İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/195 E. 2026/170 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/195
- Karar No
- 2026/170
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/195 Esas - 2026/170
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2023/195 KARAR NO : 2026/170
DAVA : FSEK'e bağlı hakkın ihlali nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 13/04/2023 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 Yazım Tarihi: 30/04/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: müvekkilinin .... Şubesinin 2013 yılında mimari rölöve, restitüsyon ve restorasyon projesinin müellifi olduğunu, söz konusu yapının korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin proje üzerinde mali ve manevi haklarının bulunduğunu, ilgili yapı üzerinde rölöve, restitüsyon ve restorasyon yapılması ihtiyacı üzerine müvekkili ile iletişime geçildiğini, durumun aciliyetinin bildirilmesi üzerine rıza gösterdiğini, bu muvafakatnamede eser üzerindeki hakların devredilmediğini, mesleki bakımdan muvafakat edilmiş bir proje ve proje uygulayıcısı bulunmadığını, 02/03/2022 tarihinden bu yana müvekkiline, müellifi olduğu eser üzerinde mali hakları karşılığında bir ödeme yapılmadığını, yaptıkları araştırma sonucunda müvekkilinin muvafakatinden önceki bir tarihte işlemlerin başladığını öğrendiklerini, davalının iyi niyetli davranmadığını, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı hüviyeti bulunduğu için yapılan işin 3194 sayılı yasaya aykırı olduğunu, işlemlerin muvafakatnameden sonra yapılmış olması halinde dahi müvekkilinin eser üzerindeki mali haklarının karşılanmadığını, kazanç iadesi imkanı belirdiğini, müvekkili tarafından tadilat oluru verilmesi bakımından bir ödeme yapılmadığını, konu ile ilgili davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnamedeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, projeyi çizdiği sırada müvekkilinin ... Sis. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğunu, ancak projenin mali ve manevi haklarına sahip olduğunu, muvafakatnamenin dava dışı mimar ...’e değil davalıya verildiğini, muvafakatnamenin şartları taşımadığını, FSEK 18. Madde’nin açık bir biçimde mali hakları kullanma yetkisinin eser sahibine ait olduğunu düzenlediğini, yönetmelik gereği eser sahibinin mimar olduğunu, projeye muvafakat verilebilmesi için projenin somutlaşmış olmasının gerektiğini, projenin mimarı muvafakatnamede somutlaşmadığı gibi projenin de belirli olmadığını, muvafakatname geçerli olsaydı yalnızca FSEK’in 16. Maddesinde düzenlenen hakka ilişkin olduğunu ancak bunun mali karşılığını içermediğini, FSEK 68. Madde gereği sözleşme yapmış olması halinde talep edebileceği bedel kapsamında bilirkişi tarafından belirlenmesinin gerektiğini, FSEK 52. Madde uyarınca mali hakların yazılı şekilde devredilebileceğini, hak düşürücü sürenin dolmadığını, müvekkilinin müellifliğinin tartışma götürmediğini, müvekkilinin imzası bulunan projenin, kanun ve yönetmeliklerde geçen biçimiyle ''esaslı onarım'' niteliğini haiz bir rölöve, restitüsyon ve restorasyon projesi olduğunu, davalı tarafın da cevap dilekçesinde ikrar ettiği üzere, ''ivedilik'' kararının ardından yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra müvekkilimden olur alınmaksızın müellifi olduğu eser üzerinde değişiklik yapıldığını, beyanla müvekkilinin ihlal edilen mali haklarına ilişkin maddi tazminat olarak şimdilik 10.000 TL’nin, manevi haklarına ilişkin olarak 10.000 TL’nin maddi tazminat olarak, müvekkilinin maddi ve manevi haklarının ihlalinden dolayı 30.000 TL’nin manevi tazminat olarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. Davacı vekili 19/01/2026 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat oranını 335.000 TL Şeklinde bedel arttırımında bulunmuştur. (manevi tazminat artırımı ise yasal olmadığından reddedilmiştir.) SAVUNMA: Davalı Banka vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Söz konusu bina için; ... Şubesi adıyla ....02.2013 tarihli ihale kararı ile tadilat ve onarım projeleri hizmet alımı işi ihalesinin ... Sis. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde kaldığı, firma bünyesinde hazırlanan projenin tamamlanmasını müteakip ilgili firmanın çalışanı olan Mimar ... tarafından projeler ve ruhsatın imza altına alındığını, ... Sis. İm. San. Ve Tic. Ltd. Şti bünyesinde hazırlanan ve Mimar ... tarafından imzalanan söz konusu projenin bakım onarım/tadilat projesi olduğunu, tescilli yapılar için hazırlanması gereken rölöve, restitüsyon ve restorasyon projesi kapsamında olmadığını, aynı tarihi binada hizmet veren ve yeni adı ... Şubesi olan şube hizmet binasının 1951 yılında hizmet vermeye başlamış olması, binanın karma yapı özelliği taşıması ve yapıda meydana gelen derin çatlaklar nedeniyle müvekkilinin tarihi konseptine uygun olarak 2020 yılı Aralık ayı itibariyle ivedilikle tadilata alınmasına karar verildiğini ve yapılacak işlemler için ... tarafından bir önceki yapı ruhsatının alındığını ancak yapı kullanım izin belgesinin alınmadığını, bu nedenle yeni ruhsat ve yapı kullanım izin belgesinin alınabilmesi için de bir önceki işe ait proje ve ruhsatta imzası bulunan ...'in imzasına ihtiyaç duyulması üzerine yeni takviyeli tadilat restorasyon projesinin uygulamaya geçirilebilmesi için 02.03.2022 tarihinde, Mimar ...’den muvafakat alındığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir mimari projenin hizmet sözleşmesi çerçevesinde çalışan mimar tarafından çizilmesi halinde meydana gelen eserin sahibi mimar değil, mimarı istihdam eden kişi olacağını, ihaleyi alan ... Sis. İm. San. Ve Tic. Ltd. Şti çalışanı olarak proje ve ruhsatı imzalayan davacının bu nedenle de sahip olduğunu ileri sürdüğü haklar bakımından hukuken eser sahibi olarak değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını eser üzerinde değişiklik yapma yetkisi münhasıran eser sahibine ait ise de eser sahibinden onay alınmak suretiyle yapılan değişiklik, eser üzerindeki manevî hakkın ihlâli niteliği teşkil etmeyeceğini, eser sahibinin, değişikliğin yapılmasından sonra da yapılan değişikliği onaylamasının mümkün olduğunu, yapılacak rölöve, restitüsyon ve restorasyon işlemleri için .... Noterliği’nin 02.03.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile onay alındığı da gözetildiğinde taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğunu, maddi ve manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, hak düşürücü sürenin de dolduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU: Madde 1/B-a) Eser: "Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini, b)Eser sahibi: Eseri meydana getiren kişiyi", Madde 2/3 " Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri." ilim ve edebiyat eseri olarak sayıldığı; Eser sahiplerinin FSEK 14-17 .nci maddelerde manevi hakları (umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etmek, zilyet ve malik karşı eserden yararlanma, eseri isteme), (Madde 18 "Mali hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine aittir. Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır. Bir eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir.") 21-25.nci maddelerde de mali hakları (işlemek, çoğaltmak, yaymak, temsil, umuma iletim) ve ayrıca madde 45 te (pay ve takip hakkı ) (mali hak) bulunduğu, Madde 48 " Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler. Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir. (Ruhsat). Yukardaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taallük etmekte ise batıldır." Madde 52 "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." Madde 68/1 " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan,çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." , Madde 70 "Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir." hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... parsel sayılı taşınmaz da bulunan davalı bankaya ait yapı üzerinde "mimari rölöve , restitüsyon ve restorasyon projesi" ile ilgili hak sahibi olduğu iddia edilen davacının FSEK ten kaynaklı mali ve manevi haklarının ihlal edilip edilmediği, verilen 02/03/2022 tarihli muvafakatname belgesinin davalı ihlalini ortadan kaldırıp kaldırmadığı, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan kanıtlar / deliller, celbedilen kayıtlar kapsamında uyuşmazlık hakkında ihtilafın teknik boyutu nedeniyle konusunda uzman bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 18/07/2024 tarihli KÖK raporda ÖZETLE " DOSYA KAPSAMINDAKİ BİLGİ VE BELGELER .... Noterliğinin 02/03/2022 Tarih ve ... sayılı Muvafakatnamesi Davacı tarafından verilen muvafakatname ile ... parselde yer alan yapıda tüm mimari rölöve, restitüsyon ve restorasyon işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına muvafakat verildiği görülmektedir. DEĞERLENDİRME A) Teknik İnceleme Heyetimiz teknik üyeleri tarafından dava konusu projeler kıyaslamalı olarak incelenmiş olup şu tespitlere varılmıştır: Bahse konu bina; ... parseldeki ... ... Şubesi Hizmet Binası olup; Rölöve raporu ve Restitüsyon raporu incelendiğinde kronolojik olarak bina tarihçesi; • Binanın yapımına 1950 yılında başlandığı, • Binanın 1951 yılında hizmete açıldığı, • Yapının tapu tescili tarihinin 1967 olarak belirtildiği, • 3 katlı yığma yapıya 1967 yılı sonrası ilave bölüm inşa edildiği, mevcut yapıya bodrum ve zemin katlarda BA kolon ve kirişlerin ilave edilerek karma taşıyıcı sistemine döndürüldüğü, zemin kat müşteri holü üzeri aydınlığın BA döşeme ile kapatıldığı, ek giriş yapılarak merdiven formunun değiştirildiği • Eklerde 3 yıla ait (1983 / 2013 / 2021) mimari projelerin yer aldığı görülmektedir. Bu projeler incelendiğinde; 1983 yılı ruhsat eki mimari tadilat projesi --Mimari proje antetinde “İşbu ruhsat mevcut ziraat bankası binasının tadilatı için verilmiştir” diye belirtilmiş --... ... onayı bulunmaktadır. --Mimari tadilat projesi incelendiğinde; Bodrum + Zemin + Birinci Kat; Toplam 3 katlı yığma bir bina olduğu Bodrum / Zemin / Birinci Katta / Çatıda / Cephede bu iş kapsamında; • Mozaik merdiven yenilenip, basamak eklendiği, (Bodrum katta) • Mevcut bazı ara duvarların yıkılıp, bazı yeni duvar eklemelerinin yapıldığı, (Zemin ve 1.Katta) • Döşeme / duvar/ tavan malzemelerinde mekânların kullanımına göre tadilat yapıldığı (Tüm katlarda) • Çatıda kiremit aktarma ve tadilat yapıldığı, • Cephelerde sıva, boya yapıldığı; kısmi kapı/pencere/merdiven iptali yapılan yerlerin ve cephelere düşey alüminyum profil eklendiği görülmektedir. • Restitüsyon raporunda da belirtilen haliyle; “1983 yılında hazırlanan projeyle birinci katta bulunan lojmanların iç bölme duvarları kısmen yıkılarak şube alanına katılmış ve lojman baskınlar çıkartılmış, aydınlık kısmına kolon ilavesi yapılarak birinci kat tavan aydınlığı kapatılmış, çatı örtüsü aydınlık kısmında yenilenmiş, lojman katına ulaşmak üzeri şimdiki garanti bankası tarafındaki lojman girişi iptal edilmiş lojman merdiveni şubeye dahil edilerek birinci kata çıkış merdiveni olarak tesis edilmiştir. Bodrum kata su tarafından bina aka cephesinden sağlanan ayrı bir girişim ve sundurmasının yer aldığı anlaşılmakta olup mescit sokak yönünde Bodrum’a inişi sağlayan merdivene ilaveten şimdi garanti bankası tarafından da yeni bir merdiven ile iş sağlanmıştır bu konuyla ilgili detaylı inceleme özgün yapıya ait veriler, izler, belgeler, örnekler maddesi altında yapılmıştır” 2013 yılında hazırlanan tadilat uygulama projesi --Mimari proje antetinde pafta adı: “... Şubesi Mimari Tadilat Projesi Uygulama Projesi” yazmaktadır. --... ... onayı bulunmaktadır Bodrum / Zemin / Birinci Katta / Çatıda / Cephede bu iş kapsamında; • Mevcut bazı ara duvarların yıkılıp, bazı yeni duvar eklemelerinin yapıldığı, (mahal oluşturma) (tüm katlarda) • Döşeme / duvar/ tavan malzemelerinde mekânların kullanımına göre tadilat yapıldığı (tüm katlarda) • Yeni doğramaların yapıldığı (mahal oluşturulan yerlerde camlı bölmeler ve kapılar) (tüm katlarda) • Yeni oluşturulan mimari mekan düzenlemesine uygun tefrişlerde yenilemenin yapıldığı (tüm katlarda) • Atm duvarı oluşturulduğu, • Çatı döşeme üstüne taşyünü serilip mevcut çatının korunduğunu, • Cephelerde doğramaların yenilendiği ve boya yapıldığını, • Merdiven çevresi duvar örüldüğü (yönetmelik gereği), • Restitüsyon raporunda da belirtilen haliyle; “2013 yılında hazırlanan tadilat projesi ile iç kısımda bazı değişiklikler yapılarak dönemin banka konsept anlayışına göre bakım ve onarımı gerçekleştirilmiştir. “Yerinde incelenerek ölçülendirilen yapı ... ...’nun 19.11.2013 / 2186 tarih ve sayılı kararı ile bakım onarım projeleri onaylanan son halidir.” 