İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/144 E. 2024/730 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/144
- Karar No
- 2024/730
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/144 KARAR NO : 2024/730
DAVA : Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/03/2023 KARAR TARİHİ : 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından, yoğun sezon ek ücretlerine dair geriye dönük fatura kesilerek işbu faturalara istinaden müvekkili davacı aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ---Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı --- Şirketinin diğer davalı ---- şirketini satın aldığını, bu itibarla her iki şirketin birbirlerinin bünyesinde faaliyet gösterdiğini, her iki davalının da aktif husumet ehliyeti bulunduğunu, müvekkili olan davacı ile davalılar arasında bir taşıma sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili davacının davalı şirketler ile çalıştığı süre zarfında davalı şirketlere bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak hiçbir borcu bulunmadığını, davalı şirketler ile müvekkili olan davacı arasında herhangi bir uyuşmazlık yaşanmadığını, müvekkili davacının Ağustos 2022 tarihine kadar davalı şirketler ile çalışmış ise de bu tarihten itibaren davalı şirketler ile olan ticari ilişkisine son verdiğini, Davalı -----şirketi tarafından müvekkili davacı şirkete; 09.08.2021 tarihinde 1.594,13 TL, 10.08.2021 tarihinde 1.467,53 TL, 10.08.2021 tarihinde 11.139,12 TL, 11.08.2021 tarihinde 26.094,30 TL, 12.08.2021 tarihinde 14.603,92 TL Olmak üzere toplam 54.899,00 TL tutarında geriye dönük yoğun sezon faturası kesildiğini, müvekkili davacı tarafından faturaların neye istinaden kesildiğine dair bilgi istediğinde ise dava şirketler tarafından yoğun sezon ek ücreti olduğu ve geriye dönük olarak faturalara yansıtıldığı bilgisini aldığını, bu görüşmeler neticesinde müvekkili davacı şirketin taşıma şirketinin kesmiş olduğu faturalara istinaden 29.09.2021 tarihinde süresi içerisinde iade faturaları kestiğini, iade faturaların BA/BS formlarına işlendiğini ancak davalılar tarafından BA/BS formlarına işlenmediği için müvekkili davacı şirketin taşıma şirketinin carisinde borçlu görünmekte olduğunu, 31.08.2021 tarihli ---- mailinden (---- çalışanı); açıkça anlaşılacağı üzere davalı ----- şirketinin sistemsel bir hata sebebiyle alacağı yoğun sezon ek ücretini alamadığı bu sebeple de geriye dönük şekilde müşterilerine bu bedellere ilişkin fatura kestiğinin belirtildiğini, sistemsel hata nedeniyle müvekkili olan davacının bir kusuru bulunmadığını, ---- şirketinin açıkça kendi kusurundan kaynaklanan zararını müşterilerine yüklemek suretiyle tahsil etmeye çalıştığını, müvekkili davacı şirketin yurt içinde ve yurt dışında hizmet veren bir şirket olduğunu, müşterilerine ürün satarken sattığı bu ürünlere eklenecek masrafları da dahil etmek suretiyle ücretlendirme yaptığını hal böyle olunca sonradan düzenlenerek gönderilen ilgili yoğun hizmet dönemi adı altındaki fatura bedellerini müvekkili davacının kendi müşterilerinden tahsilinin mümkün olmadığını, dolayısı ile talep edilen tutarın davalı şirket tarafından müvekkili davacı şirkete bildirilmeyen, müvekkili davacı tarafından da müşterilerine yansıtılmayan, gerçekte hiç var olmamış bir talep olduğunu, davalıların; müvekkili davacıdan, sözleşmeye istinaden yoğun sezon ek ücreti adı altında ücret talep etmelerinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili olan davacı ile davalı şirketler arasında bir taşıma sözleşmesi akdedildiğini,işbu taşıma sözleşmesinin maktu olup davalıların tüm müşterileri için hazırlamış olduğu tek tip sözleşme olduğunu, Bu sözleşme üzerinde davalı şirketler dışında sözleşmenin diğer tarafında yer alan şirkete hiçbir değişiklik ve düzenleme yapma hakkı verilmediğini, bu sözleşmenin yalnızca davalıların lehine olacak şekilde hazırlandığını, müvekkili davacı tarafından yalnızca sözleşme üzerinde boş bırakılan ilgili yerlerin doldurulduğunu ve davalılar ile iş yapabilmek adına sözleşme üzerinde hiçbir değişiklik yapmadan imzalandığını, müvekkili davacı şirketin bahse konu alacağa istinaden temerrüde düşürülmediğini, ayrıca borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili davacı şirket aleyhine bahse konu fatura bedelinden dolayı icra takibi başlatılmadan önce müvekkili olan davacının temerrüde düşürülmediğini, Zira davalı şirketlerin avukatı tarafından 10.03.2022 tarihinde müvekkili olan davacı şirkete, bahse konu fatura bedelinin ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususunda yalnızca mail gönderildiğini ancak her iki tarafın tacir olması nedeni ile müvekkili davacının temerrüde düşürülmesi için TTK'nın ilgili hükümlerine uygun davranılması gerektiğini, bu hususta da müvekkili davacıdan talep edilen faizin hukuka aykırı olduğunu, davalılar tarafından başlatılan icra takibine istinaden talep edilen işlemiş ve işleyecek bütün faizlere itiraz ettiklerini ileri sürerek öncelikle teminatsız olarak tedbir talebinin kabulüne, aksi halde uygun bir teminat karşılığında kabulüne, müvekkili davacı aleyhine kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinin iptaline, müvekkili olan davacının borçlu olmadığının tespitine, Davalılar aleyhine asıl alacağın %20si oranında icra inkar tazminatına ve %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde davalı olarak belirtilen ---- unvanı değişmiş olup, yeni unvanı ----- ŞİRKETİ" olduğunu, davalıların yeni ve eski unvanı ile ayrı ayrı davalı olarak belirtilmesi açıkça hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, dava açıldıktan sonra davalı tarafça ----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına ödeme yapılmış olup; huzurdaki dava menfi tespit davasından istirdat davasına dönüştüğünü, huzurdaki davanın türü istirdat davasına dönüşmüş olduğundan ispat yükünün davacı(borçlu) tarafta olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulmuş evraklardan yoğun sezon ek ücreti adı altındaki faturalandırmanın hukuka aykırı bir talep olduğuna dair herhangi bir bilgi ve ispat kaynağı belge var olmadığını, davalının davacı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, davalı tarafından yoğun sezon ek ücreti adı altında kesilen faturalara ilişkin olarak davacı Şirket'e hem mail üzerinden hem de web sitesi üzerinden gerekli bilgilendirmeler ve duyurular yapıldığını, taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu, dava konusu yoğun sezon ek ücret faturaları, davalı şirket'in müşterilerine destek amacıyla faturalarını erteleme imkanı tanıması sonucu ertelenen borçlara ilişkin kesilen faturalar olduğunu, davalı şirket tarafından verilen hizmetin bedel karşılığı için kesilmiş faturalar adına davalı şirketin herhangi bir kusur ya da sorumluluğu bulunmadığını, davacının söz konusu faturalara ilişkin yoğun sezon ek ücreti adı altında geriye dönük fatura kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve davalı şirketin kendi kusurundan kaynaklanan zararını müşterilerine yüklemek suretiyle tahsil etmeye çalıştığını bu nedenle davalının kötü niyetli olduğunu iddia etmekte ise de söz konusu faturalandırmaya ilişkin 6 Nisan 2020 tarihinde Davacı Şirket'e duyuru yapıldığını, davacının dava konusu faturalara ilişkin itirazda bulunmaksızın sadece iade fatura düzenlenmesi ile fatura içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, fatura içeriği hakkında bir itirazda bulunmadığından fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için iade faturası kesilmesinin de bir itiraz yolu olduğu düşünülse dahi iade faturasının da yaklaşık 20 gün sonra kesildiğini, fatura alacağına istinaden davacı tarafın, TTK madde 1530 gereğince temerrüde düşürülmüş olup; davacının aksi yöndeki iddialarının reddi gerektiğini, davalı tarafından verilen taşıma hizmetinin tam ve eksiksiz şekilde yerine getirildiğini savunarak öncelikle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu davanın esastan reddine, takip konusu bedelin yüzde 20'sinden az olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İcra takibine yönelik menfi tespit-istirdat istemine ilişkindir. ---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, Mahkememizin 01/03/2023 tarihli gerekçeli ara kararı ile talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili 08/03/2023 tarihli dilekçesi ile icra müdürlüğü dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, Mahkememizin 08/03/2023 traihli gerekçeli ara kararı ile teminat mukabilinde tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince ihtiyati tedbir kararına itirazda bulunulmuş ve Mahkememizin 27/03/2023 tarihli gerekçeli ara kararı ile ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin olarak belirlenen teminat bedelinin dosyaya depo edilmediği gibi ihtiyati tedbir kararının infazının da yasal süre içinde talep edilmediği anlaşılmakla; 6100 sayılı HMK 393/1 madde kapsamında mahkememizin 08/03/2023 tarihli tedbir kararının kendiğinden kalkmış olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir. 6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 13/06/2023 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir. SMMM bilirkişi ---- ve nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ----- tarafından tanzim edilen 08/04/2024 tarihli raporda özetle;''...Davacı Şirketin 74.839,50 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, Menfi Tespit/İstirdat istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu Menfi Tespit davasının, bilahare istirdat davası haline geldiği benimsenerek, ----İcra Mü iğü ----- sayılı dosya borcu olarak ödenen 75.142,50 TL'ni ödeme tarihi olan 21.03.2023 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte istirdadı şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaatlerine varıldığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.İddia, savunma, sunulu bilirkişi raporu ve deliller ile tüm dosya kapsamından; Huzurdaki davanın faturaya dayalı olarak davacı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafın borçlu olmadığının tespiti istemiyle açıldığı, yargılama sürecinde takip konusu borcun ödenmesi sonrasında davanın istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki yazılı sözleşmede; Abone ve Servis Taşıma Ücreti başlığında; "Abone fiyat listeleri uygulanacaktır. Birim fiyatlara, yasal mevzuat gereğince ödenmesi gereken idari, mali vb. ücretler dahil değildir; ayrıca tahsil edilir. ----- bölge listesini, gönderi ve ağırlık bedellerini önceden bildirimde bulunmak koşulu ile, tek taraflı ve müşterinin kabulü aranmaksızın değiştirmeye, faturalama ile tahsilat kurunu belirlemeye her zaman hakkı vardır. Müşteri, ---- teslim edilen veya kendisine ----- tarafından teslim edilecek olan tüm gönderilerin, gerekirse ----- tarafından yeniden tartılarak ya da hacimsel olarak hesaplanarak teklifte ve/ya sözleşmede belirtilenden farklı tutardan faturalanabileceğini kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. Faturalandırmada müşteri tarafından beyan edilen ağırlık değil, ---- hesaplamış olduğu ağırlık esas alınır. Uçak yakıt fiyatlarının