İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/2211 E. 2024/43 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/2211
Karar No
2024/43
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:... Esas KARAR NO:2024/689 DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/12/2021 KARAR TARİHİ:04/11/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait İzmir Karşıyaka ve Bornova mağazalarından yapılan 6 adet hat ve cihaz satışlarına ilişkin; ... bedeli adı altında müvekkili şirketçe yapılan kesintilerin haksız yapıldığını, bu bedellerin iadesini talep etmiş olmalarına rağmen kendilerine ödeme yapılmadığını, bayiliklerinde müşterilere hat ve cihazların mobil satışının yapıldığını, müşteri hat ve cihaz almak için başvuruda bulunduğunda gerekli belgeler talep edilip, sunulan belgeler bayi çalışanlarınca kontrol edilerek işlemlerin tamamlandığını, fatura ödemelerinde aksama olunca ...'in araştırma yaparak, satış işlemlerinde bayiden kaynaklanan bir hata varsa ödenmeyen fatura bedellerini ceza olarak bayiye yansıttığını, söz konusu cihazlara ilişkin IMET numaralarının ... olduğunu, dilekçede listesi verilen 6 adet cihaza ilişkin ... tarafından bayiye yapılan toplamda 20.012,00- TL tutarında kesintinin haksız yapıldığını, müşterinin ibraz ettiği sahte belgelerin sorumluluğunun bayiye yüklendiğini, bu nedenle ... bedeli adıyla müvekkili taraftan kesilen 20.012,00-TL'nin kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın süresi içerisinde açılmadığını zaman aşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu kesintileri sözleşme ve eklerine uygun olarak yapıldığından haksız olduğu yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu abonelik işlemlerinde ... tespit edildiğinden, davacının kabulünde ve bilgisinde olan aim ceza sistematiği uyarınca davacıya kesinti yapılmış olduğunu, abonelik işlemlerine yönelik davacının yükümlülüklerini ... bayilik sözleşmesinde düzlenmiş, bu kapsamda sözleşme hükümlerine aykırı davranan davacıya yönelik kesintilerin usulüne uygun olduğunu, sözleşme hükümleri uyarınca taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, sözleşme döneminde itiraz edilmeyen cezalara 6 yıl sonra itiraz edilmesi ve dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu kesintiler 6 yıl önce yapıldığından, aradan 6 yıl geçtikten sonra haksız olduğunun iddia edilmesinin iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı taraf delil olarak; taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi, cihat/hatlara ilişkin tüm kayıtlar, mail yazışmaları, tanık, cari hesap ekstresi, bilirkişi incelemesi ve sair her türlü hukuki delilere dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi, bayi ... Prosedürü, ceza prosedürleri, evrak kontrollerine ilişkin tablo, emsal kararlar, bilirkişi incelemesi, ticari defter ve kayıtlar, keşif, tanık, yemin ve her türlü sair delillere dayanmıştır. Bilirkişi raporu: Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle, mahkememiz 27/06/2022 tarihli celsede, alınan ara karar uyarınca, ... Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla dosya mali müşavir bilirkişi ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu raporunda: Verilen yerinde inceleme yetkisi uyarınca, mükellefin ilgili dönem (2015) yasal defter ve belgeleri üzerinde yapılan tespit ve değerlendirmeleri uyarınca; uyuşmazlık konusu ... hesap kesintilerinin 2015 yılın ilişkin olduğunu, davacı şirketin 2015 hesap dönemi yasal defterlerinin tasdikli olduğunu, yapraklarının müteselsil ve mühürlü olduğu, bu yönüyle kayıt nizamına uygun olduğunu, davacı şirketin yasal kayıtlarına göre, davalı şirketten olan 2015 yılı bakiye alacağının 129.658,79 TL olduğunu, davalı şirketin uyuşmazlık konusu ... hesap kesintileri için davacı şirkete fatura düzenlemediği, söz konusu kesintilerin sadece mail ekinde bildirildiğini, faturası kesilmeyen söz konusu kesinti tutarlarının VUK madde 227 gereği davacı şirketin yasal defterine kaydedilemeyeceği bu noktada kesintilerin dikkate alınmamasının kanun gereği olduğuna dair rapor sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklı olarak uygulanan ... kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir. Talimat mahkemesi aracılığıyla davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporundan, davaya konu ... kesintilerinin 2015 yılına ilişkin oldukları anlaşılmaktadır. Mahkememiz 26/12/2022 tarih, ... sayılı kararı ile:"Somut olayda talebin, bayilik sözleşmesine aykırı düzenlendiği iddia olunan ... kesintilerinin iadesi istemine ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre iadesi istenen kesintilerin 2015 yılına ilişkin oldukları(süre başlangıcı 31/12/2015 olarak belirlenmiştir), TBK'nin 147.maddesi uyarınca işbu alacak kalemine 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, arabuluculuk sürecinde geçen süre(28 gün) ve pandemi nedeniyle sürelerin durduğu zaman dilimi(3 ay 2 gün) de dikkate alınarak yapılan hesaba göre zaman aşımı süresinin 31/04/2021 tarihinde dolduğu, eldeki davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra-16/12/2021 tarihinde-açıldığı ve davalının usulüne uygun bir şekilde zamanaşımı def'inde bulunduğu görülmekle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." şeklinde verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 25/01/2024 tarih, 2023/2211 E. 2024/43 K. Sayılı kararı ile; "Dava, taraflar arasındaki 28.04.2014 tarihli ... Bayilik sözleşme döneminde yapılan ... kesintilerinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğundan, TBK'nın 146. maddesi (BK'nın125.maddesi)'ne göre on yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olup, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 16.12.2021 tarihinde açılan davanın on yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Buna göre ilk derce mahkemesince davada zamanaşımı süresinin beş yıl gerekçesiyle kurulan hüküm isabetli olmamıştır. İlk derece mahkemesince zamanaşımı definin bu hukuki duruma göre değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece deliller toplanarakdosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçeyle verdiği hüküm isabetsiz olmuş, bu nedenlerle kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir..." şeklinde karar verilerek Mahkememizin ... E. Sayılı dosyasına kaydı yapıldığı görüldü. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi mali müşavir bilirkişi ..., telekomünikasyon konusunda uzmanı bilirkişi ... ve adli belge inceleme uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi heyet raporu sonuç kısmı özetle; davalı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesinde; İncelenen davalı şirkete ait 2015 yılına ait ticari defterlerinin beratlarının yasal süresinde alındığı, envanter defterinin yasal süresinde tasdik edildiği, bu anlamda davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve tasdik edildiği, davalı yanın incelenen 2015 yılına ait ticari defterlerinde davacı yana 31.12.2015 tarihi itibariyle 86.432,60 TL borçlu olduğu, davalı yan tarafından davacı yana 2015 yılında ... kesintileri isimli toplam 31.618,81-TL tutarlı borç dekontu düzenlendiği, düzenlenen borç dekontlarının davalının 2015 yılına ait ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeler ve eki niteliğindeki belgeler kapsamında ... işlemler hususunda uygulanacak yaptırımların belirlenmiş olduğu, somut olayda davacı bayiye uygulanan ... cezalarının sahte kimlik ile yapılan cihaz satışlarına ilişkin olduğu, davacı bayi tarafından yapılan işlemlerin ... işlem olduğu tespit edilerek davacı bayiden savunma istendiği ve sonrasında cezai işlem uygulandığı, ... işlemler sebebiyle mağdur olan abonelerin yapmış olduğu savcılık şikayet tutanaklarının ve davacı şirket tarafından yapılan şikayetlere ilişkin tutanakların dosya kapsamında yer aldığı, bu tespitler doğrultusunda dava konusu cihaz satışına ilişkin işlemlerin ... işlemler olduğunun anlaşıldığı, davalı şirket tarafından yapılan araştırmalar sonucunda aktivasyon aşamasında verilen sürücü belgesi ve yerleşim yeri belgesinin sahte olduğu ve cihaz satışına ilişkin taahhütnamenin satışı sırasında verilen sürücü belgesinin ve nüfus cüzdanın sahteolduğuna ilişkin tespitler yapıldığı, ancak bayinin elinde belgenin sahteliğini kontrol edebilecek başka evrak veya imkân bulunmadığı sürece evrakın sahte olup olmadığının tespitinin zorlaşmakta olduğu, Sözleşmenin kurulması sırasında yoğun bir araştırma yapma imkânı olmayan bayilerin her evrakın sahteliğini tespitinin mümkün olmadığı, bu sebeple sektörde sık sık ... işlemlere rastlanılmakta olduğu, ... işlemlere ilişkin belgeler üzerinde yapılan incelemelerde; ...’ye ait 10.04.2015 tarihli ... Mobil Telefon Hizmetleri Bireysel Tip Abonelik Sözleşmeleri Formları (Fotokopi) üzerindeki imzalar ile 18.06.1997 tarihli Sürücü Belgesi (Fotokopi) üzerindeki ...’ye ait mevcut mukayese imzası arasında tersim tarzı, işlerlik derecesi, hız, seyir, baskı derecesi, bağlantı ve orantı, presyon varyantları, ritim, ritim/form dengesi, istif, eğim, yayılma aralıkları, genişleme hareketleri ve bitirme özellikleri bakımından ilgi ve irtibat bulunduğu, ...’a ait 13.06.2015 tarihli ... Mobil Telefon Hizmetleri Bireysel Tip Abonelik Sözleşmeleri Formları (Fotokopi) üzerindeki imzalarda benzerlikler bulunduğu fakat dava dosyasında ...’a ait mukayese imza örneği olmadığı için imza sahibinin ... olup olmadığının belirlenemediği, ...’e ait yeteri imza ve mukayese imza örneği olmamasından ötürü değerlendirilme yapılamadığı, Değerlendirilen ... Mobil Telefon Hizmetleri Bireysel Tip Abonelik Sözleşmeleri Formlarının tamamının fotokopi olması göz önüne alınarak tüm formların orijinallerinin dosyaya eklenmesi, ayrıca ..., ... ... ve ...’e ait 2015 yılı öncesi ve sonrasına ait resmi kurumlarda kayıt altına alınmış farklı tarihli orijinal mukayese imza örneklerinin toplanması halinde değerlendirmenin tekrardan yapılabileceği, Nüfus Cüzdanı ve Sürücü Belgelerin sahte olup olmadıklarının sadece İl Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilebileceğinin kanaatine varıldığının bildirildiği görüldü. Tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 25/01/2024 tarih, 2023/2211 E. 2024/43 K. Sayılı Karar ilamı ve 02/09/2024 tarihli denetime elverişli bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 28/04/2014 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı şirket adına sözleşme kurmaya aracılık ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğinde olan ortak kanal ceza sistematiği isimli duyurularda, sözleşme ve eklerinin ihlal edilmesi halinde uygulanacak yaptırım prosedürünün belirlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı bayiye uygulanan ... cezalarının sahte kimlik ile yapılan cihaz satışlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bayilik sözleşmesinin 10.2. Maddesinde "Bayi, aboneden alınması gereken bilgi ve belgelerde tahrifat, yanlışlık, eksiklik olması yada belgelerin sahte olması, aboneye ait bilgilerin gizliliğinin ihlal edilmesi vb. Durumlarda, ...'nın ve 3. Kişilerin bu nedenle uğrayacağı zararlardan, ...'nın kendisine bildirdiği prosedür çerçevesinde sorumlu olacaktır. ... zarar tutarını; Bayi'ye ödenecek primlerden kesmek, Bayi'nin teminat mektubundan hiç bir ihbara gerek kalmaksızın tahsil etmek ve/veya Bayi'nin sözleşmesini derhal feshetmek hakkına sahiptir." şeklinde düzenleme yapıldığı, davalının bayi ... ceza prosedürünün B-3 Cihaz sahtecilikleri başlıklı duyurusunda ise " Sahtecilik tipi Organize veya süreklilik taşıyor ise, Güvenli listede yer alan kişilere ait hatların, müşterilerin bilgisi dışında taahhütlü cihaz kampanyalarına dahil edilmesi yoluyla yapılan sahteciliklerde, sahteciliğin kaynağı olarak tespit edilen ( Toplu güvenli liste sorgulamasının belli bir bayi/bayileri işaret etmesi – müşteri kişisel bilgilerinin sahtecilik amaçlı kullanıldığının tespiti vb. ) ve cihazları sahte/usulsüz evrak ile tanımlayan/teslim eden bayilere ayrı ayrı ceza uygulanacaktır. Bayi savunması sonucunda ... yaptığı kesinleşen bayilere; Sorgulamayı toplu yapan veya sahteciliğin çıkış noktası olduğu tespit edilen bayiye; teslim edilen cihazın satış tutarının %100’ü kadar para cezası uygulanır, Sahte/usulsüz evrakla cihazı tanımlayan/teslim eden bayiye, usulsüz evrak ile yapılan satış nedeni ile cihaz satış bedelinin %25’i kadar ceza uygulanır. Ayrıca cihaz satışından hak edilen prim iptal edilir. ( Prim iptali işlemleri satış destek birimi tarafından takip edilecektir.) Sahtecilik tipi münferit ise, Bayi ...’u tespit edilen tüm diğer durumlar için cihaz kampanya bedelinin tamamı ... Cezası kapsamında bayiye yansıtılır. " şeklinde düzenleme yer aldığı görülmüştür. Davalı tarafından davacının yaptığı dava dışı müşteri ... adına kayıtlı ... nolu hatla bağlantılı iki işlemden kaynaklı 3.143,00 'er TL, dava dışı müşteri ... adına kayıtlı ... nolu hatla bağlantılı işlemden kaynaklı 4.015,00 TL, yine aynı müşteri adına kayıtlı ... nolu hatla bağlantılı işlemden kaynaklı 3.389,00 TL ve dava dışı müşteri Serkan Demir adına kayıtlı ... ve ... nolu hatların her biri ile bağlantılı işlemden kaynaklı ayrı ayrı 3.161,00 TL olmak üzere toplam 20.012,00 TL ... cezası tahakkuk ettirdiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça sunulan kayıtlarda inceleme yapan bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapora göre davalının, bu cihaz satışına ilişkin işlemler yönünden aktivasyon aşamasında verilen sürücü belgesi ve yerleşim yeri belgesinin sahte olduğu ve cihaz satışına ilişkin taahhütnamenin imzalanması sırasında verilen sürücü belgesinin ve nüfus cüzdanının sahte olduğuna ilişkin tespitler yaptığı görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112 (818 sayılı TBK m.96) hükmü uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiç bir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Davacı bayi sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca abonelik başvurularını kabul ederken ve işlemleri yürütürken, ... tarafından kendisine bildirilen prosedürlere uymak, abonelik işlemleri ile benzeri işlemleri tam, doğru ve tahrifatsız olarak yapmak, aboneden alınması gereken tüm bilgi ve belgelerin tam ve doğruluğunu kontrol etmek, gizliliğini korumak ve ... tarafından kendisine bildirilen süre içerisinde ...'ya ulaştırmakla yükümlüdür. Somut olayda da davacı bayinin işlemler esnasında gerekli evrakları aldığı, davalı tarafa da ulaştırdığı bu hususlarda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın işlemler esnasında abone tarafından ibraz edilen belgelerin sahte olup olmadığını davacı bayinin kontrol yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce alınan 02/09/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun sektörel değerlendirme başlıklı 5. Bölümünde belirtildiği üzere; bayinin elinde belgenin sahteliğini kontrol edebilecek başka evrak ve imkan bulunmadığı sürece evrakın sahte olup olmadığının tespitinin zorlaştığı, sözleşmenin kurulduğu sırada yoğun bir araştırma yapma imkanı olmayan bayilerin her evrakın sahteliğini tespit etmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple sektörde sık sık ... işlemlere rastlandığı, zira somut olayda da işlemlerin ... olduğu hususunun davalı tarafından sonradan yapılan araştırma sonucu tespit edildiği, frauda konu işlemlerin yapıldığı tarihte bayilerin tek kullanımlık şifre, e devlet üzerinden teyit gibi kontrol imkanlarının bulunmadığı, frauda konu işlemlerin yapıldığı tarihteki duruma göre abonelerce sunulan belgelerin niteliği dikkate alındığında bu belgelerin sahte olup olmadığının bayi tarafından tespit edilememesinin bayinin ihmalinden kaynaklanmadığı, bayinin kasıtlı hareket ettiğine yönelik bir delil de sunulmadığı, bu halde bayinin kusurunun bulunmadığı bu nedenle kesintilerden sorumlu tutulamayacağı dolayısıyla davalı tarafça yapılan kesintinin haksız olduğu, davacının kesinti miktarı kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; 20.012,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.367,01-TL ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 341,76 TL' nin mahsubu ile bakiye 1.025,25-‭ TL' nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşinen karşılanan 341,76 TL' nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine (kaldırma öncesi verilen karar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), 3-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı parası, 80,80-TL vekalet harcı, 16.634,50 TL (müzekkere ve davetiye posta masrafı ve bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 16.774,6‬0-TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul edilen miktarına göre hesap ve takdir edilen 20.012,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak maliyeye gelir kaydına, 6- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin ( e duruşma yoluyla) yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 04/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/2211, K. 2024/43, T. 13.06.2015, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-2211-e-2024-43-k-d21b93d0e3a7