İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/967 E. 2025/308 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/967
- Karar No
- 2025/308
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/967 KARAR NO : 2025/308
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 19/12/2022 KARAR TARİHİ : 14/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından düzenlenen 20.07.2020 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile, ---- yerleşik------firması adına 01/07/2020 – 30/06/2021 tarihleri arasında yapılan azami 120 gün vadeli sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 300.000,00 ABD Doları tutarında “Alıcı Limiti Onayı” tahsis edildiğini, 28.04.2021 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile de ödeme vadesi 150 güne çıkarıldığını, belgenin geçerlik tarihinin de 31/05/2022'ye uzatıldığını, ---- sigorta kapsamında adı geçen ----- firmasına gerçekleştirdiğini ve primini davalı sigorta firmasına ödediğini, bakiye 58.007,16 USD tutarının ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine 06.09.2021 tarihinde müracaat ettiğini, başvuru üzerine, 16.09.2021 tarihinde davalı banka çalışanı ----- alınan e-posta ile, ------ firmanın transfer ettiği 47.238,70 USD’nin ---- nolu fatura ile ilişkilendirerek gönderildiğini, bu sebeple bahse konu faturadan müvekkilin alacağı kalmadığını, banka siteminde buna ilişkin güncelleme yapıldığının bildirildiğini, bahse konu e-posta üzerine, müvekkili tarafından davalıya gönderilen 16.09.2021 tarihli yazıda, 47.238,70 USD’nin ---- nolu faturayı kapattığını, ----- Gümrük Beyanname (GB) nolu sevkiyatın tutarı Gümrük Beyannamesinde 73.762,55 USD olarak gösterildiğini, dava dışı ----- firmasına bahse konu GB kapsamında 1.143,95 USD tutarında bedelsiz ürün gönderildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından işlemler, yukarıda belirtilen iki faturaya ilişkin devam ettirildiğini, banka çalışanı ----- 10.12.2021 tarihli e-posta mesajı ile, “Cari hesap ekstrenizi ve gelen havalelere ilişkin swift mesajlarını kontrol ettiğimde tazminat başvurusunda bulunduğunuz 18.03.2021 tarih ve ----- no’lu faturanın 52.968,10 USD olarak 20.04.2021 valörlü olarak ödendiği görülmüştür.” şekline müvekkil şirkete bilgi verildiğini, ----- alıcı firma tarafından müvekkile transfer edilen tutarların en eski faturaya saydırıldığı ve kapatıldığını, davalıya da açık kalan faturaların bildirildiğini, bu çerçevede, --- Noterliği'nin 22.12.2021 tarih, ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile tazminat başvurusuna konu faturalar ve bakiye tutarları tekrar davalıya iletildiğini, müvekkili şirket,---- firmasından tahsil edemediği ve sigorta firmasından tazminini talep ettiği miktar, ilk başvurudan itibaren hiç değişmediğini ve toplam 58.007,16 USD olduğunu, davalı, 19.04.2022 tarihli ret yazısı ile tazminat ödemeyeceğini müvekkile ilettiğini, ret yazısında, sadece -- nolu, 54.108,10 USD tutarındaki sevkiyattan bakiye tutar olan 1.140,00 USD'lik tazminat talebi ile ilgili cevap verildiğini ve sadece bu sevkiyat için, alıcının ülkesinden kesinleşmiş bir mahkeme kararı getirmesi halinde tazminat işlemlerine devam edilebileceğini müvekkile bildirildiğini, davalı sigortacının ---- Nolu, 72.592,60 USD (Bakiye tutar: 56.867,16 USD) tutarındaki sevkiyat için hiç bir şartta tazminat ödemesi yapmayacağını zira bahse konu sevkiyatın poliçe kapsamı dışında olduğunu ----- mahkeme kararı getirilse dahi tazminat ödemesi yapılmayacağını ifade ettiğini, 08.07.2022 tarihi yazıda poliçenin hangi maddeleri çerçevesinde ---- Nolu sevkiyatın tazminat ödemesine konu olamayacağına ilişkin bir açıklamanın yapılmadığını, Ddavalının iddiasının aksine -----Nolu sevkiyata ilişkin tazminat talebinin davalı bankaya dığını davalının "gecikme" ile neyi kastettiğinin ise belirsiz olduğunu, davalı sigortacının Türk Ticaret Kanunu sigorta genel ve özel şartları çerçevesinde müvekkili şirkete ---- Nolu sevkiyat için tazminat ödemesinin gerektiğini, -----nolu sevkiyata ilişkin bir tazminat taleplerinin bulunduğunu davanın münhasıran ----- Nolu sevkiyata ilişkin olduğunu, poliçeye göre zarar tazminlerinin ABD Doları karşılığı TL olarak yapıldığını ve sigortacı --- zararın 9690'ını tazmin ettiğini buna göre, ----- Nolu sevkiyat için ödenmesi gereken tazminat tutarının 56.867,16 USD x 9690 - 51.180,44 ABD Dolarının ödeme günündeki TL karşılığı olduğunu belirterek 15.12.2020 tarih ----- Nolu, 72.592,60 USD (Bakiye tutar: 56.867,16 USD) tutarındaki sevkiyattan kaynaklanan 51.180,44 ABD Dolarının ödeme günündeki TL karşılığı tutarındaki sigorta tazminatı alacağının temerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili Banka ile imzaladığı KVİKS poliçesi tahtında ---- yerleşik ---- şirketinden (Alıcı, Gümrük Beyannameleri (GB) kapsamında gerçekleştirdiği sevkiyatlar için bakiye tutarlar toplamı 58.007,16 (USD) ABD Doları alacağının olduğu iddiasıyla müvekkil bankaya 06.09.2021 tarihli Vadesi Geçmiş Alacak Bildirimlerini gönderdiğini ve tazminat başvurusunda bulunduğunu, davacının 16.09.2021 tarihli e-posta iletisi ekinde 25.06.2021 valörlü 47.238,70 USD tutarlı ödemenin swift mesajını müvekkili bankaya ilettiğini, swift mesajının 21.04.2021 tarihli ve ---- fatura açıklamasıyla (---- sayılı sevkiyata istinaden) geldiği ve bu çerçevede müvekkili bankaya tazminat başvurusunda bulunulan faturalardan birisinin tamamen Alıcı tarafından ödendiğinin tespit edildiğini, davacının aynı tarihli e-posta iletisinde ----- sayılı faturanın 47.238,70 USD'lik ödeme ile kapatıldığını teyit ettiğini ancak bu defa 58.007,16 USD tutarlı alacak bakiyesinin ----- sayılı 54.108,10 USD tutarlı faturanın tamamı ile daha önce tazminat başvurusunda bulunulmamış olan ------ sayılı farklı bir faturadan kaynaklandığını ve söz konusu fatura bakiyesinin ise 3.899,06 USD olduğunu beyan ettiğini, müvekkili bankanın Alıcı nezdinde girişimlerde bulunduğunu Alıcının 06.10.2021 tarihli e-posta iletisinde "---- pazarında ------ (davacı) markası ile ilgili olarak bir yılı aşkın süredir sorunlar yaşadığını sorunun çözümüne yönelik olarak ----- ile görüşme halinde olduklarını ----- gerekli önlemlerin alınacağına dair kendilerine söz vermesine rağmen hiçbir aksiyon almadığını ---- markalı ürünlerin (------ ait bir marka) nihai müşterileri tarafından depolarına iade edildiğini ----- sorunu çözmezse ürünlerinin dağıtımını yapamayacaklarını bu nedenle depoda bekleyen yaklaşık 500.000 USD tutarlı ürünün iadesinin yapılabileceğinin ---- bildirildiğini ancak ----- tarafından ürünlerin iade alınmayacağının ödeme için kendilerine dava açılacağının ve bekleyen ürünler için herhangi bir sorumluluklarının olmadığının beyan edildiği" bildirdiğini, ayrıca 27.10.2021 tarihli e-posta iletisinde bu defa "---- eski distribütörünün orijinal “-----” ürünleri ile aynı tasarım renk ve ebatta “------” markalı ancak fiyatı çok daha uygun olan bir ürün ürettiğini müşterilerine daha ucuz olan bu ürünlerin satıldığını ----- eski distribütörü olan söz konusu şirketin ------ ürünlerini üretme hakkının kendilerine ait olduğuna dair iddiaları bulunduğunu bu nedenle ticaretlerinin etkilendiğini orijinal ürünlerini satın alan müşterilerinin ürünleri iade etmeye başladıklarını ---- "------ ait marka adının kullanılmak suretiyle ------ üretim yapılmasının durdurulması konusunda girişimde bulunmasını" talep ettiklerini bu durumun ----- pazarında kendi ticaretlerinin geleceğini etkileyebileceğini ancak ----- tarafından herhangi bir yasal işlem başlatılmadığını ---- başka çözüm önerileri de sunduklarını (örneğin şirketlerinin ----- tek yetkili distribütör olduğuna ve ---- başka bir şirketin ----- ürünlerini üretme yetkisinin bulunmadığına dair bir belgenin ----- tarafından kendilerine verilmesi) ancak bu önerinin de ----- tarafından kabul edilmediğini depolarının iade edilen ------ markalı ürünlerle dolu olduğunu taklit ürünlerin üretimini durduracak herhangi bir çözüm bulunulmadıkça ürünlerin satılamayacağını kendilerinin de çok zor bir durumda kaldığını bununla birlikte ------ konuya çözüm bulmasını beklediklerini eğer herhangi bir çözüm bulunamayacaksa ürünlerin ----- iade edilmek istendiği" beyan ettiğini, T.C. ----- Ticaret Müşavirliğinden temin edilen 21.12.2021 tarihli e-posta iletisinde de Alıcı'nın benzer şikayetlerine tesadüf edildiğini, Alıcı'dan alınan bu bilgi neticesinde davacı yan ile iletişime geçildiğini davacı yanın 16.11.2021 tarihli e-posta iletisi ekinde Alıcı ile yaptığı yazışmaları gönderdiğini yazışmalarda Alıcı'nın "konuya bir çözüm üretilmediği takdirde ödeme yapılamayacağını hatta depolarında bekleyen ürünlere ek olarak pazardaki ürünlerin toplatılması sonrası şirketlerinin ------ olan alacağının borçlarından fazla olduğunu beyan ettiği" görüldüğünü, davacıdan temin edilen 10.12.2021 tarihli e-posta iletileri ekinde yer alan cari hesap ekstresi ve 3 adet swift mesajının incelendiğini 20.04.2021 valörlü 52.968,10 USD tutarlı swift işleminin açıklama kısmında ----- no'lu faturaya atıfta bulunulduğunu dolayısıyla davacı her ne kadar sigorta tazminat alacağı için müvekkili bankaya başvurmuş ise de ----- GB no'lu sevkiyata ilişkin düzenlenen faturadan tahsilat gerçekleştirildiği ve 1.140. USD bakiye alacağının kaldığının anlaşıldığını, davacı yana 13.12.2021 tarihinde elektronik posta gönderildiğini ve tazminat başvurusunda bulunulan faturalardan kaynaklı borç tutarının sadece 1.140 USD olduğunu cari hesaplarında yer alan bakiyenin müvekkili bankaya tazminat başvurusunda bulunulmayan daha eski sevkiyatlardan kaynaklandığının anlaşıldığı konusunda bilgi verildiğini, davacının 22.12.2021 tarih ----- sayılı ihbarname gönderdiğini ve "Alıcı tarafından gönderilen tutarın en eski faturaya saydırıldığını açık kalan faturaların müvekkili bankaya bildirildiğini ancak 16.09.2021 ve 10.12.2021 tarihli müvekkili banka e-posta iletilerinde ödemelerin swift mesajlarında atıfta bulunulan faturalara saydırılması gerektiğinin iletilmesi nedeniyle Alıcı'dan tahsil edilememiş bakiye tutarın revize edildiğini ve borç bakiyesinin aşağıdaki tabloda belirtilen sevkiyatlardan ve bakiye tutarlarından kaynaklandığını