İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1213 E. 2023/1213 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1213
Karar No
2023/1213
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1213 Esas - 2026/349

ESAS NO : 2023/1213 Esas KARAR NO : 2026/349

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/12/2023 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı .... İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Danışmanlık Sağlık İnşaat Gıda Otomotiv Ticaret Ltd. Şti. arasında 22.02.2021 tarihinden itibaren 6331 sayılı Kanun kapsamında Adana, Ankara, Antalya, İzmir ve Eskişehir lokasyonlarında OSGB hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, dava açılmadan önce Bakırköy Arabuluculuk Bürosu’nun .... başvuru numaralı ve ..... arabuluculuk numaralı dosyasında zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı şirketin 20.10.2021 tarihinde Adana ve Antalya lokasyonlarından 31.12.2021 tarihi itibarıyla mali aciz nedeniyle çekileceğini bildirdiğini, bu nedenle söz konusu hizmetlerin davacı tarafından karşılandığını, 46.357,92 TL karşılanma maliyeti doğduğunu, teminat mektubunda yer alan 27.267,69 TL’nin irat kaydedildiğini, bakiye 19.090,23 TL’nin davalıya rücu edildiğini ve bu tutarın firma tarafından ödendiğini, ancak davalı şirketin 29.07.2022 tarihli ihtarname ile sözleşme yükümlülüklerini tamamen yerine getirmeyeceğini bildirmesi üzerine sözleşmenin 16.3. maddesi gereğince 31.07.2022 tarihi itibarıyla feshedildiğini, yeni firma ile sözleşme yapılıncaya kadar iş güvenliği hizmetinin kendi bünyesinden görevlendirme yapılarak yürütüldüğünü, akabinde yeni firma ile sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 14.5, 16.1, 16.3 ve diğer maddeleri uyarınca yükleniciden kaynaklanan fesih halinde yeni sözleşmeden doğan fiyat farklarının ve tüm zararların davalıya rücu edileceğinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda 29.08.2023 tarihli ihtarname ile 253.331,82 TL zararın davalı tarafından ödenmesinin istendiğini ve 29.09.2023 tarihinin termin olarak bildirildiğini, 22.02.2021 tarihli sözleşmede iş güvenliği uzmanı birim fiyatının 0,88 TL/dk, işyeri hekimi birim fiyatının 2,14 TL/dk olarak belirlendiğini, 2022 Ocak ayında %39 zamla bu bedellerin sırasıyla 1,23 TL/dk ve 2,98 TL/dk’ye yükseldiğini, yeni sözleşmede ortaya çıkan fiyat farkları esas alınarak Ankara, İzmir, Adana ve Antalya lokasyonları bakımından hesaplama yapıldığını, 26.02.2023-26.05.2023 arasındaki satın alma sürecinin hesaplamaya dahil edilmediğini, Eskişehir lokasyonunun yeni sözleşmede yer almaması nedeniyle bu lokasyonun da hesap dışı bırakıldığını, davalının mali acizlik iddiasının mücbir sebep sayılamayacağını, davalının basiretli tacir gibi davranma ve ekonomik sebeplerle sözleşmenin ifasının ağırlaştığını ileri sürememe yükümlülüğü altında olduğunu, bu nedenle davalının sözleşmeden kaynaklanan zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.1. maddesi gereğince yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun düzenlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 253.331,82 TL alacağın 31.12.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyasında davacı .... A.O. tarafından, 22.02.2021 tarihli OSGB Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamında müvekkilin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla 253.331,82 TL’nin 31.12.2021 temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsilinin talep edildiğini, ancak davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Müvekkil şirketin Covid-19 pandemisinin doğrudan ekonomik etkileri nedeniyle ağır mali zarara uğradığını, 12.11.2021 onay tarihli Geçici Vergi Beyannamesine göre 13.464.732,54 TL dönem zararı bulunduğunu, bu mali aciz halinin sözleşmenin 12.2 ve 12.3 maddeleri kapsamında mücbir sebep niteliğinde olduğunu, bu sebeple yalnızca Adana ve Antalya lokasyonlarında 31.12.2021 itibarıyla hizmet veremeyeceğini Eylül 2021’den itibaren önce sözlü, ardından 20.10.2021 tarihli e-posta ve Etimesgut ..... Noterliği’nin 26.12.2021 tarihli, ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya bildirdiğini, buna rağmen davacının sözleşmeyi hemen feshetmeyip diğer lokasyonlarda yaklaşık 7 ay daha hizmet almaya devam ettiğini, daha sonra 29.07.2022 