İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/112 E. 2023/804 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/112
- Karar No
- 2023/804
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/112 Esas
KARAR NO : 2023/804
DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :29/12/2022
KARAR TARİHİ :12/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili ve eski ortakları hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, yasal süresi içinde İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla açılan davanın reddedildiğini, müvekkili ve eski ortakları adına başlatılan icra takibinde müvekkilinin işbu borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, davalı banka tarafından takibe konulan senedin ... tarafından 2012 tarihinde çekilen ticari kredi için müvekkili ve grup firmaları adına imzalanmış olup bu senede müteselsil kefil sıfatı ile müvekkilinin imza attığını, takibe konu senet borcunun bankadan 19/01/2012-24/03/2015 döneminde müvekkilin ortaklığı süresince kullanılan krediye teminat olarak verildiğini, kredinin 10 Ocak 2012 tarihinde çekildiğini, kredi sözleşmesine müvekkilinin imzasının nedeninin o dönemde ... firmasına ortak olmasından kaynaklandığını, müvekkilinin firmaya ortak olduğu süreçte işbu kredi sözleşmelerinin ödemelerinin düzenli olarak yapıldığını, müvekkilinin 2012'de çekilen kredi limitine bağlı olarak kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, sorumluluğunun üst sınırının belli olduğunu, ancak davalı bankanın ve diğer ortaklar tarafından devam eden ilişkilerde sürekli kredi limitlerinin arttırıldığını ve bu durumun müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra meydana geldiğini ve artan riskler bakımından müvekkilin onayının alınmadığını, takibe konu senedin diğer müşterek/esas borçlu ... Aydınlatma San. ve Tic. A.Ş. tarafından kullanılan krediler için çekilmiş ve müvekkilin ortaklığı döneminde ödendiğini, müvekkilinin 24/03/2015 tarihinde diğer ortaklarla anlaşamaması sebebi ile ortaklıktan ayrıldığını, ortaklıktan ayrıldıktan sonra birçok bankaya bu durumu bildirdiğini ve var olan senetlerini de talep ettiğini, davalı bankadan da senedinin iadesini talep etmiş ise de devam eden krediler olması sebebi ile senedin müvekkiline iade edilmediğini, takibe konu senedin diğer müşterek borçlu ... Aydınlatma San ve Tic. A.Ş. Tarafından kullanılmış krediler için tanzim edildiğini, senedin senet üzerindeki borçlularla müvekkilinin ortak olması nedeiyle 19/01/2012 yılında müvekkilince imzalandığını ancak 24/01/2015 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını ve devam eden kredilerden sorumluluğunun bulunmadığını, davacı ortaklıktan ayrıldıktan sonra bankanın devrettiği firmanın kredi limitini artırarak defalarca sözleşme yenilediğini ve 2017 yılında da esas borçluya kgf kullandırıldığını, diğer ortakları kredileri ödemeyince krediler üzerinde yapılandırmalar yapılarak risklerin artırıldığını, bankanın bu riski de müteselsil kefillere rücu etmeye çalıştığını, senet konusu borcun 2015 tarihi sonuna kadar ödendiğini ancak senedin müvekkiline iade edilmediğini, asıl borç bittiğinden 2012 tarihinde düzenlenen senede 2019 vade tarihi yazılarak ödenmesi talep edilen senedin mevcut ve asıl geçerli bir borcun bulunmadığı, kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşullarından birinin de eşin yazılı rızasının olduğunu, eşin yazılı rızasının bulunmadığından kefalet sözleşmesinin de geçerli olmadığını bildirerek öncelikle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında İzmir ... İcra Dairesi ... E. sayılı takibinin müvekkili açısından durdurulmasını talep ettiklerini, İzmir ... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 2012 yılında kullandırılan kredi nedeni ile İzmir ... lcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takibe dayanak olan bonoyu imzaladığını, 2015 yılında ise şirket ortaklığından ayrıldığını, geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadan, mevcut bir asıl borca dayanmadan, eşin rızası alınmadan doldurulan bonoya dayanan icra takibine itiraz ettiğini, takip nedeni ile borçlu olmadığını iddia ettiğini, öncelikle takibe dayanak bono incelendiğinde davacının hem şahsı adına hem de aval veren diğer şirketleri temsilen imza atarak avalist olduğunun görüleceğini, davacının şirketten ayrılmasıyla bonodaki aval sorumluluğunun sona ermeyeceğini, davacının itirazına konu takip dayanağının bono olduğunu, TTK'da taahhüt altına girmek için eşin rızası koşulunun düzenlenmediğini, davacının ibraname veya sorumluluktan beri kılındığına dair bir belge sunmadığı gibi dava dışı borçlu şirketlerdeki hisselerini devir ettikten sonra devir ile ilgili müvekkili bankaya bildirimde bulunduğunu bahsedemediğini, bonoyu düzenleyen ve onun lehine aval verenin, kabul eden kişi konumunda bulunduğunu, ödememe protestosu çekmesine gerek bulunmadığını, takibe konu bononun geçersiz ve sonradan doldurulduğu iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK' nun 680. Maddesi açık hükmü ve Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş kararları doğrultusunda senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı bir delil ile ibraz edilmedikte geçerli sayılacağını, takibe konu bononun teminat bonosu olmadığını bildirerek davacının tedbir talebinin ve davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce düzenlenen 22/03/2023 tarihinde düzenlenen ara karar ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi gereğince kısmen kabulüne karar verilmiş, ara kararda belirtilen teminat depo edilmediğinden HMK 393 madde gereğince ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalmış olduğu belirlenmiştir.
Taraf delileri dosyaya bildirilmiş, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki icra takibinin 539.463,22 TL takip çıkış miktarı üzerinden davalı banka tarafından davacının da içinde bulunduğu taraflar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolu ile başlatıldığı, takip dayanağının 19/01/2012 düzenleme 29/04/2019 vade tarihli 535.000,00 TL bedelli senet olduğu, senette müşterek borçlu ve müteselsil kefiller arasında davacının da olduğu belirlenmiştir.
Takip konusu senet nedeniyle davacı tarafın davalı taraf borçlu olup olmadığının tespitine yönelik dosya ve davalı banka kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi sonunda dosyaya verilen 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı banka ile dava dışı ... Aydın.San ve Tic. A.Ş. arasında 24.02.2011 düzenleme tarihli 500.000,00 TL limitli, 01.01.2012 düzenleme tarihli 3.000.000.-TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerinin akdedildiği, davacı ... sözleşmeleri toplamı 3.500.000 TL kefalet sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmelere istinaden dava dışı firmaya taksitli ticari krediler kullandırıldığı, hesabı üzerine çek karnesi verildiği, dava dışı ... Aydın. San ve Tic. A.Ş firmasına kullandırılan kredilerle ilgili Genel Kredi Sözleşmesine ek olarak sözleşmenin tarafları olan davalı bankanın alacaklı, dava dışı kredi Müşterisi ... Aydın. San ve Tic. A.Ş'nin borçlu, dava dışı ..., ... Aydın.San A.Ş. ... Met. San Tic. A.Ş , ... ve davacı ... 'ın müşterek borçlu ve aylarak müteselsil müteselsil kefil 29.04.2019 vadeli 535.000,00 TL bedelli senet kredilerin kat edilmesi ve riske girmesi üzerine takibe konu edildiği, senet üzerinde teminat olduğu yönünde herhangi bir beyan bulunmadığı, kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine kredi hesaplarının kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiği ve ihtar sonrası senet ile ilgili davacı ve dava dışı borçlular aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü yolu ile takibe başlanıldığı, 2019 yılında dava dışı ... San ve Tic. A.Ş.'ye kullandırılan ve muaccel olan kredilerin dayanağının davacının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı 01.01.2012 düzenleme tarihli 3.000.000.-TL limitli Genel Kredi sözleşmesi olması nedeniyle davacının iş bu kredilerden doğan banka alacağından müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğunun devam ettiği, şirket ortaklığından ayrılmasının, sözleşmedeki şahsi kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra bankaya kefaletinin son bulması yönünde herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, davalının kefalet sorumluluğunun devam ettiğinin değerlendirildiği, 09.05.2019 takip tarihi ibariyle 524.000.67 TL asıl alacak, 2.791.01 TL işlemiş faiz, 139.55 TL faizin %5 gider vergi: 526.931.23 TL toplam banka alacağından dolayı, davacı ...'ın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefalet sorumluluğunun devam ettiği takibin toplam: 539.463.22-TL üzerinden açıldığı, takipte 535.000.TL bono ile ilgili olarak 10 günlük %19,50 avans faiz oranı 6102 sayılı TTK 725. Md. göre %0,3 nispetinde komisyon ve masraf tutarı dikkate alınmak suretiyle hesaplamada 535.000.00 TL asıl alacak 2.858.22 TL faizi %19,50, 1.605.00 TL komisyon 539.463,22 TL toplam alacağın hesaplandığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Davanın İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takip konusu edilen senedin dava dışı ... Aydınlatma San. ve Tic. A.Ş.'nin davalı bankadan 2012 yılında kullandığı krediye teminat olarak verildiği, davacının kredi sözleşmesi tarihinde dava dışı şirkete ortak olduğu 24/03/2015 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı, takibe konu senedin dava dışı şirket tarafından kullanılmış krediler için verildiği ve davacının ortaklığı döneminde ödendiği bildirilerek İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyaya konu borcun olmadığının tespitine yönelik açıldığı, davalı banka ile dava dışı ... Aydınlatma San. ve Tic. A.Ş. Arasında imzalanan 24/02/2011 ve 01/01/2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinin toplam kefalet limitinin toplam 3.500.000,00 TL olduğu, davacının söz konusu sözleşmelerde müteselsil kefil ve davaya konu 19/01/2012 düzenleme tarihli 29/04/2019 vade tarihli senette davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, kredi ödemelerindeki aksamalar nedeniyle kredi hesaplarının kat edilerek ihtarname keşide edildiği, davacı ile dava dışı senet borçluları aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden alacağın tahsiline yönelik takip yapıldığı, takibe konu senedin ön yüzünde davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu nazara alındığında senedin avalist sıfatı ile imzalandığı, dava konusu senedin, davalı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin geri ödemesi kapsamında alındığı, bu nedenle genel kredi sözleşmeleri kapsamında dava dışı şirket tarafından kullanılan ve ödenmeyen kredi borcunun olup olmadığının tespitinin gerektiği, alınan bilirkişi raporu ile davalı bankanın takip tarihi itibariyle 524.000,67 TL asıl alacak, 2.791,01 TL işlemiş faiz, 139,55 TL %5 gider vergisi toplamı 526.931,23 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, icra takibinin 539.463,22 TL takip çıkış miktarı üzerinden başlatıldığı, bu nedenle takipte fazla talep edilen 12.531,98 TL yönünden davanın kabulünün gerektiği; davacının şirket ortaklığından ayrılmasının sözleşmedeki kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra davalı tarafa kefaletin son bulması yönünde herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı delil ile ispatlanmasının gerektiği, senedin düzenleme tarihinin 19/01/2012 olduğu ve senedin ön yüzünde davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu nazara alındığında davacının aval veren konumunda olduğu tüm dosya kapsamıyla fazlaya ilişkin bölüm yönünden davanın sübut bulmadığı sonucuna ulaşılarak davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin bölüm yönünden davanın reddine, Mahkememizce 22/03/2023 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararında belirtilen teminat depo edilip uygulamadığından ve ihtiyati tedbir kararı HMK 393. Madde gereğince kendiliğinden kalkmış olduğundan davalı tarafın tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın Kısmen Kabulü ile, İzmir ... İcra Dairesinin ... Sayılı dosyasında takibe konu edilen alacağın 12.531,98 TL'lık kısmı yönünden davacı tarafın davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin Reddine,
Şartları bulunmadığından davalı tarafın tazminat talebinin Reddine,
2-Alınması gerekli 856,05 TL harcın peşin yatırılan 9.212,69 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.356,64 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça peşin yatırılan 856,05 TL'nın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 12.531,98 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 79.770,34 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan ilk yargılama gideri 92,20 TL, 12 e-tebligat gideri 118,00 TL, 1 kep gideri 1,25 TL, bilirkişi ücreti 1.560,00 TL olmak üzere toplam 1.771,45 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 41,15 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yatırılan bakiye avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır