İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/313 E. 2025/322 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/313
Karar No
2025/322
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/313 Esas KARAR NO : 2025/322 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2023 KARAR TARİHİ : 24/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacının ------------ fuarcılık sektörünün öncü şirketlerinden odluğu, davalı ile “proje uygulama ve danışmanlık sözleşmesi” akdettiği, bu sözleşme kapsamında taraf çalışanların işten ayrılmalarına karşın 2 yıl boyunca kendi bünyelerinde görev almamaları konusunda mutabık kalındığı, davalı şirketin bu maddeye aykırı olarak davacı şirket bünyesinde çalışan ---------- ve ----------- isimli çalışanları iş aldığı, istihdam yasağına ilişkin hükme aykırılığın cezai şart ile müeyyidelendirildiği, sözleşmenin “istihdam yasağı” başlıklı 8. Maddesinin “Taraflar işbu sözleşme süresi boyunca ve tamamlanmasından itibaren 2 yıl süresince, aralarında karşılıklı yazılı anlaşma olmaksızın, projeye iştirak eden ---------- ve müşterinin herhangi bir personelini kendi bünyesinde ve/veya grup şirketlerinde işe alamaz ve/veya hiçbir şekil ve surette doğrudan ve dolaylı olarak istihdam edemeyeceği, Aksine davranış akde aykırılık teşkil edeceği, Bu durumda müşteri veya -----------, personelinin en son yıllık brüt maaşının 3 katı cezai şartı diğer tarafa ödeyecektir.” Şeklinde olduğu, kararlaştırılan cezai şart miktarının fahiş olmadığı, davalının basiretli tacir olduğu, ileri sürülerek davanın kabulü talepli dava açmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı tarafından kesilen faturaları gerekçesiz olarak ödemediği bu konuda ayrı bir dava açıldığı davacının bu ödemelerden kurtulmak için huzurdaki haksız davayı ikame ettiği, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı ancak Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde takas definde bulunulduğu, davalının istihdam yasağına aykırı bir davranışının bulunmadığı, söz konusu iki personelin davacı şirketten ayrıldığı ve başka iş yerlerinde çalışmaya başladığı, daha sonra davalı şirkete geçtiği, --------- Mayıs 2021'de davacıdan ayrıldığı, 06.06.2021 tarihinde dava dbaşladığı, daha sonra davalı şirkete geçtiği, ----------- Mayıs 2021'de davacıdan ayrıldığı, 06.06.2021 tarihinde dava dışı bir şirkette çalışmaya başladığı, Aralık 2022 tarihinde ise davalı şirkete geçtiği, ------------- 26.04.2021'de dava dışı bir şirkette çalışmaya başladığı ve 28.03.2022 tarihinde davalı şirkete geçiş yaptığı, her iki çalışanın da davacı ile ilişkisinin kalmadığı, sonrasında davalı şirkete geçtiği, tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler olduğu, rakip konusunda olmadığı, sözleşmenin 8. Maddesindeki yasağın TBK uyarınca yer, süre ve konu bakımından sınırlandırılması gerektiği, istihdam yasağının neyi korumayı amaçladığının belirlenmesi gerektiği, cezai şart miktarının fahiş olduğu ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava Taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen, sözleşmeye konu yazılımın uygulanması, entegrasyonu ve uyarlama hizmetlerinin sunumuna ilişkin “Proje Uygulama ve Danışmanlık Sözleşmesi”nin “istihdam yasağı” başlıklı 8. Maddesine aykırılıktan kaynaklı taleplere ilişkindir. Davada taraf teşkili sağlanmış deliller toplanmıştır. Taraflar arasında imzalanan Proje Uygulama ve Danışmanlık Sözleşmesi’nin, davaya konu “İstihdam Yasağı” başlıklı 8. maddesi: Taraflar, işbu sözleşme süresi boyunca ve tamamlanmasından itibaren 2 (iki) yıl süresince, aralarında karşılıklı yazılı anlaşma olmaksızın, projeye iştirak eden ----------- ve Müşterinin herhangi bir personelini kendi bünyesinde ve/veya grup şirketlerinde işe alamaz ve/veya hiçbir şekil ve surette doğrudan ve dolaylı olarak istihdam edemez. Aksine davranış akde aykırılık teşkil edecektir. Bu durumda Müşteri veya -----------, personelinin en son yıllık brüt maaşının 3 (üç) katı cezai şartı diğer tarafa ödeyecektir. Bilirkişi İnceleme ve Değerlendirme: Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen, sözleşmeye konu yazılımın uygulanması, entegrasyonu ve uyarlama hizmetlerinin sunumuna ilişkin “Proje Uygulama ve Danışmanlık Sözleşmesi”nin “istihdama yasağı” başlıklı 8. Maddesine aykırılıktan kaynaklı taleplere ilişkindir. Sözleşme kapsamında davalı tarafından ----------- yazılımına ilişkin teknik altyapı, danışmanlık, uygulama ve uyarlama hizmetlerinin