İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/209 E. 2024/991 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/209
Karar No
2024/991
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/209 KARAR NO : 2024/991

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/03/2023 KARAR TARİHİ : 13/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hasarın çift taraflı trafik kazası sonucu oluştuğunu, kazaya karışan fiili nakliyeci davalı ------ kazadaki kusuru tespit edilmediğini, diğer yandan kazanın oluşu, ile davalı ----- sürücüsünün yazılı beyanında farklı açıklanmıştır. Nakliyecinin sorumluluğu kusur sorumluluğu olduğunu, fiili nakliyeci davalı ----- kaza anındaki kusuru belli olmadığından, davanın ikamesinde hasarın ne kadarından davalıların sorumlu olduğunu kesin ve tam olarak belirlemek mümkün olmadığını, hasar tutarı her ne kadar eksper tarafından belirlenmiş ise de, CMR 23.1 ve 25.1 maddelerine göre inceleme yapılıp yapılmadığının açık olmadığını, bu halde CMR Konvansiyonun işaret ettiği şekilde belirlenecek olan hasar bedeli, bilirkişi tarafından belirleneceğini, davalı ---- sigortalısı ------ tanzim ettiği sorumluluk poliçesinde verdiği teminatın içeriği, tutarı, var ise muafiyet tutarları gibi bilgelere sahip olmadığımızdan, buna bağlı olarak dava açılırken davalı ---- sorumluluğunun tam ve kesin olarak belirleme imkânı da olmadığını, davacı -----, her ne kadar hasarın tamamını ödemiş ise bile, davacı ---'- sorumluluk poliçesi tanzim eden ’ ----- sorumluluğu da nakliyecinin kusuruna bağlı olarak belirlenecek bedelden, poliçesindeki 3.500.€ muafiyet şartı düşülmesi sonucu kalan rakam olacağını, bu neden ile iş bu dava tüm davalılar yönünden HMK107 maddesine göre olarak ikame edildiğini, dava, hasarlı yükün teslim tarihinden itibaren 1 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açıldığını, tarihlerin; Nakliyenin Başladığı tarihin: 19/01/2022 , Yükün Teslim Alındığı ve Hasarın Tespit Edildiği tarihi: 04/02/2022 , Hasarın davacı ----- fatura edildiği tarihi: 25/10/2022 , Arabuluculuk Başvurusunun Yapıldığı tarihi: 17/01/2023, Arabuluculuk Son Tutanak tarihi: 15/03/2023, Dava tarihi: 24 /03/2023 Nakliyeciler arasındaki zamanaşımı süresi CMR 39.4 maddesinde belirlendiğini, buna göre, davacı ----- alt nakliyecilere başvurusunda bağlı olduğu zamanaşımı süresi, hasarın kendisine fatura edildiği 25.10.2022 gününden itibaren başlar ve 25.10.2023 günü sonlandığını, bir an için zaman aşımı yönünden CMR 32. Maddesinin esas alınacağı kabul edilse bile bu kez, 04.02.2022 günü başlayan zaman aşımı süresi 17.01.2022 arabulucu başvurusu ile 18 gün kala durduğunu, arabulucu son oturum tutanağı 15.03.2023 düzenlenmiş kalan 18 günlük süre işlemeye başladığını, bu halde dahi zamanaşımı süresi 03.04.2023 günü sonlandığını. İş bu dava ise 24.03.2023 günü ikame edildiğini, sigortacı davalılar ise sorumluluk sigortacıları olduğundan, TTK1482.maddesine göre on yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, dava konusu taşımada yer alanlar şöyledir: ----- Gönderen, -----İlk Nakliyeci , -----alt nakliyecisi, ----- firmasını kullandığını, dava dışı firması ise taşımada davacı ----- kullanmıştır.davacı -----, bu taşıma için < ------ > firmasına 21.01.2022 günlü, ------ nolu ve 29.100.Euro bedelli tanzim ettiğini, davacı -----, taşımada davalı --- -- kullanmıştır. davalı ---- bu taşımada davacı ---- karşı alt nakliyeci olarak 20.01.2022 gün, ------ nolu ve 6.500.Euro bedelli tanzim ettiğini, davalı ---- ise taşımada davalı ----- kullanmıştır. davalı ----- dava konusu olayda fiili nakliyeci görevini üstlenmiştir. 19.01.2022 günlü belgesine kaşe ve imza koyduğunu, davacı ---- ile birlikte olarak yer aldığını, davalı ---- ise, davacı ----- "Nakliye Aracılığı Sorumluluk (FFL) Sigorta Poliçesi" tanzim etmiş ve dava konusu hasardan dolayı ---- no.lu hasar dosyası açtığını, davalı ----, fiili nakliyeci davalı ----- sorumluluk poliçesi tanzim etmiş olup, dava konusu hasara ilişkin ------ no.lu hasar dosyası açtığını, Göndericisi ------ plakalı araç ile 19.01.2022 günü teslim alınarak taşıması yapılan emtia, taşıma esnasında gerçekleşen çift taraflı trafik kazası neticesinde hasarlandığını, söz konusu hasar, CMR Belgesinde 04.02.2022 günü şeklinde şerh düşüldüğünü, bu hasardan dolayı Gönderici <-----> tarafından hasarlı emtia incelenmiş ve tanzim edildiğini, bu raporda hasarlı emtianın onarım işleminin maliyetli olduğu ve emtianın uzun vadede kullanımının veriminin daha az olduğu beyan edilerek emtianın yeniden üretiminin istendiği ve bunun karşılığında toplam emtia bedeli olan 46.156,45.EUR talep edildiği belirtildiğini, ancak, aynı zamanda raporda hasarlı emtianın onarılması durumunda toplam bedelin 23.312,40.EUR olduğu kayıtlandığını,<----- tarafından hazırlanan "Ekspertiz Raporun"'da denilmek sureti ile hasar bedeli 23.312,40.EUR olarak tespit edildiğini, gönderici ---- firmasına 07.07.2022 gün, ----- no.lu ve 23.312,40.EUR bedelli onarım bedeli faturası tanzim ettiğini, İlk nakliyeci---- (Hasar Tazminatı) > açıklaması ile 23.314,40.EUR tutarında ödeme gerçekleştirmiş ve hasar üzerinde hak sahibi olduğunu,---- aracılığı ile 20.10.2022 günü ilk nakliyeci ----no 19.10.2022 > açıklaması ile 23.312,40.Eur ödeme yaptığını, bu ödeme ile hasar üzerinde hak sahipliği, dava dışı ilk nakliyeci -----geçtiğini, Ödeme ile hasar bedeli üzerinde hak sahibi olan dava dışı -----olan borcundan TBK139.maddesine göre mahsup edilmek sureti ile ödendiğini, CMR37 maddesi < Bu sözleşme hükümleri gereğince tazminat ödemiş taşımacı, bu tazminat üzerinden ödediği faiz ve yaptığı sarflarla birlikte tazminatı, taşımaya katılmış olanlardan şu koşullara göre geri almak hakkına sahiptir: A) Ziyan ve hasardan sorumlu olan taşımacı ister kendisi ister başka bir taşımacı tarafından ödensin, tazminatı tek başına yüklenmek zorundadır...> hükmüne havidir. Buna bağlı olarak davacı ---- hasar bedeli üzerinde aktif husumet ehliyeti kazanmıştır. davalı --- sorumluluğu; davalı ----- taşımayı davacı ----- karşı üstlendiğini, zira, CMR17 maddesi hükmüne havidir. davacı -----, davalı --- --Noterliğinden keşide ettiği 02.02.2022 gün ve ------ yevmiye no.lu ihtar ile dava konusu taşımada meydana gelen hasar hakkında firmaya yöneltilen ve yöneltilebilecek her türlü tazminat, rücu talepleri ve davaların kendilerine ihbar ve rücu edileceğini ihtar etmiştir. Bu halde davalı ----, meydana gelen zararın, davalı ---- trafik kazasındaki kusuruna isabet eden kısmından davalı ----- karşı CMR Konvansiyonu 37.maddesi kapsamında sorumludur. davalı ---- sorumluluğu; davalı ----- taşımayı fiilen gerçekleştirmiş ve taşıma sırasında trafik kazasına bağlı hasar oluşmuştur. ---- tarafından tanımlanan tutanakta, kazaya karışan ---- plakalı araç ile davalı --- ait ----plakalı araca ortaklaşa kusur verilmiştir. Bu tutanakta davalı --- ait ----- plakalı aracın kaza anında park halinde olduğu kayıtlanmıştır. Ancak davalı ---- sürücüsü ----- yazılı beyanında, "aracının park halinde omadğını, yolun buzlu kaygan olmasından dolayı aracının savrulduğunu arkadan gelen aracın kendi aracına çarpmak zorunda kaldığını, bu çarpmaya bağlı olarak yolun dışına çıktığını" beyan etmiştir. Bu halde, kazadaki davalı ------ kusur oranı ancak bilirkişi incelemesi ile belirlenebilir. davalı -----, meydana gelen zararın trafik kazasındaki kusuruna isabet eden kısmından davalı ----- karşı CMR Konvansiyonu 17.1 ve 37.maddeleri kapsamında sorumludur. davalı ----- sorumluluğu davalı -----, sigortalısı ----- iş bu taşıma için sorumluluk poliçesi tanzim etmiş ve meydana gelen hasardan dolayı ----- numaralı hasar dosyası açmıştır. 6102 sayılı TTK 1473 maddesi < Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.>, TTK 1478 maddesi ise hükmüne havidir. Bu halde davalı ---- zararın sigortalısı davalı ----- kusuruna isabet edenkısmından,poliçesinde verdiği teminat ile sınırlı olmak üzere Sigortalısı ---- ile birlikte müteselsilsen sorumludur. davalı ---- sorumluluğu davalı ----, davacı ----- 30.05.2021 gün başlama tarihli ----- nolu 1 yıl süreli, tanzim etmiş ve tüm dünya karayolu taşımaları sorumluluğu için 1.000.000.Euro bedelli teminat vermiştir. Poliçede 3.500.€ muafiyet tanımlanmıştır. davalı ---- hasar sonrası bu hasar nedeni ile ----- no.lu hasar dosyası açmıştır. Bu halde davalı ----- verdiği teminat kapsamında hasarın, davalı ----- trafik kazsındaki kusur oranına göre davacı ----- sorumlu olduğu kısmının, poliçesindeki 3.500.€ muafiyet sonrası kalan tutarından, diğer davalılar ile birlikte davacı -----karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur. HMK107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak ve davalı ----- trafik kazasındaki kusur oranının ve CMR 23.1 ve 25.1 maddelerine göre hasar tutarının bilirkişi incelemesi ile belirlenmesinden sonra HMK107.2 ye göre verilecek sürede tam ve kesin tutarı bildirmek üzere 1.000,00.Euro'nun davacı ----- tanzim edilen hasar yansıtma faturasının mahsup yolu ile ödeme tarihi olan 25.10.2022 gününden itibaren CMR27/1 maddesi uyarınca işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte, davalı ----- yönünden tanzim ettiği poliçesinde verdiği teminat ile sınırlı olmak,davalı ----- yönünden poliçesinde tanımladığı 3.500.Euro muafiyet sonrası kalan hasar tutarı ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ----- verilmesine, Yargılama harç giderleri, arabuluculuk avukatlık ücreti ve dava avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacı ------ verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; “Huzurdaki dava trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararın tazminine ilişkin olduğunu, her ne kadar CMR kapsamında zamanaşımı süresi yükün teslimi anından başlamaktaysa da söz konusu hasar haksız fiilden kaynaklanmakta olup taşıma işini üstlenen davacının taşıma sırasında gerçekleşen haksız fiilden alıcının ihbarı ile haberdar olacağına dair iddia haksız ve hukuki mesnetten yoksun kaldığını, hasara sebep olan trafik kazası 27.01.2022 tarihinde gerçekleştiğini, davacı yönünden zamanaşımı süresi de bu tarihte başlayacak olup 27.01.2023 tarihine kadar davanın açılması gerektiğini, davacı, zamanaşımı süresinin dolmasına 9 gün kala arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, huzurdaki dava ise arabuluculuk başvurusunun sona ermesinden 10 gün sonra açılmış olup davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde zarara ilişkin olması gereken belgeler yer almadığını, davacı, beyanında zararı tespit ettiğini beyan etmiş olup davanın HMK 107 kapsamında açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı, dilekçesinde açıkça toplam zararını belirtmesine karşın davasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla, 1.000,00.-EUR üzerinden gerçekleştirdiğini, ancak dava dilekçesinde dava değerinin belirli olduğu ve fatura karşılığı ödemeye konu edildiği, fatura karşılığı ödemenin huzurdaki davada rücuya konu edildiğinin ihtilafsız olduğunu, diğer davalılardan ----- 11.11.2021 - 2022 tarih ve ------ numaralı CMR - Uluslararası Nakliyeci Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile müvekkil şirket tarafından sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında her bir hasar için 500,00.-EUR muafiyet ile 500.000,00.