İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/180 E. 2025/354 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/180
Karar No
2025/354
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/180 KARAR NO : 2025/354

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/03/2023 KARAR TARİHİ : 18/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, --- yazılımını kullanmakta olan firmalara yazılım danışmanı olarak Depo, Üretim planlama, İhracat, Yurt içi satış, Muhasebe, İnsan Kaynakları, Bilgi işlem bölümlerinin - destek ve raporlama çalışmalarına ilişkin hizmet sunduğunu, Davalı/Borçlu taraf ise, firmalara ---- programının hem satışını yapan hem de satış sonrası danışmanlık adı altında teknik destek hizmeti veren bir firma olduğunu, Davalı/Borçlu firma dava dışı çeşitli şirketlerle ilgili üstlenmiş olduğu iş ve projelerde zaman zaman davacı ile anlaşmakta ve davacı da davalı/borçlunun ----- programını satın alan ve kullanan müşterilerine yazılım danışmanlığı hizmeti verdiğini. 2019 yılından beri bu şekilde devam eden ilişkide davacı vermiş olduğu bu hizmetlerin karşılığı ücretini davalı/borçlu firmaya faturalandırıp onlardan tahsil ettiğini. Davalı/borçlu firma ise yapmış olduğu bu iş ve ödemeleri hizmet konusu yazılımın sahibi ----- faturalandığını, Davalı/borçlu kendi müşterileri olan ----programının kullanımıyla ilgili teknik destek ve yazılım danışmanlığı işleri için davacı/alacaklı ile anlaşmış ve davacı da ---- Hastanesine 19.10.2019 tarihinden itibaren 2020 yılı Eylül ayına kadar toplam 81 Adam Gün anlaşma konusu hizmeti verdiğini. Davacı vermiş olduğu bu hizmetin karşılığını davalı firmadan tahsil edememesi üzerine bu hizmetlerinin 52 Adam Gün kısmını 10.10.2022 tarihli ----- numaralı faturaya konu ettiğini, d. Yine davalı/borçlu kendi müşterisi olan ----- programının kullanımıyla ilgili "-----" adı altında teknik destek ve yazılım danışmanlığı işleri için davacı/alacaklı davacı ile anlaşmış, davacı da söz konusu anlaşma kapsamında 14.09.2020 - 28.04.2021 tarihleri arası dönemde toplam 91.5 Adam Gün hizmet verdiğini. Vermiş olduğu bu hizmetin karşılığını davalı firmadan tahsil edememesi üzerine bu hizmetlerinin 25 Adam Gün kısmını 10.10.2022 tarihli ---- numaralı faturaya konu ettiğini, söz konusu 10.10.2022 tarihli ----- numaralı 75.520,00 TL tutarlı fatura davalı/borçlu şirket yetkilileri ----- şirket e-posta adreslerine mail yoluyla 10.10.2022 tarihinde tebliğ edildiğini. Davacı tarafından gönderilen işbu faturaya davalı şirket 17.10.2022 tarihli ------ yevmiye numaralı ihtarıyla itiraz ederek faturayı işleme almadıklarını ve iade ettiklerini belirtildiğini, Davalı/borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak faturaya itiraz etmesi ve faturanın iade edilmesi davacının mevcut alacağına ve muacceliyetine engel olmayacağı için 10.10.2022 tarihli ----- numaralı 75.520,00 TL tutarlı ödenmemiş fatura borcu ----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasıyla takibe konulduğunu beyan ederek; Davalı/borçlu tarafından ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Faturanın kesilmesi tek başına ödemenin yapılması için yeterli değildir aynı zamanda işin usule uygun tamamlandığının ispatlanması gerektiğini.Davalı firma ----- firmasının alt yüklenicisi olduğunu.----- firması tarafından firmalara muhasebe, finans ve değişik alanlarda hizmet verildiğini. ----- firması tarafından alına işler davalı firmaya verildiğini, davalı firmada bu işleri davacıya yaptırdığını, Davacı, kendisine verilen işleri hizmet verilen firmada tamamlar, bu durum firma yetkilileri ve davacı tarafından birlikte tutanak altına alınır ve hep beraber imza altına alındığını, akabinde tutulan tutanakların davalı firmaya ulaştığını, davalı firma tutulan tutanakları ----- firmasına bildirir ve iş tamamlanmışsa ----- firması tarafından iş yapılan firmadan ödeme alınınca ödeme önce davalı firmaya aktarılır ve davalı firmada davacıya ödemesini yaptığını, davaya konu olayda ise davacı tarafından hizmet verilen firma ile yapılan işlere dair tutanaklar fatura içeriği ile uyumlu olarak tutulmadığı ve imzalanmadığını, davalı firma yetkilisi ----- tarafından tutanakların imzalı olması ve imzalı tutanakların davalı firmaya ulaştırılması konusunda davacıya bildirim yapıldığını. Davacı tarafından haksız bir şekilde fatura kesildiğini, haksız fatura ----Noterliğinin 17,10,2022 gün ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, yapılan işin mahiyeti gereği hizmet verilen firma tarafından, hizmet bedelinin ödenmesi için yapılan işin ispatlanması gerektiğini, bu ispat ise ancak hizmet verilen firmanın görevlileri ile birlikte, yapılan işin tutanağa bağlanması şeklinde olduğunu, davaya konu olayda, her ne kadar davacı tarafından işin yapıldığı ve buna dair faturanın kesildiği iddia edilse de, yukarıda bahsettikleri tutanakların olmaması halinde işin yapıldığı ispatlanmış olmamaktadır ve dolayısıyla ödeme yapılmadığını, davacı taraf bu sistemi gayet iyi bilindiğini, çünkü taraflar arasında ki bundan önce ki hizmet alımları da aynı şekilde yapıldığını, zira sektör de işlemler bu şekilde yürütüldüğünü beyan ederek; haksız davanın reddi ile yargılama gideri, vekalet ücreti ve % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.-----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1). Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3) Davacı taraf gerçek kişi tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Defter İncelemesi (usul): Davacı Defter İncelemesi (Usul): Davacı tarafın incelemeye sunulan 2019 yılı işletme defterleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 486 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile defter beyan sistemi üzerinde tutulduğundan noter onay bilgisi bulunmaktadır. HMK 222.maddesinde; ‘’Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.’’ Şeklinde düzenlenmiştir. Davacının ibraz ettiği 2019 yılı ticari defterlerinin delil mahiyetinde olup, olmadığı sayın mahkemenin takdirindedir. Davacı tarafından ibraz edilen 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;Davacı şirketin ibraz ettiği 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. Davalı Defter İncelemesi (Usul): Davalı tarafından ibraz edilen 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir Davalı şirketin ibraz ettiği 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı ------ 2019 yılında, davalı şirkete düzenlemiş olduğu satış faturaların işletme defteri kayıt bilgileri aşağıdaki gibi listelenmiştir. Davacı ------ 2019 Yılı İşletme Defteri Gelir Dökümü: Yukarıdaki gelir dökümlerine göre, davacı tarafından davalı şirkette 3 adet fatura ile KDV dahil 21.682,50 TL tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı görülmüştür. İşletme defteri tek yanlı kayıt usulüne göre gelir ve gider esasına göre tutulduğun, davacı tarafın borç/alacak bakiyesi görülmektedir. Davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde, davalı şirket ile olan hesap hareketleri aşağıdaki gibidir. Hesap Kodu: ----- (2020 Yılı) Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davacı tarafından 10.02.2020 tarihinden 28.11.2020 tarihine kadar davalı tarafa 10 fatura ile 97.043,20 TL tutarlı hizmet satışı yaptığı, bu süreçte davalıdan farklı tarihlerde 54.787,40 TL tutarlı ödeme aldığı, 14.573,00 TL tutarlı iade faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı taraftan 27.682,80 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2021 yılına devir ettiği, Davacı tarafından 25.01.2021 tarihinden 30.06.2021 tarihine kadar davalı tarafa 6 fatura ile 131.835,50 TL tutarlı hizmet satışı yaptığı, bu süreçte davalıdan farklı tarihlerde 113.588,30 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalı taraftan 45.930,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği, Davacı tarafından 18.03.2022 tarihinden 10.10.2022 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 153.990,00 TL tutarlı hizmet satın yaptığı, bu süreçte davalı taraftan ödeme alınmadığı ve buna göre 03.11.2022 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 199.920,00 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde, davacı şirket ile olan hesap hareketleri aşağıdaki gibidir.Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davalının 2019 yılından 2020 yılına devir eden borcunun 13.717,50 TL olduğu. Davalı tarafından 10.02.2020 tarihinden 28.11.2020 tarihine kadar davacıdan 9 fatura ile 82.470,20 TL tutarlı hizmet satın aldığı, bu süreçte davacı tarafa farklı tarihlerde 58.769,90 TL tutarlı ödeme yapıldığı, 14.573,00 TL tutarlı iade faturasını davacı borcuna kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2020 tarihi itibariyle davacı tarafa 22.844,80 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2021 yılına devir ettiği, Davalı tarafından 25.01.2021 tarihinden 30.06.2021 tarihine kadar davacından 7 fatura ile 146.408,50 TL tutarlı hizmet satın aldığı, bu süreçte davacı tarafa farklı tarihlerde 113.588,30 TL ödeme yapıldığı, 26.665,00 TL tutarlı iade faturasını davacı borcuna kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı tarafa 30.000,00 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği, Davalı tarafından 18.03.2022 tarihinden 10.10.2022 tarihine kadar davacından 2 fatura ile 153.990,00 TL tutarlı hizmet satın aldığı, bu süreçte davacı tarafa ödeme yapılmadığı ve buna göre 03.11.2022 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 193.990,00 TL borçlu olduğu görülmüştür. -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas, ----26/04/2022 Tarihli İlamı; Sayın Mahkemenin, ----Esas, -----, 26/04/2022 tarihli ilamında, Davanın Kısmen Kabulü ile davalının ----İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 30.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz talebinin reddine’’ karar verilmiştir. 4.c- BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257’ci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 350 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını ‘Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)’ ile mal ve hizmet satışlarını ise ‘Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS)’ ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir. Bilindiği üzere ---- Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği ----- döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu ------ Vergi Dairesi 31.03.2023 tarihli yazısı ekinde, davacının 2020, 2021 ve 2022 yılları BA ve BS formunu yazı ekinde dosyaya göndermiştir. Davalının bağlı bulunduğu ------ Vergi Dairesi 30.03.2023 tarihli yazısı ekinde, davalının 2020, 2021 ve 2022 yılları BA ve BS formunu yazı ekinde dosyaya göndermiştir. Davacı tarafın 2020, 2021 yıllarında BS ve BA formları ile bildirmiş olduğu faturalar ile davalının 2020 ve 2021 yıllarında BA ve BS formları ile bildirmiş olduğu faturalar aşağıdaki gibi karşılaştırılmıştır.Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, tarafların 2020 yılı BA ve BS formlarında 1 adet fatura ile KDV hariç 400,00 TL tutarında, 2021 yılı BA ve BS formunda 1 adet fatura ile KDV hariç 21.750,00 TL tutarında uyuşmazlık bulunduğu görülmekle, tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılmasında davacının tüm faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Bu durumda, davalı tarafından 2020 yılı BA formunda KDV hariç 400.00 TL tutarında fazladan bildirimde bulunduğu, 2021 BA formunda 1 fatura ile KDV hariç 21.750,00 TL tutarında eksik bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin 2022 yılı BS Formunda davacı şirkete 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 21.750,00 TL tutarında fatura düzenlediği görülmüştür. Davacı şirketin 2022 yılı BA Formunda davalı tarafından davacı şirkete 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 21.750,00 TL tutarında fatura düzenlediği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacının defterlerine göre 03.11.2022 takip tarihi itibariyle davalından 199.920,00 TL alacaklı olduğu. Davalının defterlerine göre 03.11.2022 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 183.990,00 TL borçlu olduğu görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtlarında 15.930,00 TL ( 199.920,00 – 183.990,00 TL ) tutarındaki uyumsuzluğun; Davacının 2019 yılından 2020 yılında devir eden 13.717,50 TL tutarındaki alacağının kendi defterlerinde kayıtlı olmamasından. Davalının 04.02.2020 tarihli 3.982,50 TL tutarlı ödemesinin, davacının defterlerinde kayıtlı olmamasından. Davalının 06.07.2021 tarihli ----- seri no.lu 25.665,00 TL tutarlı iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından 03.11.2022 tarihli icra takibinde, 2019-2020 yılları fatura edilmeyen ---- günler ile 2021 Nisan fatura edilmeyen ------ günlere ilişkin 10.10.2022 tarihli ----- seri no.lu 75.250,00 TL fatura alacağının tahsili için takibe geçmiştir. Davalının kendi defterlerinde, takibe konu edilen 10.10.2022 tarihli ------ seri no.lu 75.250,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı davacı tarafa 75.520,00 TL borçlu olduğu görülmüştür. Davalı taraf davacı tarafından hizmet verilen firma ile yapılan işlere dair tutanaklar fatura içeriği ile uyumlu olarak tutulmadığı ve imzalanmadığını. Davalı firma yetkilisi ----- tarafından tutanakların imzalı olması ve imzalı tutanakların davalı firmaya ulaştırılması konusunda davacıya bildirim yapıldığını. Davacı tarafından haksız bir şekilde fatura kesildiğini. Haksız fatura ----Noterliğinin 17.10.2022 gün ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini savunmuştur. Davacı tarafından dosyaya sunulan deliller arasında, davaya konu olan 10.10.2022 Tarihli ------ seri no.lu 75.520,00 TL tutarlı fatura ile davaya konu olmayan fatura muhteviyatındaki işlerin davacı tarafından yapıldığına dair dava dışı ------ imzası bulunan teslim tutanakları bulunmaktadır. Davalının iş tutanaklarda imzası bulunmaması nedeniyle davacı tarafından verilen hizmetin usulüne uygun olmadığı yönündeki iddiasının takdiri sayın Mahkemenize ait olduğu. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Somut olayda, Takip alacaklısı davacı taraf, 03.11.2022 tarihli takipte, 75.520,00 TL fatura alacağına, 782,10 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamından, davacının davalı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dayanak belge bulunmamaktadır. Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak için takip tarihinden itibaren yılık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği. S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, vergi dairelerinden gelen tarafların BS ve BA Formları ile her iki tarafından ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği, 2020, 2021 ve 2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Dava Ve Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacının defterlerine göre 03.11.2022 takip tarihi itibariyle davalından 199.920,00 TL alacaklı olduğu. Davalının defterlerine göre 03.11.2022 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 183.990,00 TL borçlu olduğu görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtlarında 15.930,00 TL ( 199.920,00 – 183.990,00 TL ) tutarındaki uyumsuzluğun; Davacının 2019 yılından 2020 yılında devir eden 13.717,50 TL tutarındaki alacağının kendi defterlerinde kayıtlı olmamasından. Davalının 04.02.2020 tarihli 3.982,50 TL tutarlı ödemesinin, davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından. Davalının 06.07.2021 tarihli ----- seri no.lu 25.665,00 TL tutarlı iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından 03.11.2022 tarihli icra takibinde, 2019-2020 yılları fatura edilmeyen ---- günler ile 2021 Nisan fatura edilmeyen ----- günlere ilişkin 10.10.2022 tarihli ----- seri no.lu 75.250,00 TL fatura alacağının tahsili için takibe geçmiştir. Davalının kendi defterlerinde, takibe konu edilen 10.10.2022 tarihli ----- seri no.lu 75.250,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı davacı tarafa 75.520,00 TL borçlu olduğu görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan deliller arasında, davaya konu olan 10.10.2022 Tarihli ----- seri no.lu 75.520,00 TL tutarlı fatura ile davaya konu olmayan fatura muhteviyatındaki işlerin davacı tarafından yapıldığına dair dava dışı ----- imzası bulunan teslim tutanakları bulunmaktadır. Davalının iş tutanaklarda imzası bulunmaması nedeniyle davacı tarafından verilen hizmetin usulüne uygun olmadığı hususundan takdir sayın mahkemenindir. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafından takibe konu olan 10.10.2022 tarihli ----- nolu 78.520,00 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki hizmetin dava dışı firmalara usulüne uygun olarak verildiğinin ve davalının söz konusu fatura tutarından sorumlu olduğunun kabulü halinde, davacının davalından takibe konu edilen 10.10.2022 tarihli ------ seri no.lu 75.250,00 TL faturadan kaynaklı davalıdan, 75.520,00 TL alacaklı olduğu, 75.520,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir. Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve bilgisayar uzmanı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;Bilgisayar programlarını ifade etmede kullanılan bir kavram olan yazılım, özel amaçla kullanılacak uygulamalara yönelik olarak geliştirilmiş programlar olarak kabul edilmektedir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda da “bilgisayar programları” olarak adlandırılan yazılımlar, bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem ya da görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımdan hareketle, yazılım lisans sözleşmesi, devredenin bir elektronik bilgi işlem sistemi yazılımının imalini, bakımını ya da devrini üstlenmesinin yanı sıra yazılımın kullanılmasına yönelik yararlı ve gerekli bilgileri/belgeleri vermekle yükümlü olduğu, devralanın da ivaz karşılığında yazılımın kullanım hakkını elde ettiği sözleşme olarak kabul edilmektedir. Yazılım Lisans Sözleşmesinin bir alt türü olan yazılım işlenme sözleşmelerinin konusunu da, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 6. Maddesinde düzenlenen işlenme ve derlenme hükümleri kapsamında, varolan bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılmasını içermektedir. Yazılım lisans sözleşmelerin hukuki nitelikleri itibarıyla tam bir fikir birliği olmamakla beraber, genel olarak, kullanım hakkının devri bakımından satım, hasılat kirası ya da, lisans sözleşmesi gibi kabul edilmektedir. Programın kullanıcının özel gereksinimlerine uyarlanması, eğitim, bakım ve destek hizmeti halinde ise, iş görme edimleri sebebiyle Eser, hizmet ve vekalet hükümlerinin de tatbik edileceği kabul edilmektedir. 3 Yargıtay tarafından da yeni bir yazılım, ya da uyarlama hallerinde, sözleşmenin niteliği eser sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Borçlar Kanunumuza göre bir eser meydana getirme karşılığında, iş sahibinin bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmeler Eser Sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir. Her ne kadar kanunun lafzı bir nesnenin “meydana getirilmesini” ihsas etse de aslında kapsamı maddi varlığı olmayıp da sonucu bir bütünlük olarak taahhüt edilebilen şeyleri de kapsamaktadır. Bu sebeple sonucu bir bütünlük arz eden, iş sahibinin buyruğu altına girmeksizin, bağımsız olarak yapılan, bakım, onarım, tamirat işleri de, uygulamada eser sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Bununla beraber, eser sözleşmeleri mevzuatımızda ani edimli sözleşmeler olarak ele alınmış olup; sürekli borç ilişkisi meydana getirmedikleri kabul edilmektedir. İş sahibinin ifaya olan çıkarının, bu şekilde, belirli dönemlerde tekrar eden edimlerle karşılandığı sözleşmeler ise, sürekli eser sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Sürekli eser sözleşmeleri hukuki niteliği itibarıyla, atipik, çerçeve sözleşmeler olup; tatbik edilecek hukuk bakımından eser sözleşmesi ile genel hükümlere tabiidir. Eser sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen, ivazlı ve rızai sözleşmelerdir. Rızai bir sözleşme olması sebebiyle de tarafların anlaşması sözleşme kurulumu için yeterli olup; geçerliliği için belli bir şekil şartı aranmamaktadır. Her ne kadar, şekil şartı olmaması sebebiyle tarafların karşılıklı mutabakatlarını beyan etmeleri bu akdin kurulması için yeterli sayılmakla beraber sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delillerin gözetilmesi gerekmektedir. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin edimi bir yapma borcu oluşturduğundan, yapma borcunun konusunu maddi veya hukuki bir fiile dayansa dahi, senetle ispatına gerek bulunmayıp; her türlü delille ifa edildiğinin ortaya konulması mümkündür. Yine mevzuatımıza göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği kabul edilmekle birlikte, gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek, ticari defterlere işlenilmesi de sözleşmenin kurulduğuna, malın teslim edildiğine, hizmet in verildiğine karine sayılmış ve aksi iddianın ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir. Faturanın tebliğ edildiğine dair kayıtların ulaşılamaması halinde, bildirim alış formu ile faturaların vergi dairesine borçlu tarafından bildirilmesi durumunda fatura konusu mal veya hizmetin alacaklı tarafından borçluya teslim edildiği kabul edilmektedir. Hukukumuzda açık olarak düzenlenmemekle birlikte, kanunda aranan şartların bulunması halinde, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterler kesin delil mahiyetinde kabul edilmektedir. Kanunda aranan şartlar ise, uyuşmazlığın her iki tarafının da defter tutma yükümlülüğüne tâbi olması ve uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir işlemden kaynaklanmasıdır. Ticari defter kayıtları, bu genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, kesin delil haricinde sahibi lehine de delil teşkil etmektedir. Bunun için ise defterlerin kanuna uygun biçimde eksiksiz tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ve defter kayıtlarının, karşı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerle ya da senet ve kesin delillerle aksinin ortaya konamamış olması gerekmektedir. Ticari defterlerin faturaların delil olmasından farklı olup, fatura ticari defterlere kaydolmuşsa artık fatura değil ticari defter kaydı esas alınmaktadır. Bu açıklamalar ışığında niza konusu olaya bakıldığında taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, bununla beraber, davalının ----- programı için yazılım danışmanlığı hizmeti verdiği bu işlerin bir kısmında davalı adına ilgili hizmetleri davacının verdiği, Kısaca davalının --- Firmasının Alt Yüklenicisi olduğu, -----oft Firması Tarafından Firmalara Muhasebe , Finans Ve Değişik Alanlarda Hizmet Verilmektedir. Genel uygulama olarak ----- Firması Tarafından Alınan İşler davalı Firmaya verilmektedir. Davalı Firmada Bu İşleri Davacıya Yaptırmaktadır. Ve yapılan işler davacı tarafından tutanak altına alınmaktadır ve ödemedi yapılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında, her bir yapılan danışmanlık hizmeti için yazılım işlenme