2021 yılında hazırlanan restorasyon mimari projesi --Mimari proje antetinde “... “...” Şubesi Hizmet Binası Restorasyon Mimari Uygulama Projesi” yazmaktadır. --... ... ve ... ... Müdürlüğü onayı bulunmaktadır --Proje içeriğinde; Rölöve Vaziyet Planı Restorasyon – Bodrum / Zemin / Birinci Kat imalatları • Yerinde taşıyıcılardan alınan karotların sonuçlarına göre hazırlanan statik rapora göre hazırlanan güçlendirme projesi kapsamında; projede belirtilen ihtiyaç görülen kolonlarda, taşıyıcı yığma taş duvarlarda, BA kirişlerde güçlendirme yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Statik (güçlendirme) sebebiyle mevcut taşıyıcı kolonlarda takviye yapılması, mevcut sıva ve kaplama sökülmesi, takviye yapılıp, kaplama yenilenmesi, (tüm katlarda – farklı oranlarda) Statik (güçlendirme) sebebiyle mevcut taşıyıcı yığma duvarlarda takviye yapılması, takviye yapılıp, duvar sıva boyaların yenilenmesi, (tüm katlarda –farklı oranlarda) Statik (güçlendirme) sebebiyle mevcut taşıyıcı BA kirişlere ek ilave kiriş yapılması, • Mevcut doğrama ve denizliklerin yenilenmesi (tüm katlarda) • Döşeme / duvar/ tavan malzemelerinde mekânların kullanımına göre tadilat yapılması, (tüm katlarda – farklı oranlarda) • Dışarıda ATM kabini konulacak alan düzenlemesi yapılması, • Bodrum kat peyzaj projesi yapılması, (döşeme kaplamalarının yenilenmesi, • Yeni oluşturulan mimari mekan düzenlemesine uygun tefrişlerde yenilemenin yapılması, • Mimari projelerde; Bodrum katta güçlendirme kaynaklı kolon, kiriş ve yığma duvarlarda işlemlerin olduğu, mevcut döşemelerin korunduğu, duvar ve tavanda güçlendirme kaynaklı iş kalemlerinin eklenmesi, Zemin ve birinci katta Güçlendirme kaynaklı kolon ve kirişlerde işlemlerin olduğu ve plan işleyişinde düzenleme yapılması kaynaklı, tefrişin ve kaplama malzemelerinin de değişmesi, Yeni mekanların oluşturulması için mevcut bazı duvarlarda yıkılmaların olması, yeni duvar ve camlı ara bölme çözümü uygulanması, Zemin katın erişilebilirlik açısından ele alınması (engelli giriş platformu eklenmesi, engelli WC düzenlemesi yapıldığı, hissedilebilir yüzeylerin eklenmesi) Restorasyon – Çatı / Cephe • Çatıda kiremit aktarma ve tadilat yapılması, • Tüm cephelerde Mantolama yapılması, • Restitüsyon raporunda da belirtilen haliyle; “1951 yılında çekilen yukarıdaki fotoğraf ve rölesi hazırlanan aynı parseldeki bugünkü yapı karşılaştırıldığında bina kütle formu korunmuş, ancak bina günümüz malzemeye ve fonksiyonlarına göre değiştirilmiştir. Tüm katlarda kagir dış duvarlar, cephelerde bodrum kat taş kaplaması, çatı arasındaki bağdadî duvarlar ve ahşap oturtma çatıda bazı Türk türel ahşap elemanlar konulmuş, özellikle tüm kaplama yapı malzemeleri yenilenmiş olup muhdestir.“ Yukarıda detayları özetlenen haliyle, binanın kronolojik olarak yapım bilgileri ve eklerde 3 yıla ait (1983 / 2013 / 2021) mimari projeleri incelenmiştir. Bahse konu binanın yıllar içinde statik olarak güçlendirme, yönetmeliklere uygunluk, kullanım şemasının değişmesi kaynaklı tadilatlarının ve bina sürdürülebilirliğinin sağlanması içerikli tadilat projelerinin hazırlandığı tespit edilmiştir. Bilirkişi dosyasına konu olan binanın 2021 yılında hazırlanan mimari restorasyon projesinde de; binanın statik açıdan güçlendirilmesi yapılırken, banka genel kullanım şemasının yeni dönem banka kullanım şemasına uygun hale getirilmesi, yeni yönetmeliklere uygunluk sağlanması (engelli kullanımına uygunluk, ısı yalıtımına uygunluk gibi) ve binanın sürdürülebilirliğinin sağlanması (çatı tadilatı gibi) ile birlikte değerlendirildiği görülmüştür. B) Eser Vasfı ve Eser Sahipliğine İlişkin Değerlendirme Huzurdaki uyuşmazlık kapsamında mimari projenin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliği taşıyıp taşımadığı ve hakların kime ait olduğu konusunda inceleme yapılmasının gerektiği anlaşılmıştır. Bu sebeple evvela bir fikri ürünün FSEK kapsamında hangi şartlarda eser niteliği taşıyıp taşımayacağı hususu üzerinde durulması lazım gelmiştir. Kanuni düzenlemeden yola çıkılarak, doktrinde bir fikri ürünün eser olarak koruma altına alınabilmesi için üç temel şartın varlığından söz edilir. Bunlar; 1- Eserin kanunda sayılan türlerinden birine giriyor olması (Şekli şart) 2- Eserin sahibinin hususiyetini taşıyor olması (Subjektif şart) 3- Eserin tasarrufa elverişli ve üçüncü kişilerce algılanabilir nitelikte olması (Objektif şart)” tır. somut uyuşmazlık ele alındığında; davaya konu davacı tarafından yapılan projenin, evvelce çalışmakta olduğunu beyan ettiği şirket ve davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca hazırlandığı, bina mimarisinin her ne kadar belirli özellikleri ihtiva etmesi zorunlu olmakla birlikte yaratılan tüm konsepte bütünsel olarak bakıldığında projenin eser sahibinin hususiyetini taşıyor olduğu görüşü hasıl olmuştur. Bu doğrultuda davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği mimari projenin 5846 sayılı FSEK’in 2/3. maddesi bağlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kez eser sahipliği kapsamında dosya ele alınmış, dosyada mübrez bilgi, belge ve beyanlardan dava konusu projenin eser sahibinin davacı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. C) Hak Sahipliğine İlişkin Değerlendirme somut uyuşmazlık ele alındığında, FSEK’in 18. Maddesi uyarınca, davacının müellifi olduğu proje üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin dava dışı ... Sis. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait olduğu kanaatine varılmıştır. D) Hak İhlaline ve Tazminat Taleplerine İlişkin Değerlendirme Bilindiği üzere eser sahibinin FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi hakları bulunmaktadır. Eser sahibinin manevi hakları umuma arz salahiyeti (FSEK md.14), adın belirtilmesi salahiyeti (FSEK md.15), eserde değişiklik yapılmasını menetme salahiyeti ( FSEK md.16) ve eser sahibinin zilyet ve malike karşı haklarıdır (FSEK md.17 ). Mali haklar ise işleme hakkı (FSEK md.21), çoğaltma hakkı (FSEK md.22), yayma hakkı (FSEK md.23), temsil hakkı (FSEK md.24) ve işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkıdır (FSEK md.25). Heyetimiz teknik üyelerinin incelemelerinden görüleceği üzere, binanın kronolojik olarak yapım bilgileri ve eklerde 3 yıla ait (1983 / 2013 / 2021) mimari projeleri incelenmiştir. Bahse konu binanın yıllar içinde statik olarak güçlendirme, yönetmeliklere uygunluk, kullanım şemasının değişmesi kaynaklı tadilatlarının ve bina sürdürülebilirliğinin sağlanması içerikli tadilat projelerinin hazırlandığı tespit edilmiştir. Bilirkişi dosyasına konu olan binanın 2021 yılında hazırlanan mimari restorasyon projesinde de; binanın statik açıdan güçlendirilmesi yapılırken, banka genel kullanım şemasının yeni dönem banka kullanım şemasına uygun hale getirilmesi, yeni yönetmeliklere uygunluk sağlanması (engelli kullanımına uygunluk, ısı yalıtımına uygunluk gibi) ve binanın sürdürülebilirliğinin sağlanması (çatı tadilatı gibi) ile birlikte değerlendirildiği görülmüştür. Bu noktada evvela ifade etmek gerekir ki; davacı yan, dilekçe içeriğinde bir takım açıklamalarda bulunsa da FSEK’in hangi maddesi uyarınca tazminat talep ettiğini somutlaştırmadığı gibi yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere davacı, davaya konu projeyi oluşturduğu tarihte dava dışı firma bünyesinde çalışmakta olup FSEK 18. Madde gereği mali hakları kullanma yetkisi dava dışı firmaya aittir. Bu kapsamda davacının mali haklarının ihlali sebebiyle FSEK uyarınca tazminat talep edebilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, manevi hak ihlali ile ilgili olarak ise tarafların, muvafakatnamenin geçerli olup olmadığı ve geçerli ise manevi hak ihlalini bertaraf edip etmeyeceği konusunda ihtilaflı oldukları görülmektedir. İşbu kapsamda mezkûr muvafakatname tekrar aşağıda sunulmaktadır: Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 18. Maddesi uyarınca mali hakları kullanma yetkisi, dava dışı şirkete ait olsa da bu durum eser sahipliğini bertaraf edecek bir durum değildir. Bir başka anlatımla eser sahibi, eseri üzerindeki manevi haklara sahip olmaya devam edecektir. Bu kapsamda bakıldığında, eser sahibinin manevi haklarından birisi de 16. Maddede düzenlenen “eserde değişiklik yapılmasını menetme” hakkıdır. Manevi haklar 3. Kişilere devredilemeyecek olsa da kullanım hakkı devredilebilmektedir. İşbu kapsamda somut uyuşmazlık ele alındığında, davacı tarafından verilen muvafakatname ile ... parselde yer alan yapıda tüm mimari rölöve, restitüsyon ve restorasyon işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına muvafakat verildiği görülmektedir. Davacı yan, işbu muvafakatnameyi verdiği konusunda herhangi bir itirazda bulunmamaktadır ancak, muvafakatnamenin geçerli olmadığını ileri sürmektedir. Bilindiği üzere tüm hukuk sistemlerinde bulunan en temel kurallarından birisi “dürüstlük kuralı”dır. Davacı yanın bir mimar olarak, işbu muvafakatnameyi verdiği tarihte, dava dilekçesinde belirttiği hususlara (muvafakatnamenin bir mimara verilmesinin gerektiği, projenin hazır olmasının gerektiği vb.) vakıf olmadığını söylemek mümkün görülmemiştir. Yine davacı yan, muvafakat verdiği kişi olan Banka’nın bu işlemleri kendisinin yapamayacağını ve 3. bir kişiye yaptıracağını bilmesi de hayatın olağan akışı gereğidir. Tüm bu kapsamda sonuç değerlendirmesi yapıldığında, FSEK uyarınca muvafakatnamenin işin yapılmasından önce yahut sonrasında verilmesi konusunda bir sınırlama bulunmaması, ortaya çıkan iş sonucunda şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan bir değişiklik iddiasında bulunulmadığı gibi teknik üyeler tarafından da bu konuda bir tespit yapılmaması, davaya konu yapıda yapılan restorasyonda geniş mahiyette güçlendirme/zararların giderilmesi/güncel mevzuata uydurulması gibi kalemlerin zaruri değişikliklere dayanması sebebiyle zaten malikin yetkisinin bulunması, davaya konu tadilatta yapılan sair işlerin bir kısmının önceki projede yer almaması ve nihayeten davacının muvafakat vermesi karşısında manevi hakların ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. SONUÇ; 1. Dava konusu projenin 5846 sayılı FSEK’in 2/3. maddesi bağlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, 2. Dava konusu projenin eser sahibinin davacı olduğu, 3. Davacının müellifi olduğu proje üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin ... Sis. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğu, 4. Davacının mali haklarının ihlali sebebiyle FSEK uyarınca tazminat talep edebilmesinin mümkün olmadığı, 5. FSEK uyarınca muvafakatnamenin işin yapılmasından önce yahut sonrasında verilmesi konusunda bir sınırlama bulunmaması, ortaya çıkan iş sonucunda şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan bir değişiklik iddiasında bulunulmadığı gibi teknik üyeler tarafından da bu konuda bir tespit yapılmaması, davaya konu yapıda yapılan restorasyonda geniş mahiyette güçlendirme/zararların giderilmesi/güncel mevzuata uydurulması gibi kalemlerin zaruri değişikliklere dayanması sebebiyle zaten malikin yetkisinin bulunması, davaya konu tadilatta yapılan sair işlerin bir kısmının önceki projede yer almaması ve nihayeten davacının muvafakat vermesi karşısında manevi hakların ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği," şeklinde ifade edilmiştir. Kök rapora itiraz üzerine heyete uzman ilave bilirkişi eklenerek ek rapor alınmış, 30/.../2025 tarihli EK RAPORDA ÖZETLE; "Taşınmazla ilgili dava dosyasında bulunan bilgi, belge ve projeler incelendiğinde; .... parselde kayıtlı, “Banka Hizmet Binası” niteliğindeki taşınmazın mülkiyetinin ... A.