tarihli yazı ile sözleşmenin kurum tarafından feshedildiğini ve 31.07.2022’ye kadar hizmetin sonlandırılmasının istendiğini, bu nedenle asıl fesheden tarafın davacı olduğunu, mücbir sebep hükümlerinin sözleşmede sınırlı sayılmadığını ve davacının dar yorumunun sözleşmeye, hukuka ve yerleşik uygulamaya aykırı olduğunu ileri sürdüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır. davacının önce Adana ve Antalya lokasyonlarına ilişkin 46.357,92 TL tutarlı bir rücu talebinde bulunduğunu, bunun 27.267,69 TL’sinin teminat mektubundan mahsup edildiğini, bakiye 19.090,23 TL’nin ise dava ve icra baskısı altında 05.10.2023 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini, işbu davaya konu 253.331,82 TL’lik rücu talebinin ise 29.08.2023 tarihli noter ihtarnamesi ve KEP üzerinden bildirildiğini, ancak bu tutarın hangi kriterlere, hangi süreye, hangi fiyatlara ve hangi hizmet kapsamına göre hesaplandığının açıklanmadığını, davacının fiyat farkı hesabına dayanak belgeleri, üçüncü kişiyle yaptığı yeni sözleşmeyi, 2022 ve 2023 yıllarına ait faturaları ve hak ediş evraklarını sunmadığını, bu nedenle talebin afaki, denetlenemez ve dayanaksız olduğunu, davacının hakkını kötüye kullanarak emsal dışı yüksek fiyatlar üzerinden fark hesabı yapıp yapmadığının dahi anlaşılamadığını, bu hususların tespiti için davacı nezdindeki bilgi ve belgelerin müzekkere ile celbinin gerektiğini, kendileri tarafından da sözleşmeye devam edilmesi halinde uygulanacak fiyat artışlarının asgari ücret artış oranlarına göre hesaplandığını gösteren tablonun dosyaya sunulduğunu, sonuç olarak mücbir sebep nedeniyle yapılan bildirimin hukuka uygun olduğunu, rücu talebinin sözleşmeye ve hukuka aykırı bulunduğunu, bu sebeplerle davanın reddine, delillerin sunulabilmesi için süre verilmesine, müzekkere taleplerinin kabulüne ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve sözleşmeler alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen kök ve ek raporda özetle;"Davalı ...... firmasının sözleşmeden erken çekilmesi sonucu aynı hizmet, yeni yüklenici tarafından daha yüksek bedelle temin edilmiştir. İdarenin maruz kaldığı mali fark ₺253.331,82 (KDV hariç) olup, bu tutar doğrudan zarar niteliğindedir. 4735 ve 6098 Sayılı Kanunlar uyarınca, yüklenici bu farktan sorumludur.Tarafların sözleşme hükümleri dikkate alındığında, kusurun ağırlıklı olarak davalı firmada olduğu görülmektedir." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan kök ve ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı firmanın sözleşmeden erken çekilmesi sonucu aynı hizmet, yeni yüklenici tarafından daha yüksek bedelle temin edilmiştir.Davacının bu sebeple fazla ödemek zorunda kaldığı tutar 253.331,82 TL olup, bu tutar doğrudan zarar niteliğindedir. 4735 ve 6098 Sayılı Kanunlar uyarınca, yüklenici bu farktan sorumludur.Tarafların sözleşme hükümleri dikkate alındığında, kusurun ağırlıklı olarak davalı firmada olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmeden haksız çekilme, TBK'nın 112. madde uyarınca borcun gereği gibi ifa edilmemesi niteliğinde olup hizmetin daha yüksek bedelle alınması sonucu doğan fark müspet zarar kapsamında tazmin edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalının 31/07/2022 tarihli çekilme işlemi, sözleşmede öngörülen süre tamamlanmadan gerçekleştiğinden davacının yeni hizmet sağlayıcı ile yaptığı anlaşmada ortaya çıkan fark doğrudan davalının kusurlu eylemiyle ilgili ve sözleşme kaynaklı olup davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; sözleşme nedeniyle davacının talep edebileceği 253.331,82 TL bedelin temerrüt tarihi olan 31/12/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 17.305,10TL ilam harcından peşin alınan 4.326,28TL harcın mahsubu ile bakiye 12.978,82TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 782,85 TL posta masrafı, 269,85 TL başvuru harcı, 4.326,28 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.378,98TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,

Dair, davalı vekilinin Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 30/03/2026

Katip ..... ✍e-imzalıdır

Hakim ..... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/1213, K. 2023/1213, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1213-e-2023-1213-k-37cb44724355