İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/160 E. 2025/574 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/160
- Karar No
- 2025/574
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/160 KARAR NO : 2025/574
DAVA : Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2023 KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkili şirketin gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren, bir firma olduğunu, bu kapsamda davalılardan ------. İle aralarında 18.10.2021 tarihli "şirket devir, gayrimenkul satış yetkilendirme sözleşmesi" imzalandığını, Sözleşmenin konusundan da anlaşılacağı üzere bu sözleşme ile davalı şirkete ait ve tek mal varlığı bu olan----- Pafta ---- Ada 1 parselde kayıtlı olan gayrimenkulün devrini şirket hisselerinin devri şeklinde yapılacağını ve bu kapsamda müvekkili şirketinde söz konusu devrin gerçekleşmesi ile aracılık ücretine hak kazanacağının kararlaştırıldığını, müvekkil şirketinin sözleşme kapsamında üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz yerine getirerek yer gösterme, tanıtım ve hisse devri şeklinde bu şirketi dolayısı ile gayrimenkulü alacak portföyündeki müşterilerine ulaşarak nihayetinde dava dışı hisseleri devralan ------Şirketine devir işlemlerinin yapılması hususunda tarafların anlaşmalarının sağlandığını, bu anlaşma kapsamında şirkette hisseleri bulunan davalıların hisselerini dava dışı -------Şirketine devretmeleri suretiyle gayrimenkulün de devri ve bu şekilde hisse devri işlemi ile gayrimenkulün satışına aracılık işlemi tesis edildiğini, müvekkilinin komisyon alacağına hak kazanacağı sözleşme ile taraflar ve dolayısı ile şirket hisselerini bu surette devreden şirket hissedarlarının kabul etmiş olmakla şirket hisseleri 85.000.000 USD (Seksenbeş milyon Amerikan Doları) karşılığında davalı şirket hissedarları tarafından dava dışı ----- Şirketi'ne devredilmiş bu devir işleminin 19.08.2022 tarihli ---- sayılı ------ Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiğini, bu halde açıklandığı üzere devreden ve devralan arasında şirket hisse devri suretiyle gayrimenkulün de devri konusunda anlaşma yapılmış olduğundan yani simsarlık sözleşmesi yerine getirildiğinden tarafların kararlaştırdığı %4 + KDV komisyon ücretinden devreden ve devralan yarı yarıya sorumlu olacaklarından bu duruma göre davalıların ödemesi gereken %2 + KDV hesabıyla 1.700.000 USD + KDV (Birmilyon yediyüzbin Amerikan Doları + KDV) nin davalılar tarafından sözleşmenin kurulması anı ile davacı müvekkile ödeme borcunun doğduğunu, sözleşmenin konusunu oluşturan devir işlemi için yabancı para cinsinden anlaşıldığından bu sözleşme ile ilgili simsarlık ücretinin de yabancı para üzerinden hesaplanması ve ödemesinin de TBK 99'da belirtildiği üzere fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden hesaplanması gerektiğini, sözleşme gereği ödenmesi icap eden komisyon ücretine karşılık olarak davalılardan -------. tarafından 04.03.2022 tarihinde 100.000 USD 24.05.2022 tarihinde 1.584.940 TL 09.06.2022 tarihinde 3.418.500 TL 16.06.2022 tarihinde 3.000.000 TL 23.06.2022 tarihinde 3.585.360 TL 28.06.2022 tarihinde 2.000.000 TL 27.07.2022 tarihinde 2.700.000 TL ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin fiili ödeme tarihindeki sözleşme konusu USD döviz cinsinden karşılıklarına göre hesaplama yapıldığı halde ödenmesi gereken komisyon tutarının eksik ödendiğinden davalı şirket nezdinde ----- Noterliği 16.Eylül.2022 tarih ve ------ yevmiye sayılı ihtarname ile satış tutarı olan 85.000.000 USD (Seksenbeş milyon Amerikan Doları) üzerinden hak edilen komisyon tutarından ödenemeyen bakiye tutarın KDV'si ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini, yapılan ödemelerin bu ihtarnamede hesap edilerek bakiye kısım için olan tutar belirtildiği ancak muhasebe hatası olarak fatura tutarı milyonlar hanesi eksik olarak tanzim edildiğini, ihtarname içeriği ödemeler ile komisyon alacağı hesabına göre belirlenen meblağın farkına bakıldığında bu faturanın hatalı tanziminin maddi hatadan kaynaklandığının da açıkça ortada olduğunu, yapılan ihtara davalı -----. Noterliği 26.Eylül.2022 tarih ve ------ yevmiye no'lu ihtarla cevap verildiğini, sözleşme konusu satış bedeli olan 85.000.000 USD'ye bir itirazda bulunmadan sadece ödenmeyen bir kısım komisyon alacağının olmadığından bahisle itiraz edildiğini, bu faturadaki bedel her ne kadar maddi hatadan kaynaklı olarak milyonlar hanesi eksik tanzim edilmişse de bu faturanın hatalı tanzimi ya da hiç fatura tanzim edilmemiş olması davalıların komisyon ödeme borcunu ortadan kaldırmayacağından, davanın kabulü ile; hisse devri şeklinde gayrimenkul satışına aracılık sözleşmesinden kaynaklı 3.000 USD komisyon alacağının şimdilik sözleşme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar ------ Vekilinin 08/04/2023 tarihli cevap dilekçesine özetle; müvekkillerinin ortağı olduğu ---- şirketi tüm hak ve borçlarıyla birlikte ------devredildiğini burada bir gayrimenkulün devrinden söz edilemeyeceğini ve bu nedenle de taşınmaz satım simsarlığı sözleşmesinin vücut bulamayacağının açık olduğunu, hisse devir protokollerinde görüleceği üzere şirketin devri tüm hak ve borçlarıyla beraber hisse devri şeklinde yapıldığını, davacının dava dilekçesinde ---- şirket hisselerini 85.000.000 USD karşılığında ----- Limited Şirketine devredildiğini iddia ettiği ancak bu husus dahi davacı tarafından haksız çıkar sağlama amacı güdüldüğünü gösterdiğini hisse devir protokollerinden de görüleceği üzere müvekkilleri ve ----- hisselerinin toplam 80.000.000 USD karşılığında -----devredildiğini, müvekkillerinin ortağı olduğu ------ hisse devrine aracılık etmesi için ------ Şirketi şirketi ile yapılan yetkilendirme sözleşmesinde hizmet bedelinin ne olacağının taraflar arasında kararlaştırıldığını ancak sözleşmede yazılı şekilde belirtilmediğini taraflar arasında yapılan müzakerelerde ve anlaşmada ------ şirket hisse devrinin gerçekleşmesi durumunda davacının toplam 15.000.000,00 TL + KDV alacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında akdedilen bu anlaşmaya uygun olarak müvekkili şirketin -----Şirketi tarafından 04.03.2022 tarihinde 100.000,00 USD, 24.05.2022 tarihinde 1.584.940,00 TL , 09.06.2022 tarihinde3.418.500,00 TL, 16.06.2022 tarihinde 3.000.000,00 TL , 23.06.2022 tarihinde 3.585.360,00 TL, 28.06.2022 tarihinde 2.000.000,00 TL, 27.07.2022 tarihinde 2.700.000,00 TL davacıya ödeme yapıldığını ve bu ödemelere istinaden davacı tarafından tarafların anlaştığı miktar olan 15.000.000,00 TL +KDV üzerinden fatura kesildiğini davacı tarafından 13.06.2022 tarihinde keşide edilen ----- numaralı fatura-----HİZMET BEDELİNE BİNAEN açıklaması ile düzenlendiğini bu faturadaki bedelin davacının iddia ettiği gibi aracılık ücreti faturasının kısmi olarak düzenlendiğini içeren herhangi bir ibare de bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete kesilen tarafların arasında anlaştığı miktar olan 15.000.000,00 TL+KDV TL tam olarak müvekkili ----- tarafından davacıya ödendiğini, ancak davacının 13/06/2022 tarihinde usulüne uygun olarak kestiği faturadan 3 ay sonra 16-09-2022 tarihinde usulüne aykırı olarak, hiç bir gerekçe içermeden sırf müvekkili şirketten haksız çıkar sağlama amacıyla müvekkili şirket adına 17.980,11 TL fatura keşide edildiğini, işbu faturaya da taraflarınca 26 Eylül 2022 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnamede 'Sözleşme gereği taraflarınca 13.06.2022 tarih , ----- numara ve 17.700.000,00 TL değerinde fatura düzenlendiğini bu faturanın tamamının müvekkili şirketçe ödendiği, '' şeklinde cevap verildiğini taraflar arasında akdedilen simsarlık sözleşmesinde komisyon ücretinin satış bedelinin %4 + KDV'si olmak üzere devreden ve devralan yarı yarıya sorumlu olduğunu taraflar arasında yapılan sözleşmenin taşınmaz satımı için yapıldığını bu nedenle de taşınmaz satış simsarlığının vücut bulduğunu iddia ettiğini, davacı ile müvekkillerin ortağı olduğu ----- arasında ----- hisselerinin devredilmesine aracılık edeceğinin anlaşıldığını, şirket hisse devrinin gerçekleşmesi durumunda ise 15.000.000,00 TL + KDV komisyon alacağının davacıya ödeneceği hususunun -------arasında anlaşıldığını, ancak davacı tarafından taraflar arasında akdedilen anlaşmaya aykırı olarak , nedeni hiç bir şekilde anlaşılamayacak biçimde toplam satış bedelinin %4'ünün komisyon ücreti olarak ödenmesi gerektiğinin iddia edildiğini, ayrıca davacı ile müvekkillerinin ortağı olduğu -----arasında yapılan sözleşmeye de taşınmaz satış simsarlığı hükümleri ve teamülleri de uygulanamayacağının açık olduğunu, zira müvekkillerin ortağı -----Hakları, Mal Varlığı Ve Borçlarıyla Birlikte ------Hisse Devri Şeklinde Devredildiğini, hisse devir protokollerinden de görüleceği üzere davacının iddia ettiği gibi taşınmazın devri amacıyla şirket devri yapılmadığını, şirketin bütün hak ve alacak, malvarlıklarıyla beraber --- devredildiğini, belirtilen bu hususların yanında ------ bütün hak ve borçlarıyla beraber satılmasına ilişkin yetkilendirme sözleşmesinin ------ ile davalı ------ arasında akdedildiğini, anılan bu sözleşmede tarafların ----- ve ------ şirketi olduğunu, davacının yaptığı hisse devrine aracılık faaliyetlerinin bedelleri müvekkil ------Tarafından tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, davacı ile ----- arasında akdedilen sözleşme ile ilgili müvekkillerin ------herhangi bir ilgisinin olmadığından huzurdaki davanın reddini , yargılama ve vekalet ücretinin davacı yan uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde özetle;müvekkilinin ortağı olduğu -----. şirketinin tüm hak ve borçlarıyla birlikte ---- devredilmiş olduğunu, burada bir gayrimenkulün devrinden söz edilemeyeceğini bu nedenle de davacının iddia ettiği gibi bir taşınmaz satım simsarlığı sözleşmesinin oluşmadığını, dava dosyasında diğer davalılarca sunulmuş mevcut hisse devir protokollerinde şirketin devri tüm hak ve borçlarıyla beraber toplam 80.000.000 USD karşılığında hisse devrinin gerçekleştirildiğinin görüleceğini, söz konusu devir karşılığında davacıya tarafların anlaşmaları gereği 15.000.000,00-TL ve KDV bedeli eksiksiz olarak ödendiği belirtilen ve re'sen gözetilecek nedenlerden dolayı; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun dava için husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini ,yargılama ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER 18.10.2021 tarihli sözleşme, ticaret sicil kayıtları, hisse devir sözleşmeleri, ticari defter ve belgeler, pay defteri, bilirkişi heyet kök ve ek rapor, tapu kayıtları, fatura, ödeme belgeleri, esnaf odası yazı cevabı.07/03/2023 tarihli Bilirkişi raporunda özetle;''1- Davalı ------- ait 2021, 2022, 2023 yıllarına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden açılış kapanış tasdikleri süresinde yapıldığından usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2- Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile Davalı----- defterlerinin incelenmesi neticesinde (tamamıyla incelemede tarafıma sunulan Davalı -----. defterlerinden hareketle) Davalı ------ ait incelenen 2021,2022,2023 yıllarına ait ticari defterlerinde Davacı----- ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, 3- Davalı ------- ait 2021, 2022, 2023 yıllarına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığından usulüne uygun tutulmuş olduğu,
4- Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile Davalı ------ defterlerinin incelenmesi neticesinde (tamamıyla incelemede tarafıma sunulan Davalı ------- defterlerinden hareketle) Davalı ------- ait incelenen 2021,2022,2023 yıllarına ait ticari defterlerinde Davacı -------- ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından düzenlenen 13/06/2022 tarihli 17.700.000,00 TL tutarında 1 adet faturanın kayıtlarına alındığı, ve toplamda 17.700.000,00 TL tutarında ödeme yapılarak hesabın kapatıldığı, 5- Davalı -------. İncelemeye katılmamış ve defter, belge sunmadığından sözleşmeye konu hisse devrinin gerçek satış bedelinin belirlenmesiyle pay defterlerinin incelenmesi yönünde inceleme yapılamamış, 6- Davacı --------. tarafından incelemeye sunulan 2021,2022, 2023 yıllarına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2022 yılı Ticari Defterlerinde 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64/5 hükmüne göre bulunması gereken kapanış (görüldü) tasdikinin mevcut olmadığı görüldüğünden, 2022 yılı Ticari Defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfı yönünden takdirin yüce mahkemenize ait olduğu, 7- Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile Davacı ------ defterlerinin incelenmesi neticesinde (tamamıyla incelemede tarafıma sunulan Davacı ------ defterlerinden hareketle) Davacı --------ait incelenen 2021, 2022, 2023 yıllarına ait ticari defterleri de Davalı------ ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, Davalı -------. ile aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davacıya ait 2022 yılı ticari defterlerinde Davalı ------ düzenlenmiş 17.700.000,00 TL tutarında 1 adet fatura düzenlendiği bu faturaya istinaden davacının davalıdan 17.700.000,00 TL alacaklı olduğu, 31/12/2022 tarih itibariyle 17.700.000,00 TL tutarındaki alacağın 2023 yılına devrettiği görülmekle birlikte davalı tarafından bu faturaya istinaden ödemelerin yapıldığı, ödeme makbuzlarınında dosyaya sunulduğu davacı vekili tarafından da 06/03/2023 tarihli dava dilekçesi ile de bu ödemelerin kabul edildiğinin beyan edildiği,
Emlak uzmanınca varılan Sonuç ve Kanaat:
1. Davacı (Şirket Devir, Gayrimenkul Satış aracılığı danışmanlığı faaliyeti yürüten Şirket) ile Davalılar (şirket hissesini devir ve gayrimenkulünü satan şirket) ile aralarında 18.10.2021 tarihli "şirket devir, gayrimenkul satış yetkilendirme sözleşmesinin" imzalandığı, 2. Sözleşme de; satıcının talep ettiği satış bedelinin satış işlemine aracılık eden aracılık danışmanın bulduğu bulacağı portföyündeki alıcı ve alıcıların, satıcı tarafından talep edilen satış bedelinin, alıcı tarafından kabul edilip satışın gerçekleşmesi halinde, satıcı ve alıcının toplamda % 4 + KDV aracılık danışmanlığı hizmet bedelini aracıya ödeyeceği, anılan sözleşmede birlikte imza altına alındığı, 3. Uyuşmazlığa konu edilen şirket hisse devri ve şirket üzerine kayıtlı gayrimenkulün (taşınmazın) şirket ile birlikte 85.000.000 USD (Seksenbeş milyon Amerikan Doları) karşılığında satış işleminin satış aracılığı danışmanlığı faaliyetini yürüten davacı Şirket aracılığıyla tamamlandığı, dosya içerisinde incelenen fatura, ihtarname, ihtarnameye verilen cevaplar ve yazılı beyanlar ile satış işleminin 85.000.000 iradenin oluştuğu, aksi yönde bilgi ve belgelere rastlanmadığı, 4. İşbu halde iken, oluşan irade ile satıcının davacı aracıya ödemesi gereken hizmet bedeli karşılığının 1.700.000 USD + KDV +306.000 USD KDV = Toplamda KDV’li 2.006.000 USD) (İkimilyonaltıbinAmerikanDoları) olduğu, davacı şirketinin 2.006.000 USD bedeli sözleşme gereği davalılardan istemeye hakkı olduğu, dosyada yapılan incelemeler sonucu tarafımca tespit edildiği, 5. Davalı satıcı şirket tarafından 1.023,636 USD bedelin davacı şirkete ödendiği, 982.364 USD bedeli karşılığı olan bakiye bedelin ise ödenmediği, (sözleşmede yabancı para üzerinden anlaşma sağlandığı), davalıların 982.364 USD bakiye bedeli karşılığını davacı aracı şirkete ödeme yükümlülüğünde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 6. Davacının Davalıdan sözleşme gereği alacak hakkının olduğu, ve bakiye alacak miktarının 982.364 Usd Olduğu, (sözleşmede yabancı para üzerinden anlaşma sağlandığı) Görüş ve kanaatimizi bildiririz ''şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. 18/11/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda özetle; Mahkemeni Aracılık Hizmeti Bedelinin ödenmesi takdiri halinde teknik yönden yapılan inceleme ve değerlendirmelerden görüleceği üzere kalan bakiyenin 547.749,01 USD (9.842.392,44 TL) olarak hesap edildiği, şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, aracılık sözleşmesinden kaynaklı bakiye komisyon alacağı istemine ilişkindir. Davacı yanca dava dilekçesinde özetle, davalılardan ------. İle aralarında 18.10.2021 tarihli "şirket devir, gayrimenkul satış yetkilendirme sözleşmesi" başlıklı imzalandığını, sözleşmenin konusunun davalı ---- ait ve tek mal varlığı bu olan ---- ili, ---- İlçesi, ------ Pafta 3387 Ada 1 parselde kayıtlı olan taşınmazın devrini şirket hisselerinin devri şeklinde yapılacağını, bu kapsamda davacının söz konusu devrin gerçekleşmesi ile aracılık ücretine hak kazanacağının kararlaştırıldığını, aracılık hizmetini yerine getirilerek davalı ----- hisselerinin 85.000.000 USD karşılığında dava dışı ------Şirketine devir edildiği, devir işleminin 19.08.2022 tarihli ----- sayılı ------- Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiğini, simsarlık sözleşmesi yerine getirildiğinden tarafların kararlaştırdığı %4 + KDV komisyon ücretinden devreden ve devralan yarı yarıya sorumlu olacakları, davalıların ödemesi gereken %2 + KDV hesabıyla 1.700.000 USD + KDV (Birmilyon yediyüzbin Amerikan Doları + KDV) nin davalılar tarafından sözleşmenin kurulmasıyla ödeme borcu doğduğu, komisyon ücretine karşılık olarak davalılardan -----. tarafından 04.03.2022 tarihinde 100.000 USD 24.05.2022 tarihinde 1.584.940 TL, 09.06.2022 tarihinde 3.418.500 TL, 16.06.2022 tarihinde 3.000.000 TL, 23.06.2022 tarihinde 3.585.360 TL, 28.06.2022 tarihinde 2.000.000 TL ve 27.07.2022 tarihinde 2.700.000 TL ödemeler yapıldığını, ödenmeyen simsarlık ücretinin fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden yabancı para üzerinden hesaplanmasının talep edildiği görülmüştür. Davalılar ------ cevap dilekçesinde davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, davalıların ortağı olduğu davalı ---- devrine aracılık edilmesi için davalı ------ ile davacı arasında yetkilendirme sözleşmesi imzalandığı, davacının şirket hisselerinin devrine aracılık ettiği, şirket hisse devrinin 22/03/2023 tarihinde gerçekleştiği, taşınmaz devri söz konusu olmadığı, 80.000.000 USD karşılığında hisselerin devir edildiği, sözleşmede hizmet bedelinin yazılı olarak kararlaştırılmadığı, taraflar arasında hisse devrinin gerçekleşmesi halinde 15.000.000,00 TL+ KDV olarak kararlaştırıldığı, anlaşmaya uygun olarak---- Devir aracılık hizmet bedeli" açıklamalı fatura düzenlendiği, kısmi olarak düzenlendiğine ilişkin ibare bulunmadığı, davacıya anlaşmaya göre ödeme yapıldığı, ----- bütün hak ve borçlarıyla devredildiği, sözleşmenin tarafı olmayan davalılardan talepte bulunmasının haksız olduğunun savunulduğu görülmüştür. Davalı ----- cevap dilekçesinde davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, husumet yöneltilemeyeceği, taşınmaz devri söz konusu olmadığı, 80.000.000 USD karşılığında hisselerin devir edildiği, devir karşılığında davacıya anlaşma gereğince 15.000.000,00 TL+ KDV ödeme yapıldığının savunulduğu, diğer davalılar tarafından ise cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, davacının davalılardan aracılık sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davacının 18/10/2021 tarihli aracılık (simsarlık) sözleşmesinin tarafı olmayan davalılara husumet yöneltip yöneltemeyeceği, davacının aracılık (simsarlık) sözleşmesinden kaynaklı hak ettiği ücretin ödenip ödenmediği, hisse devrinde gerçek satış miktarının belirlenmesi, davacının komisyon ücreti hak edip etmediği, hak ediyor ise bakiye ücretinin belirlenmesi, davacının ücretinin tarifeye, tarife yoksa teamüle göre belirlenip belirlenmeyeceği noktalarında toplandığıdır. Davaya cevap dilekçesi sunan davalıların cevap dilekçesindeki yetki itirazının değerlendirilmesinde, 18/10/2021 tarihli yetkilendirme sözleşmesi başlıklı sözleşmenin tarafları davacı ve davalı ---- Şirketi olduğu, davalı ------- Tarafından yetki itirazında bulunulmadığı, diğer davalıların yetki itirazının değerlendirilmesinde sözleşmesin nispiliği kuralı gereğince her sözleşme ancak taraflarını bağladığından davalıların yetki itirazının yerinde olmadığı görülmüştür. ( ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi 'nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı bkz.)Davacı ile davalı ------. arasındaki 18.10.2021 tarihli "şirket devir, gayrimenkul satış yetkilendirme sözleşmesi" başlıklı sözleşme hükümleri incelendiğinde, sözleşme konusunun "yukarıda yetkilendiren bizzat kendisi olduğu şirketin hisse devri şeklindeki satışı ve/veya şirkete ait bulunan ------- Pafta 3387 Ada 1 Parselde yer alan Gayrimenkul/taşınmaz durumundaki plaza ve ticari alanların tümünün satılması ile ilgili olarak yapılacak pazarlama faaliyeti ve yürütülecek arabuluculuk ve müzakere sürecine aracılık etmesi konusundaki yetki ve sorumlulukları düzenlemek amacı ile kaleme alınmıştır." şeklinde, yetkilendirenin yükümlülükleri kısmının b. Bendinin "yetkilendiren 2 maddede belirtilen pazarlama ve arabuluculuk sürecini sağlıklı şekilde yöneterek söz konusu şirketin devri veya gayrimenkulün satışı durumunda yani alınan hizmetin beklenen sonucu yerine getirmesi karşılığında tapu resmi senet tarihinde veya devredilmesi durumunda gayrimenkul satış bedelinden doğacak hizmet bedelinden aşağı olmayacak şekilde , devir tarihinde ---- Referans'a hizmet bedelini ödeyecektir. " şeklinde düzenleme içerdiği, sözleşme hükümlerinden sözleşmenin konusunun davacının şirkete ait taşınmaz veya hisse devrine ilişkin olarak yetkilendirildiği görülmüştür.Somut olayda; davalı ------ hisselerinin dava dışı ----- devrinin 22/03/2022 tarihinde 80.000.000 USD karşılığında yapıldığı, davalı ------ hisselerinin ise diğer davalılar----- Şirketi, ----Şirketi ve ------ ait olduğu, sözleşmede davacı ücretinin şirketin devri üzerinden hizmet verilmesi halinde gayrimenkul satış bedelinden doğacak hizmet bedelinden aşağı olmayacak şekilde kararlaştırıldığı, nitekim-------Esnaf odası'nın 16/01/2025 tarihli yazı cevabından hisse devri ile ilgili komisyon ücretine ilişkin tarife bulunmadığı, ancak hisselerin gayrimenkule ait ise gayrimenkul ile ilgili aracılık işlemi gerçek satış bedeli üzerinden alıcıdan %2 +KDV, satıcıdan %2 +KDV olarak uygulandığının bildirildiği, davacı yanca dava konusu yapılan hususun devir eden taraftan %2 + KDV olarak talep edildiği görülmüştür.Türk Borçlar Kanunu'nun simsarlık sözleşmesine ilişkin düzenlemelerin ise madde 520 vd. Düzenlendiği, TBK'nın 520.maddesinin "Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.", 521.maddesinin "Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir. Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir." 522. .maddesinin " Ücret, belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir." şekilnde olduğu görülmüştür. Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğinin hizmet bedeli başlıklı 20.maddesinin; "(1) Alım satıma aracılık hizmetine ilişkin hizmet bedeli oranı, alım satıma aracılık sözleşmesinde yer alan satış bedelinin katma değer vergisi hariç yüzde dördünden fazla olamaz. (2) Kiralamaya aracılık hizmetine ilişkin hizmet bedeli, kiralamaya aracılık sözleşmesinde yer alan kira bedelinin katma değer vergisi hariç bir aylık tutarından fazla olamaz. (3) Alım satım veya kiralamaya aracılık hizmetleri ile aynıanda bu hizmetlerle ilişkili olarak 13 üncü maddede belirtilen diğer hizmetlerin de verilmesi durumunda, ayrı yetkilendirme sözleşmesi düzenlenmiş olsa dahi sadece bir hizmet bedeli alınabilir ve bu bedel, alım satıma aracılık hizmeti için birinci fıkrada belirtilen orandan, kiralamaya aracılık hizmeti için ise ikinci fıkrada belirtilen tutardan fazla olamaz. (4) İşletme ve sözleşmeli işletme, yetkilendirme sözleşmesine konu hizmetin verilmesi ile hizmet bedeline hak kazanır. (5) Alım satım ve kiralamaya aracılık hizmetlerinde, birinci fıkrada belirtilen orandan ve ikinci fıkrada belirtilen tutardan fazla olmayacak şekilde belirlenen hizmet bedeli, alım satıma veya kiralamaya aracılık sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça taraflar arasında eşit paylaşılarak ödenir." şeklinde düzenlendiği, bu açıklamalar ışığında davacının şirket hissesinin devredilmesine ilişkin vermiş olduğu aracılık hizmetinden kaynaklı olarak hisse devir bedeli üzerinden %2 + KDV üzerinden ücret talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacının ücretini yabancı para üzerinden talep edip edemeyeceği noktasında ise; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yayımlandıktan sonra, karar hükümlerini yürütmekle görevli Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkartılan ve 06/10/2018 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında ----- Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: ------)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: ------) ile mülga 8.madde "Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler" başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiştir. Bu maddenin 4.fıkrasında; "(4) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, aşağıda belirtilenler dışında kalan danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar. a) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin taraf oldukları hizmet sözleşmeleri, b) İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri, c) Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında gerçekleştirecekleri faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri, ç) Türkiye’de yerleşik kişilerin, kendi aralarında akdedecekleri, Türkiye’de başlayıp yurt dışında sonlanan ve yurt dışında başlayıp Türkiye’de sonlanan elektronik haberleşme ile ilgili hizmet sözleşmeleri" olarak belirlenmiştir. Yine 16/11/2018 tarih ve ----- sayılı ------ Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında ----- Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: ------ Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:------) ile, 8.madde değiştirilmiş, bu kez yukarıda yer verilen düzenleme 8. maddenin 7.fıkrasının "ç" bendinde "elektronik haberleşme ile ilgili" ibaresi çıkartılarak yapılan kısmi değişiklik ile aynen yer almıştır. 8.maddenin 28.fıkrası "(28) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki ------- Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 2/1/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranlarıesas alınarak artırılmasısuretiyle belirlenir." şeklindedir. Benzer konuya ilişkin ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------HukuK Dairesi'nin ------ Esas ve----- Karar sayılı ilamında: "...Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin aracılık-hizmet sözleşmesi olup olmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır. Zira sözleşmenin türü, yukarıda belirtilen Tebliğ hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunda belirleyici rol oynamaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 1.maddesinde de ifade edildiği gibi sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. TBK'nın 19/1. maddesi uyarınca bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Sözleşmenin yorumlanması, sözleşmenin içeriğiyle ilgili hukuki uyuşmazlığın giderilmesi sorunudur. Yorumun konusu aslında, sözleşme değil, sözleşmeyi oluşturan irade beyanıdır... Sözleşmenin yorumlanması, geçerli olarak kurulan, fakat uyuşmazlık konusu olan bir sözleşmenin içeriğini, hakimin, tarafların birbirine uygun sözleşme iradelerine göre belirlemesidir. Başka bir deyişle, tarafların gerçek ve ortak sözleşme iradelerinin hakim tarafından tespit edilmesine sözleşmenin yorumlanması denir ------..." belirtmiştir. Davacı ile davalı ------- arasındaki 18.10.2021 tarihli sözleşme hükmleri incelendiğinde davacının hangi hususta aracılık edeceği konusunda ve aracılık faaliyeti yapacağına dair hükümler bulunduğundan sözleşme aracılık sözleşmesi olup, yukarıda açıklanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 sayılı Kararına göre sözleşme bedelinin ve ödeme yükümlülüğünün yabancı para üzerinden kararlaştırılamayacağı, mevcut sözleşmede ücretin belirlenmesine ilişkin hüküm bulunmakta fakat ücretin yabancı para üzerinden kararlaştırılacağına ilişkin hüküm bulunmadığından sözleşmenin tebliğ hükmüne aykırı olmadığı fakat davacının yabancı para üzerinden ücret talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davalı ------ devir tarihi olan 22/03/2022 tarihinde hisse sahibi olan davalılar ------ Şirketi, ------ Şirketi ve ------- aracılık sözleşmesinde imzasının bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, bu nedenle davacının hisselerini devreden davalılara husumet yöneltilip yöneltilmeyeceği noktasında taraflar arasındaki hukuki durumun değerlendirmesi yapıldığında; Simsarlık sözleşmesi TBK'nın 5020-525. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 520/1. maddesinde simsarlık sözleşmesinin tanımı "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Bu hüküm, mehaza uygun olarak, "Simsarlık, simsarın bir ücret karşılığında, ya diğer tarafa bir sözleşmenin kurulması fırsatını göstermeyi ya da ona bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmeyi borçlandığı bir sözleşmedir" şeklinde anlaşılmalıdır.Simsarlık sözleşmesinin unsurları şu şekildedir:
a) Simsarlık ilişkisinin tarafları simsar ile iş sahibidir ve simsar, iş sahibi için, konusu özel olarak belirlenmiş bir vekalet edimi üstlenmiştir. O (simsar), iş sahibi için yerine getireceği faaliyetin karşılığında ücret alacaktır. b) Simsarlık faaliyetinin konusu, çeşitli işlere ilişkin sözleşmelerin kurulması hususunda aracılık etmektir. Bu aracılık faaliyeti, bir sözleşme kurma fırsatı vermek şeklinde olabileceği gibi bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmek şeklinde de olabilir. Simsarın kural olarak iş sahibini temsil yetkisi yoktur; fakat sözleşme ile kendisine bu yetki verilebilir. c) Simsarlık ilişkisi, simsar ile iş sahibi arasında yapılan bir sözleşme ile kurulur. Simsar ile iş sahibi arasında sürekli bir hukuki bağlantı yoktur. Simsarlık sözleşmesinin geçerliliği bir şekle bağlı değildir; ne var ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 520/3. maddesi (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 404/3) taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi için bir geçerlilik şekli kabul etmiştir. Buna göre, "taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz".Simsarlık faaliyeti sonucu kurulacak sözleşme herhangi bir nitelikte sözleşme olabilir.Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2017 gün,------sayılı kararında da aynı ilkelere işaret edilmiştir.Uygulamada simsarlık sözleşmesinin en sık rastlanan örneği emlakçıların satıcı ve alıcıyı bir araya getirdiği sözleşmelerdir.Nitekim tarafların doğrudan anlaşma yoluna gitmeleri üzerine sözleşmenin tellalın katkısı olmadan kurulduğu yolundaki savunmaları da bu tür davalarda en sık rastlanan olgudur. Türk Medeni kanunun 2. Maddesi " Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. " hükmünü getirmiştir. Somut olayda Şirket devir, gayrimenkul satış yetkilendirme sözleşmesi davacı şirket ile davalılardan----- .. Arasında imzalanmıştır. Sözleşmenin konusu incelendiğinde ----- inşaatın hisselerinin devri sureti ile satışı veya ----- inşaatın sahibi olduğu ------- ilçesi 3387 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki plaza ve tüm ticari alanların satılması ile ilgili yapılacak pazarlama ve arabuluculuk ve müzakere süreçlerinde davacının faaliyet göstermesi hususunda imzalandığı, şirketin hisselerinin devri yada şirkete ait gayrımenkulün devri durumunda davacının ücrete hak kazanacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Sözleşme imza tarihinde ve 22.03.2022 tarihli hisse devir sözleşmeleri tarihinde davalı ----- inşaatın yetkilileri ----- ve ----- olduğu görülmüştür. Keza bu kişilerin yine hisse devir tarihinde davalılardan ----- .. Ve ------...Şirketi yöneticileri olduğu ticaret sicil kayıtlarından görülmüştür. Davalı ------ inşaatın taşınmazının satışı hususunda söz konusu 18.10.2021 tarihli sözleşmeyi imzalamaya yetkili olduğu zira bu taşınmazın zaten bu şirkete ait olduğu açıktır. Ancak ne var ki taşınmazın devri sureti ile değil ----- inşaat şirketinin tüm hisselerinin ayrı ayrı dava dışı ------ Şirketine devri sureti ile devir gerçekleştirilmiştir. Davacı şirket ile davalı ---- arasında imzalanmış olan sözleşmede ----- tüm hisselerinin devri sureti ile de devrin gerçekleşmesi halinde ücret kararlaştırıldığı görülmektedir. Ne var ki ---- tüzel kişilik olarak esasen yetkisiz temsilci durumundadır. Zira burada şirket hisseleri üzerinde hak ve tasarrufta bulunma yetkisi şirketin hissedarlarına aittir. ------- inşaat sahibi olmadığı ve üzerinde hak ve tasarrufta bulunma yetkisi olmayan bir hususta sözleşme imzalamış yetkisiz temsilci konumundadır. Sözleşmenin ilk kısmı olan gayrımenkul devri hususunda sözleşme imzalayabileceği açık ise de şirkete ait hisselerin devri hususunda durum anlatıldığı gibidir. Burada artık yetkisiz temsil hükümlerine bakmak icap etmektedir. Birlikte temsil esasının geçerli olduğu durumlarda şirket nam ve hesabına yapılan hukukî işlemin şirket için bağlayıcı olabilmesi, bu yetkiye sahip kişilerin (örneğin, anonim şirkette iki yönetim kurulu üyesinin veya limited şirkette iki müdürün) birlikte hareket etmelerine bağlıdır. Bir hukukî işlemin geçerli olabilmesi için, yapanın gerekli yetkileri haiz olması lâzımdır. Bu anlamda, temsilcinin hukukî işleme yöneltmiş olduğu irade beyanının geçerli olabilmesi için, temsil yetkisini haiz olması mecburidir. Temsil olunan temsil yetkisini bir tek kimseye verirse, tek temsil ilişkisi söz konusu olur. Buna karşılık, temsil olunan temsil yetkisini birden fazla kişiye verdiği takdirde, birlikte temsil ilişkisinden bahsedilir. Birlikte temsil ilişkisinde temsil olunan hukukî işlemin gerçekleşmesi için birden çok temsilci ataması ve bu temsilcilerin yaptığı işlemin hukuk hayatında sonuç doğurabilmesi için, birlikte hareket etmeleri gerekir. Ancak temsilcilerin birlikte hareket etmeyip, tek temsil ilişkisinde olduğu gibi, her birinin hukukî işlemi tek başlarına yapmalarında da işlem yine yetkisiz temsil hükümlerine tabi olur------Yetkisiz temsilcinin temsil yetkisi olmadan yapmış olduğu hukukî işlem, temsil olunanı bağlamaz. Ancak yapılan hukukî işlemden doğan hak ve borçların, temsil olunana ait olabilmesi için onun işleme daha sonradan icazet (onam) vermesi gerekmektedir. Temsil olunan, temsilcinin, yetkisi olmaksızın yapmış olduğu hukukî işleme icazet verebilir. Böyle bir halde temsil ilişkisine ait sonuçlar, geçmişe etkili olarak, işlemin yapıldığı tarihten itibaren meydana gelmiş olur. Buna karşılık, temsil olunan icazet verinceye kadar veya durum ve şartlardan anlaşılıncaya kadar, temsilcinin yapmış olduğu hukukî işlemler askıda geçersizdir. Zira yetkisiz temsilcinin üçüncü kişiyle yaptığı sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının doğmasını engelleyecek yetki unsuru eksik olup, bu tür bir işlem askıdadır. Yetkisiz temsilci ile üçüncü kişi arasında yapılan hukukî işlemler, geçerlik şartlarını sağlamadığından, eksik bir işlemdir. Bu sebeple söz konusu işlemler,daha önce de ifade edildiği üzere, temsil olunanın icazet vermesine kadar askıda hükümsüzdür. Buna karşılık, üçüncü kişi yapılan söz konusu hukukî işlemle, temsil olunan tarafından açık veya örtülü (zımnen) olarak reddedilinceye kadar bağlıdır. Üçüncü kişinin bağlı kaldığı süre zarfında temsil olunan işleme icazet vermez veya hiçbir irade beyanında bulunmazsa, üçüncü kişi süre sonunda işlemle bağlı olmaktan kurtulur. Yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu hukukî işleme temsil olunan icazet verdiği takdirde, işlem baştan itibaren geçerli hale gelir.İcazet açıkça verilebileceği gibi zımni olarak da verilebilir. Örneğin yetkisiz temsilcinin imzalamış olduğu sözleşmenin kısmi ifasına başlanması buna örnek olarak verilebilir. Yargıtay ---- HD. -------Sayılı ilamında "....Yetkisiz temsil durumunun varlığı halinde, işlemin geçerli olabilmesi temsil olunanın işleme icazet vermesine bağlıdır. Bu nedenle icazet kurucu yenilik doğuran bir işlem olarak kabul edilmelidir. İcazet temsil olunan tarafından tek taraflı ve varması gereken bir beyanla verilir ve temsilcinin veya üçüncü kişinin hakimiyet alanına girdiği andan itibaren sonuçlarını meydana getirir. İcazetin verilmesi kural olarak şekle tabi değildir. Açıkca verilebileceği gibi, zımni davranışlarla verilmesi mümkündür. İcazetin verilmesine ilişkin bir diğer sorun susmanın icazet olarak yorumlanmasının mümkün olup olmadığıdır. Susmanın kural olarak bir irade beyanı ve buna bağlı olarak da bir icazet olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Özellikle temsil olunanın yapılan hukuki işlem hakkında bilgisinin olmadığı hallerde durum böyledir. Ancak istisnai olarak temsil olunan kimseden dürüstlük kuralı uyarınca hukuki işleme itiraz etmesinin, diğer bir ifade ile söz konusu hukuki işlemi onaylamadığını bildirmesinin beklenebildiği hallerde susmanın icazet sayılabileceği kabul edilmelidir. Böylece, Borçlar Kanunu'nun 6. maddesindeki istisna burada da kıyasen uygulama alanı bulmalı ve özellikle bağışlama gibi temsil olunanın yararına yapılan sözleşmeler ile vekalet sözleşmesine ilişkin Borçlar Kanunu'nun 387. maddesinde olduğu gibi icabı reddetmemenin kabul sayılacağı durumlarda susmak yetkisiz olarak yapılmış olan hukuki işleme icazet vermek sayılmalıdır. Ancak susmanın icazet sayılabilmesi için gereken ön şart temsil olunanın yetkisiz olarak yapılmış olan işlemden haberdar olmasıdır. Zira aksi takdirde temsil olunandan söz konusu hukuki işleme itiraz etmesinin beklenilmesi mümkün olmayacaktır. Ayrıca, bir hukuki işlemin yetkisiz olarak yapılması durumunda, icazetin verilmiş olduğunu iddia eden kimse bu hususu kendisinin ispat etmesi gerekecektir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı şirket adına hesabın, müşterek temsilci olan ------ tarafından tek imza ile 05.07.2011 tarihinde açıldığı, ------ 06.07.2011 tarihinde hissesini devrettiği, 04.08.2011 günü müdürlük görevinden azledildiği, sermaye taahhüdü olarak tüm ortaklar adına 06.07.2011 tarihinde yatırılan 470.000 TL'nin 25.07.2011 tarihinde tek imza ile ----- tarafından çekildiği, 02.08.2011 tarihinde ortak ------ tarafından yatırılan 165.000 TL'nin 23.08.2011 tarihinde 100.000 TL ve 64.500 TL olarak ------ tarafından tek imza ile çekildiği, geriye kalan 500.00 TL'nin 450.00 TL'sinin -----adına çıkışının yapıldığı makbuzda -------- imzasının bulunduğu, ayrıca bu davanın konusu olan ödemelerden sonra, hesaba, şirket yetkilileri tarafından bir çok defa para yatırılmış ve çekilmiş olması karşısında, tüm işlemler, özellikle dava konusu paraların çekilmesinden sonra şirket yetkilisi tarafından yapılan birçok işlem değerlendirildiğinde, davacı şirketin, dava dışı------- tarafından dava konusu paraların çekildiğinden haberdar olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum karşısında, davacının yetkisiz olarak yapılmış olan işlemden haberdar olmasına rağmen uzun süre sessiz kalması, itiraz etmemesi karşısında, olayın özelliği ve dürüstlük kuralı gözönüne alındığında, davacının dava konusu işlemlere icazet verdiğini ortaya koymaktadır." belirtmiştir. Yargıtay ------. HD.------- Sayılı ilamında "...Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, alacağı temlik eden şirket yetkilisi ----- tarafından şirketin eski çalışanı -------- banka işlemleri yapmak üzere yetki verildiği, şirket hesabından yapılan 83 adet işlemin 47 adedine itiraz edildiği, itiraz edilen nakit çekim veya kullanılan kredinin nakit çekim işlemlerinin şirket yetkilisi tarafından imzalı faks talimatları ile gerçekleştirildiği, çalışan------- aynı yöntemle yapılan diğer ödemelere itiraz etmeyerek, bu işlemlere sessiz kalarak zımnen (örtülü olarak) icazet verdiği ve yapılan işlemlere itiraz etmeyeceği hususunda davalı bankada haklı bir güven uyandırdığı, dava konusu nakit para çekme işleminin 2008 ile 2012 yılları arasındaki döneme yayıldığı, temlik eden şirketin nakit çekilen kredileri geri ödediği, dava konusu edilen miktarda ödeme tutarından haberdar olmamasının basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, davalı banka çalışanlarının görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı ve davalı bankanın sorumlu tutulması ve bankaya hafif kusur dahi izafe edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA.." belirtmiştir. Somut olayda davacının şirket hisselerinin devri sürecinde aracılık faaliyetini yerine getirdiği zaten açıktır. Zira bu sözleşmeyi imzalayan ---- 2 hissedarı zaten şirketin aynı zamanda yönetim kurulu üyeleridir. Keza yine ----- şirketi hissedarlarından -----... Şirketinin ve ------ inşaat şirketinin yöneticileri de bu kişilerdir. , ------- Şirketleri aynı vekille temsil edilmiş bu kişiler cevabında zaten davacının aracılık faaliyetini yerine getirdiğini kabul etmişler ancak şirket hisselerinin devri halinde toplam 15.000.000 TL +KDV aracılık ücreti hususunda anlaştıklarını bu bedelin de davacıya ödendiğini savunmuşlardır. Taraflar arasında böyle bir aracılık ücreti kararlaştırıldığına dair davalılarca yazılı bir delil sunulmamıştır. Keza cevap veren diğer davalılar da davacının şirket hisselerinin devir sürecinde aracılık ettiğini kabul etmişlerdir. Hissedarlar şirkete ait hisselerini aynı tarihte devir etmişlerdir. Davacının şirket hisselerinin devir sürecinde aracılık yaptığı açıktır. Neticede şirketin tüm hissedarları tarafından şirkete ait hisselerin aynı tarihte davacının bulduğu ve aracılık ettiği şirkete devir edilmiş olması, sözleşmeyi imzalayan ------inşaat ve ---- hissedarı olan ------ şirketinin yöneticilerinin de yine ------- yetkilileri olması, davalıların kısmi ödemede bulunmuş olmaları nazara alındığında ----- inşaat şirketi tüm hissedarlarının ------ inşaat ile davacı şirket arasında imzalanmış sözleşmeye şirket hisselerini devir etmek sureti ile icazet verdikleri sonucuna varılmıştır. ------- inşaat yukarıda ifade edildiği üzere şirket hisse devri taahhüdü yönünden yetkisiz temsilcidir. Bu şirketin tüm ortakları tarafından yapılan sözleşmeye icazet verildiğinden yetkisiz temsilci davalı ------- İnşaat hakkında davanın pasif husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki esas ihtilaf simsarlık ücretinin miktarına ilişkindir. Davacı ------ inşaat şirketi ile imzalanmış olan 18.10.2021 tarihli sözleşmeye dayanmış, davalılar ise davacının aracılık ücretinin eksiksiz ödendiğini ileri sürmüşlerdir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki ------- inşaat şirketine ait hisselerin devrine ilişkin aracılık faaliyetine ilişkin olduğundan taşınmazlara ilişkin simsarlık sözleşmesi hakkındaki TBK'nın 520/3. maddesindeki yazılı şekil şartının eldeki davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Yetkisiz temsilci ile imzalanmış olan sözleşmede aracılık ücretinin gayrımenkul devir bedelinden aşağı olmayacak şekilde belirlendiği görülmüştür. Mahkememizce bu hususta araştırma yapılmış ------- Komisyoncuları Esnaf odasının 16.01.2025 tarihli cevabi yazısından hisse devri ile ilgili komisyon ücretine ilişkin tarife bulunmadığı, ancak hisselerin gayrimenkule ait ise gayrimenkul ile ilgili aracılık işlemi gerçek satış bedeli üzerinden alıcıdan %2 +KDV, satıcıdan %2 +KDV olarak uygulandığının bildirildiği, nitekim Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğinde de aksi kararlaştırılmadığı sürece satış bedeli üzerinden alıcıdan %2 +KDV, satıcıdan %2 +KDV olarak düzenlendiği görülmüştür. Bu açıklamalar ışığında davacının şirketteki hisselerini devreden davalılardan %2 +KDV üzerinden hesaplanan bakiye komisyon ücreti bedelini talep edebileceği anlaşılmıştır.Mahkememizce tartışılması gereken başka bir husus da davacı yanca davalıların müteselsilen sorumluluğuna dayanılmış ise de; TBK'nın Müteselsil borçluluk başlıklı 162.maddesinde "Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar." şeklinde düzenlendiği, somut olayda taraflar arasında müteselsil sorumluluğa ilişkin sözleşme hükmü veya kanuni düzenleme bulunmadığından davalıların sadece kendi payları oranında sorumlu tutulması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davalı ------ hisselerinin 22/03/2022 tarihinde 80.000.000 USD karşılığında devir yapılmasına ilişkin olarak hissedarların davalılar------ -----Şirketi ve ------ olduğu, 80.000.000 USD hisse devir bedeli üzerinden %2+KDV (%18) hesaplama yapıldığında toplam bedelin 1.600.000 +288.000= 1.888.000 USD olduğu, davalılardan ------- Şirketi tarafından cevap dilekçesinde 17.700.000,00 TL ödeme yapıldığının savunulduğu, yapılan ödemeler ise;04.03.2022 tarihinde 100.000,00 USD, 24.05.2022 tarihinde 1.584.940,00 TL , 09.06.2022 tarihinde 3.418.500,00 TL , 16.06.2022 tarihinde 3.000.000,00 TL, 23.06.2022 tarihinde 3.585.360,00 TL, 28.06.2022 tarihinde 2.000.000,00 TL, 27.07.2022 tarihinde 2.700.000,00 TL olduğu, davalıların hisse payına göre ödemesi gereken ücretin TL karşılığının hesaplanması ve yapılan ödemenin davacının bakiye ücret alacağında gözetilmesi gerektiği, dosyada kök ve ek raporun alındığı, yeniden bilirkişiye gönderilmesinin yargılamayı uzatacağı ve hesaplamanın mahkememizce de yapılabileceğinden;
Hisse sahibi davalılar 22/03/2022 Tarihli Devir Bedeli Komisyon bedeli (%2 + 18 KDV) devir tarihindeki USD karşılığı 14.8531 TL üzerinden ödenmesi gereken miktar Yapılan ödeme Davalı ------ 34.945.252,12 USD (%43,69) 698.905,0424 usd+ 125.802.9076 usd = 824.707,95 USD
12.249,469,65 TL 17.700.000,00 TL
(5.450.530,35 TL FAZLA ÖDEME)
Davalı ------ 17.212.262,87 USD (% 21,51 )
344.245,2574 usd + 61.964,1463 = 406.209,40 USD 6.033.468,84 TL
Davalı ------ 11.414.365.24 USD (%14,27 )
228.287.3048 usd+ 41.091.7148 = 269.379,02 USD 4.001.113,52 TL
Davalı ------
345.889,86 USD (%0,43 ) 6.917,7972 USD+ 1.245,
Davalı------ 2.500.000,00 USD (% 3,12) 50.000 usd+ 9.000 USD= 59.000 USD 876.332,90 TL
Davalı ------ 13.582.229,91 USD (% 16,98)
271.644,5982 usd +48.896,0276= 320.540,63 usd 4.761.022,03 TL
TOPLAM 80.000.000,00 USD
1.888.000,00 USD 28.042.652,80 TL
KALAN MİKTAR 10.342.652,80 TL (28.042.652,80 TL-17.700.000,00 TL )
Davalı ------Şirketi tarafından fazla yapılan ödemenin diğer hisse sahibi davalılar arasında garameten paylaştırılmasına ilişkin hesaplamanın ise; devir tarihindeki komisyon ücreti (5.450.530,35 TL fazla ödeme garamaten)
Fazla ödemenin mahsubuyla bakiye ödenmesi gereken miktar
Davalı ------
6.033.468,84 TL (% 38,20*)
2.082.102,60 TL 3.951.366,24
Davalı ------- 4.001.113,52 TL (% 25,33* )
1.380.619,33 TL 2.620.494,19 TL Davalı ------
121.245,86 TL (%0,78* ) 42.514,14 TL 78.731,72 TL
Davalı ------ 876.332,90 TL (% 5,54*) 301.959,38 TL 574.373,52 TL
Davalı ------ 4.761.022,03 TL (% 30,15* )
1.643.334,90 TL 3.117.687,13
*fazla ödeme üzerindeki oran hesabı Toplam 15.793.183,15
-5.450.530,35 TL KALAN TOPLAM 10.342.652,80 TL