Ş. adına kayıtlı olduğu ve “2. Derecede Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescillendiği anlaşılmaktadır. -1951 yılında açıldığı anlaşılan yapının bu yıla (veya öncesine) ait ruhsatına ve proje müellifine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. -Yapıya ait ulaşılabilen en eski ruhsatın 20.05.1983 tarihli inşaat ruhsatnamesi (yapı ruhsatı) olduğu, gerek ruhsattan gerekse de ruhsat eki projedeki “İşbu Ruhsat Mevcut .... Tadilatı İçin Verilmiştir” şeklindeki ifadeyi içeren onaydan, söz konusu ruhsatın “Proje tadilatı” için düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tadilat projesinin mimar müellifinin “...” olduğu görülmüştür. -09.04.2014 tarih ve ... nolu yapı ruhsatı incelendiğinde; söz konusu ruhsatın da tadilat amacıyla verildiği, mimar müellifin “...” olduğu, yapı grubunun III-A (o tarihte henüz “Korunması gerekli taşınmaz kültür Varlığı Olarak tescillenmediğinden) olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Ruhsat eki proje kapağından; Proje Bürosunun ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmaktadır. -25.05.2022 tarih ve ... numaralı yapı ruhsatı incelendiğinde; yapı ruhsatının “tadilat” amacıyla verildiği, yapı grubunun V-D olarak belirlendiği (2017 yılında “Korunması Gerekli Taşınmaz kültür Varlığı” Olarak tescillenmiş olduğundan), ruhsat eki proje kapağından; projenin restorasyon projesi olduğu ve 29.07.2021 tarihinde .... onaylandığı, mimar proje müellifinin ... olduğu ve proje bürosunun ise ... Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmaktadır. -Dava dosyasında taşınmazın ilk müellif ve projesi ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakla beraber daha sonra tadilat ruhsatlarında ve projelerinde imzası bulunan mimar müellifler için alınan/verilen herhangi bir muvafakatnameye rastlanmamıştır. Müelliflikle ilgili tek muvafakatnamenin 02.03.2022 tarihinde ... tarafından verilmiş olan muvafakatname olduğu, bunda da “….ruhsat eki tadilat projesi müellifi olarak söz konusu parselde yapılacak tüm mimari rölöve, restitüsyon çalışmaları ve restorasyon projesi hazırlanması hizmetinin ... AŞ İnş. ... yapılması ve yaptırılmasına muvafakat ediyorum” ifadesine yer verildiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasında bulunan onaylı projeler incelendiğinde; Bodrum kat+ zemin kat+ 1. Kat olmak üzere 3 katlı olan yapının; -20.05.1983 tarihli ruhsat eki tadilat projesindeki önerilere ilişkin kesin veriler (özgün hali ile arasındaki farklılıklara), yapının ilk hali ile ilgili onaylı bir projeye ulaşılamadığından tespit edilememiştir. -20.05.1983 tarihli yapı ruhsatı eki proje ile 09.04.2014 tarih ve ... nolu yapı ruhsatı eki proje karşılaştırıldığında; 20.05.1983 tarihli yapı ruhsatı eki projede bodrum katta klima odası ve 1. katta da müşteri holü olarak kullanılan kısmın 09.04.2014 tarih ve ... nolu yapı ruhsatı eki projede yer almadığı, tüm katlarda bazı mekanlara yeni fonksiyonlar verildiği ve bu fonksiyonlar doğrultusunda bölücü duvarlar eklendiği ya da mevcut duvarların kaldırıldığı, bazı basamak ve merdivenlerin kaldırıldığı bununla birlikte ıslak hacimlerin yerinin değiştirildiği ve atm’ler için yer oluşturulduğu. Bütün bu değişikliklerin esaslı tadilat niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. B) Hak İhlaline ve Tazminat Taleplerine İlişkin Değerlendirme Kök raporumuzda eser vasfı ve hak sahipliği ile ilgili detaylı incelemeler yapılmış olup bu konularda Heyetimizde farklı bir sonuca varılmasına yönelik bir kanaat oluşmamıştır. Heyetimiz teknik üyelerinin incelemelerinden görüleceği üzere, binanın kronolojik olarak yapım bilgileri ve eklerde 3 yıla ait (1983 / 2013 / 2021) mimari projeleri incelenmiştir. Bahse konu binanın yıllar içinde statik olarak güçlendirme, yönetmeliklere uygunluk, kullanım şemasının değişmesi kaynaklı tadilatlarının ve bina sürdürülebilirliğinin sağlanması içerikli tadilat projelerinin hazırlandığı tespit edilmiştir. Bilirkişi dosyasına konu olan binanın 2021 yılında hazırlanan mimari restorasyon projesinde de; binanın statik açıdan güçlendirilmesi yapılırken, banka genel kullanım şemasının yeni dönem banka kullanım şemasına uygun hale getirilmesi, yeni yönetmeliklere uygunluk sağlanması (engelli kullanımına uygunluk, ısı yalıtımına uygunluk gibi) ve binanın sürdürülebilirliğinin sağlanması (çatı tadilatı gibi) ile birlikte değerlendirildiği görülmüştür. Nitekim Heyetimize eklenen teknik üye “dava dosyasında taşınmazın ilk müellif ve projesi ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakla beraber daha sonra tadilat ruhsatlarında ve projelerinde imzası bulunan mimar müellifler için alınan/verilen herhangi bir muvafakatnameye rastlanmamıştır. Müelliflikle ilgili tek muvafakatnamenin 02.03.2022 tarihinde ... tarafından verilmiş olan muvafakatname olduğu, bunda da “….ruhsat eki tadilat projesi müellifi olarak söz konusu parselde yapılacak tüm mimari rölöve, restitüsyon çalışmaları ve restorasyon projesi hazırlanması hizmetinin ... AŞ İnş. ... yapılması ve yaptırılmasına muvafakat ediyorum” ifadesine yer verildiği anlaşılmaktadır.” tespitlerine yer verilmiştir. Kök raporumuzda detaylı olarak açıklandığı üzere, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 18. Maddesi uyarınca mali hakları kullanma yetkisi, dava dışı şirkete ait olsa da bu durum eser sahipliğini bertaraf edecek bir durum değildir. Bir başka anlatımla eser sahibi, eseri üzerindeki manevi haklara