İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/374 E. 2025/377 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/374
- Karar No
- 2025/377
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/374 Esas - 2025/377
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2023/374 KARAR NO : 2025/377
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 03/08/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 Yazım Tarihi: 20/10/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ,“Davacı “... ” firmasının, “taktik giysi” olarak tanımlanan gerek koruyucu veya koruyucu nitelikte olmamakla birlikte savunma alanı başta olmak üzere birçok alanda kullanılan giysi ve aksesuarların üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiği; Taktik giysilerin doğa, savunma, güvenlik yahut dış mekânlarda faaliyet gösteren kişiler için avcılıktan askeri görevlere kadar birçok mecrada tercih edilen, özel olarak tasarlanan, örneğin, koruyuculuk, sızdırmazlık, yırtılmaya ve darbelere dayanıklılık, yanmazlık, bir kısım teknik özellikleri de barındıran, taktik ürünler olarak tanımlanan, özellikle askeri giysiler, kolluk kuvvetleri ve kamu güvenliği personeli giysileri, koruyucu ayakkabı, üniforma ve taktik ekipmanlarını kapsayan nitelikli ürünler olduğu; özellikle, koruyucu gözlük, yüz siperleri, yanmaz/su geçirmez ceketler ve kurşun geçirmez yeleklerin taktik giysiler olarak kabul edildiği; 2012’den beri ülkemizde de ticari faaliyet gösteren Davacının Temmuz 2021 itibarıyla dünya genelinde Türkiye dahil 82 lokasyona sahip bir perakende mağaza zinciri işlettiği ülkemizde de yaygın ve yoğun olarak satışı gerçekleştirilen “... ve ... +” markasının uzun yıllardır ticari faaliyetlerle ayırt edici ve taktik giysi sektörünün meşhur ve maruf markası haline geldiği; “...” ve “...+” asıl ibareli markaların, taktik giysiler alanı başta olmak üzere tanınmışlığı sebebiyle de çokça taklit edilerek markayı taşıyan sahte ürünlere birçok defa .... elkonulduğu;aynı zamanda Davacıya ait ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “...” ibaresinin ayırt ediciliği son derece yüksek, dilimizde hiçbir anlamı olmayan ve tesadüfen bulunması mümkün olmayan bir ibare olduğu; Davacının ... tescil no’lu “... ” ibareli markasının 09 ve 25. Sınıf mallar, ... tescil no’lu “...” ibareli markasının 18. Sınıf “spor çantaları; her amaca uygun dişli çantalar; her amaca uygun poşetler; tüm amaçlı taşıma çantaları; sırt çantaları; kit çantası; bez çantalar” ve ... tescil no’lu “...” ibareli markasının “el fenerleri” için tescilli olduğu; Davalı şahıs tarafından ... tescil no’lu “...” ibareli markanın 25. sınıfta aynı mal emtialar için tescil edildiğinin ve ayrıca davaya konu ... no’lu ve “...” ibareli markanın 35. sınıfta tescili için de başvuruda bulunduğunun tespit edildiği; Davalı tarafından birebir aynı ürünün satışı faaliyetini yürüttüğü, aynı satış, pazarlama ve tedarik zincirlerinin kullanıldığı, “...” –“...” ibareli markalarda ... ibaresi asli, ortak ve ayırt edici unsur olduğu ve yazılış okunuş-kavram ve genel görünüm bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığı; Davalı markasının sonundaki “...” ibaresinin ise ayırt edicilik katmak yerine ... ibaresini betimleyecek şekilde Davacıya ait ... tactical ürünlerine ait bir modelin satıldığı anlamında kullanılarak, markalar arasındaki irtibatı daha da arttırdığı; taktik giysi sektörü oldukça özellikli ve nitelikli, tekstil-koruyucu özellikli giysi ve aksesuarları kapsayan bir sektör olduğu ve davalının da aynı alanda "..." ibareli web sitesi üzerinden bu ürünlerin online satış ve pazarlamasını gerçekleştirdiği ve üstelik markayı tescil ettirdiği gibi değil, Davacıya ait logo ile birlikte kullandığı; Davacı ve faaliyetlerini bildiği ve bilmesi gerektiği halde, Davacıya ait markaların ayırt edilemeyecek derecede benzerini, birebir aynı alanda aynı genel görünüme haiz olarak şekilde ve aynı tüketici kitlesini hedefleyecek şekilde tescilinin basiretli tacir hükümlerine aykırı olup, hayatın olağan akışı ile de bağdaşmadığı ve haksız rekabet oluşturduğu; Davalının “davalıya ait ürünlerin satışı esnasında, çeşitli müşterileri tarafından dahi ürünlerin "gerçek ..." olmadığı belirtilmiş ve kalitesinin düşüklüğünden şikayette bulunulduğu; bu müşteri memnuniyetsizliğinin davacıya ait markanın da itibarını zedeleyeceği” öne sürülerek, 06.06.2023 tarih ve ... No’lu .... Kararının iptali ile karar konusu ... sayılı ve “...” ibareli marka tescil edildi ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Davalının 2000’den beri medikal .... ve perakende satış sektöründe müdür, kıdemli yönetici, işveren konumlarında çalışan, özellikle giyim sektöründe başarılarıyla tanınan itibarlı bir iş kadını olduğu; SMK 25/7 ve 19/2 uyarınca, davacının ..., ... ve ... markalarını davalı markasının tescil edildiği hizmetlerde ciddi bir şekilde kullandığını ispat etmesi gerektiği; davacı markalarının davalı markası ile benzerlik taşımadığı; Davacı markasındaki “...” ibaresinin rakam kombinasyonu olduğundan kimsenin tekeline verilemeyeceği, somut ayırtediciliğinin olmadığı, tasviri ve tanımlayıcı tali unsur olduğu; .... numaralı aynı veya benzer sınıflarda çok ilgili mal ve hizmetler için sayıda markalar bulunduğu; SMK 6/5 maddesi kapsamında davacı markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı ve SMK 6/9 kapsamında da benzerli vs. şartların söz konusu olmaması sebebi markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında (başvurunun kabul edilen kısımları açısından) SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşuları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık iddiası ile SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, markanın tescili halinde de hükümsüzlük söz konusu olup olmadığı, kurum itiraz sürecinde ileri sürülmeyen dava aşamasında cevap dilekçesinde ileri sürülen kullanmama def'i talebi üzerine hükümsüzlük açısından davacı tarafın itiraz mesnedi markaları açısından kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 07/06/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 03/08/2023 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;"... başvuru numaralı "..." ibareli başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 19uncu maddesi uyarınca verilen ilana itirazın kısmen reddi kararına karşı ..., . tarafından yapılan itirazın incelendiği; ..., .... tarafından yapılan itirazda başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "...+", "... tactical series" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle tümden reddi talep edildiği; "..." ibareli başvuru ile "..." ibareli itiraz gerekçesi markaların görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olduğu kanaatine varıldığı; Markaların benzer olduğu değerlendirilmekle birlikte başvurunun kapsamında kalan hizmetlerin farklılaştığı tespit edildiğinden markalar arasında başvurunun kapsamında kalan hizmetler bakımından SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı; öte yandan tanınmışlık ve kötü niyet iddialarına ilişkin sunulan bilgi veya belgelerin bu yönde bir kanaat oluşturmada yeterli olmadığı” belirtilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... (...) ...+...
25/05/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE; "SMK 6/1 hükmü kapsamında, ... sayılı “...” esas unsurlu başvuru markasının, Davacının “...” esas unsurlu ..., ... ve ... sayılı markalarıyla, bütünsel genel izlenim itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer olmakla birlikte, Davalı Kurumun nihai kararıyla tesciline karar verilen 35. sınıfa konu hizmetlerin Davacı markalarının kapsamındaki 9, 11, 18 ve 25. Sınıf mallardan farklı mal ve hizmet taşıdığı; çifte benzerlik koşulu gerçekleşmediğinden ... Karar İptal şartlarının oluşmadığı; Davacının SMK 25/7 ve 19/2 hükümlerine uygun olarak, dava tarihten önceki 5 yılda (03/08/2018-03/08/2023 döneminde), ... sayılı markasını kapsadığı 25. sınıf “giyim eşyaları”, ... sayılı markasını kapsadığı 18. sınıf “çanta” ve ... sayılı markasının kapsadığı 11. sınıf “...” emtiası bakımından fiili markasal kullanımını ispatladığı; ancak, bu mallar ile başvuru markasının 35. Sınıfta tesciline karar verilen hizmetler karakteristik özellikleri itibarıyla farklı mal ve hizmet niteliği taşıdığı ve çifte benzerlik koşulu bulunmadığı için SMK 6/1 uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; SMK 6/5 kapsamında; Davacının “...” markasının, dava konusu markanın başvuru tarihi 28.09.2021 itibarıyla ulaştığı veya korunduğu tanınmışlık düzeyinin veya refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka” olduğu ve bu sebeple SMK 6/5’de düzenlenen durum/sonuçlarının ortaya çıkabileceğinin somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı; Davacının SMK 6/9 (Kötüniyet) iddiasına ilişkin iddi ve delilleri ile tespitlerimizin yukarıda belirtildiği; şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor , davalı şahıs vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber başvuru markasında kalan mal ve hizmetlerin davacının kullanım ispatını yerine getirdiği 25. sınıf “giyim eşyaları”, ... sayılı markasını kapsadığı 18. sınıf “çanta” ve ... sayılı markasının kapsadığı 11. sınıf “...” emtiası bakımından bu mallar ile başvuru markasının 35. Sınıfta tesciline karar verilen hizmetler karakteristik özellikleri itibarıyla farklı mal ve hizmet niteliği taşıdığı ve çifte benzerlik koşulu bulunmadığı için SMK 6/1 uyarınca iltibas koşulu oluşmadığı Dolayısıyla kalan emtialarda davacı ve davalı markası arasında SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali oluşmadığı; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.29/09/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır