İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/90 E. 2025/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/90
Karar No
2025/749
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/90 Esas KARAR NO :2025/749

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA DEĞERİ:5.956.204,74 USD + 260.933,81 TL (Dava tarihi olan 07/02/2022 tarihi itibariyle 1 USD'nin TL efektif satış kuru karşılığı 13.5877 olmakla 80.931.123,14 TL + 260.933,81 TL=81.192.056,95 TL) DAVA TARİHİ:07/02/2022 KARAR TARİHİ:06/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Grubuna ait ... A.Ş. hisselerinin davalının da yer aldığı .../... Grubuna satışı sırasında kullandığı ve ödemediği kredi borçlarından, "özel kanun hükmü"ne müsteniden ... tarafından sorumlu tutulan ... Grubunun sahipliğindeki müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı; 5.956.204,74 USD ile 260.933,81 TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek, USD için Devlet Bankalarının USD cinsinden bir yıllık mevduata ödedikleri en yüksek faiz oranı ve TL için T.C. Merkez Bankası avans faizi oranında faizi ile birlikte davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini, müvekkili şirketin Fon'un 2008/117 sayılı Kararına istinaden ödemek zorunda kaldığı ve ... tarafından, davalının 11.11.2010 tarihli Protokol konusu kredi borçlarına mahsup edelin toplam 5.956.204,74 USD ve 260.933,81 TL'nin, tabloda yer alan tutarların belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren) USD ödemeler için 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince, devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıllık vadeli mevduata verdiği en yüksek faizive TL ödemeler için T.C. Merkez Bankası kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi oranlarında işleyecek faiziyle birlikte davalı Şirketten rücuan tahsiline; tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin Davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Grubu'nun bugün ...'ye ödemekte olduğu borcun kaynağı ... ile attıkları sözleşmede de bizzat kendilerince kabul edildiği üzere, banka kendi hakimiyetleri altında iken usulsüz olarak tesis edilerek kullandırılan kredilerin kendi hesaplarına intikali sebebiyle Bankaya ödedikleri zararın, yani Bankalar Kanunu uyarınca ortaya çıkmış olan fon alacağının ödenmesi olduğunu, olayın bu aşamasında da, banka alış bedelini çok daha önce ödemiş olan ... Grubu ile hiç bir ilgisi olmadığını, dolayısıyla ... Grubu'nun ...'ye ödemekte olduğu borcun kredi borcu değil, Bankalar Kanunu'na aykırı davranışları nedeniyle fon alacağı olduğunu, bu Fon Alacağının da ... Grubu tarafından verilmiş olan usulsüz krediyi kapatan ... Grubu olduğundan, ...'de bu şahsi mağduriyete sebebiyet verilmemesi amacıyla ... Grubu'nun borcundan mahsup ettiğini, ... tarafından yapılmış olan tahsilatların da ... Grubu'nun usulsüz işlemine neden olan krediyi ... Grubu kapatmış olduğundan, bu krediyi de ... ... Grubu'nun borcuna yazdığından ... Grubu'nun hesabına alacak yazmış ve bu durumu da ... Grubu'na bildirdiğini, burada bir mağduriyet varsa mağdur olan Grup ...'nin usulsüz olduğunu belirlediği usulsüz krediyi ödeyerek kapatmış olduğu yeni krediler nedeniyle ...'na karşı borçlu duruma geçmiş olmasından dolayı ... Grubu olduğunu, ... tarafından ... Grubu'ndan yapılan tahsilatların ... Grubu borçlarına mahsup edilmesinin gerekçesinin de bu olduğunu, kısaca olay ... Grubu'nun usulsüz olarak tesis ederek kullandırdığı kredileri kendi hesaplarına intikal ettirmesi ve ... Grubu'nun da ... Grubu'na intikal ettirilmiş olan bu kredileri bilahare ödeyerek kapatmış olmasından kaynaklanmakta olduğunu, davacı tarafın üçüncü kişi olarak değil, haksız fiil sorumlusu olarak ödemeleri gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin ise borçtan sorumluluğu kredi sözleşmeleri nedeniyle ödenmeyen kredi borçlarından dolayı sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun sözleşme sorumluluğu olduğunu, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, neticeten davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu davanın; davacı ...Ş'nin, davalı ... Tekstil San. A.Ş.(... ) aleyhine açılan rücuen tazminat davasında, davacı şirketin, ... A.