İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/855 E. 2026/755 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/855
- Karar No
- 2026/755
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/855 Esas KARAR NO : 2026/755
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/12/2022 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından düzenlenen fuara katılan davalı şirketin sözleşme bedelini çek ile ödediğini, ancak söz konusu çeklerin kargo sürecinde kaybolduğunu, bu sebeple çek iptali davası açarak ödeme yasağı kararı aldıklarını, takibe konu olan 2417 numaralı çekin kötü niyetli kişilerce bankaya ibraz edildiğini fakat ödeme yasağı nedeniyle ödenmediğini, çek üzerindeki müvekkiline ait kaşe ve imzanın taklit edilerek sahte ciro yapıldığını ve bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, keşideci şirket tarafından başlatılan icra takibine karşı borca, imzaya ve ferilerine itiraz ettiklerini, benzer şekilde çalınan başka bir çekle ilgili de dava açıldığını, müvekkilinin gerçek alacaklı olduğunu ve icra veznesine yatan paranın telafisi imkansız zararlar doğurmaması adına teminat karşılığında alacaklıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek, davalılara borçlu olmadıklarının tespitini, çekin müvekkiline iadesini ve davalı şirketten olan alacaklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia ederek istirdat talep ettiğini ancak TTK 792 uyarınca hamilin iktisap anındaki kötüniyetinin veya ağır kusurunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini, davacının müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığını, çek üzerindeki ödeme yasağı kararının müvekkilinin kötüniyetini kanıtlamadığını, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığından müvekkilinin meşru hamil olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olmamasının istirdat davası bakımından önem arz etmediğini, davacının tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu ve çekleri mevzuata aykırı şekilde kargo ile göndererek kendi kusuruna sebebiyet verdiğini, menfi tespit talebine ilişkin olarak şirket yetkilisi dışındaki kişilerin temsil yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin çeki ciro yoluyla iktisap etmesi nedeniyle iyiniyetli olduğunu, bu nedenle imza sahte çıksa dahi kötüniyetli olmadığı için tazminat sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Mobilya Tekstil San. İçve Dış Tic.Ltd.Şti. vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davacı ... A.Ş.'ye taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesine istinaden verilen çek bedellerinin tamamının ödendiğini, davacı vekili tarafından da beyan edildiği üzere müvekkili alacaklı olduklarının tespitine ilişkin talepleri konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmekle, vekalet ve yargılama gideri talebi bulunmamaktadır. Yargılama esnasında davalılardan ... ... vefat etmiş olması sebebiyle taraf teşkilinin sağlanması adına davacı tarafa süre verilmiş, davacının ibraz etmiş olduğu veraset ilamı kapsamında ilgili ilamda görünen kişiler dosyaya davalı- mirasçı olarak eklenilmiş ise de ilgili mirasçıların murisin mirasını reddetmesi, geride mirası kabul etmiş olan mirasçı kalmaması sebebiyle murisin terekesine tasfiye memuru atanmış olduğu anlaşılmakla tasfiye memuru dosyaya eklenilerek taraf teşkili sağlanmış, mirasçılık sıfatı bulunmayan kişilerin ise yargılama esnasında karışıklığa sebebiyet verilmemesi adına dosyadaki kayıtlarının silinmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, menfi tespit ve çek istirdadı istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti.'nin davacı tarafından 06.10.2022 tarihinde düzenlenen ...'na katılmış olması karşılığında sözleşme bedelinin 3 adet çek ile ödendiğini, söz konusu çeklerin davacıya gönderimi esnasında kargoda iken çalındığını ve davaya konu edilen ... çek no.lu, 30.11.2022 tarihli, 39.0000,00-TL bedelli çekin davacı adına sahte şekilde imzalanmak suretiyle cirolanarak diğer davalılar arasında el değiştirdiği ve davalılardan ... tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasından takibe geçilmiş olduğunu beyanla davacının davalılardan ...'e karşı talebinin; dava konusu çek sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ve çekin davalıdan istirdadı ile davacıya iadesi, davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti. , ... ... ve ... bakımından ise borçlu olunmadığının tespiti, davalılardan ... Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti. Bakımından ise alacaklı olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir. 6100 sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Menfi tespit davalarında bu yük lehine hak doğan taraf olan davalı alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143). Mahkememizin işbu dosyasında davacı tarafından icra takibine ve davaya konu edilmiş olan çekteki imzasının inkar edilmiş olması sebebiyle öncelikle imza incelemesi yapılması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; "Tetkik konusu ... ... Şubesi'ne ait 30.11.2022 tarihli ... sayılı 39.000TL'lık çek aslındaki birinci ciro “... YAPIM A.