İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1143 E. 2025/216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1143
Karar No
2025/216
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1143 Esas KARAR NO : 2025/216

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin 16/07/2020 tarihli .... Nolu 829,44 USD bedelli fatura alacağının ödenmesi için müvekkili şirket yetkilileri ile davalı borçlu şirket yetkilileri arasında yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bakiye cari hesap alacağının ödenmemesi ve yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine davalı borçlu şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak gönderilen Örnek No:7 İlamsız Ödeme Emri'ne karşı, davalı borçlu tarafça süresi içerisinde yapılan 13.10.2023 Tarihli itiraz sebebiyle takibin durduğunu, bu defa taraflarınca 25.10.2023 tarihinde dava şartı Arabuluculuk Yolu'na başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlu tarafın itirazının haksız ve kötüniyetli olup, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, tüm bu hususların fatura, dekontlar, ticari defter ve kayıtlar ile sabit olduğunu, davalı borçlunun takibe ilişkin yetki itirazında da bulunmuş olup Türk Borçlar Kanunu 89. Maddesine göre fatura/para alacağına dayalı icra takibinde alacaklının kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takip konusu yapabileceğinden davalının yetkisizlik iddiasının yerinde olmadığını iddia ederek; Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında ödeme emrine karşı davalı / borçlu tarafın yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli davalının alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili yazılı ve sözlü beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura ve cari hesap alacakları borç sebebi gösterilerek toplam 931,46 USD ( 25.654,73-TL) alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 18/10/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 13/10/2023 tarihli dilekçesi ile yetkiye, borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 13/10/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. TBK'nın 89/1 ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri de yetkili olduğu gözetildiğinde, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Avcılar ve Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2020 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, icra ve dava dosyası kapsamında savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 06/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 829,44 USD (5.693,94 TL) alacağının bulunduğu, davalının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 5.693,94 TL borcunun bulunduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın kayıtlı olduğu, davalı yanın ticari defterlerine göre davalı yanın takip tarihi itibariyle herhangi bir ödeme yapmadığı, neticeten davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 829,44 USD alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, 06/12/2024 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki alım satımdan kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan ve cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen ve denetime uygun bilirkişi raporunda davacının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 829,44 USD (5.693,94 TL) alacağının bulunduğu, davalının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 5.693,94 TL borcunun bulunduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın kayıtlı olduğu, davalı yanın ticari defterlerine göre davalı yanın takip tarihi itibariyle herhangi bir ödeme yapmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve 829,44-USD alacağın varlığının ispatlandığı; davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, davalı tarafından davacının düzenlemiş olduğu faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması ve davalı tarafın ticari defterlerine faturanın kaydedilmiş olması karşısında; davalının borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, kaldı ki davalı tarafın ödeme suretiyle borcun sona erdiğine ilişkin bir itirazının bulunmadığı değerlendirilerek; dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporundaki taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler ile dosyaya ibraz edilmiş olan fatura, BA/BS formları ve tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak; taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerektiği, bu durumda, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 829,44-USD asıl alacak yönünden İİK 67. Maddesi uyarınca KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 829,44-USD'nin icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.637,67 TL harçtan peşin alınan 331,51 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 128,27 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.177,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 331,51 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı ve 128,27 TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 729,63 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 2.778,27 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, bakiye kısmın (341,73 TL) davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.091,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.643,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 23.974,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 2.948,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e-duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2025

Katip Hakim .... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1143, K. 2025/216, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1143-e-2025-216-k-6325622a0c6a