İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/247 E. 2026/338 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/247
- Karar No
- 2026/338
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/247 Esas KARAR NO : 2026/338
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2023 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ticaret konusu inşaatlarda kullanılan çelik iskele sistemlerinin ve kule vinçlerin kiralanması olan tüzel kişi taciri olduğunu, diğer davacı müvekkil ... ise söz konusu şirketin yetkilisi olduğunu, müvekkillerin nakit sıkışıklığı yaşadığı dönemde davalı tefecilik saiki ile hareket ettiğini ve müvekkil çeklerinin kendisne ciro edilmesini, akabinde ödeme yapacağını vadettiğini ancak söz konusu ödemeler yapılmadığını belirterek davalının ekte sunulan kambiyo senetleri vasıtasıyla tahsil ettiği veya cirolayarak menfaat sağladığı ancak müvekkile ödemesini yapmadığı tüm bedelin şimdilik 1.000,00-tl'sinin ferileriyle birlikte davalıdan tahsiline, borçlunun borca yetecek miktarda 3.254.259,70- TL'lik menkulünün, gayrimenkulünün, hisse senetlerinin ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız veya uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini, arabuluculuk ve mahkeme yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2017, 2018,2019 yılları arasında İstanbul /Eseler ilçesinde ... şirketinin sahibi ve yetkilisi olduğunu, müvekkili ile davacı ... aralarında uzun süreli dostane bir ilişki olduğunu, yaptığı ticari işinden dolayı bankalar tarafından müvekkilinin şirketine yüksek meblağlı krediler alabildiğini, aldığı kredileride davacıya arkadaşlık ilişkisinden duyduğu güvene dayalı olarak borç olarak davacıya verdiğini, müvekkilinin yaptığı ticari işinden ve o dönem maddi olarak iyi olması dolayıda davacı tarafından verilen çeklerin tümünün davacının borcuna ilişkin alınmış olduğunu ayrıca davacı vekili tarafından müvekkiline karşı ısrarla tefeci olduğu iddiasında bulunmuş olduğunu, tefeci saiki ile hareket ettiğini belirttiğini, müvekkili hakkında davacı tarafından söylenen tüm hususları ret ettiklerini ve müvekkili adına böyle bir isnadı ispat etmesini istediklerini, davacı ile müvekkili arasında 03.08.2021 tarihinde sulh ve ibra protokolü yapılmış olduğunu, davacının açıkça yaptığı başvurusundan feragat etiğini yaptığı protokolde kabul etmiş ayrıca müvekkiline karşı protokolün diğer maddelerine karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi hiçbir hakkı olmadığı hâlde kötü niyetli olarak dava açmış olduğunu tüm bu nedenlerle; resen dava şartları hususlarının gözetilerek davanın usulden reddine, zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın esasına girilmeksizin zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini, sayın Mahkemeniz aksi kanaatte olduğu takdirde esasa ilişkin beyanlarımız göz önünde bulundurularak davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini, arabulucu, yargılama harç ve gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırmış, 11/04/2024 tarihli sunulan raporda özetle; " Davacı ... İNŞAAT TURİZM SANAYİ TAAHHÜT TİC. LTD. ŞTİ.'nin 2015 , 2016, 2017, 2018 , 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup defterlerin sahibi lehine delil kabiliyeti bulunmaktadır. Dava dışı firma 19.01.2024 tarihinde mahkeme salonunda yapılan incelemeye katılmamıştır. Dava dosyasında dava dışı firmaya ait firma yetkilisi veya vekili tarafından verilmiş inde inceleme talebine ait bir dilekçeye de rastlanmamış ayrıca irtibat kurulabilecek bilgi de edinilememiştir. Bundan dolayı 23.11.2024 tarihli Ön İnceleme Duruşma Tutanağı'nın G.D. 7. Maddesine dayanarak dava dışı firmanın ticari defterleri incelenmemişi Davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği çeklerden ticari ilişkisinin olduğunun tespit edilebildiği firmalara ait çeklerin toplam tutarı 1.520.136,00 TL.'dir. Davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği çeklerden ticari ilişkisinin olduğunun tespit edilemediği firmalara ait çeklerin toplam tutarı 1.163.123,70 TL.'dir. Bu çeklerin Davacı Şirket kayıtlarında olduğu ispata muhtaç olup daha sonra Sayın Mahkeme'nin takdirine bağlı olarak ek rapor düzenlenebileceğini " belirtmiştir. SMM bilirkişisince dosyaya sunulan 07/12/2024 tarihli ek raporunda özetle; "Dava dışı ... PETROL ÜRÜNLERİ GIDA İNŞAAT NAKLİYE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 2017 , 2018 , 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapılmış olduğu, İncelemeler sonucunda davacı tarafın kayıtlarına aldığı çeklerin toplamının 2.255.045,70 TL , kayıtlarında bulunamayan çeklerin toplam tutarının ise 428.214,00 TL. Olduğunu " belirtmiştir. SMM bilirkişisince dosyaya sunulan 03/04/2025 tarihli ek raporunda özetle;"Toplam tutarı 428.214,00 TL olan ... numaralı çeklerle yapılan işlemlerin kayıtlara alınmaması dolayısıyla çeklerin tahsil edilip edilmediğinden