Ş.'deki hisselerini ... - ... Grubuna satışı sırasında kullanılan kredilerden ötürü, ...'a davalı yanın kullanmış olduğu krediden dolayı ...'nin 17/04/2008 gün ve 2008/117 sayılı ve taraflar arasında yapılan 15/05/2009 günlü protokol yükümlülükleri gereğince, ... kararları ve sözleşmesel yükümlülüklerden dolayı davacının yapmış bulunduğu ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkin tazminat davasıdır. Mahkememizce taraflar arasındaki ... hisselerinin davacı ile dava dışı .../... Grubu arasında devri sırasında sözleşmesel yükümlülükler gereği olarak davacının ...'nin talebi üzerine ... ve ... grubunun ödemeden sorumlu olmasına rağmen, İnterbanka yönelik kredilerden ötürü ... ve ... grubu adına ve özellikle davalı ... Tekstil San.A.Ş.'nin kredi borcu için veya herhangi bir sebeple yaptığı ödemeden ötürü davalı şirketten rücuen tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti, ...'nin 17/04/2008 gün ve 2008/117 sayılı ve taraflar arasında yapılan 15/05/2009 günlü protokol yükümlülükleri de dikkate alınarak, ... kararları ve sözleşmesel yükümlülüklerden dolayı davacının yapmış bulunduğu ödemenin daha sonra oluşan bir yargı kararı veya herhangi bir idari kararla sebebinin ortadan kalkması sebebiyle, davacının yaptığı ödemenin haksız ödeme niteliğinde ve davalı adına yapılan veya ... ile yapılmış bulunan protokol kapsamında yapılan bu ödemelere davalı yönünden sebepsiz zenginleşme teşkil edip etmediğinin tespiti, davacının yaptığı ödemelerin sonrasında, ödenen miktar yönünden davalı tarafın davacı yana yaptığı ödeme miktarların ve davacının hisse devirleri nedeniyle veya herhangi bir yolla yaptığı tahsilat miktarlarının tespiti, sonuç itibariyle davacının davalı şirketten talep edebileceği rücuen tazminat bulunup bulunmadığı varsa dava tarihi itibariyle ve halen davadan sonraki ödemelerin tespit miktarının belirlenmesi bakımından bilirkişiler ..., Murat Kutanoğlu, Özgür Çatıkkaş marifetiyle inceleme icra edilmiş ve konuya ilişkin 11/12/2023 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı 11/12/2023 tarihli raporlarında özetle; "07.01.1999'da ... (...) tarafından ...'a el konulduğu, ... ile ... Grubu arasında yapılan 15.05.2009 tarihli protokol ile ... grubunun 250.000.000 USD borcunun 17.04.2008 tarihi itibariyle faizi ile birlikte 398.000.000 USD olarak tespit edildiği, ... Grubu tarafından ... ile imzalanan 15.09.2009 tarihli protokol kapsamında toplam borç 250.000.000 USD olarak ödenen dava konusu tutarın .../... Grubunun ... ile imzalamış olduğu ve ... AŞ'den kullandığı ve ödemediği kredi borcunun da yer aldığı, 11.11.2010 tarihli protokol borcuna mahsup edildiği, borcun kaynağının aynı olduğu fakat farklı hukuki işlemlerle oluştuğu, davacının Kanundan kaynaklanan bir sebeple Fon alacağından sorumlu olduğu, davalının ise kredi sözleşmesi çerçevesinde davacının ödediği kredi borcunu dava dışı bankaya ödemekle yükümlü olmasına karşın bankanın Fon'a devrine kadar kredi borcunun ödenmediği, tüm bu hususlar karşısında davacının ödemiş olduğu davalıya ait kredi borcu tutarını davalıya rücu edebileceği, davanın zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğu, ... tarafından dava dosyasına sunulan belgelere göre, davalı ... Tekstil Tic. San A.Ş. adına toplam 5.956.204,24 USD ve toplam 260.933,81 TL ödeme yapılmış olduğu" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce davalı vekilinin itirazları ve sunulan uzman mütalaa dikkate alınarak; itirazları karşılar nitelikte dava konusu talep ile varılan sonuç karşılaştırılarak hangi talebin ne miktarda kabulü gerektiğinin gösterilerek ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 14/03/2024 tarihli 1. Ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı 1. Ek raporlarında özetle; "Davacının ve davalının da tarafı olduğu 13.02.1996 tarihli Anlaşma’da dava dışı ...’ın satış sürecinde hisse satış bedelinin ...’tan açılan krediler yoluyla ödenmesinin, açılan krediler ile ödenecek olan hisse satış bedelinin satıcının bankaya olan borcunun ödenmesinde kullanılacağının, bu kullanımın ne surette gerçekleşeceğinin detaylı bir şekilde kararlaştırıldığı, bu sebeple dava dışı ...’ın zarara uğratılmasında kasıt ve ahlaka aykırı bir davranıştan bahsedilecekse, tüm sürecin davacı ve davalıların da aralarında yer aldığı alıcılar ve satıcılar tarafından birlikte kararlaştırılmış olması karşısında, her iki tarafın da kastından ve ahlaka aykırı amaçla hareket ettiğinden bahsetmek gerekeceği neticesine ulaşılmış, 13.02.1996 tarihli Anlaşma’ya göre davalının da aralarında bulunduğu alıcıların ...’ın mali durumunu ve ... Grubunun ...’a olan borçlarını bilerek sözleşmeyi imzaladıkları, 13.02.1996 tarihli Anlaşmadan yaklaşık 1,5 yıl önce 20.06.1994 tarihinde Hazine tarafından ...’ın yakın izlemeye alındığı, ... tarafından ...’a el konulmasının ise hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından yaklaşık üç yıl sonra, 07.01.1999 tarihinde gerçekleştiği tespit edilmiş, üç yıl boyunca banka hisselerini alıcının elinde bulundurması karşısında, Uzman Raporunda ‘Banka hissesi kalmadığı gibi para da sağlamayan bir kredi sözleşmesinden kaynaklanması karşısında, rücu talebinin yerinde olmadığı’ şeklinde ifade edilen görüşe katılınamamış, Fon alacağının, ... Grubu’na dahil firmalara Mart 1996’da kullandırılan kredilerin geri ödenmemesinden kaynaklandığı, kredi borcunun geri ödenmemesi sebebiyle, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümleri uyarınca ... Grubu şirketlerinin de sorumlu tutulduğu tespit edilmiş, haksız fiil sorumluluğunun, zarar veren ile zarar gören arasında bir hukuki ilişki bulunmayan hallerde söz konusu olması, 4389 sayılı Bankacılık Kanunu m. 15/7-b hükmünde bahsi geçen kişilerin ise, Fon tarafından el konulan bankaya karşı üçüncü kişi konumunda olmadıkları, ilgili bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran hakim ortakları oldukları, Fon tarafından el konulan banka ile aralarında ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmesel bir ilişkinin bulunduğu, herkesin uymakla yükümlü olduğu bir hukuk kuralının değil, özel olarak banka hakim ortağı için öngörülmüş bir yükümlülük ve bu yükümlülüğün ihlalinden kaynaklanan sorumluluk sebebiyle ödeme yapıldığı, davacının sorumluluğunun haksız fiil sorumluluğu olmadığı neticesine ulaşılmış, davacının sorumluluğunun haksız fiil sorumluluğu olmaması, dava konusu alacağın davalının kredi borcunun ödenmemesinden kaynaklanması, dava konusu tutarın davacı tarafça Fon’a ödenmesine sebep olan kredinin asıl borçlusunun ... Grubu şirketleri olması karşısında kök raporda açıkladığımız kanaatimizde bir değişiklik meydana gelmemiştir. "şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce tarafların beyan ve itirazları, gelen müzekkere cevapları değerlendirilerek itirazların karşılanması ve özellikle davacının ...'ye yaptığı ödemelerin davalı hissesine düşen miktarlarının ödeme tarihlerinden itibaren faiz talebi bulunduğu dikkate alınarak; davacının, davalı kredi borcu için davalı adına ...'ye yaptığı ödemelerin tarihleri itibariyle tek tek belirlenmesi, ...'nin dava konusu kredi borcu nedeniyle davalı yönünden yapılan ödeme ve mahsuba konu borç miktarının, özellikle ... ATM'nin 2018/... Esas 2019/74 Karar sayılı dosyasında davalıdan tahsiline karar verilen miktarın mükerrer rücu oluşturmayacak şekilde ne miktar TL, ne miktar döviz olduğu ve dava kapsamında talep edilebilecek miktar gösterilecek şekilde ...'den gelen 14.03.2023 günlü müzekkere cevabındaki 09.11.2023 günlü cevap ve ek belgeler dikkate alınarak rapor tanzim edilmesi ve temerrüt tarihi tespit edilerek raporda tek tek ne miktar alacağa hangi tarihten faiz talep edilebileceğinin gösterilmesi amacıyla ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 05/09/2024 tarihli 2. Ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı 2. Ek raporlarında özetle; "Heyetimize verilen 2. Ek görev kapsamında, tarafların sorumluluğu ile ilgili olarak kök ve ek raporda açıkladığımız kanaatimizde bir değişiklik meydana gelmemiş olup, bu kez Muhterem Mahkemenin vermiş olduğu görev sınırları içinde kalmak kaydı ile aşağıda yer alan tespitlere ulaşılmıştır: ... Grubu ile ...'nin yaptığı 15.05.2009 tarihli Protokolün 6. maddesinde ... Grubu tarafından Ödemeye Esas Borcun Tespiti Ve Kabulü başlığında; Borçlular ... Grubu ile ... Grubu arasında ...'ın satışına yönelik olarak yapılan satış sözleşmesine istinaden 6-12 Mart 1996 tarihlerinde ... A.Ş tarafından ... Grubu firmalarına kullandırılan kredi tutarları vasıtasıyla kapatılmış olan ... Grubu kredileri ve/veya ... Grubu'na aktarılmış bulunan tutarlardan dolayı işbu Protokol hükümleri çerçevesinde belirlenen borç tutarının; 249.000.000 USD'lık tutara Libor+0.5 faiz oranı uygulanmak suretiyle, 17.04.2008 tarihi itibarıyla 398.000.000.-USD olduğunu, Fonun iş bu Protokolde tespit edilmiş toplam alacaklarını borçlulardan talep, tahsil, temerrüt halinde dava/takip etme hakları saklı kalmak kayıt ve şartı ile 398.000.000.- USD'nin işbu Protokol çerçevesinde ödemeye esas borç tutarı olarak kabul edileceğini ve iş bu Protokol hükümleri çerçevesinde Fon'a ödeneceğini kayıtsız. şartsız ye gayri kabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt ederler. Taraflar; her bir borçlunun ödemekle yükümlü olduğu tutarla Ek4'te listelenen tutarlardan oluştuğu hususunda mutabıktırlar." beyan ve hükümleri ile ... Grubu tarafından ... ile imzalanan 15.09.2009 tarihli protokol kapsamında davalı şirketin de borçlu ve müteselsil borçlu olarak yükümlü olduğu toplam borç 398.000.000 USD olarak belirlenmiştir. Bu miktar borcun yine aynı protokol ile ödeme planına bağlandığı ve 30.11.2009- 01.10.2018 tarihleri arasında ödemelerin yapılacağının kararlaştırıldığı, belirlenmiştir. ... tarafından dava dosyasına sunulan, “15.05.2009 tarihli protokol ve 01.09.2020 tarihli protokol kapsamında yapılan ödemelerin ... Grubunun hangi şirketinin borcundan, hangi tarih ve tutarda mahsup edildiğine ilişkin tablo” nun incelenmesi ile ilgili protokollerde borçlu ve müteselsil kefillikleri bulunan davalı ... Tekstil Tic. San A.Ş. adına 2012-2020 yıllarında ortalama 964 pay ile toplam 5.956.204,74 USD ve 2012 yılı ile Dava Tarihi aralığında toplam 21.454.821,74 TL ödeme yapılmış olduğu, tespit edilmiştir. ¸ Sayın Mahkemenizce kabulü halinde Davacı vekilinin talebine yönelik; - 5.956.204,74 USD olarak yapılan ödemenin faizi; toplam 679.568,69 USD, -Dava Tarihine kadar 21.454.821,74 TL olarak yapılan ödemenin faizi; toplam 2.966.284,13 TL olarak hesaplanmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E. sayılı dosyasında davacı talebi 2009- 2011 yıllarını kapsarken İş bu dosyadaki alacak talebinin 01.10.2012 tarihi sonrasındaki ödemelere ilişkin olduğu " şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce ...'ce daha önce verilmiş bulunan 04/12/2020 günlü müzekkere cevabı ve eki tablolar ile tarafların beyan ve itirazları karşısında; ...'ye yazılan yeni müzekkere cevabı geldiğinde bilirkişi kuruluna ulaştırmak sureti ile, tarafların 05/09/2024 tarihli rapora beyanı ve itirazları ile beyanlarda bahsi geçen 04/12/2020 günlü ... yazısı ve ekindeki tablolar dikkate alınarak, yukarıda mahkememiz tarafından tespit ve zapta geçen " 01/10/2012 ila 30/11/2020 arasındaki davacı şirketten ...'nin davalı şirket borcuna mahsuben tahsil ettiği alacak miktarının, davalı için ödenen alacağın, ödendiği tarih ve miktarlarının raporda gösterilmesi suretiyle, sadece rücu gereken alacak miktarının USD ve TL olarak dava konusu ile sınırlı olmak üzere tespit ve temerrüt tarihlerinin belirlenerek, temerrüt tarihi ile dava tarihi arasında yapılan faiz hesaplamasının buna göre düzeltilmesi gerektiği " tespit edilmekle, işbu tespite uygun olarak hüküm kurmaya esas teşkil edecek şekilde, dava dilekçesindeki talep de dikkate alınarak, davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarını; raporda her bir ödeme ve mahsup tarihi esas alınarak, temerrüt tarihinin tespiti ve neticeten davacının mahkememiz ve yasa yolu denetimine uygun olarak belirlenmesi bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 27/03/2025 tarihli 3. Ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı 3. Ek raporlarında özetle; "Heyetimize verilen görev kapsamında ve özellikle 17.10.2024 tarihli duruşma ve 28.10.2024 tarihli ara karar ve 28.11.2024 tarihli durumşma kapsamında tarafların sunmuş oldukları beyan ve vesaikler dikkate alınmak sureti ile Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev sınırları içinde kalmak kaydı ile aşağıda yer alan tespitlere ulaşılmıştır: Davalının 06.03.1996 tarihinde kullandığı kredinin anaparası 10.480.887,00 USD olduğu, Davacının iş bu kredi borcu ile ilgili davalı aleyhine açmış olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E. Sayılı davada verilen ... K. Sayılı ve 22.01.2019 tarihli ilamında da, 2011 tarihine kadar ... Grubu tarafından ...'ye yapılan ödemelerden davalıya anapara olarak toplam 1.178.573,48 USD (ve ödeme tarihlerinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıllık vadeli mevduata verdiği en yüksek oranda faizi ile birlikte) rücu edilebileceğine ve bu rakamın davalıdan tahsiline karar verildiği, İş bu tutar haricinde davalı tarafça borcun ödendiğine dair ispat edici mahiyette vesaikin sunulmadığı, ... tarafından gönderilen yazı içeriklerine göre 01.10.2012-30.11.2020 tarihleri arasında yapılan tahsilatlar ile ilgili davalının paylarının; 5.956.204,74 USD ve 2.872.814,60 TL olduğu görülmekle birlikte davacının iş bu davada ki taleplerinin ise 5.956.204,74 USD ve 260.933,52 TL olduğu görülmüştür. Bu durumda rücuen tazminat hesaplamalarının davacı talebi doğrultusunda 5.956.204,74 USD ve 260.933,52 TL olması gerektiği kabul edilmelidir. Rapor içeriğinde de hesaplamalara yer verildiği üzere davacının 01.10.2012- 30.11.2020 tarihleri arasında yapılan tahsilatlar ile ilgili davalının payları ile ilgili davacının davalıdan 07.02.2022 dava tarihi itibari ile talepte bulunabileceği faizli tutarların; USD Cinsinden hesaplama 5.956.204,74 USD asıl alacak ve 938.911,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.895.116,51 USD olarak hesaplandığı ancak davacının önceki raporlara karşı beyanlarında işlemiş faiz hesaplamaları ile ilgili herhangi bir itirazının olmadığı nazara alındığında 5.956.204,74 USD asıl alacak ve 679.568,69 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.635.773,43 USD olarak kabul edilebileceği, Davacının dava tarihi itibari ile kabul edilen asıl alacağına da dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankaların USD cinsinden 1 yıllık vadeli mevduata verdiği en yüksek faizi üzerinden faiz tahakkuk ettirilebileceği, TL Cinsinden hesaplama 260.933,52 TL asıl alacak ve 60.794,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 321.727,77 TL olarak hesaplandığı, Davacının dava tarihi itibari ile kabul edilen asıl alacağına da dava tarihinden itibaren 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası 9610,75; 01.07.2023- 31.12.2023 arası 916,75, 01.01.2024-30.06.2024 arası 044,25; 01.07.2024-30.06.2024 arası 51,75, 01.01.2025 tarihi sonrası 449,25) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı " şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı ...Ş.'nin davalı ... Tekstil ... (... Tekstil) A.Ş. aleyhine, ...'nin davacının ... A.Ş.'ye el koymasından ötürü ...'ın kredi sözleşmeleri ve hisse satışı nedeniyle verilen kredilerden kaynaklanan zararı davacıdan tahsili sebebine dayalı olarak davacının bu kredilerin ... A.Ş. tarafından ... / ... Grubuna hisse devri nedeniyle kullandırılan krediler olduğundan bahisle davalı şirket aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı ... Holdingi A.Ş.'nin sahibi olduğu ... A.Ş.'de hisselerinin davalının da aralarında yer aldığı ...-... grubuna satış ve devri 13/02/1996 Çerçeve sözleşmesi ve sonrasında yapılan 08/03/1996 ve 09/03/1996 tarihli sözleşmelere dayalı olarak 11/03/1996 tarihinde gerçekleştirildiği tartışmasızdır. Davacı şirket, ... A.Ş'de banka yönetimi kendinde iken hissesini sonrasında 11/03/1996 tarihinde devredeceği, davalının da içinde yer aldığı gruba 12/01/0996 tarihi ve 6/4 sayılı yönetim kurulu kararı ile, 06/03/1996 - 12/03/1996 tarihleri arasında 10.480.887,00 USD kredi kullandırdığı, 10/01/2001 tarihli bankalar yeminli murakıplar raporunun 30. Sayfasında belirlendiği gibi, kullanılan kredi ...-... grubuna ödenmeden, doğrudan ... Holding A.Ş.'nin hesabına, işbu ... A.Ş'nin dava dışı ... tarafından el konulan ... A.Ş.'deki borçlarına mahsuben davacının borçlarını ödemek için yeniden bankaya aktarıldığı tartışmasız olup, bilirkişi raporları ile de sabittir. Mahkememizce dosya kapsamındaki deliller ve murakıp raporları ile tespit edildiği üzere, ... Holding Grubu ve davacı ... A.Ş.'nin hakim ortağı olup 21/06/1994 tarihinden itibaren 3182 sayılı bankalar kanunu 64/1maddesi kapsamına alındığı, davacı ... grubunun ... A.Ş.'deki hisselerinin satışı için yapılan 13/02/1996 tarihli satış sözleşmesi gereğince, hisse satış bedelinin 250.000.000 USD olduğu, bu hissenin alımı için ... tarafından .../... grubu şirketlere 250.000.000 USD kredi açılacağı, .../... grubunun bu kredilerden temin edebileceği fonun tamamının, ... grubundan ...'daki hisselerinin satın alınması için kullanılacağı ve hisse satışından elde edilen miktarın tamamının ... grubu şirketlerin ...'a olan kredi borçlarının ödenmesinde borç bakiyelerine karşılık, ileride mahsup işlemi yapılmak üzere nakit blokaj tesis edilmek suretiyle kredilerin davacı borcu ödenmek üzere borçlular hesabında bekletileceği kabul edilmiş olup, 08/03/1996 ve 09/03/1996 tarihlerinde yapılan % 71,93+28,06 olmak üzere toplam %100 ... grubu hissesinin devredilerek bankanın .../... grubuna devrinin yapılmasına Hazine Müsteşarlığının 16/02/1996 tarihli onayı ile verilen izin üzerine gerçekleştiği, ... hisselerinin yeni hissedarlarına yani .../... tüzel kişilere devrinin hukuken tamamlanması, bankanın 11/03/1996 tarihinde yapılan ortaklar olağan genel kurul toplantısı ile gerçekleştiği, ... grubunun yönetimde olan ... yönetim kurulunun 22/01/1996 tarihinde almış bulunduğu yönetim kurulu kararına uygun olarak hisseleri devralan .../... grubuna toplam 249.000.000 USD karşılığı 16.564.377,15 TL tutarındaki dövize endeksli kredilerin kullandırıldığı tarafların kabulü ve bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. Kullanılan işbu kredilerden davalı ... Tekstil ... (... Tekstil) A.