sözleşmesi niteliğinde, eser sözleşmesi kurulduğu ve bu hizmet tek bir seferde sonlanmadığından süreklilik arz ettiği, bu durumda davacının alt yüklenici davalının ise iş sahibi üst yüklenici olduğu, Davacının davalıya 10.10.2022 tarihinde, ----- numaralı 75.520,00 TL bedelli fatura kestiği, Faturanın oluşumuna bakıldığında iki ayrı firmaya verilen günlük hizmetin faturalandırıldığı, Davacının ---- verilen hizmetlere dair sunduğu program ekran görüntüsü ve mesajlara bakıldığında, --- Hastanesi için, cari kart, stok kart gibi verilerin ----- programına aktarılması, cari kart açma, numaratör, muhasebe hesap planı ile ilgili işler, stok ve hizmet KDV transferi, puantaj testi, atölye çalışması, data transferi vergi no kontrolü,kayıt bazlı veri giriş yetkilendirmesi, stopaj hesaplama çalışması canlı kullanım desteği, bordro raporlama, sgk fiili hizmet çalışması, ik organizasyon çalışması, peşin ödenen giderler e bildirge çalışması, ik kazanç tanımları, bordro puantaj ile çeşitli hata ve sorunların giderildiğinin görüldüğü, Bu işlemlerin çoğunluğunun yazılım üzerinden yapıldığı ve bu işler ile ilgili davacıya yapılan işlerin tutanak altına alınmasına ilişkin davalının vermiş olduğu bir talimata rastlanılmadığı ve teknik anlamda fatura içeriği hizmeti işin yapıldığı tespit edilmiştir. Faturanın ikinci kısmındaki ----- işlerinin ise tutanak altına alındığı, tutanakların altında dava dışı ---- adına belgeleri ----- İsimli kişinin imzaladığı, bu kişinin ilgili firmanın çalışanı olup olmadığının bilinemediği, Bununla beraber, davalı faturaya süresi içerisinde itiraz etmekle birlikte ticari defterlerine ilgili faturayı kaydettiği, fatura ticari defterlere kaydolmuşsa artık fatura değil ticari defter kaydının esas alındığı, Bu faturaya ilişkin takip tarihine kadar kesilmiş bir fatura olmadığı, takip tarihinden sonra kesilen faturaların ise uygulamada nazara alınmadığı, 16 Teknik manada raflar arasındaki alışıla gelmiş iş akış şekline bakıldığında hizmetin verildiğinin bilinemediği şöyle ki; tutanakları imzalayan kişi ---- adlı kişinin firmanın çalışanı olup olmadığı bilinemediğinden hizmetin verildiği teknik manada tam olarak anlaşılamamıştır.

SONUÇ Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle Dosyaya sunulan belgelerden ----- olan hizmetin davacı tarafından ifa edildiği anlaşılmakla beraber, ----- için verilen hizmetin tutanakları imzalayan ----- adlı kişinin firmanın çalışanı ya da yetkilisi olup olmadığı bilinemediğinden hizmetin verildiğinin kati olarak tespit edilemediği, ilgili hususta takdirin Mahkemenin olduğu, ---- verilen hizmet tespit edilememekle ve niza konusu faturaya davalı tarafından itiraz edilmekle birlikte, ilgili faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, mevzuatımıza göre fatura ticari defterlere kaydolmuşsa artık fatura değil ticari defter kaydının esas alındığı Mevcut durumda ilgili fatura davalı defterlerinde de kayıtlı olduğundan, ticari defterlere göre davacının davalıdan 75.520,00 TL alacaklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği bildirilmiştir.Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve bilgisayar uzmanı bilirkişi heyetinden alınan ek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişiler tarafından tanzim edilen ek bilirkişi raporunda özetle; İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME Tarafların rapora itirazları yazılım işlenme sözleşmesi kapsamında işin yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Kök raporda belirtildiği üzere, Yazılım lisans sözleşmelerin hukuki nitelikleri itibarıyla tam bir fikir birliği olmamakla beraber, genel olarak, kullanım hakkının devri bakımından satım, hasılat kirası ya da, lisans sözleşmesi gibi kabul edilmektedir. Programın kullanıcının özel gereksinimlerine uyarlanması, eğitim, bakım ve destek hizmeti halinde ise, iş görme edimleri sebebiyle Eser, hizmet ve vekalet hükümlerinin de tatbik edileceği kabul edilmektedir. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin edimi bir yapma borcu oluşturduğundan, yapma borcunun konusunu maddi veya hukuki bir fiile dayansa dahi, senetle ispatına gerek bulunmayıp; her türlü delille ifa edildiğinin ortaya konulması mümkündür. Yine mevzuatımıza göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği kabul edilmekle birlikte, gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek, ticari defterlere işlenilmesi de sözleşmenin kurulduğuna, malın teslim edildiğine, hizmetin verildiğine karine sayılmış ve aksi iddianın ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir. Faturanın tebliğ edildiğine dair kayıtların ulaşılamaması halinde, bildirim alış formu ile faturaların vergi dairesine borçlu tarafından bildirilmesi durumunda fatura konusu mal veya hizmetin alacaklı tarafından borçluya teslim edildiği kabul edilmektedir. Hukukumuzda açık olarak düzenlenmemekle birlikte, kanunda aranan şartların bulunması halinde, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterler kesin delil mahiyetinde kabul edilmektedir. Kanunda aranan şartlar ise, uyuşmazlığın her iki tarafının da defter tutma yükümlülüğüne tâbi olması ve uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir işlemden kaynaklanmasıdır. Ticari defter kayıtları, bu genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, kesin delil haricinde sahibi lehine de delil teşkil etmektedir. Bunun için ise defterlerin kanuna uygun biçimde eksiksiz tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ve defter kayıtlarının, karşı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerle ya da senet ve kesin delillerle aksinin ortaya konamamış olması gerekmektedir. Ticari defterlerin faturaların delil olmasından farklı olup, fatura ticari defterlere kaydolmuşsa artık fatura değil ticari defter kaydı esas alınmaktadır. Bu bakımdan kök raporda, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, bununla beraber, davalının ----- programı için yazılım danışmanlığı hizmeti verdiği bu işlerin bir kısmında davalı adına ilgili hizmetleri davacının verdiği, Kısaca davalının ---- Firmasının Alt Yüklenicisi olduğu, ----Firması Tarafından Firmalara Muhasebe , Finans Ve Değişik Alanlarda Hizmet Verilmektedir. Genel uygulama olarak ----- Firması Tarafından Alınan İşler davalı Firmaya verilmektedir. Davalı Firmada Bu İşleri Davacıya Yaptırmaktadır. Ve yapılan işler davacı tarafından tutanak altına alınmaktadır ve ödemedi yapılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında, her bir yapılan danışmanlık hizmeti için yazılım işlenme sözleşmesi niteliğinde, eser sözleşmesi kurulduğu ve bu hizmet tek bir seferde sonlanmadığından süreklilik arz ettiği, bu durumda davacının alt yüklenici davalının ise iş sahibi üst yüklenici olduğu, Davacının davalıya 10.10.2022 tarihinde, ----- numaralı 75.520,00 TL bedelli fatura kestiği, Faturanın oluşumuna bakıldığında iki ayrı firmaya verilen günlük hizmetin faturalandırıldığı, ¸ Davacının ----- verilen hizmetlere dair sunduğu program ekran görüntüsü ve mesajlara bakıldığında, ----- Hastanesi için, cari kart, stok kart gibi verilerin ----- programına aktarılması, cari kart açma, numaratör, muhasebe hesap planı ile ilgili işler, stok ve hizmet KDV transferi, puantaj testi, atölye çalışması, data transferi vergi no kontrolü,kayıt bazlı veri giriş yetkilendirmesi, stopaj hesaplama çalışması canlı kullanım desteği, bordro raporlama, sgk fiili hizmet çalışması, ik organizasyon çalışması, peşin ödenen giderler e bildirge çalışması, ik kazanç tanımları, bordro puantaj ile çeşitli hata ve sorunların giderildiğinin görüldüğü, Bu işlemlerin çoğunluğunun yazılım üzerinden yapıldığı ve bu işler ile ilgili davacıya yapılan işlerin tutanak altına alınmasına ilişkin davalının vermiş olduğu bir talimata rastlanılmadığı ve teknik anlamda fatura içeriği hizmeti işin yapıldığı tespit edilmiştir. Faturanın ikinci kısmındaki ---- işlerinin ise tutanak altına alındığı, tutanakların altında dava dışı ---- adına belgeleri ----- İsimli kişinin imzaladığı, bu kişinin ilgili firmanın çalışanı olup olmadığının bilinemediği, Bununla beraber, davalı faturaya süresi içerisinde itiraz etmekle birlikte ticari defterlerine ilgili faturayı kaydettiği, fatura ticari defterlere kaydolmuşsa artık fatura değil ticari defter kaydının esas alındığı, Bu faturaya ilişkin takip tarihine kadar kesilmiş bir fatura olmadığı, takip tarihinden sonra kesilen faturaların ise uygulamada nazara alınmadığı, Teknik manada raflar arasındaki alışıla gelmiş iş akış şekline bakıldığında hizmetin verildiğinin bilinemediği şöyle ki; tutanakları imzalayan kişi ----adlı kişinin firmanın çalışanı olup olmadığı bilinemediğinden hizmetin verildiği teknik manada tam olarak anlaşılamadığı belirtilmiştir. Dosyaya sunulan belgelerde ---- Tutanaklarını imzalayan ---- çalışanı olduğu ve---- projesinde çalıştığı davadışı firma tarafından bildirilmiştir.Yine dosyaya sunulan SGK kayıtlarına bakıldığında, dava dışı -----SGK işyeri sicil numarasının ---- olduğu ve dava dışı ----- 2018 yılının 6. Ayından, 2022 yılının 5. Ayına kadar ilgili firmada çalıştığı görülmektedir. Mevcut veriler ışığında teslim belgelerinde imzası bulunan kişi davalı çalışanı olmamakla birlikte, niza konusu işte asıl iş sahibinin çalışanı olduğu ve ilgili belgelerin işin yapıldığını gösterdiği düşünülmektedir. SONUÇ Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle Dosyaya sunulan belgelerden ---- için verilen hizmetin tutanakları imzalayan ----- adlı kişinin asıl iş sahibinin çalışanı olduğu, bu bakımdan ilgili teslim belgelerinin işin yapıldığını gösterdiği, Mevcut veriler ışığında davacının davalıdan 75.520,00 TL alacaklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği bildirilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; Davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, bununla beraber, davalının ----- programı için yazılım danışmanlığı hizmeti verdiği bu işlerin bir kısmında davalı adına ilgili hizmetleri davacının verdiği, Kısaca davalının ---- Firmasının Alt Yüklenicisi olduğu, --- Firması Tarafından Firmalara Muhasebe , Finans Ve Değişik Alanlarda Hizmet Verilmektedir. Genel uygulama olarak ----- Firması Tarafından Alınan İşler davalı Firmaya verilmektedir. Davalı Firmada Bu İşleri Davacıya Yaptırmaktadır. Ve yapılan işler davacı tarafından tutanak altına alınmaktadır ve ödemesi yapılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında, her bir yapılan danışmanlık hizmeti için yazılım işlenme sözleşmesi niteliğinde, eser sözleşmesi kurulduğu ve bu hizmet tek bir seferde sonlanmadığından süreklilik arz ettiği, bu durumda davacının alt yüklenici davalının ise iş sahibi üst yüklenici olduğu, Davacının davalıya 10.10.2022 tarihinde, ----- numaralı 75.520,00 TL bedelli fatura kestiği, Faturanın oluşumuna bakıldığında iki ayrı firmaya verilen günlük hizmetin faturalandırıldığı, Davacının ----- verilen hizmetlere dair sunduğu program ekran görüntüsü ve mesajlara bakıldığında, ---- Hastanesi için, cari kart, stok kart gibi verilerin ----- programına aktarılması, cari kart açma, numaratör, muhasebe hesap planı ile ilgili işler, stok ve hizmet KDV transferi, puantaj testi, atölye çalışması, data transferi vergi no kontrolü,kayıt bazlı veri giriş yetkilendirmesi, stopaj hesaplama çalışması canlı kullanım desteği, bordro raporlama, sgk fiili hizmet çalışması, ik organizasyon çalışması, peşin ödenen giderler e bildirge çalışması, ik kazanç tanımları, bordro puantaj ile çeşitli hata ve sorunların giderildiğinin görüldüğü, Bu işlemlerin çoğunluğunun yazılım üzerinden yapıldığı ve bu işler ile ilgili davacıya yapılan işlerin tutanak altına alınmasına ilişkin davalının vermiş olduğu bir talimata rastlanılmadığı ve teknik anlamda fatura içeriği hizmeti işin yapıldığı tespit edilmiştir. Faturanın ikinci kısmındaki ---- işlerinin ise tutanak altına alındığı, tutanakların altında dava dışı ---- adına belgeleri ----- İsimli kişinin imzaladığı, ----- Tutanaklarını imzalayan ----- çalışanı olduğu ve ----- projesinde çalıştığı davadışı firma tarafından bildirilmiştir. Yine dosyaya sunulan SGK kayıtlarına bakıldığında, dava dışı --- SGK işyeri sicil numarasının ----- olduğu ve dava dışı ----’ in 2018 yılının 6. Ayından, 2022 yılının 5. Ayına kadar ilgili firmada çalıştığı görülmektedir. Mevcut veriler ışığında teslim belgelerinde imzası bulunan kişi davalı çalışanı olmamakla birlikte, niza konusu işte asıl iş sahibinin çalışanı olduğu ve ilgili belgelerin işin yapıldığını gösterdiği, belirtilen sebeplerle davacının davalıdan 75.520,00 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2--- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 75.520,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Asıl alacak olan 75.520,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 3.088,02-TL'nin davalıdan, 31,98-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 7-Karar tarihinde alınması gerekli 5.158,77-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 921,54-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.237,23-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yapılan 13.862,50 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 13.720,41-TL'nin ve davacı tarafça yatırılan 921,54 TL peşin harç giderinin toplamı 14.641,95-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davalı tarafından yapılan 250,00 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 2,56-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 10-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A,A,Ü,T, deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A,A,Ü,T, deki esaslara göre belirlenen 782,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/180, K. 2025/354, T. 18.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-180-e-2025-354-k-46eca654caf0