bağımsız olarak bu çekler açısından tarafların ticari faaliyet konularının da faktöring olmadığı dikkate alındığında aralarındaki bir ticari ilişki sonucunda işlem yapıldığından bahsedilemeyeceği, Çeklerin ödendiğinin görüldüğü, Dava Dışı ... Petrol Ürünleri Gıda İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi 'nin sunduğu hesap ekstresine göre ... çeklerin kayda alınmadığının görüldüğünü " belirtmiştir. Mahkememiz dosyasına 3 kişilik SMM bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda özetle; "Davacı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, dava dışı şirketin 2017, 2018, 2019, yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, dava dosyasına sunulan belgeler kapsamında ve yapılan ticari defter incelemesinde, davacı ... ve davalı ... arasında resmi ticari hesaplarda herhangi bir fatura, çek, senet, cari hesap hareketinin görülmediği, Davacı .... İnşaat Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı .... Petrol Ürünleri Gıda İnşaat Nakliyat San ve Tic. Ltd. Şti ile faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğu, cari hesap hareketlerinin bulunduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde dava dışı ... Petrol Ürünleri Gıda İnşaat Nakliyat San ve Tic, Ltd. Şti den 31.12.2023 yılı itibari ile 47.961,67 TL alacağı olduğu, Davacı şirketin ticari defterleri incelemesinde, davaya konu olan ödenmiş olduğu görülen Toplam 2.683.259,70 TL olan çek bedellinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ödenmiş olup toplamı 771.000,00 TL olan çeklerin kaydının ticari defterlerde görülmediği, Dava dışı şirketin dava dosyasına sunmuş olduğu flash bellek içerisinde 2017,2018,2019 yıllarına ait ticari defter tasdik bilgilerinin bulunduğu, davacı ile olan cari hesabına yönelik herhangi bir belge veya kayıt bulunmadığı, Dava dosyasına sunulan belgeler kapsamında, çek bedellerinin davacı yana ödendiğini gösteren belge görülmediği, Dava dosyası kapsamında çek bedellerinin banka vasıtasıyla ödendiği görüldüğünden karşılıksız kalmadığını " belirtmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 12/10/2025 tarihli ek raporlarında özetle; " V Yapılan itirazlar değerlendirildiğinde, dosya kapsamında yapılan incelemede, davaya konu çeklerin davalıya teslim edildiği, işbu çeklerin davalı yanın uhdesinde iken tahsilatların yapıldığının anlaşıldığını" belirtmiştir. Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkillerinin nakit sıkıntısı yaşadığı dönemde davalının tefecilik saiki ile hareket ederek bir kısım çekleri davacılardan ciro alarak, ödeme yapacağını vaad ettiğini, ancak söz konusu ödemelerin yapılmadığını, sonrasında bu çeklerin tahsilatını gerek şahsı gerekse de kambiyo senetlerini ciroladığı kendi şirketi üzerinden bankalardan gerçekleştirmiş olduğunu iddia etmiştir. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Davacı yan davalının tefecilik saiki ile hareket ettiğini iddia etmiş, davalı hakkında tefecilik ve bedelsiz senet kullanmak eylemlerinden soruşturma yürütülmekte olduğunu ifade etmiştir. İlgili soruşturma dosyası celp edilmiş, incelenmesinde davalı hakkında müsnet suçlardan yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın da sulh ceza mahkemesince reddedilerek kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı yanın, davalının tefecilik saikiyle hareket ettiğine yönelik iddiası bakımından dayanmış olduğu iki adet çek altına davalı tarafından düşülen kayıtların, dayanılan protokol evrakının davalının tefecilik saikiyle hareket ettiği iddiasını ispata haiz nitelik taşımadığı, kambiyo senedi niteliğinde olan çeklerin düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade ettiği, somut olayda davacı tarafça çeklerin davalıya keşide ve ciro yolu ile devredildiği, davacının dava dilekçesinde ifade ettiği vakıaların varlığını ispat edememiş olması sebebiyle davalı tarafça şekli olarak usulüne uygun keşide ve ciro yolu ile davacılardan alınan çeklerin tahsil edilmiş olmasının davacılara tahsil edilen bu tutarları talep hakkını vermeyeceği, çeklerin taraflar arasındaki davacı yanın dava dilekçesinde bahsini ettiği nitelikteki bir ilişkiden kaynaklı olarak verilmiş olduğunun davacı tarafça açık bir şekilde ortaya konulamamış olduğu, mezkur çeklerin davacı defterlerinde kaydının bulunup davalı defterlerinde kaydının bulunmamasının da belirtilen kanaatler doğrultusunda bir tesirinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edememiş olduğu kanaatine ulaşılmış ve davanın reddine karar vermek gerekmiş, bu yönde de aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın ve 38.509,00-TL ıslah harcı toplamı olan 38.688,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 37.956,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00-TL arabulucu ücretinin davacılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 58,00-TL posta giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır