İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/38 E. 2025/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/38
- Karar No
- 2025/97
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/38 Esas KARAR NO : 2025/97
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2023
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/326 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA; DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, altmışlı yaşlarda asker emeklisi, evli ve bir çocuklu yaşlı bir kimse olduğunu, Müvekkilinin, 2012 yılında, Davalılardan ....’tan borç aldığını ve borcuna karşılık olarak iki adet 75.000,00 TL değerinde ve bir adet 118.000,00 TL değerinde olmak üzere, şüpheliye toplam üç adet senet verdiğini, Müvekkilinin bu senetlere ilişkin borcunu ödemesine rağmen davalılardan .....'ın senetleri müvekkile teslim etmediğini ve işbu senetler hakkında müvekkilin aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak 27.12.2022 tarihinde Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin .... Esas sayılı dosyasında zamanaşımı sebebiyle takibe konu edilemeyeceğine karar verildiğini, lakin senetler hakkında karar verilmeden önce Davalı ..., diğer Davalı .....’ın kendisine hali hazırda 100.000,00 ABD Doları borcu olduğunu, bu borcu kendisine ciro ettiğini dolayısıyla artık borcunun müvekkiline ait olduğunu iddia ettiğini ve diğer şerikleri ile birlikte cebir ve tehdit uygulamak suretiyle müvekkiline zorla senet imzalatarak nitelikli yağma suçunu işlediğini, bu duruma ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, senetlerin henüz vadesinin gelmediğinin müvekkilini her gün aradığını ve mesaj göndermek suretiyle ailesi ve vücut dokunulmazlığı ile müvekkilini tehdit ettiğini, davalı ...'ın, 2022 yılının Eylül ayında, müvekkilinin 10 yıl önce imzalamış olduğu senetlerin alacaklısı davalı .....’ın kendisine borcu olduğunun, dolayısıyla ciranta sıfatıyla müvekkilinin artık kendisine borçlu olduğunun söylediğini, Bunun üzerine, müvekkiline otomobilini satması için baskı yaptığını ve tehdit ettiğini, bu baskı ve zorlamalara boyun eğmeyen müvekkilinin çok direndiğini ancak eşine ve oğluna zarar vermeyi konu etmelerine karşılık çaresiz kaldığını ve davalıların davetine icabet etmek zorunda kaldığını, bunun üzerine, 14.09.2022 tarihinde, saat: 15.00 sıralarında ... Mah. .... Cad. No: 24 Büyükçekmece/İstanbul adresinde yer alan bir iş yerinde davalılarla ve davalıların yanındaki kişilerle görüştüğünü, davalı ... ile birlikte 5 kişinin müvekkilini tehdit ettiklerini ve 10.10.2022 tarihli 125.000,00-TL tutarlı senedi kendisine imzalattıklarını, davalıların müvekkilinin oğlunun düğün arifesinde, düğünü basmak ve oğluna ve müvekkilinin gelinine, ailesine zarar vermekle müvekkilini tehdit ettiklerini ve Kocaeli ilinin Değirmendere ilçesinde bulunan evini sattıracaklarını söylediklerini, bu tehditlerin ve zorlamanın neticesinde yine aynı adreste, 07.01.2023 vade tarihli 300.000,00-TL tutarlı senedi kendisine zorla imzalattırdıklarını, yine bu sırada, davalılar, ayrıca müvekkilinin iş bu senetlerden dolayı haciz baskısı altında olup 125.000-TL bedelli senede ilişkin menfi tespit davasının devam ettiğini, hal böyle iken müvekkilinin hiçbir borcu olmamasına rağmen adeta bir çetenin gazabına uğradığını, kendisine zorla imzalatılan senetlerden dolayı her an haciz baskısıyla karşı karşıya kaldığını, bu sebeplerle davamının kabulü ile Müvekkil'inin borçlu olmadığının tespitini, müvekkilinin her anhaciz baskısı altında olduğunu öncelikle teminatsız olarak mahkemeniz aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek ilgili senetten dolayı ödeme yasağı konulmasını, davaya konu 07.01.2013 tarihli 300.000,00-TL bedelli senetin iptalini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zarardan dolayı yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının, kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu usulden reddinin gerektiğini, müvekkili davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, .davacı-borçlunun, tehdit ve baskıyla kendisine senet imzatıldığı yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacı-borçlu aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu sebeplerle öncelikle haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddini, şayet Sayın Mahkemeniz aksi kanaatse ise esastan reddini, davacı-borçlu aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. BİRLEŞEN DAVA: DAVA:Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ....Esas Sayılı Dosyasında Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekillerinin dava dışı ....'a borcu olduğunu, bu borç için müvekillerince verilen senetlerin mahkemece takibe konu edilemeyeceğine karar verildiğini, akabinde dava dışı şahıslarca müvekillerine cebir ile senet imzalatılarak senedin ciro edilip davalıya verildiğini belirterek iş bu senedin iptalini takibin iptalini, tedbiren takibin durdurulmasını ve aynı konuda açılmış Bakırköy .... ATM ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. DAVACI TANIĞI ...'ın Mahkememizin 26/10/2023 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanında: Ben davalı .....'ı 2010 yılından tanırım, babam ile dost ve arkadaşlığı vardır, taraflar arasında daha öncesinde 75.000,00 TL ve tam miktarını hatırlamamakla birlikte 100.000,00 TL küsurlu bir senetten dolayı ilişki vardır, daha sonra babam davacı ... 2011-2012 yılları arasında bu senetleri ödedi, babama senetleri geriye aldın mı diye sorduğumda davalı ..... ile aralarında arkadaşlık ilişkisi olduğunu ve ...'ın söz konusu senetleri yırttığını söyledi, daha sonra ailecek 2012 yılında Kıbrıs'a taşındık, bundan yaklaşık 10 yıl sonra bu ödenmiş senetlerle ilgili dava açıldığını gördük, mahkemede de senetlerin üzerinden 10 yıl geçmesi sebebiyle dava reddedildi, ben 2 Ekim 2022 yılında evlendim, evlendikten 1 hafta sonra babam beni aradı, oğlum beni, senin üzerinden tehdit ediyorlar, düğünü basarız, oğlunun canını alırız diyorlar diyerek tehdit edildiğini bana söyledi, babam düğün aşamasında ben eşimle birlikte medyatik bir insan olduğum için bu tehditi bana düğün aşamasında söylemedi, daha sonra söyledi, babamı daha önce aramışlar, babamı davalı .... aramış, bulunduğu yere görüşmemiz lazım diyerek çağırmış, babam çağırdıkları yere gitmiş, gittiklerinde ...., ... ve ismini ,... olarak bildiğim avukat varmış, akabinde benim üzerimden tehdit edilmesi üzerine babam davaya konu senedi 11 Eylül 2022 yılında imzalamış, ben bu durumlar karşısında avukat tuttum, benim bilgim ve görgüm bu kadardır, ben müzisyen aranjör ve DJ olarak görev yaparım, tanıklık ücreti talebimiz yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVACI TANIĞI ....'ün Mahkememizin 26/10/2023 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanında: Davacı ... bizim komşumuzdur, ayrıca eczacısıyım, ailecekte görüşürüz, geçen sene 14 Eylül 2022 yılında davacı ... bey arabasının müsait olmadığını, Büyükçekmece'ye beraber gidebilir miyiz diye sordu, ben de gidebileceğimizi söyledim, neden gideceğimiz hakkında konuşmadık, sonrasında ... tarafında .... Oto diye siyah kapılı bir yere arabayı park ettik, arabanın içinde ben bekledim, yaklaşık yarım saat 45 dakika içeride kaldı, sonrasında geldiğinde eli ayağı titriyordu, kendisi baya kötüydü, ne olduğunu sorduğumda kendisine zorla ödenmiş bir senedin tekrar imzalatıldığını söyledi, ben de niye imzaladığını sen böyle birşey yapmazsın diye sorduğumda o dönemde oğlu .....'ın gündemde olan bir insandır ve evliliği ile de gündemdeydi, o dönemde oğlu ....'ın düğününü basmakla ve ....'ı öldürmekle tehdit etmişler, tehdit edenlerin kimler olduğunu bilmiyorum, daha sonra da davacı ... Bey'i ben evine bıraktım ve iş yerime geçtim, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur. ASIL DOSYA VE BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ,...E. ... K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN TÜM DOSYA KAPSAMININ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Asıl dava ve birleşen dava Menfi tespit davası olup uyuşmazlığın Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu 24/10/2022 düzenleme ve 07.01.2023 vade tarihli tarihli, 300.000,00 TL tutarında senedin cebir ve tehdit ile imzalatıldığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, dava konusu bononun davacıya cebir ve baskı ile imzalatılıp imzalatılmadığı, davacının söz konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı, hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan .... soruşturma sayılı dosyasında gerekçeli karar ve kesinleşme şerhleri Uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup incelenmesinde; Müştekisinin davacı şüphelilerin ... ,..., ... olduğu 01/11/2023 tarihli karar ile ''......müştekinin .şüphelilerin kendisine zorla senet imzalatıp tehdit ettiklerini beyan ederek şikayetçi olduğu, şüphelilerin üzerilerine atılı suçları kabul etmedikleri, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçinin başvurusu üzerine girişilen tahkikat sonucunda, toplanan delil, bilgi ve belgelerden; soyut iddia dışında, şüphelilerin yüklenen suçu işlediklerini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı anlaşılmıştır. Şüpheli hakkında yüklenen suçlardan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, karar verildiği kararın kesinleştiği anlaşılmıştrır. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasına konu 24/10/2022 düzenleme ve 07.01.2023 vade tarihli 300.000,00 TL tutarlı bono sureti incelendiğinde; 24/10/2022 tanzim tarihli,07/01/2023 ödeme günlü, 300.00,00TL bedelli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı ..... olduğu, senet bedelinin "nakden" ahzolunduğunun belirtildiği görülmektedir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması , senedin sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre, davacının davaya konu bono üzerinde borçlu imzasının bulunduğu, imzanın inkar edilmediği, bononun tehdit ve baskı ile imzalatıldığı ileri sürülmüş ise de, bu konuda iddianın ispatına yarar delil bulunmadığı dinlenen tanıkların senedin zorla imzalatıldığına dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan .... soruşturma sayılı dosyada davacının eldeki davaya konu edilen zorla senet imzalatılması olayının şikayeti üzerine takipsizlik kararı verildiği, kararın Bakırköy .... Sulh Ceza Hakimliğinin 22/11/2024 tarihli itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacının senedin , cebir tehdit baskı ile alındığı iddiasının ispatlanamadığı, davaya konu senet bedelinin ödendiğine yönelik davacı tarafça bir yazılı delil sunulmamış olup açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 5.123,25-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 4.507,85-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar ... ve ... yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, BİRLEŞEN DAVA BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; 1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 6.087,63-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 5.472,23-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/02/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır