İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/276 E. 2025/792 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/276
- Karar No
- 2025/792
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/276 Esas KARAR NO :2025/792
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/04/2023 KARAR TARİHİ:11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacı şirket 06.09.2022 tarihinde davalı taraf ile 18.10.2022 - 20.10.2022 tarihleri arasında Almanya - Frankfurt'da düzenlenmiş olan "...+... ... FUAR'ında" fuar standı hazırlamak hususunda anlaştığını, davacı şirket işbu sözleşmede kararlaştırılan tüm işleri eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirdiğini, nitekim davalı şirketin, şirket sahibinin ve genel müdürünün ... adlı sosyal medya hesabından fuara ilişkin detaylı fotoğraflar paylaşıldığını, davacı şirket işi tamamlamış, işe ilişkin faturasını kestiğini, ancak, sözleşmede davalı yan kararlaştırıldığı üzere bakiye 14500 Amerikan Doları değerindeki borcunu müvekkile ifa etmediğini, bunun üzerine tarafınca 20.01.2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Dosyası ile davalı yana karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, devamında ödeme emri 8.02.2023 tarihinde tebliğ olmuş ve davalı borçlu 13.02.2023 tarihinde bu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davacı şirket tüm süreç boyunca iyi niyetli olarak ve müşterisi olan davalı tarafın tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik davranmış, bir yüklenicinin kendisinden beklenebilecek özenden fazlasını gösterdiğini, buna rağmen davalı sürekli bir surette ödeme yapmayı reddettiğini, davalı haksız şekilde takibe itiraz ettiğini, davanın kabulünü, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Numaralı dosyasında mevcut itirazın iptaline ve takibin devamını ve buna binaen asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davalı şirketin, davacıya karşı talep edilen miktarda bir borcu bulanmadığını, tarafların akdettiği sözleşme uyarınca taraflar arasında kararlaştırılan bedel üzerinden davacı taraf ödenmeyen bedellerin olduğunu iddia etse de davalı, davacı tarafından yapılan işin tamamlanmamasına rağmen işi tamamlayabileceği düşüncesiyle ödemelerde bulunduğunu, bu hususta, davalı tarafından 10.000-EUR ödeme yapılmış; davacı tarafından işbu husus ikrar edildiğini, ancak bu bedelin karşılığı dahi alınamadığını, işin tamamlanmaması nedeniyle fazladan yapılan bu ödemeler için istirdat hakkını saklı tuttuklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep etmiş olduğu alacaklar zamanaşımına uğradığını, bu nedenle taleplerin reddine karar verilmesini, öncelikle usulü itirazları kapsamında davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddi ile asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkmasAyıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 14.500,00-Euro asıl alacak 341.64-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.841,64-Euro ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13/02/2023 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişilerin düzenlediği 30/03/2024 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; Tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan her iki taraf defterlerinin de aleyhe lan kayıtlar birbirinden ayrılmaksızın, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacının ticari defterlerine göre 23.01.2023 takip tarihi itibariyle 14.500,00€ davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının kaydi alacağının 01.12.2022 tarihli ... numaralı 24.500,00€ tutarlı temel fatura senaryosunda düzenlenmiş faturaya dayandığı, Davalının 23.01.2023 takip tarihi itibariyle 14.500,00EURO davacıya kayden borçlu göründüğü, Davalının 23.01.2023 takip tarihindeki borcunun davacının takibe dayanak 01.12.2022 tarihli ... numaralı 24.500,00€ tutarlı temel fatura senaryosunda düzenlenmiş faturaya dayandığı, diğer bir ifade ile davacının takibe dayanak faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Ancak söz konusu bakiye borç tutarının 23.01.2023 tarihinden sonra düzenlenen 05.02.2023 tarihli ... numaralı 14.500,00€ tutarlı iade faturası ile itfa edildiği, Davacının takibe dayanak faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu, Davalının takipten sonra düzenlenen iade faturasının davacı aleyhine borç doğurduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, Davacının 23.01.2023 takip tarihi itibariyle 14.500,00€ davalıdan alacaklı olduğu, Taraflar arasında akdi faiz yönünden bir sözleşme olmadığından ve takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebi yersiz olduğu, Truss ve alınlık görselinin fuar standında uygulanmaması (1.300.-Euro), buna bağlı olarak truss üzerinden araçlar üzerine ışık uygulamasının yapılmaması (1.000.-Euro), zemin baskı uygulamalarında işçilik-yapıştırma hataları (200 Euro) bulunması hususlarına ilişkin olarak eksik/ayıplı iş bedeli maktuen 2.500.-Euro olabileceği, Davacı, truss için tüm imalatı kendisinin fuar alanına götürdüğünü, davalı tarafından fuar yer işletmesine ödenmeyen bedel sebebiyle truss uygulaması yapılamadığını belirtmekte olup, Sayın Mahkeme’ce bu yönde kanaat oluşması durumunda sadece zemin baskı uygulamalarında işçilik-yapıştırma hatalarından kaynaklanan eksik/ayıplı iş bedeli maktuen 200.-Euro olabileceği, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 23.01.2023 takip tarihi itibari ile Kamu Bankalarınca EURO Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz Oranı yıllık %7 olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının belirlenecek asıl alacağına 23.01.2023 takip tarihinden itibaren %7 oranında Azami Faiz yürütülebileceği, bildirilmiştir. Bilirkişilerin düzenlediği 25/12/2024 tarihli 5 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Mimari yönden yapılan ek inceleme neticesinde: Dosyaya, 30.03.2024 tarihli Kök Raporumuzdaki teknik görüş ve hesaplamaları değiştirecek nitelikte yeni bir belge, görsel vb. sunulmadığı, Truss ve alınlık görselinin fuar standında uygulanmaması (1.300-Euro), buna bağlı olarak truss üzerinden araçlar üzerine ışık uygulamasının yapılmaması (1.000- Euro), zemin baskı uygulamalarında işçilik-yapıştırma hataları (200 Euro) bulunması hususlarına ilişkin olarak eksik/ayıplı iş bedeli maktuen 2.500-Euro olabileceği, Davacı, truss için tüm imalatı kendisinin fuar alanına götürdüğünü, davalı tarafından fuar yer işletmesine ödenmeyen bedel sebebiyle truss uygulaması yapılamadığını belirtmekte olup, Sayın Mahkeme’ce bu yönde kanaat oluşması durumunda sadece zemin baskı uygulamalarında işçilik-yapıştırma hatalarından kaynaklanan eksik/ayıplı iş bedeli maktuen 200-Euro olabileceği, dosya kapsamında incelenen video görüntülerinde, stand zemininde yer yer bulunan siyah çizgilerin kalıcı izler olmadığı, elle hafifçe silindiğinde temizlenebilen nitelikte olduğunun görüldüğü, ancak Sayın Mahkemece davalı itirazlarının geçerli görülmesi durumunda, bahsi geçen stand zemininin temizletilme bedeli (fuar koşullarında hizmet alınarak, 0-1 saat sürede) 40-Euro olabileceği, Davacının dava ve takip konusu 14.500,00€ alacağına 20.10.2022 vade tarihinden 23.01.2023 takip tarihine kadar olan 95 günlük süre için aşağıdaki gibi 233,19€ Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz hesaplandığı, bildirilmiştir. Bilirkişilerin düzenlediği 18/04/2025 tarihli 15 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava konusu olan emtiaların üretim aşamasında ilk RGB hazırlanması ve daha sonrasında emtiaların dijital görselinin CMYK renk evreni dönüştürülmesi istenilen renk değerlerinden uzaklaşılmasını sebep olmuş ve istenilen renk değerleri elde edilememiştir. Bu durumdan Davacının sorumlu tutulamayacağı, Platformun oluşturulması aşamasında ... Beyaz malzeme kullanıldığı, bu yüzey üzerine araçların yerleştirilmiş olduğu ve araçların yerleştiği alanlara yakın bölgelerde siyah lekelenmeler mevcut olduğu, bu mevcut lekelerin üretim aşamasında meydana gelmediği ve platform üzerine yerleştirilmiş olan araç ve diğer etkenlerden kaynaklı oluğu, Platform üzerinde oluşan bu lekelerin silinerek temizlenebildiği, Platform üzerinde yerleştirilmiş olan görselde kabarcıklar tespit edilmiş olup, mevcut bu kabarcıkların görselin yüzeyde uygulama aşamasında işçilik hatalarından kaynaklandığı ve bu durumdan Davacının sorumlu olduğu, Üst Truss Konstrüksiyonu Trussa bağlanacak alınlık kısmının taraflardan kim tarafından gerçekleştirileceği konusunda taraflar arasındaki sözleşmede açık bir şekilde belirtilmediği, Truss uygulamasının ve truss üzerinden ışık uygulamasının fuar alanında gerçekleşmemiş olduğu, Duvarlardaki görüntülerin kalitesi hakkında dava dosyasındaki görüntülerden kesin bir değerlendirme yapılamasının mümkün olmadığı, Yukarıda 8nci maddede ayrıntılı olarak verilmiş olan EKSİK/AYIPLI İŞ BEDELİ nin toplam maliyeti 2650 EURO olarak değerlendirildiği, bildirilmiştir. Bilirkişilerin düzenlediği 20/08/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Kök raporumuzdaki görüş ve değerlendirmelerimiz sabit olmakla birlikte, davacı ve davalı tarafın dilekçelerinde itiraz ettikleri hususlar yukarıda tek tek değerlendirilmiş olup nihai takdir ve hukuki değerlendirmesi tamamen sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olmak üzere, tespit ve kanaatleri bildirilmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında fuar standı hazırlanmasına ilişkin anlaşma bulunduğu, davacı tarafça bu anlaşmadan kaynaklanan edimini yerine getirdiğinden bahisle alacak talep edildiği, davalı ise standın belirtilen nitelikte kurulmadığını, hizmetin ayıplı ifa edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın fuar standının ayıpsız şekilde kurumulunun yapılıp yapılmadığı, buna göre davacının alacak miktarının tespit hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu amaçla mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılmış aldırılan bilirkişi raporlarında mali bilirkişi tarafından dava konusu işe ilişkin faturanın tarafların ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça icra takibinden sonra iade edildiğinin tespit edildiği, mahkememizce sektör bilirkişilerinden alınan 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ve 20/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporları ile ayıplı iş bedellerinin 2.650,00 Euro olduğunun tespit edildiği, mahkememizce bilirkişi raporlarının gerekçeli ve denetime açık olduğu anlaşılmakla hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 11.350,00 Euro üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 46.245,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı 16.500,48-TL nin peşin alınan 3.651,77-TL den düşümü ile kalan 12.848,71-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.831,67-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 627,50-TL'nin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak takdiren 2.492,50-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 25.274,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 20.191,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır