İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/185 E. 2024/757 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/185
Karar No
2024/757
Karar Tarihi

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/185 Esas - 2024/757 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/185 Esas KARAR NO : 2024/757

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 15/03/2023 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, müvekkil Banka ile SPK ve BDDK lisanslı olarak gayrimenkul değerleme ve danışma hizmeti vermekte bulunan davalı arasında sözleşme imzalandığını, müvekkilinin dava dışı müşterisinin maliki olduğu .... ..... .... bağımsız bölüm numaralı sosyal tesis nitelikli taşınmazın değerlendirilmesini teminen anılan sözleşme kapsamında davalıdan değerleme hizmeti alındığını, davalı firma tarafından 18/08/2015 tarihinde tanzim edilen değerleme raporuna göre davaya konu taşınmazın acil satış değerinin 2.000.000,00 TL, piyasa değerinin 2.250.000,00 TL olarak belirlendiğini, 1.dereceden 3.000.00,00 TL tutarında üst sınır ipoteği tesis edildiğini ve dava dışı şahsa kredi kullandırıldığını, kredilerin geri ödemelerinde aksaklıklar yaşanması üzerine .... ..... .... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış olduğunu, 28/02/2018 tarihli kıymet takdir raporunda taşınmaza 350.000,00 TL değer biçildiğini, 18/08/2015 tarihli değerleme raporu ile farklılık olduğundan müvekkilince bağımsız bir kuruluştan değerleme talep edildiğini, 16/03/2018 tarihi itibariyle değerinin 480.000,00 TL, piyasa değerinin ise 600.000,00 TL olarak takdir edildiğini, davalı şirket tarafından tanzim edilen 2015 tarihli taşınmaz değerleme raporunda takdir edilen değerin tümüyle hatalı bir değerlendirme olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, taahhüdü ve yükümlülüğünü yerine getirmemiş bulunduğunu, müvekkilinin davalı tarafından yanılgıya düşürüldüğünü, müvekkiline kullandırmayacağı krediyi kullandırdığını, davalının ağır kusuruyla zarara uğratıldığını ileri sürerek, şimdilik 1.000.000,00 TL'sinin tazminatın 22/10/2021 tarihinde işleyecek olan ticari işlere uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, BDDK'nın 10/04/2014 tarihli verdiği yetkiye göre faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin 'Bankaların Değerleme Hizmeti Almaları ve Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri ve sözleşmeye göre raporunu düzenlediğini ve tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. KANITLAR : Arabuluculuk anlaşamama tutanağı sunulmuştur. Keçiören Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... İli Keçiören İlçesi, Pınarbaşı Mahallesi 4115 Ada, 38 Parselde kayıtlı sosyal tesis nitelikli 1 numaralı bağımsız bölüme ait tapu kayıtları celp edilmiştir. Davacıya müzekkere yazılarak 18/08/2015 tarihli ekspertiz raporu, 28/02/2018 tarihli kıymet taktir raporu ve 16/03/2018 tarihli değerlendirme raporu ve varsa taşınmaza ilişkin başka değerlendirme raporları ve davalı ile bu taşınmaz sebebiyle yapılan yazışma/ihbarname örnekleri getirtilip incelenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme örneği sunulmuştur. Nitelikli hesap, inşaat mühendisi ve bankacı bilirkişi kurulundan rapor alınmış, düzenlenen bu raporda; taşınmazın 18/08/2015 tarihindeki değerinin 300.000,00 TL, dava tarihi olan 15/03/2021 tarihindeki değerinin 1.800.000,00 TL, 28/09/2021 icra satış tarihindeki değerinin 720.000,00 TL ve güncel değerinin ise 3.800.000,00 TL tutarında bulunduğu ve zararın tespiti için bir takım belgelerin celbinin gerektiği bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı Bankanın kredi kullandırırken teminat olarak alınan ipoteğin tesis edilmesi sırasında taşınmazın değerinin davalı tarafından sözleşme ve mevzuata aykırı tespit edildiği iddiasına dayalı, tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacının münhasıran bankacılık alanında faaliyet gösteren anonim şirket statülü tüzel kişilik olduğu, davalının ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 15., 34., 36 ve 93. maddelerine dayalı olarak çıkarılan 'Bankaların Değerleme Hizmeti Almaları ve Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri' uyarınca yetkilendirilen değerleme şirketi bulunduğu, taraflar arasında sözleşme imzalandığı, davacı Bankanın kredi kullandırırken davalıdan değerleme hizmeti aldığı, davacının bu hizmetin verilmesi sırasında davalının, sözleşme ve mevzuata aykırı davrandığını bildirerek zarara uğratıldığını ileri sürdüğü, davalının ise yetkilendirilmesine ve sözleşmeye göre rapor düzenlediğini savunduğu, uyuşmazlığın bankacılık mevzuatından da kaynaklandığı ve davanın 15/03/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; "26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımınınHâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) ...’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine," dair 25.11.2021 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre, yukarıda belirtilen HSK 1. Dairesi'nin söz konusu kararının 3 nolu bendi (19/10/2005 tarihli ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda 142.maddesinde düzenlenenler hariç), yine 4 nolu bendinde (23/02/2006 tarihli ve 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda) ) ile düzenlendiği üzere iş bu davanın finans mahkemesi olarak belirlenen ... 6,7,8 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiği, belirtilen davalar bakımından anılan numaralı ticaret mahkemeleri ile diğer ticaret ticaret mahkemeleri arasında görev ilişkisi doğduğu, iş bu dava bakımından mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılarak 6100 Sayılı HMK'nın 114/1 c ve 115. maddeleri gereğince davanın dava şartı (görev) yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının HMK’nın 114/1-c ve 115 maddesi gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan dolayı USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki haftalık süre içerisinde dosyanın ... 6,7 ve 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE ... HUKUK TEVZİ BÜROSUNA gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine, 4-HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama, harç masraf ve giderlerinin yetkisizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemede davaya devam edilmesi halinde bu mahkemece değerlendirilmesine, aksi halde mahkememizce dosya üzerinde bu durumun tespiti ile GEREKLİ KARARIN VERİLMESİNE, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/185, K. 2024/757, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-185-e-2024-757-k-5ee9aed7b3e3