İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/100 E. 2024/767 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/100
- Karar No
- 2024/767
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/100 Esas KARAR NO:2024/767 DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ: 07/02/2023 KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------- ortağı ve tasfiye memuru olduğu dava dışı Tasfiye Halinde ------hissesinin 60,338,95 adet senede bağlanmamış sermaye payını 301,69 TL'si bedelle 15-11-2022 tarihinde noterde düzenlenen pay devri sözleşmesi ile diğer davacı--------devrettiğini ve parasını peşin olarak aldığını, müvekkillerinin bu hisse devirlerini şirketin yönetim kuruluna ibraz ederek pay defterine kayıt ettirdiklerini, ancak daha sonra davalılardan sorularına cevap alamadıkları, şirketin tasfiyesinin de yavaş yürütüldüğünü, bu nedenle müvekkillerinin davalıların şirketin gerçek sahibi olup olmadıkları ve gerçekten dava konusu şirkette paylarının olup olmadığı konusunda şüpheye düştüklerini, davalıların pay defterinin de kayıp olduğunu bildirdiğini,----------- de ilân bulunamadığını, müvekkili -------- davalıların şirketin hissedarı olmadıkları konusunda inancının oluştuğunu, davalıların hisselerini kimden aldıklarını ve hisse devrine yönelik pay defterini ve noter satış sözleşmesini bulamamış olup şirketin tasfiye halinde olması nedeni ile de bunun doğruluğu ve devrin yapılıp yapılmadığı hususunda şüpheye düştüğünü, bunun için huzurdaki davayı açtıklarını belirterek davalıların dava dışı ----- hissedarı olup olmadıklarının tespitine, hissedar değillerse uhdelerinde bulunan hisselerin iptaline, ortaklıktan çıkarılmalarına, ortak oldukları dönemde aldıklarını kararların iptaline, yok hükmünde sayılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -------cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davadan geç haberdar olduğunu, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu Tasfiye Halindeki--------------müvekkilinin üçüncü kuşak mensubu olarak şeriği olduğu aile şirketlerinden birisi olup aile büyüklerinin uzun süredir devam eden rahatsızlıklarının bulunması, ortaklar arasındaki iletişim kopuklukları, şirketlerin bu süreçte kötü yönetimi vb. birçok olumsuzluk sebebiyle halihazırda tasfiye halinde olan aile şirketlerinin özellikle bir dönem ----en önde gelen şirketlerinden birisi olan ünlü -----firmasının da temelindeki ticari oluşumlar olduğunu, bu şirketlerin davacı----- hisselerini devrettiğini beyan ettiği döneme kadar 5 ortaklı bir yapıda varlığını sürdürdüğünü, asıl olarak müvekkilinin annesinin babası olan ----- terekesinden intikal eden bu şirketlerin ortakları ------ oğlu ve müvekkilinin dayısı olan davacı --------- yıllardır vesayet altında olan yaşlı ve hasta bir şekilde uzun bir zaman hayatının devam ettirmiş ve ne yazık ki 29.07.2023 tarihinde vefat etmiş olan annesi (aynı zamanda müvekkilinin anneannesi) ------, hakkında kısıtlanması için vesayet davası açtıkları, şimdilik kendisine geçici vasi atanmış olan aynı zamanda yıllardır küçük oğlu ------- tarafından çanta gibi ordan oraya kaçırılıp maddi manevi sömürülerek mal varlığı sinsice eritilen müvekkilinin annesi ------ onun küçük oğlu, müvekkilinin kardeşi diğer davalı---- olduğunu, şirketlerin başı boşluğundan yararlanan şirket ortağı ----- kimseye haber vermeksizin şirketler için ------düzenleyip kendisini ---- olarak seçtiğini, bunu da ------------ atılmış olan sahte imzalar ile yaptığını yine sahte imzalarla düzenlediği toplantılarda kendisini tasfiye memuru olarak atadığını, ---------- yılları arasında ki yönetim döneminde birçok haksız ve usulsüz işleme de imza atarak haksız menfaatler temin ettiğini, hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olup sahtecilik suretiyle yapılan ilgili işlemlerle ilgili -----Soruşturma numarasıyla yürütülen soruşturmada belgelerin grofolojik incelemesi yapılarak imzaların diğer ortaklara ait olmadığının