dolayısıyla tazminat başvurusu işlemlerine 58.007,16 USD tutarı üzerinden devam edilmesi gerektiğini" bildirdiğini, müvekkili bankanın sigortalı davacı yana 19.04.2022 tarih ----- sayılı yazısı ile tazminat başvurusuna konu iki faturadan birinin tamamen tahsil edilmesi nedeniyle yalnızca ----- GB no'lu sevkiyat kapsamında düzenlenen 18.03.2021 tarih ------ sayılı faturanın bakiye tutarı olan 1.140,- USD alacağın söz konusu olabileceğini bunun da Alıcı ile aralarında ihtilaflı olduğu ve Poliçe'nin 2.13 maddesi uyarınca müvekkili banka tarafından işlem yapılamayacağını ancak alıcının ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararının tarafımıza ibraz edilmesi durumunda söz konusu bakiye tutar üzerinden yeniden işlem başlatılabileceğinin bildirildiğini, davacının 30.05.2022 tarihli yazısında müvekkili bankanın 19.04.2022 tarihli yazısı ile sadece ---- sayılı ----- kapsamında gerçekleştirilen 54.108,10 USD tutarlı sevkiyata ilişkin bir bildirim yapıldığını beyan ettiğini ve aynı hususların (Bankamıza T.C. ----- Noterliği kanalıyla ihbar edilen) 15.12.2020 tarih ----- no'lu 72.592,60 USD tutarlı sevkiyat için de geçerli olup olmadığı konusunda bilgi talep edildiğini, 08.07.2022 tarihinde verilen cevapta "15.12.2020 tarih ----- sayılı 72.592,60 USD tutarındaki sevkiyattan kaynaklandığı belirtilen 56.867,16 USD tutarındaki bakiye alacağa istinaden sigorta poliçesinde belirtilen usuller çerçevesinde müvekkili bankaya tazminat başvurusunda bulunulmadığı söz konusu sevkiyattan alacak bulunduğuna ilişkin müvekkili bankaya noter kanalıyla gönderilen ihbarnamede belirtilen sevkiyatın vade tarihi dikkate alındığında poliçede yer alan maddeleri ile belirlenen süre dışında ve gecikmeli olduğu bu nedenle sadece ----- no'lu sevkiyata ilişkin talebin alıcının ülkesinde kesinleşmiş bir mahkeme veya hakem kararının müvekkil bankaya ibraz edilmesi durumunda sevkiyatın bakiye tutarı olan 1.140 USD üzerinden yeniden incelemeye alınabileceğinin belirtildiğini, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret sicil müdürlüklerine, -----yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİİRLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede; Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; ---- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası ---- ve arabuluculuk numarası ----- numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 17/08/2022 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Somut olayda; A) Taraflar arasında 17.07.2020 tarihinde 17.08.2020-30.06.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Poliçesinin düzenlendiği, iş bu sözleşme ile poliçede belirlenen şartların oluşması halinde davalı tarafın davacı şirketin ---’- yerleşik -----firmasından tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin etme yükümlülüğü altına girdiği görülmüştür. Sözleşmenin 1. maddesinde "Ticari Riskler" e, 2. maddesinde ise "Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Durumlar" a yer verildiği, Sözleşmenin 2.13 maddesinde; ----- tarafından aksi yazılı olarak belirtilmedikçe, Alıcı'nın; Sigortalı ve/veya Satıcı'nın kusurundan kaynaklandığını iddia ettiği gerekçelerle sevk edilen malları kabul etmemesi veya edememesi ve/veya teslim aldığı malların Brüt Fatura Tutarı’nı veya Satış Sözleşmesi bedelini ödememesi ve/veya yaptığı ödemelerin, mahsupların ve karşı tazmin taleplerinin bulunduğunu ve/veya başkaca bir nedenle Satış Sözleşmesi’ndeki yükümlülüklerinin ortadan kalktığını iddia etmesi ve Alıcı'nın, teslim alınan malların kalitesi ve miktarı ile ilgili şikayetleri nedeniyle malların bedelini ödememesi hallerinde ortaya çıkan zararlardan ----- sorumlu değildir. Ancak, Sigortalı'nın bu madde kapsamında uğradığını iddia ettiği zararla ilgili olarak Alıcı'nın ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya tahkim kararını---- ibraz etmesi halinde mahkeme veya tahkim kararı ile belirlenen zarar, Poliçe’nin 8.3.7 Maddesi doğrultusunda sigorta kapsamında kabul edilecektir. Sigortalı, Alıcı'nın ülkesinde lehine kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya tahkim kararını -----ibraz edene kadar ilgili sevkiyatlar için Sigorta Sözleşmesi ile sağlanan kapsam askıya alınır." hükmünün yer aldığı,
“Sigortalının Yükümlülükleri” başlığı altında düzenlenen 6.1.4. maddesinde; "aksi kararlaştırılmadıkça Sigortalı’nın, sigorta kapsamındaki sevkıyatlar ile ilgili Vade Tarihi’nde kısmen veya tamamen ödenmemiş olan tutarlar için Vade Tarihi’ni takip eden azami 60 Gün içinde, ----- belirlediği form ve usuller çerçevesinde Vadesi Geçmiş Alacak Bildirimi’nde bulunacağı" nın hükme bağlandığı; “Tazminat İşlemleri” başlığı altında düzenlenen 8.1.2. maddesinde; "Tazminat Talebinin, Sigorta Sözleşmesi’nde belirlenen usuller çerçevesinde Vade Tarihi’ni takip eden azami 90 Gün içinde yapılması gerektiği ve Vadesi Geçmiş Alacak Bildirimi’nin ya da Tazminat Talebi’nin Poliçe’de belirtilen süreler içerisinde yapılmaması halinde Sigortalı’nın tazminat hakkını kaybedeceği" nin hükme bağlandığı; “Kapsamdan Çıkarma” başlığı altında düzenlenen 13.2. maddesinde ise; "Bu Poliçe'nin diğer hükümlerine bakılmaksızın Madde 6 ve 8’de belirtilen yükümlülüklerin Sigortalı tarafından yerine getirilmemesi halinde ----- bu Poliçe kapsamındaki her türlü yükümlülüğünün ortadan kalkacağı" nın hükme bağlandığı görülmüştür. B) Davalı tarafından düzenlenen 20.07.2020 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile ---- mukim------firması adına 01/07/2020-30/06/2021 tarihleri arasında yapılan azami 120 gün vadeli sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 300.000,00 ABD Doları tutarında “Alıcı Limiti Onayı” nın tahsis edildiği, 28.04.2021 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile de ödeme vadesinin 150 güne çıkarıldığı, belgenin geçerlik tarihinin 31/05/2022'ye uzatıldığı görülmüştür. C) ----- tarafından dava dışı ------ firmasına gerçekleştirdiği ancak bedelini tahsil edemediği sevkıyatlar bakımından bakiye 58.007,16 USD tutarında alacağı bulunduğundan bahisle ve işbu bedelin taraflarına ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine 06.09.2021 tarihinde başvuruda bulunduğu, başvuru evrakının incelenmesinde başvurunun; 19.03.2021 tarih--- NO lu 54.108,10 USD ve 21.04.2021 tarih --- NO lu 47.238,70 USD lik 2 adet faturaya dayalı olduğu görülmüştür. İşbu başvuru üzerine, 16.09.2021 tarihinde davalı banka tarafından gönderilen cevabi mailde ---- firmanın transfer ettiği 47.238,70 USD’nin ---- nolu fatura (------ NO) ile ilişkilendirerek gönderildiği, bu sebeple bahse konu faturadan davacı tarafın alacağının kalmadığının belirtildiği görülmüştür. D) 16.09.2021 tarihinde davacı tarafça davalı bankaya yeniden mail gönderilerek; 19.03.2021 tarih ---- NO lu 54.108,10 USD ve 15.12.2020 tarih ----- NO lu 72.592,60 USD lik 2 adet faturaya dayalı olarak bakiye 58.007,16 USD lik alacak talebinde bulunulduğu, İşbu başvuru üzerine, 10.12.2021 tarihinde davalı banka tarafından gönderilen cevabi mailde ------NO lu 54.108,10 USD lik faturanın 52.968,10 USD olarak 20.04.2021 tarihinde valörlü olarak ödendiğinin belirtildiği, Akabinde davacı tarafça ---- NO ve ---- fatura bedellerinin ödenmesi talebi ile ---- Noterliği'nin 22.12.2021 tarih, ------ yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği görülmüştür. E) 19.04.2022 tarihli ret yazısı ile davalı tarafça yalnızca ------ nolu, 54.108,10 USD tutarındaki sevkiyattan bakiye 1.140,00 USD'lik tazminat talebi ile ilgili bu sevkiyat için, alıcının ülkesinden kesinleşmiş bir mahkeme kararı getirilmesi halinde tazminat işlemlerine devam edilebileceğinin bildirildiği, Davalı bankanın ret yazısında ------ Nolu sevkiyat için bir bildirim yapılmaması üzerine davacı tarafça 30.05.2022 tarihli yazı ile işbu sevkıyata ilişkin başvurunun akıbetinin bankadan sorulduğu, 08.07.2022 tarihli cevabi yazıda -----Nolu sevkıyattan kaynaklanan alacağa istinaden sigorta poliçesinde belirtilen usuller çerçevesinde tazminat başvurusunda bulunulmadığı, ayrıca bahse konu sevkiyatın vade tarihi (10.04.2021) dikkate alındığında, poliçenin ilgili maddelerinde belirtilen süre dışında ve gecikmeli olduğu, bu nedenle, bir mahkeme kararı ibraz edildiğinde yalnızca ----- nolu sevkiyata ilişkin tazminat talebinin yeniden incelemeye alınabileceği" nin belirtildiği görülmüştür. Dava dilekçesi ile davacı tarafın dava konusu alacak talebini -----Nolu sevkıyattan kaynaklanan alacağa hasrettiği, işbu sevkıyata ilişkin alacak talebinin usulüne uygun başvuru yapılmaması ve sevkıyatın poliçede belirlenen sürelerin dışında kaldığından bahisle reddedildiği, ayrıca cevap dilekçesi ile davacı ve davalı arasında husumet bulunuyor olması nedeniyle sözleşmenin 2.13 maddesi gereği tazminat ödeme yükümlülüğünün askıya alınmasının yerinde olduğu savunmasında bulunulduğu bu haliyle taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın işbu sevkıyatın vade tarihinin poliçede belirlenen süreler içerisinde kalıp kalmadığı, yine işbu sevkıyattan kaynaklanan alacak talebinin usulüne uygun olarak ileri sürülüp sürülmediği ve dava dışı alıcı ile davacı arasında uyuşmazlık bulunması halinde bu durumun davalının tazminat ödeme yükümlülüğünü etkileyip etkilemeyeceğinin tespiti noktalarında toplandığı görülmüştür. -----Nolu sevkıyattan kaynaklanan alacağa ilişkin ihbarın süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının tespiti bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça mezkur sevkıyata ilişkin talebin öncelikli olarak 05.12.2020 tarih ve ----- no’lu 72.592,60 USD tutarlı sevkiyatın vadesinin 10.04.2021 olduğu ve bu sevkiyatın ödenmediğine ilişkin bildirimin davalı tarafa 16.09.2021 tarihli mail ve ve ---. Noterliği'nin 22.12.2021 tarih,-----yevmiye nolu ihtarnamesi ile yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça ihbarın 06.09.2021 tarihli mail ile yapıldığı iddia edilmiş ise de bu mailde ------Nolu sevkiyattan bahsedilmediği görülmüştür. TTK m. 1446; "(1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. (2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir." TTK "Koruyucu hükümler" başlıklı m. 1452/3; "....1433 ilâ 1449 uncu madde hükümleri, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine değiştirilemez; değiştirilirse bu Kanun hükümleri uygulanır." şeklindedir. 29/04/2024 tarihli kök raporda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki Sözleşmenin 13.2. Maddesi uyarınca "Bu Poliçe'nin diğer hükümlerine bakılmaksızın Madde 6 ve 8’de belirtilen yükümlülüklerin Sigortalı tarafından yerine getirilmemesi halinde ----- bu Poliçe kapsamındaki her türlü yükümlülüğünün ortadan kalkacağı" hükme bağlanmıştır. Ancak bu hüküm TTK m.1452/III anlamında, TTK m.1446/II’deki düzenlemedeki hükmü ortadan kaldıran, sigortalı aleyhine bir düzenleme olduğundan somut olay bakımından TTK m.1452/III’ün uygulanarak TTK m. 1446/II’deki düzenlemenin somut olay bakımından uygulanması gerekmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Zira kanunda açık şekilde rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin geç yapılması halinde, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidileceğinin ifade edildiği, bu hükme aykırı şekilde sigortalının hiçbir şarta bağlanmaksızın talep hakkının ortadan kalktığına ilişkin düzenlemelerin TTK m.1452/III’e aykırılık teşkil edeceği açıktır. Bununla birlikte; TTK m. 1446/II’de ortaya konan şartların ispatlanması halinde, sigortalıya yapılacak ödemede indirime gidilebileceği gibi, ödeme yapılmaması da gündeme gelebilecek ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde davalı tarafından bildirimin geç yapılmasından kaynaklı bir zararın oluştuğunun tespit edilemediği, bu haliyle dava konusu riziko ihbarının süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği davalı tarafın bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür-----Nolu sevkıyattan kaynaklanan alacağın davacı taraf ve dava dışı alıcı arasında husumet bulunuyor olması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin 2.13 maddesi gereği davalı tarafça askıya alınması işleminin yerinde olup olmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede;Her ne kadar davacı tarafça dava konusu olan ----- Nolu sevkiyat için davalı tarafın sigorta tazminatını askıya almadığı, tam aksine açık ve yazılı bir şekilde ------ mahkemelerinden kesinleşmiş bir mahkeme kararı ibraz edilse dahi tazminatın ödenmeyeceğinin belirtildiği bu nedenle -----Nolu sevkiyat açısından, Poliçenin 2.13 ncü maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı iddia edilmiş ise de davalı tarafça davacı tarafa gönderilen 08.07.2022 tarihli mailde ----- Nolu sevkıyat bakımından açıkça bir mahkeme kararı getirilse dahi tazminatın ödenmeyeceğine dair bir beyana yer verilmediği, red sebebinin usulüne uygun ve süresi içerisinde riziko ihbarı yapılmaması gerekçesine dayandırıldığı, kaldı ki davalı taraf bu yönde bir beyanda bulunsa dahi bu durumun mahkememizce yapılan yargılamada taraflar arasındaki sözleşmenin 2.13 madde hükümlerinin dikkate alınmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmakla davacı tarafın bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Dava dışı alıcı tarafından davalı bankaya gönderilen 06.10.2021 tarihli e-posta iletisinde; "---- pazarında -------(davacı) markası ile ilgili olarak bir yılı aşkın süredir sorunlar yaşadığını, sorunun çözümüne yönelik olarak ----- ile görüşme halinde olduklarını, ---- gerekli önlemlerin alınacağına dair kendilerine söz vermesine rağmen hiçbir aksiyon almadığını, ----- markalı ürünlerin ----- ait bir marka) nihai müşterileri tarafından depolarına iade edildiğini, ------ sorunu çözmezse ürünlerinin dağıtımını yapamayacaklarını, bu nedenle depoda bekleyen yaklaşık 500.000 USD tutarlı ürünün iadesinin yapılabileceğinin ---- bildirildiğini, ancak ------- tarafından, ürünlerin iade alınmayacağının, ödeme için kendilerine dava açılacağının ve bekleyen ürünler için herhangi bir sorumluluklarının olmadığının beyan edildiği" nin belirtildiği,Yine 27.10.2021 tarihli e-posta iletisinde; "----- eski distribütörünün orijinal “-----” ürünleri ile aynı tasarım, renk ve ebatta “ ------” markalı ancak fiyatı çok daha uygun olan bir ürün ürettiğini, müşterilerine daha ucuz olan bu ürünlerin satıldığını,---- eski distribütörü olan söz konusu şirketin ------ ürünlerini üretme hakkının kendilerine ait olduğuna dair iddiaları bulunduğunu, bu nedenle ticaretlerinin etkilendiğini, orijinal ürünlerini satın alan müşterilerinin ürünleri iade etmeye başladıklarını, ------ ait marka adının kullanılmak suretiyle ------ üretim yapılmasının durdurulması konusunda girişimde bulunmasını" talep ettiklerini, çünkü bu durumun ----- pazarında kendi ticaretlerinin geleceğini etkileyebileceğini, ancak ----- tarafından herhangi bir yasal işlem başlatılmadığını, ------’e başka çözüm önerileri de sunduklarını (örneğin şirketlerinin --- tek yetkili distribütör olduğuna ve ----başka bir şirketin ----- ürünlerini üretme yetkisinin bulunmadığına dair bir belgenin ----- tarafından kendilerine verilmesi), ancak bu önerinin de ----- tarafından kabul edilmediğini, depolarının iade edilen ------ markalı ürünlerle dolu olduğunu, taklit ürünlerin üretimini durduracak herhangi bir çözüm bulunulmadıkça ürünlerin satılamayacağını, kendilerinin de çok zor bir durumda kaldığını, bununla birlikte ----- konuya çözüm bulmasını beklediklerini, eğer herhangi bir çözüm bulunamayacaksa ürünlerin ----- iade edilmek istendiği" nin belirtildiği, Bununla birlikte davacı tarafça davalı tarafa gönderilen 16.11.2021 tarihli e-posta iletisi ekinde dava dışı alıcı ile yaptığı yazışmaların sunulduğu, işbu yazışmalarda da dava dışı alıcının "konuya bir çözüm üretilmediği takdirde ödeme yapılamayacağını, hatta depolarında bekleyen ürünlere ek olarak pazardaki ürünlerin toplatılması sonrası şirketlerinin ----- olan alacağının borçlarından fazla olduğunu beyan ettiği" görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan deliller, davacı tarafça dava dışı alıcı arasında ve davalı şirket ile dava dışı alıcı arasında gerçekleştirilen mail yazışmaları incelendiğinde davacı ile dava dışı alıcı arasında husumetin var kabul edileceği, kaldı ki davacı tarafça da dava dışı alıcı ile aralarında uyuşmazlık bulunduğunun açıkça inkar edilmediği gibi uyuşmazlığın giderildiğine ilişkin de dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin de ibraz edilmediği, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin 2.13 maddesi gereği davacı tarafın tazminat talebinin davalı tarafça askıya alınmasının yerinde işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın red edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 16.338,06 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan 15.722,66 TL harcın kararın kesinleşmesi ile birlikte davacıya iadesine, 4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.