Yukarıda yapılan açıklamalar ve hesaplamalar nazara alındığında; davacının talep edebileceği 10.342.652,80 TL alacağının bulunduğu, davalıların sadece kendi payları oranında sorumlu tutulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak mahkememizce yapılan hesaplamalar esas alınarak davalı ----- bakımından 3.951.366,24 TL, davalı------. Bakımından 2.620.494,19 TL, davalı ---- bakımından 78.731,72 TL, davalı--- bakımından 574.373,52 TL ve davalı ------- bakımından 3.117.687,13 TL ile sınırlı olmak kaydıyla karar verilerek aşağıdaki şekilde bu davalılar bakımından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı ------- Şirketi yönünden; kendi payı oranından fazlaca ödeme yaptığı anlaşılmakla, bu davalı bakımından davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ------Şirketi yönünden ise; aracılık sözleşmesine ilişkin yukarıda açıklanan düzenlemeler ve hisse sahibi tarafların durumalarına ilişkin hukuki gerekçeler gözetildiğinde, şirket hisseleri üzerinde hak ve tasarrufta bulunma yetkisi şirketin hissedarlarına ait olduğu, davalı ------ sahibi olmadığı ve üzerinde hak ve tasarrufta bulunma yetkisi olmayan bir hususta sözleşme imzalamış yetkisiz temsilci konumunda olduğu, aracılık sözleşmesinde hisse devri şeklinde aracılık faaliyetini gerçekleşmesinde devir eden ve devir alan tarafta Davalı ------ bulunmadığı, bu nedenlerle davalıya husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla, davalı ------ yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davanın 3.000 USD üzerinden kısmi olarak ikame edilerek devir tarihinden itibaren avans faizi talep edildiği, davacı vekili tarafından sunulan 17/02/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle davanın 832.479,01 USD artırılarak toplamda 835.749,01 USD olarak talep edildiği görülmüştür. Davalıların dava tarihi öncesinde temerrüte düşürüldüğüne ilişkin belge sunulmadığından dava dilekçesinde miktar bakımından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı yanca yabancı para üzerinden alacak talep edilmiş ise de Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 sayılı Kararına göre sözleşme bedelinin ve ödeme yükümlülüğünün yabancı para üzerinden kararlaştırılamayacağından davacının yabancı para üzerinden talepte bulunayacağına ilişkin yukarıda izah edilmiştir. Mahkememizce hesaplama yapılarak davacını talep edebileceği ücret 10.342.652,80 TL olarak tespit edilmiştir. Dava konusu alacağın yabancı para olarak talep edilmesi karşısında dava değerinin belirlenmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin takdir edilmesinde önem arz etmektedir. Yargıtay -----.Hukuk Dairesi 20.02.2019 tarih ----- sayılı,Yargıtay ------.Hukuk Dairesi 04.12.2019 tarih ve ------- sayılı ilamlarında "yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekâlet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceği" belirtilmiştir. Aynı şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1993 tarih ve----- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile de "yabancı para alacaklarında yabancı paranın dava tarihindeki ----- Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak TL karşılığı üzerinden ilam harcının alınacağı" benimsenmiştir. Gerek emsal Yargıtay Kararları ve gerek Hukuk Genel Kurulunun ----- Esas ------ Karar sayı ve 07.04.1993 tarihli kararında vurgulandığı üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının ve avukatlık ücretinin hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar nazara alınarak davanın açıldığı tarihteki efektif satış döviz kurunun 18.9531 TL olduğu, dava değerinin hesaplandığında 15.840.034,56 TL (835.749,01 USD* 18.9531 TL) olarak tespit edilmiştir. Bu kapsamda dava değerinin 15.840.034,56 TL olduğu esas alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesinde dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; toplam 10.342.652,80 TL alacağın, 44.559,30 TL'sinin dava tarihi olan 07/03/2023 tarihinden itibaren, bakiye 10.298.093,50 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 17/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar------ alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, (davalı -----bakımından 3.951.366,24 TL, davalı ------ Bakımından 2.620.494,19 TL, davalı ----- bakımından 78.731,72 TL, davalı ----- bakımından 574.373,52 TL ve davalı ------ bakımından 3.117.687,13 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 2-Davalı ------- Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3-Davalı ------- Şirketi yönünden davanın REDDİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 706.506,61 TL nispi harçtan, peşin alınan 969,32 TL ile 515.805,51 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 189.731,78 TL karar ve ilam harcının davalılar------tahsile ile Hazineye irat kadına, ( davalı ------ Bakımından 179.005,95 TL, davalı ----- bakımından 5.378,16 TL, davalı ------bakımından 39.235,45 TL sınırlı olmak kaydıyla), 5-Davacı tarafından yatırılan 179.90 TL başvuru harcı 969.32,00 TL Peşin Harcı, 515.805,51 TL ıslah harcı , olmak üzere toplam 516.954,73 TL harcın davalılar------ alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı ---- bakımından 197.476,70 TL, davalı ----- Bakımından 130.996,33 TL, davalı ----- bakımından 3.928,86 TL, davalı ----- bakımından 28.690,99 TL ve davalı -----bakımından 155.861,85. TL ile sınırlı olmak kaydıyla), 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 698.853,06 TL vekalet ücretinin davalılar ------ alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı ---- bakımından 266.961,87 TL, davalı -----Bakımından 177.089,36 TL, davalı ------bakımından 30.000,00 TL, davalı ----- bakımından 38.786,34 TL ve davalı -------bakımından 210.704,20 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 7-Davalılar ------- bakımından, davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar (5.497.381,76 TL) üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 550.869,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 8-Davalı ------Şirketi yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Davalı-------Şirketi yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 766.400,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 10- Davacı tarafından yapılan 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.628,00 TL tebligat ve posta masrafı toplamı 12.128,00 TL yargılama giderinin kabul (%65,29 )red (%34,71) oranı dikkate alınarak 7.918,37 TL lik kısmının davalılar davalılar ------alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 11-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 12-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre belirlenen 2.141,50 TL'sinin davalılar ------- 1.138,50 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.