İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/341 E. 2025/167 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/341
Karar No
2025/167
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2023/341 Esas KARAR NO : 2025/167 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2023 KARAR TARİHİ : 18/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA :Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...Müvekkilimiz davalı şirkete iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti vermiş olup işbu hizmetten kaynaklanan alacaklarımızın davalı borçlu tarafından ödenmemesi neticesinde borçlu aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü’nün...E. sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatılmış, ancak borçlu vekili tarafından sunulan 05.01.2023 tarihli dilekçe ile işbu takibe itiraz edilerek durdurulmuştur. Önemle ifade etmek isteriz ki, taraflar arasındaki hizmet ilişkisi uyarınca müvekkilimiz davalı tarafa is sağlığı ve güvenliği hizmetleri vermeyi, davalı ise bu hizmete karşılık kesilen faturalara binaen müvekkilimize düzenli şekilde ödeme yapmayı kabul etmiştir. Hizmet ilişkisi gereği müvekkilimizce gönderilen 31.05.2021 tarihli ve ...numaralı faturaya davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi işbu faturaya ilişkin ödeme de yapılmamıştır. Bu bağlamda davalının icra dosyasına yaptığı itiraz açıkça haksız ve kötü niyetlidir. Ek olarak, icra dosyasına konu edilen alacak miktarı davalı tarafça gayet net bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacaktır. Bu alacak hususunda davalıya defalarca kez sözlü ihtarlarda bulunularak ödeme talep edilmiş ancak davalı bu sözlü ihtarlarımızı cevapsız bırakmış ve işbu icra takibinin başlatılmasına sebep olmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlere istinaden ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından İzmir...İcra Müdürlüğü’nün...E. Sayılı dosyasına yapılan 05.01.2023 tarihli haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edilmesi zorunluluğu doğmuştur. İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yapılan 05.01.2023 tarihli haksız ve kötü niyetli İTİRAZIN İPTALİNE ve TAKİBİN DEVAMINA, Davalı tarafça net bir şekilde bilinen likid alacağımıza davalı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla ICRA INKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, Her hâlükârda haklı davamızın KABULÜNE, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karsı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : 1-Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır. 2-Uyuşmazlık; faturada belirtilen hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir. 3-Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. 4-Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. 5-İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır. 6-Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Talimat mahkemesince alınan 02/08/2024 tarihli raporda; Dosyada ki belge ve bilgiler doğrultusunda; davacı şirket ... İş Sağlığı ve İş Güvenliği şirketinin yevmiye defter kayıtlarına göre , davalı şirket ... Turizm şirketinden icra takibi başlattığı tutar olan 12.272,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup takdir mahkemenizindir. Şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. le savfa ilc niteha olarak diizenlenen is bri bilirkisi ranoru vüce mahkemenin Mahkememizce aldırılan 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyası ve ekleri üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır; DAVALI TARAF AÇISINDAN; Tarafımıza davalı taraf vekili olduğu beyan edilen avukat...’na Sayın Mahkemenize mali verilerin bulunduğu adres olarak bildirile...Mah. ...Cad. ... Sitesi No: ... Bayraklı İZMİR adresinde 14.01.2025 tarihi saat 10:30 da 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yılları ile ilgili olarak yerinde inceleme yapılacağı ile ilgili hazırlanması gereken mali verileri de içeren bilgilendirme maili 07.01.2025 tarihinde...com adresine ve firmanın mail adresi olarak tarafımıza iletilen ....com.tr adreslerine gönderilmiş, davalı vekili... .. nolu, firma muhasebe sorumlusu olduğu beyan edilen... Hanım ise davalı firma telefonu olduğu beyan edilen... nolu numaralardan aranarak haberdar edilmiştir. Yerinde inceleme gün ve saati geldiğinde beyan edilen adrese gidildiğinde, tarafımıza mali veriler ibraz edilmemiş, firma yetkilisi ile yapılan görüşme neticesinde 3 gün içinde mali verilerin tarafımıza ibraz edileceği beyan edilmiş ancak söz konusu rapor tarihi itibariyle tarafımıza mali veriler ibraz edilmemiştir. • BA BS Formlarının İncelenmesinde; 2021 YILI FORM BA 3 adet KDV HARİÇ 28.000,00 TL (2 ADET 17.600,00+1 ADET 10.400,00), FORM BS 2 adet KDV HARİÇ 17.600,00 TL, Şeklinde beyan edildiği tespit edilmiştir. Takdir ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Bilirkişiliğimiz tarafından düzenlenen iş bu Bilirkişi Raporu Sayın Mahkemenize arz olunur." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. 7- Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. 8- Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır: "1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." 9- Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, davalının ise defter ve kayıtlarını sunmamış olduğu, Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili inceleme yapılamadığı görülmüştür. 10-Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 12.272,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2- Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 2.454,40-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 838,33-TL harçtan peşin alınan 189,80-TL'nin mahsubu ile bakiye 648,53-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 12.272,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 2.436,49-TL'sinin davalıdan, bakiye 683,50-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.442,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 189,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı ile 533,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.300,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.012,90-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/02/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/341, K. 2025/167, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-341-e-2025-167-k-f43920d181a0