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle davacının ticari kazancının bulunup bulunmadığı, ticari kazanç kaybının ödenmesi noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; 20/07/2022 tarihinde, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ----- plakalı araç ve------ plakalı dorsesi ile bariyerle bölünmüş üç şeritli yolda orta şeritte ilerlerken önünde yavaşlayan araçlar sebebiyle kontrolsüz şekilde sol şeride geçmek suretiyle kendisi ile aynı istikamette hareket eden davacının işleteni olduğu çekici (Dorse takılı) niteliğindeki ----- plaka sayılı araca çarptığı ve trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluş şekli dikkate alındığında davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı sürücünün kontrolsüz şerit değiştirme ve takip mesafesi kurallarına ilişkin KTK m.47/d, 56/1-1 ve 84/f hükümlerinde yer alan kuralları ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçta oluşan hasarın onarımının ekonomik olmayacağı, pert total işlemi görmesi gerektiği, emsal içtihatlar uyarınca benzer şartlarda yeni araç temin süresinin 30 gün olduğu ve piyasa verileri ile emsal bedeller dikkate alındığında 150.000,00 TL olduğu, kaza tarihindeki ---- Enflasyon hesaplaması ile söz konusu bedelin 61.421,15 TL olarak hesaplandığı, amortisman, bakım ve diğer zorunlu giderler düşüldüğünde kaza tarihi itibariyle günlük ortalama net kazancının 2.000,00 TL olabileceği, dosya kapsamındaki tespitler dikkate alındığında aracı kullanamamaktan doğan net zararın, 30 gün makul temin süresi (Gün) x 2.000,00 TL/gün üzerinden 60.000,00 TL olabileceği, davalı sürücünün söz konusu zarardan TBK m.49, davalı işletenin ise KTK m.85 hükümleri kapsamında kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle sorumlu olduğu, davacının usulüne uygun bedel artırım dilekçesi sunduğu ve dava değerini bu bedel miktarınca artırdığı anlaşıldığından dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 60.000,00 TL'nin 20/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 4.098,60 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 179,90 TL peşin harç ile 435,50 TL ıslah harcı toplamı 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.483,20 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılmış, 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 435,50 TL ıslah harcı olarak toplam 795,30 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 4.988,50 TL masraf olmak üzere toplam 5.783,80 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.