sahip olmaya devam edecektir. Bu kapsamda bakıldığında, eser sahibinin manevi haklarından birisi de 16. Maddede düzenlenen “eserde değişiklik yapılmasını menetme” hakkıdır. Manevi haklar 3. Kişilere devredilemeyecek olsa da kullanım hakkı devredilebilmektedir. İşbu kapsamda somut uyuşmazlık ele alındığında, davacı tarafından verilen muvafakatname ile .... parselde yer alan yapıda tüm mimari rölöve, restitüsyon ve restorasyon işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına muvafakat verildiği görülmektedir. Davacı yan, işbu muvafakatnameyi verdiği konusunda herhangi bir itirazda bulunmamaktadır ancak, muvafakatnamenin geçerli olmadığını ileri sürmektedir. Bilindiği üzere tüm hukuk sistemlerinde bulunan en temel kurallarından birisi “dürüstlük kuralı”dır. Davacı yanın bir mimar olarak, işbu muvafakatnameyi verdiği tarihte, dava dilekçesinde belirttiği hususlara (muvafakatnamenin bir mimara verilmesinin gerektiği, projenin hazır olmasının gerektiği vb.) vakıf olmadığını söylemek mümkün görülmemiştir. Yine davacı yan, muvafakat verdiği kişi olan Banka’nın bu işlemleri kendisinin yapamayacağını ve 3. bir kişiye yaptıracağını bilmesi de hayatın olağan akışı gereğidir. Tüm bu kapsamda sonuç değerlendirmesi yapıldığında, FSEK uyarınca muvafakatnamenin işin yapılmasından önce yahut sonrasında verilmesi konusunda bir sınırlama bulunmaması, ortaya çıkan iş sonucunda şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan bir değişiklik iddiasında bulunulmadığı gibi teknik üyeler tarafından da bu konuda bir tespit yapılmaması, davaya konu yapıda yapılan restorasyonda geniş mahiyette güçlendirme/zararların giderilmesi/güncel mevzuata uydurulması gibi kalemlerin zaruri değişikliklere dayanması sebebiyle zaten malikin yetkisinin bulunması, davaya konu tadilatta yapılan sair işlerin bir kısmının önceki projede yer almaması ve nihayeten davacının muvafakat vermesi karşısında manevi hakların ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. SONUÇ VE KANAAT; Yukarıda ayrıntılı şekilde yapılan tüm değerlendirmeler sonucunda, kök raporumuzda belirtilen görüşleri değiştirmeyi gerektirir bir husus olmadığı " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeniden bilirkişi raporu alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek sunulan sunulan rapor ve itiraz üzerine alınan ek rapor denetlenebilir olduğundan bu talep reddedilmiştir. Davacı vekili manevi tazminat talebinin arttırılmasına dair talebi ıslahla dahi manevi tazminat talep artırılamayacağından bu talep reddedilmiştir. GEREKÇE; Tarafların iddia ve savunması, karşılıklı sunulan deliller, celbedilen kayıtlar , bilirkişi heyet raporu, itiraz üzerine alınan ek rapor ile dosyanın tümü birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf mülkiyeti davalı bankaya ait .... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapı üzerinde "...." ile ilgili olarak müvekkili mimardan izin alınmadığından mali ve manevi hakkının ihlal edildiğini ileri sürülmektedir. Davalı banka ise davacı tarafca verilen 02/03/2022 tarihli muvafakatname belgesinin davacı iddiasını çürüttüğünü, hak ihlali oluşmadığını ileri sürmektedir. Mahkemece görev verilen bilirkişi heyetinin sunduğu 18/07/2024 tarihli KÖK raporda ÖZETLE ".... . Noterliğinin 02/03/2022 Tarih ve .... sayılı Muvafakatnamesi Davacı tarafından verilen muvafakatname ile .... parselde yer alan yapıda tüm mimari rölöve, restitüsyon ve restorasyon işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına muvafakat verildiği görülmektedir. ..... binanın kronolojik olarak yapım bilgileri ve eklerde 3 yıla ait (1983 / 2013 / 2021) mimari projeleri incelenmiştir. Bahse konu binanın yıllar içinde statik olarak güçlendirme, yönetmeliklere uygunluk, kullanım şemasının değişmesi kaynaklı tadilatlarının ve bina sürdürülebilirliğinin sağlanması içerikli tadilat projelerinin hazırlandığı tespit edilmiştir. Bilirkişi dosyasına konu olan binanın 2021 yılında hazırlanan mimari restorasyon projesinde de; binanın statik açıdan güçlendirilmesi yapılırken, banka genel kullanım şemasının yeni dönem banka kullanım şemasına uygun hale getirilmesi, yeni yönetmeliklere uygunluk sağlanması (engelli kullanımına uygunluk, ısı yalıtımına uygunluk gibi) ve binanın sürdürülebilirliğinin sağlanması (çatı tadilatı gibi) ile birlikte değerlendirildiği görülmüştür. Bu doğrultuda davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği mimari projenin 5846 sayılı FSEK’in 2/3. maddesi bağlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kez eser sahipliği kapsamında dosya ele alınmış, dosyada mübrez bilgi, belge ve beyanlardan dava konusu projenin eser sahibinin davacı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. somut uyuşmazlık ele alındığında, FSEK’in 18. Maddesi uyarınca, davacının müellifi olduğu proje üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin dava dışı ... Sis. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait olduğu kanaatine varılmıştır. ...... davacı yan, dilekçe içeriğinde bir takım açıklamalarda bulunsa da FSEK’in hangi maddesi uyarınca tazminat talep ettiğini somutlaştırmadığı gibi yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere davacı, davaya konu projeyi oluşturduğu tarihte dava dışı firma bünyesinde çalışmakta olup FSEK 18. Madde gereği mali hakları kullanma yetkisi dava dışı firmaya aittir. Bu kapsamda davacının mali haklarının ihlali sebebiyle FSEK uyarınca tazminat talep edebilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, manevi hak ihlali ile ilgili olarak ise tarafların, muvafakatnamenin geçerli olup olmadığı ve geçerli ise manevi hak ihlalini bertaraf edip etmeyeceği konusunda ihtilaflı oldukları görülmektedir. İşbu kapsamda mezkûr muvafakatname tekrar aşağıda sunulmaktadır: İşbu kapsamda somut uyuşmazlık ele alındığında, davacı tarafından verilen muvafakatname ile .... parselde yer alan yapıda tüm mimari rölöve, restitüsyon ve restorasyon işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına muvafakat verildiği görülmektedir. Davacı yan, işbu muvafakatnameyi verdiği konusunda herhangi bir itirazda bulunmamaktadır ancak, muvafakatnamenin geçerli olmadığını ileri sürmektedir. Bilindiği üzere tüm hukuk sistemlerinde bulunan en temel kurallarından birisi “dürüstlük kuralı”dır. Davacı yanın bir mimar olarak, işbu muvafakatnameyi verdiği tarihte, dava dilekçesinde belirttiği hususlara (muvafakatnamenin bir mimara verilmesinin gerektiği, projenin hazır olmasının gerektiği vb.) vakıf olmadığını söylemek mümkün görülmemiştir. Yine davacı yan, muvafakat verdiği kişi olan Banka’nın bu işlemleri kendisinin yapamayacağını ve 3. bir kişiye yaptıracağını bilmesi de hayatın olağan akışı gereğidir. Tüm bu kapsamda sonuç değerlendirmesi yapıldığında, FSEK uyarınca muvafakatnamenin işin yapılmasından önce yahut sonrasında verilmesi konusunda bir sınırlama bulunmaması, ortaya çıkan iş sonucunda şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan bir değişiklik iddiasında bulunulmadığı gibi teknik üyeler tarafından da bu konuda bir tespit yapılmaması, davaya konu yapıda yapılan restorasyonda geniş mahiyette güçlendirme/zararların giderilmesi/güncel mevzuata uydurulması gibi kalemlerin zaruri değişikliklere dayanması sebebiyle zaten malikin yetkisinin bulunması, davaya konu tadilatta yapılan sair işlerin bir kısmının önceki projede yer almaması ve nihayeten davacının muvafakat vermesi karşısında manevi hakların ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. SONUÇ; 1. Dava konusu projenin 5846 sayılı FSEK’in 2/3. maddesi bağlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, 2. Dava konusu projenin eser sahibinin davacı olduğu, 3. Davacının müellifi olduğu proje üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin ... Sis. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğu, 4. Davacının mali haklarının ihlali sebebiyle FSEK uyarınca tazminat talep edebilmesinin mümkün olmadığı, 5. FSEK uyarınca muvafakatnamenin işin yapılmasından önce yahut sonrasında verilmesi konusunda bir sınırlama bulunmaması, ortaya çıkan iş sonucunda şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan bir değişiklik iddiasında bulunulmadığı gibi teknik üyeler tarafından da bu konuda bir tespit yapılmaması, davaya konu yapıda yapılan restorasyonda geniş mahiyette güçlendirme/zararların giderilmesi/güncel mevzuata uydurulması gibi kalemlerin zaruri değişikliklere dayanması sebebiyle zaten malikin yetkisinin bulunması, davaya konu tadilatta yapılan sair işlerin bir kısmının önceki projede yer almaması ve nihayeten davacının muvafakat vermesi karşısında manevi hakların ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği," şeklindeki tespit ve değerlendirmeler ile ; Kök rapora itiraz üzerine alınan 30/.../2025 tarihli EK RAPORDA geçen " -Dava dosyasında taşınmazın ilk müellif ve projesi ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakla beraber daha sonra tadilat ruhsatlarında ve projelerinde imzası bulunan mimar müellifler için alınan/verilen herhangi bir muvafakatnameye rastlanmamıştır. Müelliflikle ilgili tek muvafakatnamenin 02.03.2022 tarihinde ... tarafından verilmiş olan muvafakatname olduğu, bunda da “….ruhsat eki tadilat projesi müellifi olarak söz konusu parselde yapılacak tüm mimari rölöve, restitüsyon çalışmaları ve restorasyon projesi hazırlanması hizmetinin ... AŞ İnş. ... yapılması ve yaptırılmasına muvafakat ediyorum” ifadesine yer verildiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasında bulunan onaylı projeler incelendiğinde; Bodrum kat+ zemin kat+ 1. Kat olmak üzere 3 katlı olan yapının; -20.05.1983 tarihli ruhsat eki tadilat projesindeki önerilere ilişkin kesin veriler (özgün hali ile arasındaki farklılıklara), yapının ilk hali ile ilgili onaylı bir projeye ulaşılamadığından tespit edilememiştir. -20.05.1983 tarihli yapı ruhsatı eki proje ile 09.04.2014 tarih ve ... nolu yapı ruhsatı eki proje karşılaştırıldığında; 20.05.1983 tarihli yapı ruhsatı eki projede bodrum katta klima odası ve 1. katta da müşteri holü olarak kullanılan kısmın 09.04.2014 tarih ve ... nolu yapı ruhsatı eki projede yer almadığı, tüm katlarda bazı mekanlara yeni fonksiyonlar verildiği ve bu fonksiyonlar doğrultusunda bölücü duvarlar eklendiği ya da mevcut duvarların kaldırıldığı, bazı basamak ve merdivenlerin kaldırıldığı bununla birlikte ıslak hacimlerin yerinin değiştirildiği ve atm’ler için yer oluşturulduğu. Bütün bu değişikliklerin esaslı tadilat niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Kök raporumuzda eser vasfı ve hak sahipliği ile ilgili detaylı incelemeler yapılmış olup bu konularda Heyetimizde farklı bir sonuca varılmasına yönelik bir kanaat oluşmamıştır. Heyetimiz teknik üyelerinin incelemelerinden görüleceği üzere, binanın kronolojik olarak yapım bilgileri ve eklerde 3 yıla ait (1983 / 2013 / 2021) mimari projeleri incelenmiştir. Bahse konu binanın yıllar içinde statik olarak güçlendirme, yönetmeliklere uygunluk, kullanım şemasının değişmesi kaynaklı tadilatlarının ve bina sürdürülebilirliğinin sağlanması içerikli tadilat projelerinin hazırlandığı tespit edilmiştir. Bilirkişi dosyasına konu olan binanın 2021 yılında hazırlanan mimari restorasyon projesinde de; binanın statik açıdan güçlendirilmesi yapılırken, banka genel kullanım şemasının yeni dönem banka kullanım şemasına uygun hale getirilmesi, yeni yönetmeliklere uygunluk sağlanması (engelli kullanımına uygunluk, ısı yalıtımına uygunluk gibi) ve binanın sürdürülebilirliğinin sağlanması (çatı tadilatı gibi) ile birlikte değerlendirildiği görülmüştür. Nitekim Heyetimize eklenen teknik üye “dava dosyasında taşınmazın ilk müellif ve projesi ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakla beraber daha sonra tadilat ruhsatlarında ve projelerinde imzası bulunan mimar müellifler için alınan/verilen herhangi bir muvafakatnameye rastlanmamıştır. Müelliflikle ilgili tek muvafakatnamenin 02.03.2022 tarihinde ... tarafından verilmiş olan muvafakatname olduğu, bunda da “….ruhsat eki tadilat projesi müellifi olarak söz konusu parselde yapılacak tüm mimari rölöve, restitüsyon çalışmaları ve restorasyon projesi hazırlanması hizmetinin ... AŞ İnş. ... yapılması ve yaptırılmasına muvafakat ediyorum” ifadesine yer verildiği anlaşılmaktadır.” tespitlerine yer verilmiştir. Kök raporumuzda detaylı olarak açıklandığı üzere, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 18. Maddesi uyarınca mali hakları kullanma yetkisi, dava dışı şirkete ait olsa da bu durum eser sahipliğini bertaraf edecek bir durum değildir. Bir başka anlatımla eser sahibi, eseri üzerindeki manevi haklara sahip olmaya devam edecektir. Bu kapsamda bakıldığında, eser sahibinin manevi haklarından birisi de 16. Maddede düzenlenen “eserde değişiklik yapılmasını menetme” hakkıdır. Manevi haklar 3. Kişilere devredilemeyecek olsa da kullanım hakkı devredilebilmektedir. İşbu kapsamda somut uyuşmazlık ele alındığında, davacı tarafından verilen muvafakatname ile .... parselde yer alan yapıda tüm mimari rölöve, restitüsyon ve restorasyon işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına muvafakat verildiği görülmektedir. Davacı yan, işbu muvafakatnameyi verdiği konusunda herhangi bir itirazda bulunmamaktadır ancak, muvafakatnamenin geçerli olmadığını ileri sürmektedir. Bilindiği üzere tüm hukuk sistemlerinde bulunan en temel kurallarından birisi “dürüstlük kuralı”dır. Davacı yanın bir mimar olarak, işbu muvafakatnameyi verdiği tarihte, dava dilekçesinde belirttiği hususlara (muvafakatnamenin bir mimara verilmesinin gerektiği, projenin hazır olmasının gerektiği vb.) vakıf olmadığını söylemek mümkün görülmemiştir. Yine davacı yan, muvafakat verdiği kişi olan Banka’nın bu işlemleri kendisinin yapamayacağını ve 3. bir kişiye yaptıracağını bilmesi de hayatın olağan akışı gereğidir. Tüm bu kapsamda sonuç değerlendirmesi yapıldığında, FSEK uyarınca muvafakatnamenin işin yapılmasından önce yahut sonrasında verilmesi konusunda bir sınırlama bulunmaması, ortaya çıkan iş sonucunda şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan bir değişiklik iddiasında bulunulmadığı gibi teknik üyeler tarafından da bu konuda bir tespit yapılmaması, davaya konu yapıda yapılan restorasyonda geniş mahiyette güçlendirme/zararların giderilmesi/güncel mevzuata uydurulması gibi kalemlerin zaruri değişikliklere dayanması sebebiyle zaten malikin yetkisinin bulunması, davaya konu tadilatta yapılan sair işlerin bir kısmının önceki projede yer almaması ve nihayeten davacının muvafakat vermesi karşısında manevi hakların ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. " şeklindeki tespit ve değerlendirmelere aynı gerekçelerle iştirak edilerek; .... parsel sayılı taşınmazdaki davalı bankanın mülkiyetindeki yapı üzerinde tesis edilen mimari projenin 5846 sayılı FSEK’in 2/3. Maddesine göre "ilim ve edebiyat eseri " niteliğinde olduğu; Mimari Projenin eser sahibi olarak (09.04.2014 tarih ve ... nolu yapı ruhsatına göre mimar müellifin “...” olduğu anlaşıldığından ) davacıya ait olduğu, ancak bu bina üzerinde gerçekleştirilen ve davacı tarafın çizimini yaptığı tarihte davacının dava dışı ... Sis. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti de çalıştığı anlaşıldığından (davacı tarafından yapılan projenin, evvelce çalışmakta olduğunu beyan ettiği şirket ve davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca hazırlandığı ve Ruhsat eki proje kapağından; ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu ) mali hakkı kullanma yetkisininde davacıda değil dava dışı bu şirkete ait olduğu; bu açıdan mali hak ihlaline bağlı tazminat talep edemeyeceği; Dava konusu edilen "mimari rölöve , restitüsyon ve restorasyon projesi" ile ilgili olarak eser sahibinin manevi hakkının ihlal edilip edilmediğine gelince; Yukarıda bilirkişi raporlarında değinilen "-1951 yılında açıldığı anlaşılan yapının .......binanın kronolojik olarak yapım bilgileri ve eklerde 3 yıla ait (1983 / 2013 / 2021) mimari projeleri incelenmiştir. Bahse konu binanın yıllar içinde statik olarak güçlendirme, yönetmeliklere uygunluk, kullanım şemasının değişmesi kaynaklı tadilatlarının ve bina sürdürülebilirliğinin sağlanması içerikli tadilat projelerinin hazırlandığı tespit edilmiştir........binanın 2021 yılında hazırlanan mimari restorasyon projesinde de; binanın statik açıdan güçlendirilmesi yapılırken, banka genel kullanım şemasının yeni dönem banka kullanım şemasına uygun hale getirilmesi, yeni yönetmeliklere uygunluk sağlanması (engelli kullanımına uygunluk, ısı yalıtımına uygunluk gibi) ve binanın sürdürülebilirliğinin sağlanması (çatı tadilatı gibi) ile birlikte değerlendirildiği görülmüştür. " şeklindeki binadaki tadilatın ZORUNLULUK durumu göstermesi ile yine raporda geçen "02.03.2022 tarihinde ... tarafından verilmiş olan muvafakatname olduğu, bunda da “….ruhsat eki tadilat projesi müellifi olarak söz konusu parselde yapılacak tüm mimari rölöve, restitüsyon çalışmaları ve restorasyon projesi hazırlanması hizmetinin ... AŞ İnş. ... yapılması ve yaptırılmasına muvafakat ediyorum” ifadesine yer verildiği anlaşılmaktadır." şeklindeki tespitten hareket edildiğinde binada tadilat yapılmasına davacı bizzat muvafakat verdiğinden / rıza gösterdiğinden bu iradesi nedeniyle de davacının manevi hakkı da ihlal edilmediğine kanaat getirilmiştir. Tüm bu sebeplerle davanın reddi gerekmiştir. .H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 853,88 TL+tamamlama harcı 11.100,38 TL=11,954,26 TL 'nin düşümü ile bakiye 11.222,26 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden; 55.000,00 TL vekalet ücreti, manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 65.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 15/04/2026
Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır