İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/372 E. 2025/771 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/372
Karar No
2025/771
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/372 Esas KARAR NO :2025/771

DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/06/2023 KARAR TARİHİ:03/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davalıdan cari hesabında toplam 442.223,57-TL alacağının bulunduğunu, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının itirazı ile takibin haksız olarak durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 442.233,57-TL asıl alacağın ödenmesi amacıyla 10/03/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 18/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18/03/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir, İnşaat Mühendisi ve İç Mimar Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 15/07/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerine göre 09.04.2020 takip tarihi itibariyle 442.223,57-TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının alacak iddiasına dayanak teşkil eden faturalarının TTK 21/2 açısından dar anlamda davalı aleyhine borç doğurduğu, davaya konu sözleşme kapsamındaki işler ile ilgili olarak teknik bir inceleme yapmak mümkün olmadığı yukarıda açıklanmış olup, bu nedenle incelemenin belgelenen faturalara dayalı olarak yapılması gerektiği, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez Bankası verilerinden, 09.04.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %13,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %13,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği," görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişinin 30/09/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Davalının itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor’da değinildiği ve ek rapor aşamasında da davalının kök rapordaki görüş ve kanaatleri değiştirecek mahiyette yeni bir bilgi ve belge sunmadığı gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile kök rapordaki görüşün özünün muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK'nın 282. maddesi gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; cari hesap dökümü, 180.162,40-TL bedelli fatura sureti ve sevk irsaliyesi 82.546,90-TL bedelli fatura sureti ve sevk irsaliyesi, 16.500,00-TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesi, 1.350,00-TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesi, 1.650,00-TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesi, 160.193,87-TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesi, 3.000,00-TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesi, 15/12/2017 tarihli Altyapı Ve İnşai İşlere İlişkin Sözleşme sureti, ... .... Noterliği'ne ait ... yevmiye numaralı ihtarname sureti, .... Noterliği'ne ait ... yevmiye numaralı ihtarname sureti, ... Noterliği'ne ait ... yevmiye numaralı ihtarname sureti, -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'den gelen davalının 2017 yılına ilişkin çalışan listesini içerir müzekkere cevabı -.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına ait UYAP kayıtları -... Anonim Şirketi'nden gelen; davalıya ait barter sözleşmesi ile barter hesap ekstresi, davacıya ait barter sözleşmesi ile barter hesap ekstresini içerir müzekkere cevabı -İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'ndan gelen ...'nin sicil dosyasını içerir müzekkere cevabı -Davacıya ait ticari defter ve kayıtları -Bilirkişi raporları -Tarafların beyan ve dilekçeleri, yazışmalar DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi ile, ''Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.'' hükmü düzenlenmiştir. Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu, bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise, iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü de iş sahibindedir. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilâflarda yerleşik içtihat ve uygulamalarda sözleşmenin feshedilmediği ya da taşeron-yüklenici tarafından iş tamamlanmaksızın iş sahası terkedilmedikçe gerçekleştirilen iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir. Bu karinenin aksinin iş sahibi tarafından yasal, yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanması mümkündür. Eser sözleşmelerinde eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırılan işlerden bir ya da bir kaçının yapılmamasıdır. Ayıplı iş ise, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan ya da olmaması gereken bazı bozukluk ve özellikleri taşıyan eserdir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. (Yargıtay, 6.HD., 2021/5735E.,2023/361K) Eser sözleşmesinde, yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için eseri tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Kural olarak sözleşmenin feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bu kabul, fiili karine niteliğinde olup, iş sahibi bunun aksini ispat edebilir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Taraflar arasındaki 15/12/2017 tarihli sözleşmede, davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup sözleşmeye konu restoran işletmesinin alt yapı ve dekorasyon işlemlerinin yapılması amaçlanmıştır. 01/12/2017 tarihinde başlayacak iş için 50 gün süre belirlenmiştir. Sözleşme bedeli götürü şekilde 459.511,50 TL + KDV olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin 8.3 maddesine göre bedele ilişkin fatura sözleşme imzalandıktan sonra 3 iş günü içinde imzalanacak ancak fatura kabulünün alacağın muaccel olduğu ve ödenmesi gerektiği anlamına gelmeyeceği belirlenmiştir. Ödeme planı %25'i barter, 100.000,00 TL'si peşin, geri kalan bedellerin ise en çoğu 150 gün olacak şekilde vadeli çeklerle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından tüm faturalar toplam 542.223,57 TL olarak 20/12/2017 tarihinde düzenlenmiş ve davacı defterlerine kaydedilmiştir. Davalı tarafından ödenen 100.000,00 TL'nin mahsubu ile 442.223,57 TL ilamsız takibe konu edilmiştir. Davacı defterlerinden veya sunulan belge ve beyanlardan barter kapsamında karşılanan bir miktara rastlanmamış, ilişkiyi bu yönüyle ele alınacak veri, verilen süreye rağmen taraflarca sunulamamıştır. Taraf beyanlarından ve celp edilen 2020 tarihli vergi dairesi yoklamalarından esere konu adresin boş olduğu, yerinde tespitin mümkün olmadığı anlaşılmakla keşif icra edilememiştir. Davacı, işin tamamlandığını ancak karşılığı olan ödemenin yapılmadığını iddia ederken; davalı, işe davacı tarafından başlandığını ancak ayıplı ve eksik işler olduğunu, bu işleri başkasına yaptırdığını, davacının alacağa hak kazanmadığını savunmaktadır. Davalı şirket temsilcisinin duruşmadaki bu savunmasına karşın, yine davalının tanık delili yönünden celbini talep ettiği 25/06/2019 dava tarihli ... ATM dosyası ile, işin tamamlandığı iddiası kapsamındaki alacak talebi, dosyamız davalısı tarafından inkar edilmiş ve anılan dava reddedilmiştir. Davalı, anılan dosyadaki tanık beyanında "... tarafından eksik bırakılan işlerin tamamlandığı"na dair delile dayanırken aynı zamanda işin bunu ileri süren tarafından da yapıldığını inkar ederek çelişkili davranış içerisine girmiştir. Her iki taraf da raporlama, yazışma ve mal teslimine dair bir kısım kayıtlarını dosyaya sunmuştur. ...'den gelen ve uyuşmazlığı çözecek olumlu bir tespit yapılamamıştır. İncelenen davacı defterlerinden de barter ödemesi bulunmadığı tespit edilmiştir. Sözleşmeye göre işin 1 Aralık'ta başlayacağı planlanmış, özel anlaşma gereği faturalar 20 Aralık'ta tanzim edilmiştir. Bunun yanında mal teslimi içeren irsaliyelere dayalı faturalar 18/12/2017 tarihlidir. Teslim alan kısımları, ukalife uzantılı yazışmalardan davalı grup şirketlerinde çalışan olduğu anlaşılan ... ismiyle imzalanmıştır. Götürü bedelli işte malzeme tedariki davacı yüklenici üzerinde olmakla her ne kadar faturaların davalı defterine kaydı veya ba formu bildirisi davalıyı doğrudan borçlu hale getirmese de malların teslim alındığına dair hukuki olgunun davacı tarafça ispat edildiği anlaşılmıştır. Nitekim sözleşmenin 8.3 maddesi alacağın muacceliyetine yönelik olup mal teslimini kapsamamaktadır. Davalının sunduğu ihtarnameler, 2018/3. aydan sonrasına yönelik olup ayıp ihbarı Temmuz 2018 tarihlidir. Muhtelif yazışmalarda, iş sürecinde raporlamalar yapıldığı, yapılan işlerin beğeniye sunulduğu, tavsiyelerin verildiği görülmüş, işin eksik olarak bildirilen kısımlarının tamamlatılacağı, varsa ayıpların giderileceği de yüklenici davacı tarafından davalıya bildirilmiş, sonraki aşamada 16/04/2018 tarihinde iş teslimine hazır olduğu davalıya bildirilmesine rağmen geri dönüş alamamıştır. Bunun yanında davalının iddia ettiği eksikliklerin nitelik ve niceliği kapsamında işin fiziken tamamlanma oranı yazışmalardan tespit edilemese de davacının tek ödemesi 100.000,00 TL peşinat olup kararlaştırılan sözleşme bedeli ve teslim edilen ya da kullanılacak malzeme karşısında açıkça yetersizdir. Davalı, sözleşmedeki ödeme planına rağmen davacıya ileri tarihli çek verdiğini de savunmamaktadır. Bunlara ek olarak davacı iddialarının karşılaştırılabileceği defter kayıtları da davalı tarafından sunulmamış, mazeret olarak 2020 tarihine ilişkin muhasebeci uyuşmazlığı ileri sürülmüştür. Oysa taraflar arasındaki uyuşmazlık 2018 yılından sonraki aşamada sadece 2020 yılında başlatılan takiple yeniden gündeme gelmiştir. Bu geçersiz mazeretle defter sunulmayarak, davacı defterlerinin kıyas imkanı da ortadan kaldırılmıştır. Hal böyle iken işin davacı tarafından tamamlanmadığı davalı tarafından iddia edilse de, işin tamamlanmadan terk edildiğine dair açık bir kayıt bulunmadığı, işin terk edildiğinin iş sahibi tarafından usulünce ispatlanmadığı, nama ifa kapsamında işin başkasına tamamlattırıldığına dair delil ve defterlerin sunulmadığı, aksine bu yönden dava yoluyla ileri sürülen iddianın iş sahibi davalı tarafından inkar edildiği görülmüştür. Bunlara karşın davacının, mal tedarikine dayalı faturaları, işin safahatına dair yazışmaları, organizasyonlu yönetimi, raporlamaları dosyaya sunduğu, davalının iddia ettiği ayıplı ve eksik işlerin boyutuyla davacının tamamladığı işlerin boyutunun aynı olmadığı, diğer deyişle davacı işinin kısmen eksik olduğu kabul edilse dahi tamamlanan işlerin çoğunlukta olduğu taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşılmıştır. Davacı yaptığı işleri yazışma, fatura, 3. Kişilere yaptırılan işler itibariyle genel manada ortaya koyarken; davalı işin ne kadarının eksik kaldığını kime tamamlatıldığını, işin terk edildiğini davacı tarafından eksik veya ayıplı yapıldığını ve bunun oranını, tamamlanan işin karşılığının sadece 100.000,00 TL olduğunu ortaya koyamamakta ve buna ek olarak defterlerini sunmamaktadır. Dolayısıyla davalı yan, işin başkasına tamamlatıldığına, eksik bırakılıp işyerinin terk edildiğine dair iddialarını ispatlayamadığından, işin, işe başlayan yüklenici davacı tarafından tamamlandığı karinesi kabul edilmelidir. Bu kabule göre bakiye ücretin ödendiği de iddia veya ispat edilmediğinden götürü bedel bakiyesi için başlatılan takipte itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 88.446,71-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Alınması gereken 30.208,98-TL karar ve ilam harcından 5.343,96-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 24.865,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı ve 5.343,96-TL peşin harç olmak üzere toplam 5.523,86-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 13.933,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 70.333,53-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 03/11/2025

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/372, K. 2025/771, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-372-e-2025-771-k-abed375f5c7e