İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/374 E. 2026/49 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/374
Karar No
2026/49
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/374 Esas KARAR NO : 2026/49

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/04/2023 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.09.2022 günü saat 18:48 sıralarında ... Mah. ... Caddesi üzerinde seyir halinde olan sigorta şirketi tarafından sigortalanmış, araç sahibi .... 'e ait ... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden sürücü ..., yaya konumunda yürümekte olan müvekkiline çarparak kazaya sebebiyet verdiği, trafik kazasında yaya müvekkili, kazanın oluşumunda kusuru olmayıp, bu kaza sonucu müvekkili ağır bir şekilde yaralandığı, kazanın oluşumunda, anayolda geçiş üstünlüğü müvekkiline ait olup, ayrıca sola dönüş yasağını çiğneyen karşı tarafın bariz kusurlu olduğundan müvekkiline kusur izafe edilemeyeceği açık olduğu, müvekkili yerleşim yeri içerisindeki üç yönlü (T) kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçmekteyken sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içerisindeki olay mahalli kavşağa kontrollü bir şekilde yaklaşması, kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçmekte olan olan yayaya ilk geçiş hakkını tanıması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarpmış olduğu, müvekkili kaza sonrasında Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü, Ortopedi Konsültasyon notunda; sağ femoral hassasiyet olduğu ,femur boyun kırığı mevcut , basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu yazıldığı, müvekkili Esenyurt'ta bulunan ... Hastanesi'ne sevk edildiği, bu hastanede ameliyat olduğu, ameliyat masrafı olarak toplamda 30.000 tl tedavi masrafı verdiği, müvekkilinin kaza sonrası sağ kalçada hareket kısıtlılığı yürüyememe ve tuvalete gidememekte bakıma muhtaç hale geldiği, müvekkili kaza sonrasında hayatını idame ettirecek faaliyetlerinde sürekli bir başka kimseye mecbur olarak yaşamak zorunda kaldığı, öyle ki tedavisi ve bakımı için kaza tarihinden itibaren sürekli ödeme yapması gerekmiş ve hala daha sağlığına tamamıyla kavuşamadığı için bu ödemeler devam ettiği, müvekkili elim kaza neticesinde ayağında meydana gelen kırıklar neticesinde hayatını devam ettirmede önemli ölçüde zorlandığı, müvekkilinin sağ kalçada hareket kısıtlılığı yürüyememe ve tuvalete gidememekte ihtiyacını giderememekte bakıma muhtaç hale geldiği, davalı taraflar hiçbir şekilde müvekkilinin mağduriyetini gidermediği, müvekkili kişisel ihtiyaçlarını kendisi sağlarken kazadan sonra sürekli birilerine muhtaç olarak yaşayan müvekkili ağır psikolojik buhranlar geçirdiği, müvekkili de kaza sonrası Alzheimer başlangıcı görüldüğü, bu yaşanan mağduriyetin tam karşılığı olmasa da kusursuz olduğu da göz önünde bulundurularak 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücüden ve araç sahibinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep zorunluluğu hasıl olduğu, davalılar, maddi ve manevi hiçbir şekilde müvekkilinin zararını gidermemiş alacaklarının teminat altına alınması bakımından ... plaka sayılı aracın aynına ve kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin maddi durumu kötü olması ve yargılama giderlerini karşılayamaması nedeniyle adli yardım taleplerinin kabulüne ve alacağının teminat altına alınması bakımından .... plaka sayılı aracın aynına ve kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini, belirsiz alacak davasının kabulü ile yargılama sırasında taleplerini arttırmak ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik; 1000 TL maddi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesini, sorumluluğun derecesine ve maddi zararın kapsamına göre 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile ....'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediği, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmadığı, kusur durumunun tespitinin gerektiği, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiği, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiği, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu esas alınması gerektiği, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 Sayılı Kanun yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki davada uygulanması gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığı, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiği, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiği, faiz hatalı talep edilmiş, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediği, Müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı usulden reddini, karar verilmesini, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri tazminatı taleplerin reddini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. Davalılar .... ve ....'in cevap dilekçesi sunmamış oldukları anlaşıldı. ARAŞTIRMA; 1-Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 11/05/2023 Tarih, .... Sayılı yazısı. 2-Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/05/2023 Tarih, .... Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı. 3-Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 18/05/2023 Tarih, .... Sayılı yazısı. 4-Türkiye Noterler Birliği'nin 23/05/2023 Tarih, ... Sayılı yazısı. 5-İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün 25/05/2023 Tarih, .... Sayılı yazısı. 6-Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2023 Tarih, .... Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı. 7-Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/03/2024 Tarih, ... Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı. 8-Küçükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/09/2024 Tarih, .... Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı. 9-Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17/09/2024 Tarih, ..... Esas sayılı yazısı. 10-Özel Esencan Hastanesi'nin 06/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı. 11-İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün 28/03/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı. 12-Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 22/04/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı. 13-29/08/2024 Tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda; .... ve .... oğlu, 25/02/1938 KİNEĞİ doğumlu ..... hakkındaki evrakın Kurulumuzca tetkikinde; Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için; 1.Kişide olay nedeniyle meydana gelmiş arazlar ile olay arasında illiyet kurulabilmesi için olay tarihli tüm tıbbi evrakı, BT, MR, grafiIere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle Kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle olay tarihi ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında düzenlenen tüm tıbbi evrakı, çekilen tüm grafilerin .... formatında CD kopyaların teminen gönderilmesi, 2.Kişinin muayenesi yapıldığından tekrar Kurulumuza gönderilmesine gerek OLMADIĞI arz ederim. 