aşırı arttığı dönemlerde, ----- bu artışları ve gönderinin niteliği gereği, taşıma sürecinde doğması muhtemel Ek Hizmet bedellerini fiyatlarına yansıtma hakkını saklı tutar. Müşteri "Ek Hizmet” adı altındaki listede yer alan bedellerin de taşımanın olağan giderlerinden olduğunu, ----- taşıma sürecinde ortaya çıkan, bu giderlere yönelik hizmetlerin de taşımanın gereği gibi yapılması için gerekli olan işlemler olduğunu ve bu işlemleri tek taraflı olarak müşterinin kabulü/ onayı aranmaksızın yapmakla yetkili olduğunu ve yapılan işlemler karşılığında fatura tarihinde yürürlükte olan Ek Hizmet Bedellerini ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Müşteri 3 ay süre ile --- hizmetlerini hiç kullanmaz ise, ---- bildirimsiz olarak fiyat değişikliği hakkına sahiptir. ---- fiyatları her 3 ayda bir, Ek Hizmet fiyatları süreye bağlı olmaksızın günün koşullarına göre ayarlanabilir." düzenlemesi bulunduğu görülmüştür.Mahkememizce 6100 sayılı HMK 222. Maddesi ihtarı yapılmak suretiyle taraflara ait ticari defterlerin bilirkişi tarafından incelenmesi hususunda ara karar tesis edildiği, re'sen alınan bilirkişi raporunda taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davalı şirket ticari kayıtlarında 06/05/2022 takip tarihinde, davalının davacıdan 54.880,09-TL asıl alacaklı durumda bulunduğu, bu alacağın dava tarihi sonrasında 31/03/2023 tarihinde ödenerek Borç/Alacak Bakiyesinin sıfırlanmış/kapatılmış olduğu, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın davacı şirketin ekstrelerinde davalı şirketten 3.499,10-TL Alacaklı, davalı şirketin ticari defterlerinde ise davacı şirketten 54.880,09-TL alacaklı olduğunun görüldüğü ve 3.499,10 + 54.880,09=58.379,19-TL Mutabakatsızlık bulunduğunun tespit edildiği, 58.379,19-TL Mutabakatsızlığın da; davacı şirket kayıtlarında yer alan, ancak davalı şirket kayıtlarında yer almayan; 30.09.2021 tarihli 2.743,71-TL, 1.594,13-TL, 1.467,53-TL, 11.139,12-TL, 26.094,30-TL, 14.603,92-TL olmak üzere toplam 57.642,71-TL bedelli iade faturaları bulunduğu, buna karşılık davalı şirket kayıtlarında yer alan ve ancak davacı şirket kayıtlarında yer almayan;15.07.2021 tarihli 2.044,51-TL bedelli faturadan ve aynı tarihli "---- on 15.07.2021" açıklamalı -1.308,03-TL işlem ile doğan 736,48 TL kayıt farklılıklarından kaynaklandıkları ve 57.642,71 TL + 736,48 TL = 58.379,19 TL Mutabakatsızlığın sebebi olduklarının tespit edilmiştir.İcra dosyasının incelenmesinden; 54.146,55-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, asıl alacak işlemiş faiz, vekalet ücreti dahil dosya ferileri olan 75.142,50-TL 'nin 20/03/2021 tarihinde icra dosyasına davacı tarafından ödendiği ve icra dosyasından davalı tarafa 21/03/2023 tarihinde reddiyat yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından "---- ünvanı değiştiğinden husumet itirazında bulunulmuş ise de ticaret sicil kayıtlarından ---- şirketinin ünvan değişikliği ile yeni unvanının "----olduğu, sözleşmenin --- şirketi tarafından imzalandığı, dava dilekçesinde eski ve yeni ünvan belirtilmek suretiyle davanın açıldığı anlaşılmakla husumet itirazının reddi gerekmiştir.Yapılan yargılama ile takip konusu faturaların davalı tarafından "yoğun sezon ek ücreti" adı altında davacı aleyhine keşide edildiği ve ancak faturalar nedeniyle davacı tarafın borçlu olamadığı ileri sürülerek huzurdaki davanın açıldığı, davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının "yoğun sezon ek ücreti" talep etme hakkı bulunduğunun savunulduğu, bu kapsamda taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin dilekçe teati aşamasında sabit olduğu, tarafların "yoğun sezon ek ücret" talep edilmesinin sözlemeye aykırı olup olmadığı hususunda uyuşmazlık içinde bulunduklarının anlaşıldığı, taraflar arasında yazılı ve ancak tarihsiz taşıma sözleşmesi bulunduğu, Mahkememizce tesis edilen ara karar neticesinde alınan taraf beyanlarından; Taraflar arasında taşıma ilişkinin 2019 yılında başladığı ve birden çok muhtelif faturalara konu ticari ilişki kapsamında 2022 yılı Ağustos ayına kadar devam ettiği, ticari ilişki sürecinde davaya konu faturalar dışında "yoğun sezon ek ücret" uygulamasının taraflar arasında daha önce bulunmadığı, bu hususlarda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından bu yönde ayrıca bilirkişi incelmesi yapılmasına gerek görülmediği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin "Abone ve Servis Taşıma Ücreti" başlığı altında yer alan düzenlemeden davalının "ek hizmet bedeli" talep etme hakkı bulunduğu görülmekte ise de davalının gönderi ve ağırlık bedellerini belirlemede abone fiyat listelerini uygulayacağı, gönderi ve ağırlık bedellerini tek taraflı ve müşterinin kabulü aranmaksızın değiştirmeye ve faturalama ile tahsilat kurunu belirleme yetkisinin "önceden bildirimde bulunmak" koşuluna bağlı tutulduğu, bu kapsamda normal dönem hizmet bedel farklılığının dahi önceden bildirim koşuluna bağlı tutulduğu sözleşmede ek hizmet maliyeti doğuran "yoğun sezon ek ücret" faturasının da aynı usulle keşide edilmesi gerektiği, sözleşme sürecinde taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkinin kapsamı ve sözleşmede yer alan düzenleme karşısında davacı tarafta bu yönde bir güven oluştuğu anlaşıldığı, buna karşın takibe konu 09/08/2021 keşide tarihli 1.594,12 TL bedelli faturanın 2020 yılı Aralık ayı gönderi dönemine ilişkin olarak, 10/08/2021 keşide tarihli 1.467,53 TL faturanın 2021 yılı Ocak ayı gönderi dönemine ilişkin olarak, 10/08/2021 keşide tarihli 11.139,12 TL bedelli faturanın 2021 yılı Şubat ayı gönderi dönemine ilişkin olarak, 11/08/2021 keşide tarihli 26.094,30 TL bedelli faturanın 2021 yılı Mart ayı gönderi dönemine ilişkin olarak ve 12/08/2021 keşide tarihli 14.603,93 TL bedelli faturanın 2021 yılı Nisan ayı gönderi dönemine ilişkin olarak keşide edilmiş olduğu, bu kapsamda davaya konu faturalar dışında davalı tarafından "yoğun sezon ek ücret" uygulamasının daha önce bulunmadığı hususu da dikkate alındığında davaya konu faturaların bildirim tarihinden önce tamamlanan taşıma sürecine ilişkin düzenlenmesinin sözleşmede yer alan "önceden bildirim" koşulu ile bağdaşmadığı gibi davacının, taşıma konusu malın satım ilişkisinde bulunduğu kendi akidine artık yansıtamayacağı bir süreçte doğan ek maliyete katlanması beklenemeyeceği, yapılan bilirkişi incelemesi ile de taraf defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın "yoğun sezon ek ücret" fatura keşide edilmesinin ve davacı defterlerinde iade faturası keşide edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, her ne kadar yargılama sırasında takip konusu borcun ödendiği anlaşılmakla birlikte davalının takip talebinde kötüniyetli olduğunu gösteren dosya kapsamında somut delil bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın kabulü ile ; davacının ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından icra dosyasına ödendiği anlaşılan 75.142,50-TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-)Yasal şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-)Karar ve ilâm harcı olan 5.132,98-TL harçtan peşin alınan 1.278,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.854,90-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-)Davacı tarafça yatırılan 1.483,58-TL harç ve 4.377,25-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 5.860,83-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.