tanzim edilen bilirkişi raporuyla da belirlendiğini, bunun üzerine ----- tarihinde yapılan ve mali müşavir kayyumunda hazır bulunduğu -------seçildiğini, müvekkilinin annesi --------- kötü, savruk yaşam koşulları, akıl ve ruh sağlığının hukuki ehliyetini etkileyecek boyutta her geçen gün kötüye gitmesi, diğer davalı ----- kötüye yönlendirilmesi ve manipüle edilmesi üzerine ----- vesayet altına alınması talebiyle ----------dosyası kapsamında dava açılıp ----- geçici vasi atandığını, geçici vasinin toplantılara katılımı açısından Mahkeme'den geçici vasiye yetki verilmesi talep edildiğini,----------tarihinde Tasfiye halindeki ------- ilan edilip, usulüne uygun davet mektubuna binaen tüm şirket ortaklarına tebligat yapıldığını------gerçekleştirildiğini, ancak ticari belge, defter ve her türlü döküman eksik olduğu için ibralaşma, seçim ve görev devri yapılamadığını, -------- döneme ait ticari bilgi, belge, döküman, ve ticari defterlere ulaşılamadığını, görevli olduğu dönemdeki ticari defter belge ve kayıtların kendisinde olmadığından bahisle olumsuz, hukuka aykırı, şirket ortaklarının hak ve menfaatlerini ihlal eden hal ve tutumuna devam eden şerik ------bu belgelerin kendi uhdesindeki yokluğundan bahisle meseleyi sürüncemeye ve işlem tıkanıklığına sürüklediğini, müvekkili tarafından hisse devri işlemleri ile ilgili olarak herhangi bir hukuka aykırılık meydan getirilmediği gibi bugüne kadar meydana gelen tüm hukuka aykırılıkların ardında ----- yer aldığını, ticari şirketlere ait ------- öncesi defterler konusunda tek yetkili ve sorumlu kişinin------ olduğunu bildirmiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, kanunla belirtilen istisnalar dışında bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının güncel bir hukuki yararının bulunması gerektiğini, davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde hukuki yararının varlığı için de öncelikle davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel halihazır ve ciddi bir tehditle karşı karşıya olması gerektiğini, davacının tespit davası ile istediği hukuki koruma diğer dava çeşitlerinden birisi ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının tespit davası açmakta hukuki yararı olmayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu şirketin tasfiye aşamasında olup müvekkilinin şirketteki hisse miktarı tasfiye sonunda artan mal varlığı değeri bulunması halinde tasfiye memurunca yapılacak değerlendirmede dikkate alınacak olup ;açılan tespit davasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, davacıların aktif dava ehliyeti olmadığını, şirket tasfiye memuru sıfatıyla açılmış bir dava bulunmadığını, ortakların doğrudan dava hakkı bulunmadığını, davaya konu şirketin 11/04/1974 tarihinde kurulmuş bir şirket olup müvekkilinin 20/05/2009 tarihinde söz konusu şirkette 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine, 09/08/2012 tarihinde tasfiye memurluğuna seçilip bu görevi 2015 yılında bıraktığını, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliği yaptığı 2009 yılında yürürlükte olan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda (ETTK), yönetim kurulu üyeliğine seçileceklerde aranacak nitelikler belirlenmiş olup şirkette pay sahibi olmadan 2009 yılında yönetim kurulu üyesi olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın davasını öncelikle tespit davası olarak tanımlayıp devamında müvekkili hissedar değilse hissesinin iptali ,ortaklıktan çıkarılması, alınan kararların iptali talebinde bulunduğunu, hiçbir somutlaştırma yapmadan birbiriyle ilintisiz, çelişkili ve dayanaksız taleplerde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, davalıların dava dışı Tasfiye Halinde-------- olup olmadıklarının tespiti,hissedar değillerse uhdelerinde bulunan hisselerin iptali, ortaklıktan çıkarılmaları, ortak oldukları dönemde aldıklarını kararların iptali, yok hükmünde sayılmalarına karar verilmesi taleplerine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 12/04/2023 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.-------- dava dışı şirketin genel kurul tutanakları ile hazerun cetvelleri dahil tüm sicil dosyası istenmiş, dava dışı şirkete muhtıra tebliği ile şirketin kuruluşundan itibaren tüm karar ve pay defterlerinin sunulması, bu konuda şirket sicil kayıtlarına göre davacı ------ ve tasfiye memuru sıfatı taşıdığı, yine davalı------yönetim kurulu başkan yardımcısı sıfatını taşıdığı göz önünde bulundurularak söz konusu defterlerin sunulması hususu taraflara da bildirilmiş, davacılar vekili ------------ yılı ve sonrasına ait pay defteri ve karar defterinin ellerinde olduğunu daha önceki yıllara ait defterlerin ise ----- olduğunu, şirkete teslim edilmediğini beyan etmiş, davalı ---- Şirkete ait hiç bir kayıt ve belgenin müvekkilinde olmadığını, bunların sunulması için ------ esasta dava açtıklarını beyan etmiş, davalı ---- müvekkilinin elinde şirkete ait hiçbir kayıt ve belge bulunmadığını, tasfiye memuru olduğu dönemde de kendisine teslim edilen defter ve belge bulunmadığını bildirmiştir. Bu haliyle şirket pay defterine ulaşılamamıştır.------- aleyhine ; bilgi alma hakkının tanınması talebiyle açılan davanın şirkete yöneltilmediği, şirketin eski yönetim kurulu başkanı ve şirket ortağı olan ---- yönetilmiş olduğu, davalı olarak gösterilen gerçek kişinin taraf ehliyetinin bulunmadığı belirlenmekle; dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda bilirkişi heyetince dava dışı şirketin incelenen ------- hazirun cetvellerinde davalıların ortak oldukları görüldükleri, hatta dosyada mübrez son yapılan ------------ toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde de davalıların ortaklar arasında yet aldığı, hazerun cetvelinde toplantı başkanı olarak davacılardan --- imzasının bulunduğu bu haliyle davalılar ---- dava dışı------- hissedarları olduğu, aksini kanıtlayacak nitelikte başkaca bir belgenin bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. ----- var ise dava dışı Tasfiye Halinde ---------- yılından sonraki hisse devirlerini gösteren devir sözleşmelerinin gönderilmesi, ayrıca eski TTK dönemine ait olmakla TTK 519/2 maddesi gereğince her takvim yılı başında ticaret sicil memuruna ortakların ad ve soyadlarının her ortağın taahhüt ettiği sermaye miktarı ve buna mahsuben ödediği miktarı gösteren müdürler tarafından imzalanmış liste verilmesi zorunlu olduğundan şirketin 2002 yılından itibaren 2010 yılına kadar sunduğu listelerin mahkememize gönderilmesi talep edilmiş gelen cevapta " Bilindiği üzere, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 28.Maddesinde, ------ ait tescil, değişiklik ve silinmeler ile diğer iş ve işlemlerin Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacağı belirtilmiştir.-------inceleme mükellefiyeti Türk Ticaret Kanununun 32.Maddesi ve -------.Maddesi ile düzenlenmiş olup, mevzuata uygun tescil başvuruları kabul edilmektedir. İlgi yazınızda belirtilen mülga TT519/2 maddesinin ------- uygulaması bulunmamakta olup sadece tescile tabi unsurlardaki değişiklikler tescil edilmektedir. Bu sebeple ----- kayıtlı TASFİYE HALİNDE ----- dosyasında ortakları ile ilgili olarak herhangi bir bildirim bulunmamaktadır. Ayrıca, -------kuruluş tescilinden sonra meydana gelen pay geçişlerine ait değişiklikler tescile tabi bulunmamaktadır. Bununla birlikte --------- yapılan genel kurullarda; sadece gündem maddelerinde tescile tabi husus bulunan genel kurullar tescil edilmekte, genel kurul toplantı tutanağı ekinde sunulan hazır bulunanlar listesinde ise sadece toplantıya katılan hissedarlar görülebilmektedir. Bu bağlamda; söz konusu şirketin ------- tarihli tescilleri arasında dosyasına intikal eden genel kurul kararlarının ve eki hazır bulunanlar listesinin suretleri bilgi için ekte gönderilmiştir." şeklinde bildirimde bulunulmuştur.------- gelen sicil kayıtları ve genel kurul toplantı tutanakları ile hazerun cetvellerinin incelenmesinden şirketin ------- tarihinde kurulduğu, hali hazırda tasfiye halinde olup ------Tasfiye Memuru olduğu, şirketin ----- tarihinde yapılan ----- şirket hissedarları -----isimlerinin yer aldığı, davacı ----- olarak seçildiği, Şirketin ------- şirket hissedarları, -------- hissedar olarak yazıldığı, ----- cetvellerinde de aynı ortakların yer aldığı----- tarihli genel kurul toplantısında hükümet komiserinin de bulunduğu ve bu toplantıda ------- süre ile seçilmelerine karar verildiği, hazerun cetvelinde ise ortak olarak ----- yer aldığı, cetvelde "HAZİRUN CETVELİNDE GÖSTERİLEN ORTAKLIK VE SERMAYE YAPISI ŞİRKET PAY DEFTERİNE VE KAYITLARINA UYGUNDUR.YÖNETİM KURULU" şerh ve imzaların bulunduğu görülmüştür.Şirketin ------ yıllarına ilişkin olarak yapılan ----- tarihli genel kurulunda hazerun cetvelinde ----- yer aldığı , böylelikle davalı ----- şirket ortağı olarak adının geçtiği, hazerun cetvelinde yukarıda belirtilen şerh ve imzaların bulunduğu, aynı genel kurulda -----olarak ------ davalı ---- yıl süre ile seçilmelerine oybirliği ile karar verildiği anlaşılmıştır. Şirketin ----- yıllarına ilişkin yapılan ------ aynı ortakların hazır bulunduğu hazerun cetvelinde aynı şerhlerin yer aldığı anlaşılmıştır. ----- tarihli genel kurula da aynı ortaklar katılmış, aynı şerh düşülmüştür. ----- tarihli genel kurul toplantısında da aynı ortaklar bulunmuş ve davacılardan --------- yönetim kurulu üyeliğine seçilmiş bu toplantıda davacı divan başkanı olarak yer almış, yine yönetim kurulu tarafından "HAZİRUN CETVELİNDE GÖSTERİLEN ORTAKLIK VE SERMAYE YAPISI ŞİRKET PAY DEFTERİNE VE KAYITLARINA UYGUNDUR.YÖNETİM KURULU" şerh ve imzaların bulunduğu görülmüştür. 15/12/2018 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazerun cetvelinin de aynı şekilde düzenlendiği tespit edilmiştir. Dosyada toplanan deliller alınan bilirkişi raporu, dava dışı şirketin sicil kayıtları ve genel kurul toplantı tutanakları ve hazerun cetvelleri bir arada incelendiğinde, davacı------ genel kurullarda katılımının olduğu, 21/04/2006 tarihli hükümet komiserinin de bulunduğu toplantıda davalı ------ adının ilk kez geçtiği, davacının da hazır olduğu toplantıda ve sonraki toplantılarda buna hiçbir itirazının olmadığı, aynı şekilde Şirketin------ yıllarına ilişkin yapılan --- aldığı , böylelikle davalı ------- olarak adının geçtiği, her iki hazerun cetvelinde yukarıda belirtilen şerh ve imzaların bulunduğu, izleyen ----- tarihli genel kurulunda ----olarak ---- seçilmelerine oybirliği ile karar verildiği tüm bu toplantılarda davacının da hazır olduğu hiçbir itiraz ileri sürmediği görülmüştür. Mülga TTK 'nın yönetim kurulunu düzenleyen Madde 312 – Anonim şirketlerin esas mukavelesiyle tayin veya umumi heyetçe intihap edilmiş en az üç kişiden ibaret bir idare meclisi bulunur. İdare meclisi pay sahibi aza ortaklardan teşekkül eder. Ancak pay sahibi olmıyan kimseler aza seçildikleri takdirde bunlar pay sahibi sıfatını kazandıktan sonra işe başlıyabilirler." hükmü de gözetildiğinde davalı ---------- halinde yönetim kuruluna seçilmesinin mümkün olamayacağı toplantıya katılan komiser dahil hiçbir ortağın itiraz yahut kararın iptali yoluna gitmediği de anlaşılmış davacıların aradan geçen bu kadar zamandan sonra tereddüte düştüklerini beyan ederek davalıların ortak olup olmadığının tespiti yönünden açtıkları davada haklılıklarını ispat edemedikleri sonucuna varılarak davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İspatlanamayan davanın reddine, 2-Karar harcı olan 427,60 TL'den dava açılırken peşin olarak alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 247,70 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama gideri masrafının davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı------ yapılan 195,25 TL yargılama gideri masrafının davacılardan tahsili ile davalı-------- verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak ilgili tarafa İADESİNE, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024