verileceği, davacının ise bu hizmet karşılığı bir bedel ödemeyi üstlenmektedir. Sözleşmede taraflara yüklenen yükümlülükler bulunmakla birlikte uyuşmazlık konusunun mühasıran sözleşmenin 8. maddesinde yer alan “istihdam yasağı” düzenlemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında sunulan sözleşmenin 8. maddesi incelendiğinde, tarafların sözleşmeye konu projede çalışan işçilerinin karşılıklı olarak istihdam edilmeyeceğine ilişkin taraflara yükümlülük getirildiği görülmektedir. Dolayısıyla iki işletme arasında yapılan bir sözleşme mevcut olup bu haliyle söz konusu düzenleme TBK m. 444 vd. anlamında bir rekabet yasağı sözleşmesi niteliğinde değildir. Bu itibarla huzurdaki uyuşmazlığa TBK m. 444 vd. hükümlerinin uygulanmasından bahsedilemeyecektir. Uyuşmazlık, sözleşme hükümleri çerçevesinde, tarafların tacir olmaları ve uyuşmazlığın ticari bir iş niteliği taşıması ve ticari davaya sebebiyet vermesi nedeniyle 6102 sayılı TTK m. 1/1 uyarıcan ticari hükümler uygulanacaktır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki “istihdam yasağı” maddesi; Taraflar, işbu sözleşme süresi boyunca ve tamamlanmasından itibaren 2 (iki) yıl süresince, aralarında karşılıklı yazılı anlaşma olmaksızın, projeye iştirak eden --------- ve Müşterinin herhangi bir personelini kendi bünyesinde ve/veya grup şirketlerinde işe alamaz ve/veya hiçbir şekil ve surette doğrudan ve dolaylı olarak istihdam edemez. Aksine davranış akde aykırılık teşkil edecektir. Bu durumda Müşteri veya ----------, personelinin en son yıllık brüt maaşının 3 (üç) katı cezai şartı diğer tarafa ödeyecektir. Şeklindedir. Düzenleme uyarınca taraflar, sözleşme süresi boyunca ve sona ermesinden itibaren 2 yıl süresince, projeye iştirak eden personelleri karşılıklı olarak kendi bünyelerinde çalıştırmayacaklardır. Tarafların sözleşme ile yükümlendikleri bu borçtan dolayı karşılıklı olarak sorumlu oldukları ve hükme aykırı davranışın cezai şart ile müeyyidelendirildiği görülmektedir. Tarafların karşılıklı uygun iradelerinin birleşmesiyle sözleşme meydana gelir ve sözleşmenin amacı, borcun konusunun ifa edilmesidir. Borcun yerine getirilmesi neticesinde alacaklı bir yarar elde eder. Karşılıklı borç doğuran sözleşmelerde ise taraflar karşılıklı yerine getirmeyi taahhüt ettikleri edim yükümlülüklerini yerine getirerek karşılıklı yarar elde ederler. Sözleşme tarafları, sözleşmeyi ve dolayısıyla yüklendikleri borçları özgür iradeleri ile belirlemektedirler. Bu özgürlük karşısında sözleşme taraflarından beklenen, verdikleri söze uygun davranmaları, yüklendikleri borcu yerine getirmeleridir. Hukuki güvenlik, ticari ve günlük hayatın devamlılığı, verilen söze bağlı kalmayı gerektirmektedir, zira verilen bu sözler ekonomik ve ticari hayatın temelini oluşturmaktadır. Ahde vefa ilkesi bu açıdan dürüstlük kuralı ile de örtüşmektedir. Ahde vefa ilkesi gereği, söz verilen edimin (konu unsuru, nitelik, nicelik), söz verilen yerde (ifa yeri), söz verilen zamanda (ifa zamanı), sözü veren kişi tarafından (kişi unsuru, borçlu), söz verilen kişiye (kişi unsuru, alacaklı) ifasıyla yerine gelir. Böylelikle gereği gibi ifa gerçekleşir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ahde vefa ilkesinin iki önemli sonucu bulunmaktadır. İlki, sözleşmeden veya kanundan kaynaklanan istisnai bir hâl olmadığı sürece, taraflar verdikleri söze sadık kalarak tek yanlı irade beyanı ile sözleşmeyi değiştiremeyecek, sona erdiremeyecek veya borcundan kurtulamayacaktır. İkinci sonuç ise, sözleşmeden kaynaklı bir uyuşmazlık nedeniyle tarafların hâkime başvurması durumunda hâkimin, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları kurallara ve sözleşmenin içeriğine bağlı kalmasıdır . Taraflar arasında akdedilen karşılıklı hak ve borç doğuran sözleşme çerçevesinde yükümlülük altına girmişlerdir. Bu yükümlülüklerden biri de sözleşmedeki istihdam yasağı maddesidir. Bu düzenleme uyarınca sözleşme süresi boyunca ve tamamlanmasından itibaren 2 (iki) yıl süre il eve projede çalışan personeller, karşılıklı olarak istihdam edilmeyecektir. Somut olayda davalı tarafın davacı şirket çalışanlarından ---------- ve ---------- sözleşmeye aykırı olarak işe aldığı iddia edilmektedir. Dosyadaki ----------- kayıtlarından her iki çalışanın da davacı şirkette çlışmaktayken sonrasında davalı şirkette çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. ------------ muhasebe bölümünde, ------------ ise sistem yöneticisi olarak çalıştığı belirtilmiştir. İstihdam yasağı sözleşmesi uyarınca iki husus önem arz etmektedir. İlk olarak süre olarak bir sınırlama getirilmiş olup somut olaydaki istihdamın bu süre içinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. İkinci olarak ise istihdam yasağının sözleşme kapsamındaki projede çalışan personeli kapsadığıdır. Somut olayda ---------- ve ----------- sözleşme kapsamındaki projede çalışıp çalışmadığı konusunda bir belirlemede bulunulmamıştır. Her iki çalışanın sözleşme kapsamındaki projede çalıştığı sonucuna varılması halinde, sözleşme kapsamında belirlenen cezai şartın ödenmesi gündeme gelecektir. Aksi halde istihdam yasağına aykırı bir davranışın varlığından bahsedilemeyecektir. Bu hususta nihai takdir Sayın Mahkemenizdedir. Kural olarak TTK m. 22 uyarınca aşırı ücret ve cezai şartın indirilmesini isteyemeyecek kişi tacirlerdir. Tacirlerin basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği için, faaliyetlerini yürütürken tacir olmayanlara göre daha makul, hesaplı ve daha çok riziko altına girmelerinin doğru olduğu fikrinden hareketle, koruyucu bazı hükümlerden faydalanması kabul edilmemiştir. TTK m. 22 düzenlemesi de bu düşüncenin bir uzantısıdır . Nitekim Hukuk Genel Kurulu, Kural olarak sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde taraflar ceza-i şart miktarını tayinde serbesttir. Ancak B.K. 161/son maddesi gereğince hakim fahiş olan ceza-i şart miktarını indirmekle yükümlüdür. Bu konuda tarafların talepte bulunmasına gerek yoktur. Hal böyle olunca hakimin B.K. 161/son maddesi gereğince ceza-i şartın indirim yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun miktarı konusunda bir değerlendirme yapması gerekir. Hakim ceza koşulunun fahiş olup olmadığını değerlendirirken, tarafların ekonomik durumları, asil olarak borçlunun ödeme gücü; alacaklının, kendisine asıl borcun ifasındaki yararıyla ceza-i şart ödenmesi halindeki yararı arasında makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılmasından dolayı alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması sebebiyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ölçü alınıp ceza-i şart miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak saptanmalıdır. Hakimin bu kuralları uygularken kullanacağı takdir hakkının Yargıtay denetimine elverişli olması gerekir. Aşırılığın belirlenmesinde ceza-i şart borcun yerine getirilmesi için davalı üzerinde bir baskı yaptığı da gözetilip böyle bir baskının ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde aşırı indirimden kaçınmalıdır. Şeklindeki kararıyla bu hususa vurgu yapmıştır. Somut olayda cezai şartın fahiş olup olmadığı ve fahişse ne oranda indirileceğinin takdiri mahkemede olduğuna dair kanaat belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ;Dava Taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen, sözleşmeye konu yazılımın uygulanması, entegrasyonu ve uyarlama hizmetlerinin sunumuna ilişkin “Proje Uygulama ve Danışmanlık Sözleşmesi”nin “istihdam yasağı” başlıklı 8. Maddesine aykırılıktan kaynaklı taleplere ilişkindir. Tarafların sözleşmede istihdam yasağına ilişkin düzenleme getirdiği, sözleşmede yer alan bu düzenlemenin ahde vefa ilkesi gereği somut olayda uygulanması gerekeceği, Sözleşmedeki istihdam yasağı maddesi uyarınca sözleşme süresi boyunca ve tamamlanmasından itibaren 2 (iki) yıl süre ile ve projede çalışan personellerin karşılıklı olarak istihdam edilmeyeceğinin kabul edildiği, Somut olayda ---------- ve ------------ sözleşme kapsamındaki projede çalışıp çalışmadığı konusunda bir belirlemede bulunulmadığı, her iki çalışanın sözleşme kapsamındaki projede çalıştığı sonucuna mahkememizce kanaat getirilemediği değerlendirilmekle, davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 55.331,10 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL ile ıslah harcı 13.652,88 TL 'nin mahsubu ile bakiye 13.832,78 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Yargılama gideri mahiyetinde olan 179,90 TL peşin harcı ve 13.652,88 TL ıslah harcının toplamı olan 13.832,78 TL dava harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 5.330,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 125.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerine yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.24.04.2025

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/313, K. 2025/322, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-313-e-2025-322-k-59f3e0fad99e