İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1205 E. 2024/1173 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1205
Karar No
2024/1173
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1205 Esas KARAR NO : 2024/1173

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari faaliyetler nezdinde davacının davalı şirkete ürünler yapıp teslim edildiğini, davalı şirkete davacı tarafça 3 adet fatura kesildiğini, faturalar için bir kısım ödeme aldığını, davalı tarafça ödenmeyen bakiye 186.376,96-TL için Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davanın kabulünü, alacağın %20'si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı aleyhine 2 adet iade faturası kesildiğini, davalı ile davacı arasında alt fason ilişki söz konusu olduğunu, davalı ile üretim firması arasında fason ilişki söz konusu olduğunu, davalı ile de davacı yan arasında alt fason ilişki söz konusu olduğunu, davalının davacı yan tarafından kendisine yüklenen edimi, davacı tarafından belirttiği gibi yerine getirilmemesinden dolayı davalının ticari teamüllere uygun olarak seçimlik haklarını kullanarak bedelde indirim veya ayıplı malın iadesi şeklinde faturalar tanzim ettiğini belirterek, davanın esastan reddine, kötü niyetli alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası, Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, Esenler Vergi Dairesi yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından fatura ve cari hesap dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan kısmi itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 186.376,96-TL asıl alacak ile faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememize ibraz edilen bilirkişi 15/09/2024 tarihli raporunda; Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2022, 2023 yılı ticari defterlerinin, yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yapılmadığı bu nedenle davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2022, 2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları, Davacının ticari defterlerin göre takip tarihi 28/08/2023 olan itibariyle davacının davalıdan 186.376,96-TL alacağı olduğu, Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2022, 2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, Davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 130.376,96-TL borcu olduğu, Davalının ticari defterlerine göre, dava tarihi itibariyle davalının davacıya 70.659,61-TL borcu olduğu, Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 186.376,96-TL alacağı olduğu, bununla birlikte davacının davalıdan 150.000,00-TL talep ettiği, talepte bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının davalıdan 150.000,00-TL alacağı olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Davacı, faturaya dayalı alacağının tahsili talebiyle başlatmış olduğu takibe yapılan itiraz üzerine eldeki davayı açmış olup, 6102 sayılı TTK'da fatura tanımlanmamıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun 229. maddesinde yer alan tanımlama ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır." Şeklindedir. Ticaret Kanunu’nda ve Vergi Usul Kanunu’nda fatura ile ilgili başkaca düzenlemeler de bulunmaktadır. Nitekim, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232. maddesinde; fatura düzenlenmesinin hangi hallerde ve kimler için mecburi olduğu hususunda düzenleme yapılmıştır. Diğer taraftan, 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında; "Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." Denilmekte; ikinci fıkrasında da; "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Bu yasal düzenlemelerden çıkan sonuç; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK’nun 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez. Kısacası; TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş yada iş görmüş bir tacir olması gerekir. TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, fatura özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olarak kabul edilip; süresinde itiraz edilmemekle mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Eş söyleyişle, faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır. TTK’nun 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.( Bkz 27.06.2003 gün ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/15-472 E.,2011/608 K sayılı kararı) Davacı, fatura alacağı olduğundan bahisle iddiada bulunmuş olup, faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir. BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. ) Esasen VUK nun 381 seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir. Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç bir kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. Sonuç olarak, incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı tarafça takibe konu edilen cari hesap alacağını yani cari hesap farkını, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 3 adet toplam 215.717,35 TL bedelinde bulunan faturadan kaynaklandığı, işbu faturaların davacı defter ve kayıtlarına alınmadığı ve bu faturalara konu mal veya hizmetin davalı tarafından davacıya verildiğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği ve ancak bu hususun ispat edilmediği, ticari defter ve kayıtların karşılıklı olarak davacının dava konusu ettiği alacak bakımından kayıt edildiği ve yine BA-BS formlarının karşılıklı olarak birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş olup, davacının davasını ispat ettiği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının Bakırköy .... İcra Dairesi' nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 10.246,50-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.561,63-TL harcın mahsubuyla bakiye 7.684,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 2.561,63-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.831,48-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça 236,00-TL posta/tebligat gideri ve 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 3.736,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1205, K. 2024/1173, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1205-e-2024-1173-k-5ffc0fe6ee8b