Ş." ne atfen atılı imzanın ....'ın elleri ürünü olmadığı" kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Yargılama esnasında mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda özetle; Davacı yanın 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalılardan ... vekili tarafından Sayın Mahkeme'ye 12/04/2023 tarihli beyanında, ... ... tacir olmadığını bu nedenle ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığını, dava konusu çekin şahsi alacağına istinaden alınmış olduğunun ve bu sebeplerle herhangi bir defter veya kayıt ibrazı yapamayacaklarını beyan etmiş olduğu, Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 02.12.2022 tarihi öncesinde davacı ticari defterlerinde davalılardan ... ile ilgili herhangi bir muhasebe kaydı olmadığı, davalı ... tarafından 21.12.2022 tarihinde ön avans niteliğinde toplam olarak 58.284,90 TL ön avans ödemesi yapılmış olduğu, davacı Tüyap tarafından davalı ... firmasına 31.01.2023 tarihinde 116.569,81 TL'lik fatura düzenlenmiş olduğu, davalı ... tarafından 03.02.2023 tarihinde davacı yana 58.284,90 TL ödeme yapılarak 0,01 TL kuruş farkı dışında cari hesabın kapatılmış olduğu, dava konusu çeklerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olup davacı ticari defterlerinde diğer davalı yanlar ile ilgili muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu, Dava konusu çek incelendiğinde ... No.lu 30.11.2022 keşide tarihli 39.000,-TL'lik ... çekinin davalı ... tarafından davacı ...'a keşide edilmiş olduğu, cirantalar incelendiğinde davacı ...'tan sonraki cirantanın davalı ... ... olduğu, ... ...'dan sonraki cirantanın ... ... olduğu, ... ...'dan sonraki cirantanın ... olduğu, ... Yüksel'den sonraki cirantanın ... olduğu, Davacı yan ile davalı ... arasında 24.01.2023-29.01.2023 tarihleri arasında ... için Katılımcı Kira Sözleşmesi düzenlenmiş olduğu, sözleşmede davalı ... tarafından davacı yana verilebilecek 3 Adet çek tutarının ve vade tutarlarının belirlenmiş olduğu, belirlenen vadelerin kaybolan çek tutarları ve keşide tarihleri ile aynı tutar ve tarihlerde olduğu, Davalı ...'un bağlı olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 17.04.2023 tarihinde, gönderilmiş cevap yazı ekleri olan BA BS Bildirimlerine göre, 2022 yılında davacı ve davalı yanların hiçbiri ile ilgili bir BA BS bildirimine rastlanmamış olduğu, davacı tarafından davalı ...'a 2023 yılında 116.569,81 TL'lik fatura düzenlenmiş olduğu, bu nedenle 2022 yılı BA BS bildirimlerinde görülmemiş olduğu, Davalı ... ... bağlı olduğu Kağıthane Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 07.04.2023 tarihinde, gönderilmiş cevap yazısında ... ... 10/05/2000 ile 30/04/2001 tarihleri arasında Karşıyaka Vergi Dairesi yetki alanında faaliyet gösterdiği ve bundan başka mükellefiyetinin bulunmadığı, Davalı ... ...'nın bağlı olduğu Zincirlikuyu Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazısı “Dairemizin ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETiİnin kayıtlarının tetkikinde; ödevlinin dairemizdeki mükellefiyeti 24/11/2020 tarihinde başlamış olup 01/10/2021 tarihinde Vergi Müfettişi ... tarafından düzenlenen 01/02/2022 tarih ... sayılı Vergi Tekniği Raporuna istinaden terk olduğundan 2022 dönemine ilişkin Ba-Bs formu bildirme imkanı bulunmamaktadır.” Şeklinde olduğu, Davalı ... ... için Fatih Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 04.2023 tarihinde, gönderilmiş cevap yazısı “... ...' ın mükellefiyet kaydının bulunmadığı ve her hangi bir şahsi ve şirket ortaklığının olmadığı görülmüştür.” Şeklinde olduğu, Davalı ... için ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazısı “ ...'nun tarh dosyası ve bilgisayar kayıtlarının tetkikinde dairemizin ... vergi kimlik numarasında işlem gören mükellefi olduğu dairemizde 23.09.2014-22.12.2015 tarihleri arasında ... adresinde GİYİM EŞYASI VE DİĞER TEKSTİL ÜRÜNLERİNİ ÜTÜLEME HİZMETLERİ (PRES VE SİLİNDİR ÜTÜLEME HİZMETLERİ DAHİL) faaliyetinden dolayı ticari kazançtan gerçek usulde gelir vergisi mükellefiyetinin bulunduğu, işletme esasına göre defter tuttuğu ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinde bahsi geçen sınırların altında kaldığı ve 22.12.2015 tarihinden sonra herhangi bir vergi dairesinde mükellefiyet kaydının olmadığı görülmüştür.” Şeklinde olduğu, Tespit edildiği mahkememize bildirilmiştir. Alınan grafoloji raporu kapsamında davacı lehtarın - 1.cirantanın çekin üzerinde yer alan imzasının davcıya ait olmadığı, nitekim davacı ile kendinden sonraki cirantalar arasında da herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı kanaatine varıldığında mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ve davalı ... ... de taraf olduğu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2026/634 Esas, 2026/1415 Karar Sayılı, 09/07/2026 Tarihli " Dava, yetkili hamilin rızası hilafına elden çıkan çekin istirdatı ve menfi tespit davasıdır. ... kamu düzenine ilişkin yapılan kötüniyet araştırmasında davalı müteveffa hakkında aynı olayda kaybolan farklı hamil ve keşidecilere ait çekleri iktisap ettiğinin ve aynı yöntemle icra takibine konu edildiğinin belirlendiği( İstanbul BAM 12. HD'nin 30/03/2026 Tarih ve 2026/471 E. - 2026/565 K. sayılı kararı), davanın kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırılık hali bulunmadığı," şeklindeki gerekçeli ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2019/2089 Esas, 2022/937 Karar Sayılı, 28/06/2022 Tarihli "Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çekin iptali istemine ilişkindir. Davada davacı davaya konu çek hakkında keşideci imzasının şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığı iddiasına dayanmıştır. İmza inkarı halinde imzanın ilgiliye ait olduğunu ispat yükü senedi elinde bulunduran hamile aittir" şeklindeki gerekçeli ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2022/1634 Esas, 2022/1626 Karar Sayılı, 22/11/2022 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmaması sebebiyle davacının kendinden sonraki cirantalara karşı borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş olup çekteki son hamil olan ... ... farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/ firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehtar cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekle davacının işbu davalı bakımından menfi tespit talebi ile çekin istirdadı isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının lehtar olan davalı ... Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti. Bakımından ise alacaklı olduğunun tespiti talebine ilişkin olarak işbu davalı vekili tarafından 08/07/2024 tarihinde mahkememize ibraz edilen beyan dilekçesinde "Müvekkilimiz tarafından davacı ... A.Ş.'ye taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesine istinaden verilen çek bedellerinin tamamı ödenmiştir. Davacı vekili tarafından da beyan edildiği üzere müvekkilimizden alacaklı olduklarının tespitine ilişkin talepleri konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ederiz, vekalet ve yargılama gideri talebimiz bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu görülmekle davacının işbu davalıya yönelik talebinin konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş olup talebi doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davalı ...'e yönelik davasının kabulü ile -Davacının ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Davaya ve icra takibine konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi ... Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti., lehtarı ... Yapım Anonim Şirketi olan ... çek seri numaralı 30.11.2022 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 39.0000,00-TL bedelli çekin işbu davalıdan alınarak davacıya İADESİNE, 2-Davacının davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. , ... ... ve ...'e yönelik davasının kabulü ile davacının ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasına konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi ... Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti., lehtarı ... Yapım Anonim Şirketi olan ... çek seri numaralı 30.11.2022 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 39.0000,00-TL bedelli çekten kaynaklı işbu davalılara borçlu olmadığının tespitine, 3-Davacının davalı ... Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti.'ne yönelik davasının konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, 4-Mahkememizin işbu dosyasından verilen 14/12/2022 tarihli tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, 5-Alınması gerekli olan 2.664,09-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 666,03-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.998,06-TL harcın davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. , ... ... , ...'den ve ... ... terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 758,23-TL (peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 3.481,50 TL, bilirkişi ücreti: 7.500,00-TL olmak üzere toplam: 11.739,73 -TL yargılama giderinin davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. , ... ... , ...'den ve ... ... terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 39.000,00 TL'nin davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. , ... ..., ...'den ve ... ... terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının davalı ... Tekstil San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti.'ne yönelik davası bakımından takdiren taraflar lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.