14-16/09/2025 Tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda; Mevcut belgelere göre; Kanber oğlu 25/02/1938 doğumlu Kurban Koç’un 23/09/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20.02.2019 tarih, 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları, Tablo 3.33a. Pelvis ve femur kırığı ile kalça artroplastisine bağlı engellilik; kalça replasmanı, iyi sonuç %19 engellilik oranı olduğuna göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalı .... 'in maliki, davalı ....'nin sürücüsü oldukları, davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı .... plakalı araç ile davacı arasında 23/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının dava konusu kaza nedeniyle gerçekleşen maddi-manevi bir zararının olup olmadığı, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumu, kaza ile davacının varsa zarara arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, nüfus kayıt örnekleri, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, ceza dosyası, savcılık dosyası, hasar dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Yargılamanın devamı sırasında, Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... esas, .... karar sayılı kararı ile, dosyamız davacısı .....'un kısıtlanmasına, kendisine vasi olarak .... 'un atanmasına karar verildiği, kararın 20/10/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, davacının vasisi olan .... 'tan aldığı usulüne uygun vekaletnamesini dosyaya sunmuş, taraf teşkili sağlanmıştır. Yargılama sırasında, davacı vekilinin 30/10/2023 tarihinde sunduğu dilekçesi ile, davalı sigorta şirketi ve diğer davalılar yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiş, davacı vekilinin incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı sigorta şirketi vekili 24/09/2025 tarihinde sunduğu dilekçe ile, davacı vekilinin davadan feragati halinde maddi tazminat davası yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını beyan etmiştir. Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre, feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatın davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan/istemden feragatın yöntemine uygun, süresinde ve üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek hususta olduğu anlaşılmış olup, davacı vekilinin maddi tazminat davası yönünden davadan feragat etmesi nedeniyle, davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olayda, davalı .... 'in maliki, davalı ... 'nin sürücüsü oldukları, davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı .... plakalı araç ile davacı arasında 23/09/2022 tarihinde trafik kazasının meydana geldiği sabittir. ZMMS poliçesi kapsamında manevi zararın teminat kapsamında olmadığı, bu nedenle manevi zarardan sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı, zaten davacının manevi tazminata ilişkin talebini sadece araç maliki ve sürücüsü olan davalılara yönelttiği, sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebi bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce olaya ilişkin savcılık soruşturma dosyası ve ceza dosyası ve bu dosyalarda kusur yönünden aldırılan raporlar dosyamız arasına alınmıştır. Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında, kusura ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 03/04/2023 tarihli raporu incelendiğinde, sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içerisindeki olay mahalli kavşağa kontrollü bir şekilde yaklaşması, kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkını tanıması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, yaya .... 'un herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiş olup, söz konusu ceza dosyasında aldırılan kusur raporu, mahkememizce dosya kapsamına, olayın oluş şekline, kaza görüntülerine ve kaza tespit tutanağına uygun ve denetime elverişli bulunmuş, mahkememizce esas alınmıştır. Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile davamıza konu trafik kazasına ilişkin araç sürücü .... 'nin taksirle yaralama suçu nedeniyle adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 17/07/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet yönünden rapor aldırılmış, 16/09/2025 Tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda; "Mevcut belgelere göre; ... oğlu 25/02/1938 doğumlu ...’un 23/09/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20.02.2019 tarih, 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları, Tablo 3.33a. Pelvis ve femur kırığı ile kalça artroplastisine bağlı engellilik; kalça replasmanı, iyi sonuç %19 engellilik oranı olduğuna göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve bu doğrultuda değerlendirme yapılmıştır. Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere; davacının tüm vücut engellilik oranının %19 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, sabittir. Somut olayda, davacının manevi tazminat talebi, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu bedeni zarar ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda, davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre, davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacının uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talebi kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca talep haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğundan, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 120.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... 'den ve Emirhan YÜCE'den müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Alınması gereken 8.197,20-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 686,51-TL tamamlama harcından indirilmesi ile geriye kalan 7.510,69-TL eksik harcın davalılar ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınması ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 686,51-TL tamamlama harcı ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 956,36-TL'nin, davalılar ... ve .... 'den müştereken ve müteselsilen alınması ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 10.299,50-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 6.179,70-TL'sinin, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin kabul ret oranına göre 1.248,00-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 1.872,00-TL'sinin davalılar ... ve .....'den müştereken ve müteselsilen alınması ile hazineye gelir kaydına, 9-Davalı sigorta şirketi yönünden, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/374, K. 2026/49, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-374-e-2026-49-k-422f6ba32199