İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1120 E. 2024/878 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1120
- Karar No
- 2024/878
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1120 Esas KARAR NO : 2024/878
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/11/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2027 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yetki yönünden yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, bilindiği üzere 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 10.maddesi uyarınca “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 89.maddesinin 1.fıkrasında ise para borçlarında ifa yerinin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu belirtildiği,dava konusu alacak karayolu taşımacılığından kaynaklanan bir miktar para alacağına ilişkin olduğuna göre, davalı-borçlu açısından ifa yeri; müvekkil şirketin merkez adresi olup, bu yönden Bakırköy Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu bu nedenle davalı-borçlunun yetki itirazının hukuki bir dayanağı bulunmadığı, esasa ilişkin olarak ise müvekkilin, davalı şirketin yapmış olduğu ihracata konu malların karayolu ile taşıma işlemlerini gerçekleştirdiği ve bu taşımalardan kaynaklanan toplam 3.250.-Euro tutarında navlun alacağı tahakkuk ettiği, bahsi geçen alacak ile ilgili düzenlemiş olan bir adet fatura dayanak yapılmak suretiyle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafından süresi içinde yetkiye, borç aslına ve fer’ilerine itiraz edilmekle takibin durduğu,oysa müvekkil şirketin davalıdan olan alacağı varit olup ,takip ve dava konusu alacağının doğumuna ilişkin müvekkil şirket tarafından verilen hizmetler ve alacağın detayları aşağıdaki şekilde olduğu buna göre; davalının talebi ve varılan mutabakat gereğince davalı tarafından gerçekleştirilen ihracat ile ilgili olarak varış yeri Polonya Warszawa (Varşova) olan 30 kutu 21.470 Kg yük karayolu ile taşımak üzere .... numaralı CMR düzenlenerek teslim alındığı, teslim alınan yük Polonya’daki varış yerine getirildiği ancak alıcısı tarafından teslim alınmadığı, bunun üzerine davalı önce söz konusu yükü Bulgaristan’a sevk etmek istediği ancak bu da mümkün olmayınca dava konusu yük müvekkil tarafından yeniden Türkiye’ye getirildiği ,yükün Polonya’dan Türkiye’ye dönüşü ile ilgili yapılan taşıma hizmeti için davalıya toplam 3.250.-Euro tutarında fatura düzenlendiği ve davalıdan faturaya konu borcun ödenmesi istenmişse de davalının ödeme yapmadığı ve başlatılan icra takibine de itiraz ettiği, müvekkil tarafından gerçekleştirilen ve yukarıda detaylı olarak izah edilen Polonya- Türkiye taşıması ile ilgili müvekkilin davalıdan toplam 3.250.-Euro tutarında alacağı bulunduğu husularından bahisle,davanın kabulü ile davalı şirketin Bakırköy ....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yetkiye, borcun aslına ve fer’ilerine dair yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin aynen devamına, Davalı itirazını yalnızca takibi durdurmak amacı ile haksız olarak yapmış olduğundan müvekkil lehine %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma ilişkisi kapsamında icra takibine konu fatura karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 3.250,00 Euro asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 3.250,00 Euro olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın defterlerinin incelenmesinin süresinde olduğu, davalı tarafça defter ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 3.250,00 Euro olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 3.250,00Euro asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 20.497,75TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 7.001,02TL ilam harcından peşin alınan 1.404,42TL harcın mahsubu ile bakiye 5.596,60TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 68,50TL posta masrafı, 269,85TL başvuru harcı, 1.404,42TL peşin har olmak üzere toplam 9.742,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024
Katip .... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır