İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/227 E. 2023/833 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/227
- Karar No
- 2023/833
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/227 Esas
KARAR NO : 2023/833 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 15/03/2023
KARAR TARİHİ : 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 15/03/2023 tarihli dava dilekçesi ile; ... sevk ve idaresindeki davalı şirket üzerine kayıtlı ...-...-...-... plakalı kepçenin duvar yıkımı yaptığı sırada kusuru ile duvarın davacıya ait aracın üzerine yıkılması neticesinde 27.11.2022 tarihinde meydana gelen kazada davacıya ait ... plakalı araçta hasardan kaynaklı değer kaybı meydana geldiğini, davacıya ait araçta kaza sonucu oluşan değer kaybı tazminatının ödenmesi istemi ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak değer kaybı tazminatı konusunda davalı ile anlaşamadıklarını, davacının aracında meydana gelen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'den fazla değer kaybı meydana geldiğinden bu zarardan davalının sorumluluğu bulunduğunu, bilirkişi incelemesi ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve ikame araç bedelinin tespit edilebileceğini, değer kaybı miktarının, aracın rayiç değerleri arasındaki farkla mukayese edilerek tespit edilecek gerçek (reel) değer kaybına göre karar verilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.000,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen yanıt dilekçesi ile, davacının iş bu kaza ile ilgili Mahkememize dava açtığı yine kendisine ait ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile ilgili de İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, davacı tarafın bu kere bu maddi tazminat ile ilgili alacak talebinden dolayı arabulucuya başvurduğunu ve bu maddi tazminat kısmı ile de ayrı bir dava açma aşamasına geldiğini, her bir alacağı ayrı dava konusu edip her bir dava ile ilgili ayrı bir vekalet ücreti alma gayretinde olduğunu, bu nedenle açılan davanın kötü niyetle açıldığını, davacı tarafından sunulan fotoğrafların 27/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonrası oluşan hasara ilişkin fotoğraflar olmadığını, zira ... plakalı aracın tramer kaydı celp edildiğinde görüleceği üzere bu aracın çok sayıda trafik kazasına karıştığının bu nedenle bu fotoğrafların bir çoğunun daha önceki kazalar sonucu araçta oluşan hasarın tespiti açısından çekilmiş fotoğraflar olduğunu, aracın modeli ve tramer kaydındaki kazaların dikkate alındığında herhangi bir değer kaybının oluşmadığının net olarak anlaşılacağını, dava konusu değer kaybına uğradığı iddia edilen araçta çok sayıda trafik kazası meydana geldiğinin müvekkili tarafından haricen tespit edildiğini, Mahkemece de bu durumun teyit edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının hangi amaç ile ikame araç bedeli istediğinin de dava dilekçesinde belli olmadığını, davacının bu kaza ile ilgili ikame araç bedeli isteme hakkı olmadığını belirterek açılan haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dava konusu, davacıya ait ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle trafik kayıtları celp edilerek dosyamız içine alınmıştır. Dava konusu olaya ilişkin İzmir C. Başsavcılığının ... sor. sayılı dosyası istenerek dosyamız içine alınmıştır. Davacıya ait ... plakalı aracın dava konusu olay öncesine ilişkin tramer kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celp edilerek dosya içine konduğu görülmüştür.
Taraflar arasında olduğu beyan edilen İzmir .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası istenerek dosyamız içine alınmıştır.
Davacının tacir olup olmadığına ilişkin inceleme kapsamında İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odasına, Ticaret Sicil Müdürlüğüne, İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğüne ve Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere yanıt verildiği, görülmüş, İzmir Vergi Dairesi başkanlığı tarafından verilen 05/07/2023 tarihli cevabi yazıda; davacı ... 'ın potansiyel (gelir getirici kazancı olmayan) mükellef olduğu, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasında ise kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüş, davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Dava, davalı tarafından yapılan hafriyat sırasında davacıya ait aracın gördüğü hasar nedeniyle araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybı zararının ve ikame araç bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklı olup, haksız fiile ilişkin düzenleme Türk Borçlar Kanununda bulunmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlığın bu hali ile TBK hükümlerine göre incelenmesi gerekli olup bu durumda davanın ticari dava olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
TTK mad. 4 ile ticari davaların tanımı yapılmış her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davalarında görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın hangi uyuşmazlıkların ticari dava olduğu hususu ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu açıklamaya göre TBK hükümlerine göre düzenlenen haksız fiile ilişkin uyuşmazlıkların doğrudan doğruya ticari dava niteliğinde kabul edilmediği madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu uyuşmazlıkların TTKmd.5 te açıklandığı ve buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK md 2 de ise Asliye Hukuk Mahkemelerinin genel görevli mahkeme olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yapılan yazışmalara göre davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve bu uyuşmazlığın genel hükümler uygulanmak suretiyle çözümü gerektiği, bu haliyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin söz konusu uyuşmazlıkta görevli olduğu, HMK md 114/1-c hükmüne göre, görev hususunun dava şartları içinde sayıldığı, görevin, yargılamanın her aşamasında gerek taraflarca ileri sürülebileceği gibi gerekse mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, bu haliyle mahkememizin görevli olmadığı, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Dosya kapsamında, gerçek kişi olan davacının tacir olmadığı, davacı hakkında yapılan tacir araştırmasına göre İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının 05/072023 tarihli yazısına göre potansiyel (gelir getirici kazancı olmayan) mükellef olduğu, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasında ise kaydının bulunmadığı, yazı cevaplarına göre davacının tacir sıfatının bulunmadığından uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK Mahkemesi olduğuna,
Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu taktirde, dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK Mahkemesine Gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli/yetkili mahkeme tarafından ele alınmasına,
HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/10/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı