İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/374 E. 2024/815 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/374
Karar No
2024/815
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/374 Esas KARAR NO : 2024/815

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/06/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ TALEP (Davacı vekili dava dilekçesinde özetle); Müvekkilin, bilgilerinin/kişisel verilerinin aktarılması sonucunda davalı banka nezdinde bulunan paranın başka hesaba aktarılmasından doğan 630.766,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 18.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkil şirket sahibi ve yetkilisi ..., bloke işlemi için bankaya hemen bildirimde bulunmuş ise de bankaca herhangi bir işlem yapılmadığını, davalı ... T.A.Ş. banka müşterilerinin haberi olmadan bilgisayar korsanlığı yoluyla başka bir hesaba para aktarılmasının önlenmesi konusunda kendisine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü ve ek güvenlik tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebiyle müvekkilin zarara uğradığını, davalının kusuru ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davaya konu olay maddi olduğu kadar manevi olarak da müvekkilin zarar görmesine neden olduğunu, müvekkilin bilgilerinin/kişisel verilerinin aktarılması sonucunda davalı banka nezdinde bulunan paranın başka hesaba aktarılmasından doğan -fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik- 630.766,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 18.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, huzurdaki davada davacı dolandırıcılık eylemi ile karşı karşıya kaldığını iddia ettiğinden; dava, bu eylemi yapan kişi veya kişiler ile hesabına para aktarılan kişi olan, davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzere ... adlı kişiye karşı yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet sebebiyle reddinin gerektiğini, ayrıca davanın... ihbar edilmesini talep ettiklerini, Mahkememizce müvekkil banka açısından husumet yokluğu nedeniyle reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etme gereğinin hasıl olduğunu, davacı taraf ... telefon numarasından arandığını, kendini banka görevlisi olarak tanıtan kilişer tarafından hesabına masraf ve komisyon iadesi yapılacağını söylediğini bunun üzerine de dolandırıldığını fark ettiğini iddia etse de davacı dosyaya iddialarını destekler nitelikle deliller ibraz edemediğini, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu, ... numaralı telefonla görüşüldüğüne dair ekran görüntüleri dosyada delil olarak kullanılamayacağı gibi davacı müvekkil bankayla yaptığı telefon görüşmelerinin içeriğini açıklamadığını, davacıya ait işlemin sadece kendisinin bilgisinde olan şifrenin girilmesi neticesinde gerçekleştirildiği anlaşıldığından bankanın kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil bankanın internet ve telefon bankacılığı hizmeti, uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarından olduğunu, bankaya kusur atfedilmesinin mümkün olmayacağını, davacıya internet bankacılığı kullanım esasları güvenliğine dair gerekli uyarılar yapılmış olması sebebiyle kusurlu olanın davacı olduğunu, davanın hesabına para aktarılan ... adlı şahsa ihbarına, haksız ve mesnetsiz davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Dosyaya taraflarca bildirilen belgeler, davacı tarafın sunmuş olduğu ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma Sayılı Dosyası, suça konu para havalelerine ilişkin banka dekontları ve hesap hareketleri,... numaralı arama kaydı ekran görüntüsü, ...'den gelen mesajların ekran görüntüsü, müvekkilin iş yerine ait olan ... sabit telefonun arama kayıtları, davalı tarafın sunmuş olduğu banka kayıtları, davacıya ait log kayıtları, delil olarak değerlendirilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın; Davalı banka müşterisi davacının davalı banka nezdinde bulunan paranın kendi bilgisi ve rızası dışında dava dışı 3. Kişi hesabına para transferi yapıldığı iddiası ile gönderilen bedelin davalıdan tahsili isteminin yerinde olap olmadığı, tarafların kusur durumu, davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, varsa miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 23/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda:" Davacı ... Tic. Ltd. Şti.nin Davalı ... A.Ş. ... Şubesi’nde ... IBAN no.lu mevduat hesabı bulunduğu ve bankanın “İnteraktif Bankacılık Sistemi ” olarak adlandırılan internet bankacılığı sisteminden yararlandığı, 18.10.2022 tarih saat 11.29.57 ile 11.51.49 saatleri arasında davacı firma yetkilisi bilgisi dahilinde Mevduat hesabından toplam 6 işlemde toplam 630.766,00 TL, mobil eft işlemleri yapılmış olduğu, toplam 630.766,00 TL’nın Dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi’ndeki ...’nun ... IBAN no.lu hesabına 6 adet EFT/havale işlemi gerçekleştirilmiş olduğu, ancak Dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi’nde hesap sahibi ...tine ilişkin belge ve bilgi bulunmadığından, konu tutarın akibeti hakkında bilgi sahibi olunamadığı, davacı’nın kendi telefonuna gönderilmiş ŞİFRE’nin davacı yetkilisinin bilgisi dahilinde olduğu ve davacı yetkilisi tarafından talep edildiği, davacı yetkilisi tarafından işlemleri gerçekleştiren 3. Şahsa bildirildiğinin açık ve de davacı beyanı dahilinde olduğu. Ancak; davacı beyanı gibi banka tarafından arandığı beyan edilen ... ve ...no.lu telefonların bankaya ait ...no.lu telefonundan mı yoksa başka bir telefondan mı aranmış olduğu da dosya içeriği yazılardan anlaşılamamaktadır. Davalı banka 17.11.2023 tarihli yazıları eki ile Ses kaydı, 2 Şube yazısı Sunmuş olduğunu beyan etmekte ise de yazıları ekinde herhangi bir ses kaydı bulunmadığı. Ancak T.C. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurum’nun 03.11.2023 tarihli yazıları bulunduğu. Ki bu yazı içeriğinde de “. . . bir soruşturma bulunmaması nedeniyle iletişimin tespiti tedbiri şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Kanun ve yönetmenlikte yer alan düzenlemelerle kurumumuzun iletişimin denetlenmesine yönelik görevi CMK’nın 135’inci Md. İle sınırlandırıldığından talebinizin gereği yerine getirilememiştir.” İçeriği ile herhangi bir telefon kaydının gönderilmemiş olduğu. Davalı Bankanın davacı yetkilisine göndermiş olduğu tek kullanımlık şifreye karşın, internet bankacılık uygulamalarındaki eksik yönleri, aksaklıkları ve/veya ihmalleri bulunup bulunmadığı konuları teknik bilgi işlem uzmanları tarafından belirlenebilir ise de birbirine yakın saat ve dakikalarda bu kadar çok sayıda bir işlem yapılmış olması bankanın dikkatini çekmemiş, banka tarafından davacı firma kayıtlı telefonuna uyarı gönderilmemiş olması da bankanın bir eksikliği yanı sıra banka tarafından da İşlem Uyarısı / Blokesi Sms’i gönderilerek teyit edilmemiş olması da bir eksiklik gibi düşünülebilir. Diğer teknik konuların tamamen sayın mahkemeniz ve bilgisayar uzmanları alanına girdiği kanaatim ile Yukarıdaki işlemler ve bankacılık fiili uygulamaları bazında yapılan inceleme ve değerlendirmelerimiz neticesi davalı bankanın kusurlu bulunamayacağı kanaatine varılmaktadır. Yukarıdaki tespit ve değerlendirmelerimizin nihai taktir ve değerlendirilmesi sayın mahkemeniz ait olmak üzere; Davalı bankanın tam veya müterafik kusurlu olduğu kanaatine varılır ise davacı firmanın; 630.766,00 TL ANAPARA (Banka Tam kusurlu bulunduğu taktirde) veya müterafik kusurlu bulunur ise müterafik oranına göre; Mobil bankacılık işlemlerinden kaynaklanan EFT işlemleri toplamı 630.766,00 TL. alacağın veya kusur oranına göre işlem 18.10.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte banka tarafından ödenmesi taktirinin sayın mahkemeniz taktirlerinde bulunduğu. 100.000,00 TL. lık manevi tazminat talebinin değerlendirmesi taktirinin de tamamen mahkemeye ait olduğu" bildirilmiştir. 29/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda: "Davacının kendisine gelen şifreleri girdiği yada kendisi bilgisinde başka birinin kendi bankacılık işlemlerini kullandırdığı görülmektedir. Bankanın, işlemler ile ilgili müşterisini aradığı görülmektedir, bankanın işlem içeriğine girmeden onay alması yada ilgili işlemden müşterisinin bilgisinin olup olmadığını sormasından daha fazla detay elde etmesini beklemenin temeline ve dayanaklarına ulaşılamamıştır. Davacının koruması ve paylaşması gereken şifreleri kendi bilgisinde paylaştığı görülmektedir. sonuç ve kanaatine varıldığı" bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacının dava dilekçesiyle; davalı banka çalışanı olduğunu söylediği bir kişinin aradığını, komisyon ve masraf iadesinde bulunacaklarını söylediğini, kendilerinin bunu kabul etmesi üzerine davacı şirket yetkilisinin ... numaralı telefonunun davalı bankaca arandığı ve işleme onay verildiği, bunun üzerine şirket hesabından davadışı ...'nun ... hesabına 6 parça halinde toplam 630.766,00 TL aktarıldığı, davalı bankanın hileli işlemlerde bulunduğundan davalı bankanın, hesabındaki paranın davadışı 3.kişiye aktarılmasından sorumlu olduğunu, bu sebeple davadışı 3. Kişiye aktarılan 630.766,00 TL kadar maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, davalı bankanın ise cevap dilekçesiyle; davacının hesabından davadışı 3. Kişiye para aktarılmasında müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığına yönelik cevabı beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hesabından yapılan havale işlemiyle ilgili davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır. Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir (Savaş, Abdurrahman; İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.). Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren 818 sayılı Borçlar Kanununun (818 sayılı BK) 99/2 ve 100/3 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı TBK) 115/3 ve 116/3) maddeleri gereğince, bankaların hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.). Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 818 sayılı BK’nın 44. (6098 sayılı TBK’nın 52.) maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 818 sayılı BK’nın 96. (6098 sayılı TBK’nın 112.) maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (Yasaman, Hamdi; Banka Hukuku, İstanbul 2013, C. II, s.105). Somut olayda, dava konusu para çekme işlemine ilişkin tüm banka kayıtlarının getirtilmesi üzerine alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle ; 18.10.2012 tarihinde 11.31.31 - 12.02.44 zaman aralığında toplam 5 adet ayrı ayrı şifre gönderildiği, bankanın her işlem için ayrı ayrı şifre gönderdiği, mesaj sonunda davacıyı şifreyi kimseyle paylaşmayınız şeklinde uyardığı, davalı bankanın olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği, dosya içerisinde davacı şirket yetkilisi ile davalı banka arasında gerçekleşen ses kaydının bulunmadığı, ... CBS nin... soruşturma sayılı dosyası ile halen soruşturmanın devam ettiği anlaşılmış, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD sinin...E. ...K sayılı 28.11.2024 tarihli kararında ; ......Eldeki davada davacının hesabından yapılan havale işleminin havale tarihi ve miktarı dikkate alındığında davalı bankanın paranın hesaptan çıkışı üzerine davacıdan sms veya arama yoluyla onay almak ve bu onaya ilişkin kaydı tutmak suretiyle paranın hesaptan çıkışına izin vermesi gerekirken, bu tür güvenlik tedbirini almadığından ...bankanın olayda mütefarik kusurunun bulunduğunu kabul ettiği, ancak mahkememizdeki iş bu dosyada bankanın 6 ayrı havale için "şifreyi kimseyle paylaşmayınız" uyarı notlu sms şifresi gönderdiği gözetildiğinde mahkememizce davalı bankanın mütefarik kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiş, bankanın en hafif kusurundan dahi sorumluyken dosya kapsamında davalı bankaya izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı kabul edilerek davacının maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davacının Maddi tazminat talebinin Reddine 2-Davacının Manevi tazminat talebinin Reddine 3-Karar tarihinde yürürlükle bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 12.479,66-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 12.052,06 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 6-Davalı tarafından yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. Gereğince belirlenen taktiren 98.614,90-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. Gereğince belirlenen taktiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-.... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024

Katip ee-imzalıdır

Hakim ee-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/374, K. 2024/815, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-374-e-2024-815-k-0446741af443