İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/827 E. 2025/795 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/827
- Karar No
- 2025/795
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/827 Esas KARAR NO : 2025/795
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/12/2022 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 01/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 02.06.2021 tarihinde müvekkil ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile ... sokak üzerinden ... sokak /... sokak kontrolsüz kavşağına seyrederken, söz konusu kontrolsüz kavşağa geldiği sırada 2 nolu davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... sokak /... sokak kontrolsüz kavşağına geldiği esnada hızını azaltmayarak ve davacıya geçiş hakkı tanımayarak devam etmesi ile aracının ön kısmı ile müvekkile ait motosikletin sol yan kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sebbeiyle müvekkilimiz ağır şekilde yaralandığını, İlgili kazanın akabinde, kusurlu sürücü ...'ya ait ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesi ile sigortasının bulunmaması sebebiyle 1 nolu davalı ... Hesabına başvuruda bulunulmuş olup başvuru sonucunda davacı ...'ın maluliyeti nedeniyle çalışma gücünden yoksun kalma tazminatı, tıbbi harcamalar, bakım gideri ve ulaşım masraflarına karşılık olarak 1 nolu davalı ... Hesabı tarafından 139.372,00- TL ödeme yapıldıysa da bu tutarlar davacının zararını karşılamaya muktedir olamadığını, bahse konu ödemeler ile taraflarınca haricen yapılan aktüer hesabı arasında fahiş bir fark bulunması hasebiyle 17.08.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine yeniden başvurulmuş, ilgili başvuru ile davalı ... Hesabı tarafından ödemenin yapıldığı ve herhangi bir sorumluluğun kalmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulü ile kaza tarihinde ZMMS policesi kapsamında sigortacısı bulunmayan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilmiz ...'ın uğramış olduğu bedeni hasar nedeniyle vuku bulan, HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL, maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ... Hesabı bakımından poliçe limitleri dahilinde olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talepleri açısından ise 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte, 2 nolu davalı araç sürücüsü ...'dan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Hesabı vekili 29/12/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen maluliyete konu tazminat tutarı olan 139.372,00-TL müvekkili kurum tarafından 22/07/2022 tarihinde ödendiğini, bu halde müvekkil kurum tarafından ödeme işlemi yerine getirilmiş olduğundan başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, davanın konusuz kaldığını, söz konusu kaza nedeniyle sakat kalan başvurucuya müvekkili kurum tarafından sakatlık ödemesinin eksik olması nedeniyle başvuru yapıldığını, bu ödeme kapsamında müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın kusurlu araç sürücüsü ve işletenine ihbar edilmesine, poliçe teminatına girmeyen manevi tazminat, geçici iş göremezlik tazminatı, kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, maluliyet oranının tespiti açısından ATK'Dan ... tarih ... Esas sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği çerçevesinde yetkili bir hastaneden rapor alınmasını, dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesine, davanın reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ya dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmadığı ve duruşmalara katılmadığı anlaşıldı. DELİLLER: ATK Raporu, Bilirkişi raporu, ... SGK yazı cevabı, tedavi evrakları, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... ceza sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 21/06/2023 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "Davalı sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, B)-Davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 11/12/2024 Tarihli ATK Raporunda Özetle; " Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzdealtı) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,3. Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 16/06/2025 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; Arif oğlu, 1974 doğumlu ...'ın 02.06.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması ... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremite, Tablo 3.33b Patella kırığı %7, Plato tibia kırığı %5, Tablo 3.2’ye göre %6 olduğuna göre, 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6(yüzdealtı) olduğu,2. İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği,3. Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2(iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 29/07/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Bu raporun ve dosya kapsamı tüm delilerin hukuki değerlendirmesi ve takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; 1-Davacının davalı ... hesabı yönünden maddi zararının Davalının 139.372,00 TL ödemesini güncel halinin 215.618,03 TL olduğu poliçe limitinin 430.000,00-TL ile sınırlı olduğu ve hesaplanan tazminatın 412.336,10 TL ve bakiyesinin 196.718,07 TL olacağı, poliçe limitten kalan miktarının 17.663,90 TL olduğu ve Geçici iş göremezlik zararının 26409,93 TL olacağı hesap edilmiş olduğu ve lietler dahilinde geçici is göremezlik zararından 17.663,90 TL talep edebileceği, 2-Manevi tazminat talebinin takdirinin sayın mahkemeye ait olmak üzere maddi tazminattan davalıların müştereken müselselden sorumlu olacaklarına dair," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. ISLAH: Davacı vekili 21/08/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile Geçici iş göremezlik alacaklarına ilişkin 26.409,93 - TL ve sürekli iş göremezlik alacağımıza ilişkin olarak ise 412.336,10-TL olmak üzere toplam 438.746,03- TL maddi tazminatın 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ve sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 - TL manevi tazminatın 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte araç sahibi olan davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ettiği ve ıslah harcını ikmal ettiği anlaşıldı. GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı tazminat davasıdır. Davanın, 02.06.2021 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde davacının yaralandığını, davacının meydana gelen kaza neticesinde ortaya çıkan maddi zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır. Olay nedeniyle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile; "...Sanık ...'nın 2918 sayılı yasa'nın 57/1-C maddesini ihlal ettiğinin, katılan ...'ın ise kusurunun bulunmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, kaza sonrası katılanın aldırılan kati adli muayene raporlarında basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, bu hususlar, katılanın aşamalardaki anlatımları, kati adli muayene raporu, bilirkişi raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın dikkate ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle katılanın yaralanmasına sebebiyet verecek şekilde asli kusurlu olarak üzerine atılı suçu işlediği yönünde oluşan vicdani kanaatle somut olayda tarafların kusurları da gözetilerek takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına," karar verildiği, dosyanın karara itiraz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan ATK raporu ve kusur raporunun da dikkate alınarak, meydana gelen olayda araç sürücülerinin ve davacının kusur durumunun tespiti için dosyasının ATK Trafik İhtisas dairesine dosya gönderilmiş, hazırlanan 21/06/2023 tarihli ATK kusur raporunda; davalı sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hazırlanan rapora davalı tarafından itiraz edilmiş ise de hazırlanan raporun ceza yargılamasında alınan rapor ile çelişmediği ve itirazların raporda ele alındığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir. Meydana gelen trafik kazasında davacıların geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş; 11/12/2024 tarihli düzenlenen ATK raporunda; "Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği," bildirilmiştir. Davacı hakkında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı raporuna ile dava dosyamızda alınan 11/12/2024 tarihli maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğu görülmekle dava dosyasının çelişkinin giderilmesi için ATK Üst Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda hazırlanan 16/06/2025 tarihli ATK Üst Kurulu raporunda; "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; ... oğlu, 1974 doğumlu ...'ın 02.06.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremite, Tablo 3.33b Patella kırığı %7, Plato tibia kırığı %5, Tablo 3.2’ye göre %6 olduğuna göre, 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6(yüzdealtı) olduğu,2. İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği,3. Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2(iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği," bildirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin T:22/12/2020, E:..., K:...; T:14/01/2021, E:..., K:... Karar sayılı ilamları). Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih ...Esas - ... sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir." bölümündeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenmesi, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." denilmiştir. Yukarıda belirtilen kapsamda dosyamıza sunulan 29/07/2025 tarihli aktüerya hesabında; "Davacının davalı ... hesabı yönünden maddi zararının Davalının 139.372,00 TL ödemesini güncel halinin 215.618,03 TL olduğu poliçe limitinin 430.000,00-TL ile sınırlı olduğu ve hesaplanan tazminatın 412.336,10 TL ve bakiyesinin 196.718,07 TL olacağı, poliçe limitten kalan miktarının 17.663,90 TL olduğu ve Geçici iş göremezlik zararının 26409,93 TL olacağı hesap edilmiş olduğu ve lietler dahilinde geçici is göremezlik zararından 17.663,90 TL talep edebileceği," belirtilmiştir. Hazırlanan raporun Mahkememiz denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak, hesaplanan miktarlar yönünden dava kabulü, diğer alacaklar yönünden ispata yarar belge sunulmadığından reddi gerekmiştir. Hazırlanan rapora karşı itiraz edilmiştir. Hazırlanan raporun Mahkememiz denetimine uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu ve taraf itirazlarını karşılar şekilde hazırlanmış olduğu dikkate alınarak yeniden rapor alınmamıştır. Davacı yanca davası ıslah edilmiş ise de sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limitinin 430.000,00 TL olduğu, davalı ... Hesabı yönünden maddi zararının 139.372,00 TL ödemesinin güncel halinin 215.618,03 TL olduğu, toplam zararın ise 412.336,10 TL olduğu ve yapıla ödemenin mahsubu halinde bakiyesinin 196.718,07 TL olacağı görülmektedir. Çünkü müşterek ve müteselsil sorumluluk halinde sorumlulardan biri tarafından yapılacak ödeme tutarı kadar diğer sorumlunun da o miktar kadar için borçtan kurtulmuş olacağı anlaşılmakla, bu bedelin üzerinde talep edilen miktarın reddi gerekmiştir. TBK'nun 56. maddesinde; "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne, TMK'nun 4. maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." hükmüne yer verdiği anlaşılmaktadır. Manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. (HGK 2004/13-291E.-370K) Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdır.(Ahmet Çelik, Manevi Tazminata Ölçü Arayışı, Serozan, agm.,sf.86) Yukarıdaki anlatımla davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu kapsamda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaralanmasındaki ciddiyet, iyileşme süresi ve davalı sürücünün olayda %100 kusurlu oluşu, tarafların sosyo- ekonomik durumlarına, olay tarihine, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak ve nesafet kaidelerine ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre meydana gelen elim olayda davacı tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletmek için manevi tazminat talebinin tümden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı yanca 18.08.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı başvuru neticesinde ödeme yapılmadığı, bu anlamda davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcına yönelik olarak; 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, T:04/11/2019, E:..., K:...; T:02/10/2018, E:..., K:...; T:17/06/2019, E:..., K:...sayılı ilamları), gerektiği görülmekle, davalı sigorta şirketinin davacı sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 31.08.2022 tarihinden faiz talep edebileceği anlaşılmaktadır. Davacı yan açılan davada avans faizi talep etmiştir. İşbu davada avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç, ticari araç olmadığından ve davanın TTK madde 4'te sayılan ticari ilerden ve nispi ticari dava olmadığı da görülmekle yasal faize hükmedilmiş (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E: ..., K: ...ve T:18.05.2022 ilamı) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın maddi tazminat yönünden KISMEN KABULÜNE, A-Davacının sürekli iş göremezliğinden kaynaklı 196.718,07 TL maddi tazminatın (Davalı ... Hesabı yönünden 18.08.2022 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 31.08.2022 tarihinden itibaren işlemek kaydıyla) kaza tarihi olan 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, B-Davacının geçici iş göremezliğinden kaynaklı 26.409,93 TL maddi tazminatın (Davalı ... Hesabı yönünden 18.08.2022 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 31.08.2022 tarihinden itibaren işlemek kaydıyla ve poliçe limiti olan 17.663,90 TL ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihi olan 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davanın manevi tazminat yönünden KABULÜNE, Davacı için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN 3-Alınması gereken 15.241,87 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 7.476,00 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 7.765,87 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 7.476,00 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hesabı'na verilmesine, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN 7-Alınması gereken 2.049,30 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 105,89 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.943,41 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan 105,89 TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 10-Maddi ve Manevi tazminat yönünden davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 15.953,00 TL ATK ücreti ve 521,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 24.566,20 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 13.266,02 TL'sinin davalılardan (7.419,13 TL'sinin davalı ...'dan, 5.846,89 TL'nin davalı ... Hesabından) alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır