İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/288 E. 2025/549 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/288
Karar No
2025/549
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/288 Esas KARAR NO : 2025/549

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2023 KARAR TARİHİ : 25/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirkete karşı, davalı tarafından ... 13. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra dosyası ile kambiyo takibi başlatılmış, haciz işlemleri uygulanmıştır. Bu takibin dayanağı olarak davalı, ... ... şubesi 18/02/2023 keşide tarihli, 84.482,00 TL bedelli, ...seri numaralı, ... A.Ş. tarafından keşide edilen çeki göstermiştir. İş bu çeke ilişkin açılan icra takibindeki ödeme emri tarafımıza 28/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tarafımızca açılan ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Sayılı dosyasında çek iptali talepli davada mahkemece 07/04/2023 tarihli ara kararda tarafımıza istirdat davası açmak için iki haftalık kesin süre verilmiş olup; BAM ve Yargıtay'ın ilgili kararlarına göre ilgili dava arabuluculuğa tabi olmayıp; arabuluculuk başvurusu yapılmadan huzurdaki dava açılmıştır. Müvekkil söz konusu icra takibi ile takibe konu çekten haberdar olmuştur. İş bu çek tarafımıza kargo yolu ile gönderildiğinde kaybolmuş, müvekkil şirketin imzası ve kaşesi sahte bir şekilde taklit edilmiş olup; çek üzerindeki ciro ve imzanın şirket yetkilimize ait olmadığına dair itirazlarımızı içeren ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi ...E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açılmıştır. Süresi içerisinde çek iptali davasını ödemeden men yasağına ve çek ödemesinin durdurulduğuna dair ... 10. Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasını da açtığımızı bildirir; müvekkil konuyla ilgili... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunmuştur. Bahsi geçen bu dosyalar halen derdesttir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe konu çekteki imza ve kaşe sahtedir; çek üzerindeki imza ve diğer yazıların hiçbirisi müvekkil şirkete ve yetkilisine ait değildir. Müvekkil şirket, icraya konu edilen bu çeki asla ve katiyen ciro etmemiştir. Ayrıca ... 1. İcra Hukuk ...E. sayılı dosyasında açılan imzaya itiraz davasında da bu hususta müvekkil şirkete ait imza ve kaşe örneklerinin ıslak imzalı hallerini içeren belgeler sunulmuş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi beklenmektedir. İş bu davada bilirkişi raporu alındığında sayın mahkemeniz dosyasına sunulacaktır. Müvekkil şirket yetkilisine ait imza örnekleri toplandığında ve yetkilinin imzaları alındığında yapılacak bilirkişi incelemesi ile lehtar cirosunun müvekkil şirkete ait olmadığı iddialarımız ispatlanmış olacaktır. Huzurdaki davayı her iki davalıya yöneltmek gerekmiştir. Çünkü ...Ltd. Şti son lehtar olup; ...Tic. Ltd. Şti. ise müvekkilden sonra ciro edilen şirket olarak gözükmektedir. Öncelikle işbu dosyadan verilecek olan karar kesinleşene kadar; ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında tüm haciz işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, ihtiyati tedbir istememizin kabulü ile ; öncelikle teminatsız sayın mahkeme aksi kanaatte ise asıl alacağın %15'i oranında teminat karşılığında ... 13. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra dosyasının iş bu davamızın sonuna kadar durdurulmasına, ... Şti.'nin yetkili hamil olmadığından, ... Tic. Ltd. Şti.'nin ciro silsilesinde kopukluk olduğunun ve müvekkil şirket ile arasında ticari ilişkinin ve borcunun mevcut olmadığının tespitine, ... 13. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına konu çekten dolayı müvekkil şirketin davalı ... Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının tespitine, 2023/4264 Esas sayılı icra dosyasına konu takibin iptaline, kötü niyetli alacaklı ... Ltd. Şti.'nin takip konusu alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde 10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı , dava konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit talebinde bulunmuş ise de ; Yargıtay 19. HD'nin ... E, ... K sayılı ilamında; yetkisiz temsilcinin düzenlediği başka çekleri benimseyip ödeyen davacının, dava konusu çekten sorumlu olacağı karara bağlanmıştır.Davacı taraf dava konusu çekte lehtar, ...şirketi ise davacıdan sonraki cirantadır. Dava konusu çek incelendiğinde; çekin müvekkile ciro yoluyla geçtiği ve davacı ile müvekkil arasında başka cirantalar bulunduğu görülecektir. Müvekkil, çeki davacıdan almadığından çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilecek durumda değildir. Bu nedenle iyiniyetlidir. Müvekkil, çekten doğan alacağının tahsili amacıyla iyiniyetle takip başlatmıştır. Bu nedenle yapılacak inceleme neticesinde, çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilse dahi müvekkilin tazminatla sorumlu tutulması mümkün değildir. davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: İstanbul ATK Fizik İhtisas Kurulu'ndan alınan 18/03/2025 tarihli rapor, çek aslı, imza incelemesine esas evraklar ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı tarafın çek nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığına tespiti talebine ilişkindir. Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s. 370 ilâ 372). Diğer bir ifadeyle ispat yüküne ilişkin genel kural, menfi tespit davaları için de geçerli olup menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Doktrin ve uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir. İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı-davalıya aittir (Yargıtay 19. HD'nin... esas, ... karar sayılı, 22/06/2020 tarihli; ...esas, ...karar sayılı ve 20/02/2020 tarihli vd. kararları). İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulu'ndan alınan 18/03/2025 tarihli raporda özetle; "Fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğundan; inceleme konusu çek aslının temini hususunu..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalılardan ...Şti tarafından davacı aleyhine ... A.Ş ... Şubesine ait 18/02/2023 tarihli, 84.482,00 TL bedelli ... seri numaralı çekten kaynaklı olarak Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile takip başlattığı, davacı yanın ilgili çekte lehtar olarak yer aldığı, dava dışı şirket tarafından davacıya kargo ile gönderildiği esnada çekin kaybolduğu ve çekte davacıya ait kaşe ve imzanın sahte olduğu iddiasıyla çek hamili ve davacı yandan sonra çekte ciranta olarak yer alan ... Tic Ltd. Şti aleyhine iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulunduran ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden ve davacı aleyhine icra takibi başlatmış olan davalı alacaklıya aittir. İmza incelemesi yapılması amacıyla çek aslının sunulması için davalı yana kesin süre verilmiş ve kesin süre içerisinde çek aslının ibraz edilmemesi halinde çekteki imzanın davacı yana ait olmadığının kabul edileceği hususu ihtar edilmiştir. Ancak verilen kesin süre içerisinde davalı tarafça çek aslı ibraz edilmediğinden imza incelemesi yapılamamış, davalı tarafça ispat yükü yerine getirilememiş, dolayısıyla çek üzerindeki davacıya ilişkin imza ve kaşenin davacı yana ait olmadığı, imza inkarının mutlak defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşılmakla davacı yanın çekden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İle davacı yanın ... A.Ş ... Şubesine ait 18/02/2023 tarihli, 84.482,00 TL bedelli ... seri numaralı çekten kaynaklı olarak davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.770,96TL harçtan peşin alınan 1.442,75TL'nin mahsup edilerek bakiye 5.770,96TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.442,75TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.622,65TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 84.482,00TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 25,60TL vekalet harcı gideri, 1.237,75TL tebligat, posta gideri olmak üzere toplam 1.263,35TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekili yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/06/2025

Katip ¸e-imza

Hakim ¸e-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/288, K. 2025/549, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-288-e-2025-549-k-72ce2e50f495