Ş.'nin 697.017,00 TL karşılığı 06/03/1996 - 12/03/1996 tarihleri arasında 10.480.887,00 USD kredi kullandırdığı, kullanılan kredinin ... Holding hesaplarına yatırıldıktan sonra blokaj işlemi konulduğu ve sonrasında ... Holding'in ...'a olan borçlarının kapatılmasında kullanıldığı mahkememiz ve bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. Daha sonra Hazine Müsteşarlığı tarafından henüz ... kurulmadan önce 07/01/1999 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından ... yönetimine el konulmuş ve sonrasında ... kurulduktan sonra iş bu banka yönetimi ve bankanın uğradığı zararlardan ötürü bankacılık kanunu hükümleri gereğince sorumlularla yapılan protokoller ... tarafından dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi yapılarak, banka alacağının ve zararlarının tazmini yoluna gidilmiştir. ... ile davacı ... grubu arasında 17/04/2008 gün ve 2008/117 sayılı ve taraflar arasında yapılan 15/05/2009 günlü protokol kapsamında davacıdan dava konusu rücuya konu alacak, ... Holding AŞ. tarafından ...'ye ödenerek borcun tamamen ödendiği ... 1. Tahsilat Dairesinin 21/07/2025 gün ve 127315 sayılı mahkememize vermiş olduğu cevabi yazıları kapsamı ile sabittir. Mahkememizdeki işbu davada yukarıda anlatılan ve davalının içinde yer aldığı .../... grubuna ... tarafından açılan kredinin, davacı şirketin sahibi bulunduğu ... A.Ş.'ye davacı ...Ş.'nin borçlarının ödenmesi için işbu grup tarafından banka yönetiminde iken verilen onay sonucunda çıkarılan krediler olduğu ve her ne kadar banka hisselerinin devri için işbu kredilerin .../... grubuna verilmiş ise de, kredilerin hiç bir zaman fiilen .../... grubuna ödenmediği, blokaj suretiyle çıkan kredinin ... grubu şirketlere aktarılarak oradan da ... A.Ş.'deki ... Holding A.Ş.'nin borçlarının ödendiği tartışmasız olan, ... ile aralarında yapılan 15/05/2009 günlü protokol gereği ödenen, davacı yanca ...'daki hisselerinin deviri karşılığında davalılara kullandırılan ... kredisinden kaynaklanan borcu hisse devreden davacıların ödediği ve işbu davada, hisseleri devir alan davalı aleyhine TBK 73. Maddesi gereğince rücuen tazminat davası açtığı tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacılar tarafından yapılan ödemenin BK'nun 51/2 maddesi kapsamında rücuen davalılardan istenip istenemeyeceğine ilişkindir. Davacılar vekili ... grubu ile ... arasında imzalanan 15.05.2009 tarihli protokol kapsamında yapılan ödemenin 4389 sayılı Kanunun 15/7-b maddesinden kaynaklanan "kusursuz sorumluluk" kapsamında ödendiğini ve BKnun 51/2 maddesi uyarınca eksik teselsül nedeniyle davalılara rücu hakkının bulunduğunu iddia etmiştir. Davalılar ise davacının sorumluluğunun BK nun 41. Maddesine dayalı "haksız fiilden" kaynaklandığını, ... ile ... /... Grubu şirketler arasında bağıtlanan protokol kapsamında kendilerine yöneltilen sorumluluğun sözleşmeden kaynaklandığını, bu nedenle davacılar tarafından yapılan ödemelerin rücuen istenemeyeceğini savunmuşlardır. 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/7-b maddesinde "hisseleri kısmen veya tamamen fona devredilen bir bankanın yönetim ve denetimi doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının veya yöneticilerinin... Banka kaynaklarını veya kaynaklarını doğrudan veya 3. Kişilere.. Kullanmak suretiyle veya başkaca dolanlı işlemlerle edindikleri ya da 3. Kişilere edindirdikleri para, mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacak fon alacağı sayılır ve 6083 sayılı Kanun hükümleri uygulanır" denilmektedir. Somut olayda; davacıların hakim ortağı olan ... Grubunca ... AŞ yönetim kurulunun 22.01.1996 tarih, 6/4 sayılı kararı ile ... /... Grubu na kredi tahsis edilmiş, bu krediler 06.12-12.03.1996 tarihleri arasında toplam 249.000.000 -USD olarak kullandırılmış ve müteakiben kredilerin tamamı ... Grubunun ... AŞ'ne olan kredi borçlarının kapatılmasında ve ... Grubu tarafından ... AŞ'nin devralınan iştiraklerinin hisse bedellerinin ödenmesinde kullanılmıştır. Başka bir anlatımla, hisse devri sırasında ... Grubunca ... ... Grubuna kullandırılan krediler fiilen kullandırılan firmalara ödenmeyip, davacıların da dahil olduğu ... Grubunun ... AŞ ne olan borçlarının ödenmesinde kullanılmıştır. Bu durum 4389 sayılı Kanunun 15/7-b maddesi kapsamında; banka kaynağının ve varlığının kullanımının fiilen hakim ortak olarak bizatihi ... grubu tarafından gerçekleştirilmesine dayanmaktadır. Kusura dayalı ve haksız fiil sorumluluğu söz konusudur. ... AŞ ile yapılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlar, bu krediyi kullanan ... /... Grubuna dahil davalı şirketler tarafından bankaya ödenmediğinden kredi kullanan asıl borçlu şirketlerinde sorumluluğu bulunmaktadır. ... ile ... /... Grubu arasında bağıtlanan 11.11.2010 tarihli protokolde dava konusu kredilerde protokole dahil edilmiş ve bu protokole konu tüm borçlardan dolayı ... /... Grubuna dahil bir kısım davalı şirketlerin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olacakları belirlenmiştir. ... /... Grubunun sorumluluğu kredi sözleşmesi ve protokole dayanmaktadır. BK'nun 51/2. Maddesi kapsamında ödeme yapan davacıların davalılara rücu edip edemeyeceği incelenmelidir. BK' nun 51/2. Maddesi hükmü birden çok kişinin aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu tutulmaları ve rücu hakkını düzenlemektedir. Birden çok kişi, gerek haksız eylem, gerek sözleşme ve gerekse yasa kuralı ile aynı zarar için zarara uğrayana karşı sorumluysalar, bunlar arasında bir zarara ortaklaşa sebep olanlar hakkındaki rücuya ilişkin kurallar uygulanır. Kural olarak, en başta haksız eylemi ile zarara yol açan sorumlu tutulur. En son olarak da kusuru olmaksızın ve sözleşme gereği sorumluluğu olmadığı halde kanun kuralı gereğince sorumlu olan kişiye başvurulur. "Eksik teselsül" olarak ifade edilen bu durumda, tam teselsülde olduğu gibi zarar gören tazminat borçlularından herhangi birine başvurabilir ve tazminatın ödenmesini isteyebilir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme ödenen miktar oranında diğerini de borçtan kurtarır ve daha sonra ödeyenin onlara karşı rücu hakkı doğabilir. Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin onun haklarını yasada belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine halefiyet denir. Rücu hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin mal varlığında oluşan kaybı gidermeyi amaçlayan, tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır. Halefiyet ve rücu halinde başkalarına ait borcu yerine getiren kişinin asıl borçluya karşı bir alacak hakkı elde ettiği ve bu hakka dayanarak istemde bulunabileceği sonucuna varılmaktadır. Halefiyet halinde alacaklıya ait bir hakkın geçmesi, rücuda ise rücu hakkı sahibinin kişiliğinde yeni bir hakkın doğması gündemdedir. Somut olayda; davacı ve davalılar arasında BK 'nun 51. Maddesine dayalı müteselsil sorumluluk söz konusudur. BK'nun 51/2 maddesi hükmü ile, müteselsil sorumlu olan kişilerden birinin zararı tazmin etmesi halinde diğerlerine rücu hakkı belli bir sıraya bağlanmıştır. Kanundan dolayı sorumlu tutulan kişi, sözleşme nedeniyle sorumlu kişi, haksız fiil nedeniyle sorumlu kişi sıralaması vardır. Haksız fiil nedeniyle sorumlu kişi, zararı tazmin etmişse, kimseye rücu edemeyecektir. Sözleşme nedeniyle sorumlu kişi, zararı tazmin etmişse, haksız fiil failine rücu edebilecek, kanundan dolayı sorumlu kişiye rücu edemeyecektir. Kanundan dolayı sorumlu kişi, zararı tazmin etmişse, sözleşme nedeniyle sorumlu kişi ile haksız fiil failine rücu edebilecektir. BK'nun 147. Maddesi zararı tazmin eden müteselsil sorumlu kişinin diğer müteselsil sorumlu kişilere rücu hakkını, alacaklının haklarına halefiyet ile desteklemiştir. BK'nun 147. Maddede yer alan rücu hakkında, haksız fiillerden doğan müteselsil sorumluluğun, sadece BK nun 50. Maddeye dayanan durum için mümkün olabileceği, BK nun 51. Maddesine dayalı müteselsil sorumlulukta, zararı tazmin edilen kişinin BK nun 147. Maddedeki halefiyetten yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Somut olayda; ...'ın satışı aşamasında ... /... Grubuna dahil şirketlere banka kaynaklarından kredi kullandıran, ancak bu kredi tutarını ... Grubunun ... AŞ' ne olan borçlarının kapatılmasında ve iştirak hisse bedellerinin ödenmesinde kullanan davacı ile krediyi kullanan asıl borçlu davalı şirketler ve toplam 249.000.000 -USD tutarındaki kredi alacağının ödenmemesi nedeniyle oluşan banka zararından ... ile bağıtlanan 11.11.2010 tarihli protokol ile sorumlu tutulan ... /... Grubu olarak adlandırılan diğer davalılar oluşan ... AŞ zararından müteselsilen sorumludurlar. Yukarıda açıklandığı gibi davacının sorumluluğu haksız fiilin kasten dolanlı işlemler ile hakim ortak olarak bizatihi gerçekleştirilmesi nedeniyle BK nun 41 maddesi hükmüne dayalıdır. ... AŞ ile yapılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle ... /... Grubunun sorumluluğu ise sözleşmeye dayalıdır. BK 51/2 maddesi kapsamında olay değerlendirildiğinde, davacı haksız fiil sorumlusu ... grubu A.Ş.'nin sorumluluğu, ...'nin 17/04/2008 gün ve 117 sayılı kararı ile 5411 sayılı yasanın 134. Maddesi yollaması ile 4389 sayılı yasanın 15/7-b maddesi hükmüne dayalı olarak fon alacağı olduğu kabul edilen dava konusu krediden kaynaklanan alacağını ödenmesi için davacı ... grubu ile 15/09/2009 günlü protokolün yapıldığı, anılan yasal düzenleme gereğince ... Grubu A.Ş.'nin, dava konusu kredi borcunu ödeme yükümlülüğünün bulunduğu ve sorumluluğunun yasal düzenlemeden kaynaklandığı, davalı .../... grubunun ise sorumluluğunun kredi sözleşmesinden kaynaklandığı mahkememizce benimsenmiştir. BK 51/2 maddesinde yukarıda izah edildiği gibi haksız fiil sorumlusu davacı yan tarafından ...'ye ödenen borcun, sözleşmeden kaynaklanan sorumlu bulunan davalılara rücu hakkına sahip olmadığı, tam tersine davalı yanın işbu borcu ödemiş olması durumunda haksız fiil eylemini işleyen bankacılık kanuna aykırı hareket ettiği bilirkişi raporu ile sabit olan davacı gruba davalı yanın rücu etme hakkının bulunduğu mahkememizce benimsenmiş ve bu nedenle bilirkişi raporları da dikkate alınarak dava konusu ödemeler nedeniyle davacı ...Ş.'nin davalıya rücu hakkı bulunmadığı mahkememizce benimsenerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Çünkü, ... tarafından dava konusu alacağın 4389 sayılı kanunun 15/7-b maddesi uyarınca, taraflar arasındaki ... hisselerinin satışına ilişkin yapılan protokolün dolanlı işlem kabul edilerek söz konusu alacağın fon alacağı olarak nitelendirildiği ve 5411 sayılı kanun hükümleri uyarınca tahsil yetkilerinin kullanılarak davacı yan ile yaptığı protokol kapsamında dava konusu ödemelerin gerçekleştiği ve yapılan işbu ödemelerin fon alacağı sorumluluğu kapsamında yapılmış olduğu, yapılan ödemenin bir kısmının davalının ...'ye olan (... tarafından kullandırılmış olan kredi nedeniyle) kredi borcundan ...'nin mahsup etmiş olmasının, davacıların eksik teselsül hükümleri gereğince, davalı yana rücu hakkı doğduğu şeklinde 818 sayılı TBK'nun 51 maddesi kapsamında haksız fiil faali için rücu hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Mahkememiz dosyası içine delil olarak sunulan ... ATM'nin 2016/... Eba, ... Karar sayılı ilamının gerekçesinde benzer sebeple açılmış bulunan davada, "davacı ...'in BK 51/2 maddesi gereğince yasadan kaynaklanan haksız fiil sorumluluğu sebebiyle, sözleşmeden kaynaklanan davalı tarafından kullanılan kredi borcunu ödemiş olmasının davacıya rücu hakkı vermeyeceği" gerekçesi ile davanın reddedildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Sonuç olarak; davacı ...Ş.'nin davalı ... Tekstil ... (... Tekstil) A.Ş. aleyhine, ...'nin davacının ... A.Ş.'ye el koymasından ötürü ...'ın kredi sözleşmeleri ve hisse satışı nedeniyle verilen kredilerden kaynaklanan zararı davacıdan tahsili sebebine dayalı olarak davacının bu kredilerin ... A.Ş. tarafından ... / ... Grubuna hisse devri nedeniyle kullandırılan krediler olduğundan bahisle davalı şirkete açılan rücuen tazminat davasında yapılan ödemenin ... ile davacı ...Ş. arasındaki protokol ve haksız fiile dayalı ödeme niteliğinde olduğu mahkememizce benimsenmekle, 818 sayılı TBK 51/2 maddesi gereği rücuen tahsiline ilişkin tazminat talep koşulları oluşmadığından istemin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ...Ş.'nin davalı ... Tekstil ... (... Tekstil) A.Ş. aleyhine, ...'nin davacının ... A.Ş.'ye el koymasından ötürü ...'ın kredi sözleşmeleri ve hisse satışı nedeniyle verilen kredilerden kaynaklanan zararı davacıdan tahsili sebebine dayalı olarak davacının bu kredilerin ... A.Ş. tarafından ... / ... Grubuna hisse devri nedeniyle kullandırılan krediler olduğundan bahisle davalı şirkete açılan rücuen tazminat davasında yapılan ödemenin ... ile davacı ...Ş. arasındaki protokol ve haksız fiile dayalı ödeme niteliğinde olduğu mahkememizce benimsenmekle, 818 sayılı TBK 51/2 maddesi gereği rücuen tahsiline ilişkin tazminat talep koşulları oluşmadığından istemin REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.385.601,22 TL harçtan alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile arda kalan 1.384.985,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan 39.032,25 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. M.13/4 uyarınca 45.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 7-Yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/90, K. 2025/749, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-90-e-2025-749-k-75e13a08ee03