-EUR teminat tanınmıştır. Bu hususun bildirimi, herhangi bir kabul anlamına gelmemektedir. müvekkil şirket, poliçe gereği sigortalısına izafe edilebilecek kusurlardan sorumludur. meydana gelen kaza ise sigortalının kusuru olmaksızın seyrüsefer halindeki araca arkadan çarpma nedeniyle gerçekleşmiş olup cmr 17/2 kapsamında taşıyıcıya izafe edilemeyecek kusurlar nedeniyle taşıyıcıya ve müvekkil şirket aleyhine sorumluluk isnadı usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen kaza kapsamında müvekkil şirkete ihbar gerçekleştirilmiş ve müvekkil şirket nezdinde ---- numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, görüleceği üzere meydana gelen zarar, sigortalı araç sürücüsü haricinde 3. Kişinin haksız fiili neticesinde gerçekleştiğini, bu kapsamda CMR 17/2 hükmünün irdelenmesi gerektiğini, CMR 17/2; "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz."Sigortalı araç sürücüsü tarafından beyanında aracının park halinde olmayıp seyrüsefer halinde olduğu beyan edilmiş olup bu hali ile sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir atfı kabil kusuru bulunmadığını, kaza anına ilişkin fotoğraflardan da görüleceği üzere sağ taraftan akan trafikte şayet sigortalı araç sürücüsü park halinde olsaydı aracın sol tarafından darbe görmesi hayatın olağan akışına uygun bir sonuç olacağını, ancak görüleceği üzere sigortalıya ait aracın sol kısmına doğru herhangi bir darbe gerçekleşmemiş, bilakis aracın sağ kısmından hasar aldığı fotoğraflardan açıkça görülmediğini, kaza sonrası sigortalıya ait aracın yoldan çıkış şekli de dikkate alındığında aracın durma halinde bu şekilde savrulamayacağını, hasar anına ilişkin fotoğraflar, sigortalı araç sürücüsünün beyanları ve çizdiği kroki ile de örtüşmediğini, somut durum bu şekilde olmakla birlikte sigortalı araç sürücüsünün park halinde olduğu kabul edilse dahi bu durum sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmesini gerektirmediğini, ancak bir kez daha belirtilmelidir ki kazaya ve sigortalıya ait araçta meydana gelen hasara ilişkin fotoğraflar değerlendirildiğinde sigortalıya ait araç sürücüsünün park halinde olması halinde bu şekilde kazanın gerçekleşmesinin mümkün olmayacağı, park halinde olan bir araca sağ yanından çarpma halinde kazaya karışan araçların kaza sonrası pozisyonlarının bu şekilde olamayacağı yapılacak teknik inceleme ile ortaya çıkacağını, sunulan fotoğraflar ve dilekçemiz ekinde mübrez diğer fotoğraflar dikkate alınarak bilirkişi incelemesi sırasında bilirkişi heyetinden aşağıdaki hususlarda değerlendirmede bulunması talep olunmaktadır;kazanın meydana geldiği yola ilişkin görsel ile kaza sonrası fotoğraflar dikkate alındığında sigortalıya ait aracın park halindeyken sağ yanından darbe almasının mümkün olup olmadığı, - Park halindeyken sağ yanından darbe alabilen aracın kaza sonrasındaki pozisyona gelmesinin mümkün olup olmadığı, - Sigortalıya ait araca park halindeyken çarpılması halinde görselde mevcut yolda, çarpan tırın banketten yeniden yolda kendini bulmasının mümkün olup olmadığı, Yukarıda açıklanan nedenlerle; Öncelikle zamanaşımı itirazımızın kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Sorumluluk kabulü olmamak kaydıyla müvekkil şirket sigortalısının ve müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunduğunun denetime elverişli bir şekilde tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; “davaya karşı husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görevsizlik, yetkisizlik, eksik harç-gider ve resen belirlenecek hususlarda itiraz ediyoruz. bu ve resen belirlenecek nedenlerle davanın usul ve esastan reddini, kendilerinin hasım gösterildiği davayı kabul etmemekle birlikte müvekkil şirket ile ---- poliçe numaralı sözleşmesi bulunan ---- şirketi'nin davaya müdahil edilmesini, talep etmiştir. Davalı -----. vekili, cevap dilekçesinde özetle; “Müvekkil şirket aleyhine ikame edilen davaya yönelik ilk itirazın kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, karşı tarafın müvekkil şirket aleyhine ikame ettiği işbu alacak davasında HMK maddeleri uyarınca genel ve özel yetki kurallarına riayet etmemiştir. Yetkili mahkeme müvekkil şirketin yerleşim yeri olan ---- mahkemeleri olduğunu, davalıların tamamının ----- şubesi ya da yerleşim yeri olduğu düşünüldüğünde ortak yetkili mahkemede ---- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili aleyhine ikame edilen davanın reddi gerektiğini, karşı tarafın iddia ve talep ettiği alacak zamanaşımına uğramıştır. Bu sebeple davanın zamanaşımı sebebiyle esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, karşı tarafın iddiaları ve talebi göz önüne alındığında ikame edilen dava zorunlu arabuluculuk kurumuna tabi olan davalardan olup arabuluculuğa başvurulmamıştır. Bu sebeple dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,karşı tarafın iddialarının ve talebinin muhatabı müvekkil şirket değildir. Bu sebeple husumet yokluğundan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir. Karşı tarafın müvekkille taşıma sözleşmesi bulunmadığını, karşı tarafın muhatabı müvekkil şirket değildir. Be sebeple davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde ve eklerinde eksper tarafından yükteki hasara ilişkin zararın miktarının belli olduğu karşı tarafın kabulünde olduğuna göre objektif olarak davanın değerini bilebilecek nitelikte olduğunu, bu haliyle karşı tarafın kısmi dava açmak imkanı varken belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerekmektedir.her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin sözleşmenin tarafı karşı taraf olmasa da müvekkil firmanın meydana geldiğini iddia ettiği kazada müvekkile ait araçların bir duhulü olmamakla beraber bir kusuru da bulunmamaktadır. her ne kadar bu davanın hasmının müvekkil firma olmadığını kanaatimiz olsa da mahkemenizce aksi düşünülse dahi yük hasara uğramamıştır. Kaldı ki müvekkil firma taşıdığı yüklerin hiçbirisinde tahmil, tahliye, ambalajlama ve istifleme yapmamaktadır. Bu işler tamamıyla gönderici firmaya ait olduğunu, yine müvekkilin taraf olduğu sözleşmelerde yüklerin hasarlanma ihtimaline binaen müvekkil firma söz konusu taşımaları sigortalatmaktadır. Sigortacımız da davada taraf olduğundan ihbarına gerek bulunmamakta olup sorumlu olanda sigorta firması olduğunu, yetki itirazının kabulü ile ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunun tespiti ile mahkemenizin yetkisizliğine ilk talebimizin uygun bulunmaması halinde davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, tazminat istemine ilişkindir.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.Mahkememizce işbu dosyada, Taşımacılık Uzmanı, Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Taşıyıcının yurt dışı sorumluluğu sigortası, taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası türlerinden biridir; uluslararası karayolu taşımacılığı yapan nakliyat firmalarının yaptıkları taşımalar ile ilgili olarak, taşıyıcının yük sahibine olan sorumluluğunun sınır ve çerçevesini çizen uluslararası bir anlaşma olan CMR sözleşmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluklarını, poliçede belirtilen şart ve limitler ile teminat altına alır. Başka bir tanımla CMR belgesi, uluslararası kara yolu taşımacılığında tır-kamyonla yapılan taşımalarda uluslararası CMR Anlaşması gereğince düzenlenen, koşulları standardize ederek taşıyıcının sorumluluklarını belirleyen mal taşıma belgesidir.CMR Sözleşmesi; Türkiye’nin de taraf olduğu ve bu sözleşmeye imza atmış herhangi bir ülkeden ya da ülkeye karayolu ile yapılan ticari mal taşımalarında taşıyıcının yük sahibine olan sorumluluğunun sınır ve çerçevesini çizen uluslararası anlaşmadır. Bu konvansiyona göre uluslararası karayolu nakliyecileri, CMR Konvansiyonu bakımından istihdam ettikleri kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetinden faydalandıkları aracıların görevlerini yerine getirirken işlemiş oldukları kusurlardan sorumludurlar. Bu sorumluluk taşıyıcının malları taşınmak üzere teslim aldığı anda başlar ve varma yerindeki alıcıya teslime kadar devam eder.CMR Sigortası taşınan malın sigortası olmayıp, sadece taşıyıcının CMR Konvansiyonu’na göre kusurlu olduğu durumlarda, konvansiyonun belirlemiş olduğu sorumluluk sınırları çerçevesinde doğacak sorumluluğu teminat altına alır. Taşıyıcının sorumluluğu (CMR) Sigortası, yalnız sigortalının kendi taşıma senetleri ve araçları ile yaptığı taşımaları değil, aynı zamanda kendi hamule senetleri ile başka nakliye firmaları vasıtasıyla veya bu firmalardan kiraladığı araçlarla yaptığı taşımaları da teminat altına almaktadır.Dava konusu meydana gelen hasarın, CMR konvansiyonunun 3, 17, 23, 25, 27 ve 32. Maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 875, 876, 877,878, 880, 881, 882, 883 ve 888. Maddeleri dikkate alınarak; Dosyada heyetli olduğumuz Sayın bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmelerde; dava konusu trafik kazası olayında dava dışı ----- plakalı araç sürücüsünün ASLİ VE TEK KUSURLU olduğu, Dava konusu Trafik kazası sebebiyle ortaya çıkan 23.312,40EUR tutarındaki hasar bedeli için CMR Konvansiyonu Madde 17/2. kapsamında değerlendirme yapıldığında davalı fiili taşımacı olan ----- firmasının bu kazayı önlemesine olanak bulunmadığı kanaatine varılmasından sebeple oluşan hasar tutarından diğer davalı taraflar ile diğer alt taşımacı taraflar ile birlikte sorumlu olmayacağı,Sayın Mahkeme tarafından Davalı taşımacıların kusurlu bulunması ve bir tazminat ödemesi yönünde kanaate varılması durumunda; kusur oranına göre hesaplanan dava konusu onarım maliyetinin 21.405,62EUR ve faiz tutarının 1.070,28EUR olduğu, söz konusu tazminat tutarının Davalı ------(Sorumluluk teminat limiti 1.000.000,00EUR olduğu ve poliçede muafiyetin bulunmadığı) ve Davalı-----(Sorumluluk teminat limiti 500.000,00EUR olduğu ve poliçede muafiyetin bulunmadığı) poliçe sorumluluk limitleri içerisinde kaldığı, bu nedenle dava konusu onarım maliyeti 21.405,62EUR ve faiz tutarı 1.070,28EUR tutardan davalı tarafların diğer alt taşımacı taraflarla birlikte sorumluluklarının bulunduğu, dava dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda. dava konusu trafik kazası olayında dava dışı ----- plakalı araç sürücüsünün ASLİ VE TEK KUSURLU olduğu, dava konusu Trafik kazası sebebiyle ortaya çıkan 23.312,40EUR tutarındaki hasar bedeli için CMR Konvansiyonu Madde 17/2. “Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz” kapsamında değerlendirme yapıldığında davalı fiili taşımacı olan ------. firmasının bu kazayı önlemesine olanak bulunmadığı kanaatine varılmasından sebeple oluşan hasar tutarından diğer davalı taraflar ile diğer alt taşımacı taraflar ile birlikte sorumlu olmayacağı, sayın Mahkeme tarafından aksi yönde kanaatte bulunularak Davalı taşımacıların kusurlu bulunması ve bir tazminat ödemesi yönünde kanaate varılması durumunda ise kusur oranına göre tazminat hesaplamalarında dikkate alınacak tutarın yukarıda değerlendirmeler kısmında detaylıca ele alındığı üzere 21.405,62EUR olacağı ve Yıllık %5 Faiz tutarının ise CMR Konvansiyonunun 27.Maddesine istinaden 1.070,28EUR olarak hesaplandığı, sayın Mahkeme tarafından Davalı taşımacıların kusurlu bulunması ve bir tazminat ödemesi yönünde kanaate varılması durumunda; kusur oranına göre hesaplanan dava konusu onarım maliyetinin 21.405,62EUR ve faiz tutarının 1.070,28EUR olduğu, söz konusu tazminat tutarının Davalı ------- (Sorumluluk teminat limiti 1.000.000,00EUR olduğu ve poliçede muafiyetin bulunmadığı) ve Davalı -----Şirketi (Sorumluluk teminat limiti 500.000,00EUR olduğu ve poliçede muafiyetin bulunmadığı) poliçe sorumluluk limitleri içerisinde kaldığı, bu nedenle dava konusu onarım maliyeti 21.405,62EUR ve faiz tutarı 1.070,28EUR tutardan, davalı tarafların diğer alt taşımacı taraflarla birlikte sorumluluklarının bulunduğu bildirilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor incelenmesi sonucunda; Davanın, çift taraflı trafik kazasından dolayı davacı tarafından hak sahibine yapılan ödemenin davalı ----kusuruna isabet eden kısmının davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, Dava dışı gönderici “-----tarafından yine dava dışı “----- firmasına teslim edilmek üzere Türkiye’den -----’ya “Filtre Gövdesi ve Filtre Bacakları” ticari tanımlı emtianın ihracatının yapıldığı, Bu ihracat işlemi için Taşıma sorumluluğunu dava dışı “-----firmasının üstlendiği ve bu taşıma için “---- -” isimli nakliyeci firmayı kullandığı,“--- -” isimli nakliyeci firmanın ise bu taşıma için Davacı ----- firmasını kullandığı, Davacı ------ firması ise bu taşıma için Davalı -----firmasını kullandığı ve ----- firması tarafından Davacı-----. firmasına bu taşımadan sebep ----- Sayı ve 20.01.2022 tarihli toplamda 6.500EUR bedelli Navlun Faturası düzenlendiği ve Navlun faturasının açıklamalar kısmında “----NAKLİYE BEDELİ” İbarelerinin olduğu, Davalı ----- Firması ise bu taşımada alt nakliyeci kullanarak taşımayı fiilen diğer davalı olan -----firmasına yaptırdığı, Fiili taşımacı olan davalı -----diğer davalı olan ---- Şirketi. Tarafından CMR-Uluslararası Nakliyeci Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 11.11.2021 / 11.11.2022 Başlangıç/Bitiş tarihleri için ----- numaralı Poliçe ile sigortalandığı, Davacı ----- firmasının ise bir diğer davalı----- firması tarafından 30.05.2021 Tarih ve ------ numaralı “Nakliyat Taşıyıcı Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığı, Taşımanın davalı ----- firması tarafından ----- Plakalı araç ile yapıldığı ve bu taşıma sırasında meydana gelen çift taraflı Trafik kazası sonucu emtianın hasarlandığı, buna ilişkin olarak da 19.01.2022 tarihli CMR belgesine “Yük hasarlıdır, ----- fabrikasına geri gönderilmelidir” şeklinde şerh düşüldüğü ve 04.02.2022 tarihinde imza altına alındığı, Buna istinaden de dava dışı gönderici -----” tarafından Trafik kazası sonucu hasarlanan “Filtre Gövdesi ve Filtre Bacakları” tanımlı emtianın incelendiği ve bu inceleme sonuc---- sayı tarihli uygunsuzluk Raporu düzenlendiği,----.03.2022 sayı tarihli uygunsuzluk Raporunda ise özetle; uygunsuzluğun Kök nedeninin “Taşıyıcı araç kazası” olduğu, Uygunsuzluk Giderici faaliyet olarak da “Filtrenin ilgili modülleri tamir edilemez durumdadır (Fan, Fan Motoru, Fan Motoru Kayış Makarası hariç) ve tamamen yenilenmesi gerekir. Ek olarak, 25 Toz Torbası ve 100 Torba Kaset de kullanılamaz durumdadır” şeklinde bilgilere yer verilerek Toplam Onarım Tutarının 23.312,40EURO olduğu yönde dava dışı gönderici ----tarafından tespit yapıldığı ve ayrıca Hasar gören Filtre hurdasının ise ---- sayı ve 25.01.2023 tarihli fatura ile -----firmasına 39.039,00TL (1.906,78 EUR) bedel ile satışının yapıldığı, Ayrıca bu işlemden sebep Dava dışı gönderici ----- tarafından yine dava dışı ---- firmasına 23.312,40EUR bedelinde ve-----Açıklamalı ----- numara ve 07.07.2022 tarihli proforma faturası düzenlendiği, 23.312,40EUR olan bu Onarım bedelinin taşıma sorumluluğunu üstlenen ilk taşımacı olan ----- firması tarafından ----- bulunan alıcı ----- firmasına 08.11.2022 tarihinde 23.314,40EUR olarak ödeme yapıldığı, Daha sonra diğer taşımacı olan “------firması tarafından 20.10.2022 tarihinde ----- aracılığı ile bu işlem için ilk taşımacı olan ---- firmasına 23.312,40EUR tutarında ödeme yapıldığı, Davacı----- firmasının ise diğer taşımacı olan -----firması tarafından kendisine 25.10.2022 tarih ve ----- Numaralı fatura ile 23.312,40EUR olarak rücu edilen hasar bedelinin davalılardan tanzimi hususunda iş bu davayı açtığı,CMR Konvansiyonunun yukarıdaki 32. Maddesine göre Taşıma işlemlerine ilişkin olarak açılacak davaların normal şartlarda 1 yıl içerisinde açılması gerekeceği fakat bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlu durumlarda ise bu sürenin 3 yıl olarak dikkate alınacağı sabittir. Öncelikle dava konusu taşımaya İlişkin olarak CMR belgesine düşülen şerh bilgisi dikkate alındığında hasarlı emtianın 04.02.2022 tarihinde teslim alındığı görülmektedir. Dolayısıyla CMR Konvansiyonunun yukarıda belirtilen 32./1-(a), (b) ve (c) maddesine istinaden Normal şartlarda 1 yıllık olan dava açma süresi yönünden bir değerlendirme yapıldığında buradaki taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere CMR Konvansiyonunun 32/1(a) maddesinde belirtildiği gibi hasarlı emtianın teslim edildiği 04.02.2022 tarihten itibaren 1 yıllık dava açma süresinin işlemeye başlayacağı ve ayrıca CMR konvansiyonunun 32/2. Maddesi ile zaman aşımı süresinin de durmasının düzenlendiği değerlendirilmektedir. Dava konusu olay ile alâkalı olarak dava açma zaman aşımı süresinin dolduğu 04.02.2023 tarihine 18 gün kala yani 17.01.2023 tarihinde Arabuluculuk sürecinin başlatıldığı ve 15.03.2023 tarihinde ise Arabuluculuk sürecinin bittiği dikkate alınarak buradaki takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere iş bu davanın 24.03.2023 tarihinde yani 1 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açıldığı,Dava konusu olay ile alâkalı taşıma işleminde asıl ve birden fazla sayıda alt taşımacının olduğu, bu aşamada davacı -----firmasının ve davalı -----firmasının alt taşımacı olduğu, diğer davalı olan ----- firmasının ise fiili taşımayı gerçekleştiren Alt taşımacı olduğu,Kaza olayına ait yol trafik ve kroki dosyada mevcut olmayıp, ---- plakalı çekici ve ---- plakalı çekici sürücüsü ile tarafların beyanları, olay anına ait görüntüler ve ekspertiz raporu birlikte dikkate alındığında; Kaza olayının, dava dışı ----- plakalı aracın şoförü ----- idaresinde olduğu aracı ile seyir halinde iken, aynı istikamette ön tarafında seyir halinde olan sürücü ---- plakalı çekici ve ---- plakalı çekici sürücüsü ----- yolun kaygan olması nedeniyle kayarak savrulduğu, bu esnada yeterli/güvenli bir hız ve güvenli bir takip mesafe kullanmadan, aracı kontrol etmeyerek yoldan çıkarak, çarptığı anlaşılmış olup kazada dava dışı ----- plakalı araç sürücüsünün ASLİ VE TEK KUSURLU olduğu, Dava konusu Trafik kazası sebebiyle ortaya çıkan hasar bedeli için CMR Konvansiyonu Madde 17/2. “Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz” kapsamında değerlendirme yapıldığında davalı fiili taşımacı olan ----- firmasının bu kazayı önlemesine olanak bulunmadığı kanaatine varılmasından sebeple oluşan hasar tutarından diğer davalı taraflar ile diğer alt taşımacı taraf ile birlikte sorumlu olmayacağı, açıklanan sebeplerle usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan yatırılan peşin harç olan 355,05 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 72,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine, davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 20,790,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerini vekille temsil eden davalılar -----Şirketi'ne eşit şekilde ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/209, K. 2024/991, T. 13.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-209-e-2024-991-k-48817c9c5058