İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/825 E. 2024/623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/825
- Karar No
- 2024/623
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/92 Esas - 2023/868 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/92 Esas KARAR NO : 2023/868
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACILAR : 1- ..... 2- ..... 3- ..... 4- ..... 5- ..... 6- ..... 7- ..... 8- ..... 9- ..... 10- ..... 11- ..... 12- ..... 13- ..... 14- ..... 15- ..... 16- ..... 17- ..... 18- ..... 19- ..... 20- ..... 21- ..... 22- ..... 23- ..... 24- ..... 25- ..... 26- ..... 27- ..... 28- ..... 29- ..... 30- ..... 31- ..... 32- ..... 33- ..... 34- ..... 35- ..... 36- ..... 37- ..... 38- ..... 39- ..... 40- ..... 41- ..... 42- ..... 43- ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVA İHBAR OLUNAN : .....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/02/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı ev eşyası yüklü kamyonu ile .....'dan .....istikametine seyir halinde iken ..... mevki ..... km'ye geldiği esnada aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip virajı alamayarak devrilip yan yatarak yolun sağ tarafına savrulması sonucu tek taraflı ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda araçta yolcu konumunda bulunan, müvekkillerinden ... ve ...'ın oğlu, ..., ..., ...'ın babaları, ...'ın eşi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın kardeşi ..., ...'ın oğlu, ... ve ...'ın babaları, ...'ın eşi ..., ..., ... ve ...'ın kardeşi ..., ... ve ...'ın oğlu, .....'in babaları, ...'ın eşi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın kardeşi ...'ın vefat ettiğini, yakınlarının ölümü ile müvekkillerinin manevi açıdan mağdur olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu kazanın oluşumunda trafik kazası tespit tutağına göre, sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaati bildirildiğini, konuyla ilgili ceza soruşturmasının yürütüldüğü ..... Soruşturma sayılı dosya kapsamında alınan 12.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'ın araç haddinden fazla yolcu taşıması, seyir sırasında yol, hava, araç durumuna göre araç hızını ayarlamadan eğitimli ve virajlı yoldaki özensiz, dikkatsiz davranışı nedeniyle KTK'nın 52/1-b kuralının ihlal ettiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda belirtilen dingile ait firen balatalarının aşınmış olmasının kazanın oluş şekli ile değerlendirildiğinde kazaya etkisinin olmayacağı, araç sahibi ...'in çalışanlarına ..... temel eğitimi, işe giriş sağlık muayenesi yaptırmaması, işe uygun çalışma talimatlarını vermemesi gibi nedenlerle 6331 sayılı Kanunun 4-5-15-17 maddeleri ihlal ettiği görüş ve kanaati bildirildiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde yolcu konumunda olan müteveffa ..., ... ve ...'ın ve üçüncü kişi konumunda olan müteveffanın yakınları müvekkillerinin ise herhangi bir kusurları bulunmadığını, ... plakalı aracın ... A.Ş.'ye ait ..... numaralı Genişletilmiş Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, ihtiyari mali mesuliyet klozunda yer alan teminatın ..., ... ve ...'ın vefatı nedeniyle manevi anlamda zarara uğrayan müvekkillerime ödenmesi gerektiğini, meydana gelen kazanın son derece elim ve acı bir kaza olduğunu, sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonun virajı alamayarak devrilip yan yatması sonucu üç cenaze çıktığını, yaşanılan acı ve trajedinin tarifi mümkün olmadığını, müvekkillerinin hem ailesini hem akrabalarını acı bir şekilde kaybettiğini, olay yerinde adeta bir can pazarı yaşandığını, dolayısıyla manevi zararların takdirinde bu hususun da dikkate alınması talep ettiklerini belirterek; ...'ın Vefatı Sebebiyle; Eş ... için 500.000,00 TL, Baba ... için 400.000,00 TL, Anne ... için 400.000,00 TL, Kızı ... için 400.000,00 TL, Oğlu ... için 400.000,00 TL, Oğlu ... için 400.000,00 TL, kardeşi ... için 150.000,00 TL, kardeşi ... için 150.000,00 TL, kardeşi ... için 150.000,00 TL, kardeşi ... için 150.000,00 TL, kardeşi ... için 150.000,00 TL, kardeşi ... için 150.000,00 TL, kardeş ... için 150.000,00 TL, kardeş ... için 150.000,00 TL, kardeş ... için 150.000,00 TL, kardeş ... için 150.000,00 TL, kardeş ... için 150.000,00 TL, kardeş ... için 150.000,00 TL, kardeş ... için 150.000,00 TL, kardeş ... için 150.000,00 TL, ...'ın vefatı sebebiyle; Annesi ... için 400.000,00-TL, kızı ... için 400.000,00-TL, kızı ... için 400.000,00-TL, eşi ... için 500.000,00-TL, kardeşi ... için 150.000,00-TL, kardeşi ... için 150.000,00-TL, kardeşi ... için 150.000,00-TL, kardeşi ... için 150.000,00-TL, ...'ın vefatı sebebiyle; Baba ... için 400.000,00-TL, Anne ... için 400.000,00-TL, Kızı ... için 400.000,00-TL, Kızı ... için 400.000,00-TL, Kızı ... için 400.000,00-TL, Kızı ... için 400.000,00-TL, Oğlu ... için 400.000,00-TL, Oğlu ... için 400.000,00-TL, Eşi ... için 500.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL, Kardeşi... için 150.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL, Kardeşi ... için 150.000,00-TL olmak üzere toplam 12.100.000,00 TL manevi tazminat bedelinin diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. ve 163. maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddeleri gereği tüm davacılar yönünden temerrüt tarihi olan 05.10.2022 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde, motorlu taşıtlar ihtiyari mali sorumluluk poliçesi (İMM) ile sigortalı olduğundan bahisle manevi tazminatı talep ettiğini, huzurda görülen davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, yetkili mahkemenin Karayolları Trafik Kanunu madde 110 uyarınca ..... Mahkemeleri olduğunu, dava konusu kazanın sigortalıları ...'e ihbarını talep ettiklerini, müvekkil şirketin açılan dava sebebiyle sorumluluğuna karar verilmesi halinde istiap aşımı sebebiyle taraflarından mahkeme ilamına göre sigortalıya rücu edileceğini, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davaya konu tazminat davasında davacılar yakınlarını kaybetmiş olmalarının elem ve üzüntüsünü gidermek için manevi tazminat talebi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin değerlendirilebilmesi için savcılık soruşturma sürecinin tamamlanıp sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, savcılık soruşturmasının tamamlanmadan dava açılması usuli eksiklik arz ettiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için davacı tarafından tazminat değerlendirilmesi için gereken prosedürlere katılım gösterilmesi ve akabinde ödeme yapılmamış olması gerektiğini, dolayısıyla, Karayolları Trafik Kanununa göre, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketinin, poliçede ve genel şartlarda yer alan hükümler dahilinde, poliçede yazılı teminat tutarı ile sınırlı olan sorumluluğu, sigortalının kusurlu ve sorumlu olması halinde söz konusu olacağını, buna göre müvekkili şirketin poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanunu ile Genel Hükemlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluk üstlenildiğini, bu sebeple bahse konu hükümler kapsamında kazada kusursuz olunması halinde, davacıların tazminat talepleri bakımından müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, nitekim, müvekkil sigorta şirketinin, iş hukuku mevzuatından kaynaklanan kusurlara dair herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, davaya konu kazada vefat eden ..., ... ve ... nakliye firmasında çalıştıklarını, davacı taraf dava dilekçesinde vefat eden kişilerin iş vereninin iş hukuku anlamında çalışanlarına uygun talimat vermemesi sebebiyle kusurlu olduğunu belirttiğini, müteveffaların vefatına konu kaza aynı zamanda iş kazası olduğunu, esas sorumluluğun iş hukuku anlamında değerlendirilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın sigortalıları kusurunu ve zararını usulden ispat etmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin aşırı yüksek olduğunu, kabul edilemez olduğunu, tazminat talebinin fahiş olduğunu, vefat eden kişilerin anne, babası, eşi ve çocukları dışındaki kişiler yönünden manevi tazminata hükmedilmemesini talep ettiklerini, müteveffa ..., ... ve ...'ın kaza sırasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın avans faizi talebine itiraz ettiklerini, mağdur aracın müvekil şirket ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklandığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete davadan önce başvuru yapılmış ve davacının zararı karşılandığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi gereğince, sigorta şirketinin hasar ödeme mükellefiyeti hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 iş günü sonra başladığını, müvekkil şirket usulen tümerrüde düşürülmediği için faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek eksik başvuru sebebiyle davanın reddini, aksi halde yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, aksi halde davanın sigortalı ...'e ihbarını, esas sorumluluğun iş hukuku anlamında işverene ait olması sebebiyle aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, aksi halde aleyhe tazminata hükmedilirken müteveffanın yakınlarının işverenden de iş kazası kapsamında manevi tazminat isteyecek olması sebebiyle davacıların zenginleşmemesinin göz önünde bulundurulmasını, davacının davasının ispatı halinde, müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 01/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası ..., ... ve ...'ın vefatı sebebiyle çocukları, eşleri, anne ve babaları ile kardeşlerinin aralarında bulunduğu davacıların adı geçen müteveffaların içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın kasko sigortacısı davalı sigorta şirketinden manevi tazminat istemine ilişkindir. Deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden poliçe ve hasar dosyası celp edilmiş, sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, davaya konu trafik kazasına ilişkin ..... sayılı soruşturma dosyası celp edilmiş, ..... oluşan üçlü bilirkişi heyeti aracılığıyla kusur duruma ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya kazandırılan poliçe ve hasar dosyalarının tetkikinden; davacıların murisleri ..., ... ve ...'ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, ... plakalı aracın davalı ... A.Ş.'ye 30/06/2022-2023 tarihlerini kapsar şekilde Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesi ile sınırsız teminat kapsamında sigortalı olduğu ve manevi tazminat taleplerinin de teminata dahil edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturmanın ..... sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütüldüğü; olay yeri inceleme tutanağında özetle, "olay yerine geldindiğinde, ... plakalı kamyonun yolun dışında, arazide, sol kısmına yatmış şekilde görüldüğü, olay yerindeki soruşturma sorumlusundan alınan bilgiye göre iki şahsın hastaneye sevk edildiği biri kamyon altında biri ise kamyon iç kısmında olmak üzere iki tane cesedin bulunduğu, kazanın nasıl olduğunu gören herhangi bir şahıs tespit edemedikleri, kamyonun yol kenarında bulunan yaklaşık 22,76 metrelik alandaki çelik bariyerleri kırarak yolun sağ tarafına savrulduğunun değerlendirildiği, asfalt yol üzerinde araca ait fren izi veya araç lastik izinin bulunmadığını, aracın yan yatması sonucu yol üzerinde sürüklenmesi neticesinde yaklaşık olarak 23,46 m. yol üzerinde izlerin oluştuğu, olay yerinde ve çevresinde araca ait çok sayıda kopmuş parçaların bulunduğu, aracın sol kısmına yatar vaziyette durduğu, aracın iç kısmında ve ön alt kısmında iki tane cesedin bulunduğu, olay yeri bulunduğu haliyle fotoğraflayarak kamera kaydının yapıldığı, aracın iç kısmında bulunan cesedin itfaiye personeli tarafından çıkarıldığını ve çıkarılan şahsın üzerinde çıkan kimlikte ... olduğunun anlaşıldığı, aracın ön kısmının vinç yardımı ile kaldırıldığında alt kısmında bulunan cesedin üzerinden çıkan kimliğe göre ...'a ait olduğunun tespit edildiği, araçta yük olarak ev eşyasının mevcut olduğu ve ağır hasarın meydana geldiğinin görüldüğü, olay yeri ve çevresinin ikinci ve son kontrolüne geçildiğinde ölümlü trafik kazası olayı ile ilgili olabilecek yukarıda belirtilen bulgu ve tespitler haricinde olayın aydınlatılmasına katkı sağlayacak veya kıymetlendirilecek herhangi bir iz, emare veya bulgunun saptanmadığı" belirtilmiş, soruşturma kapsamında alınan 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; "...araç sürücüsü ...'ın araçta haddinden fazla yolcu taşıması, seyir sırasında yol, hava araç durumuna göre araç hızını ayarlamadan eğimli ve virajlı yoldaki özensiz, dikkatsiz davranışı nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1.b. maddesinin gereklerini ihlal ettiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda belirtilen 3. dingile ait fren balatalarının aşınmış olmasının kazanın oluş şekliyle değerlendirildiğinde kazaya etkisinin olmayacağı, araç sahibi ...'in çalışanlarına ... temel eğitimi, işe giriş sağlık muayenesi yaptırmaması, işe uygun çalışma talimatı vermemesi gibi nedenlerle 6331 sayılı Kanun'un 4., 5., 15. ve 17. maddelerini ihlal ettiği..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce kusur durumunun tespiti bakımından dosya, .....'nden oluşan üçlü kusur bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "...Olayın, kamyon sürücüsünün gece vaktinde, tehlikeli virajlı ve tehlikeli eğimli yolda seyrederken aracının hızını mevcut yol, hava, görüş ve aracının yük durumuna göre ayarlayamayarak, direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın sol yanı üzerine devrildiği, buradan sağa doğru 39 metre sürüklenerek çelik oto korkulukları da aşarak taşıt yolunun dışında duruşa geçtiği, araçta bulunan sürücü ile üç yolcunun olay sırasında veya akabinde vefat ettiği, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğinin anlaşıldığı, buna göre; dava dışı müteveffa sürücü ...'ın, yönetimindeki kamyon ile seyri sırasında daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yönetimindeki aracın hızını, aracın yük ve teknik özellikleri ile görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, mahal şartlarına göre yüksek bir hızla seyretmekle, iniş eğimli yolda virajlı kesime yaklaşırken hızını düşürmesi ve seyrini daha müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken, aksine olay yeri sola tehlikeli viraja yüksek seyir hızı ile dikkatsiz ve tedbirsizce giriş yapması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybedip sebebiyet verdiği olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Madde 52/a (Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.) 52/b (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar.) ve Madde 47/d (Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar.) kuralı ihlalle meydana gelen olayda tamamen kusurlu bulunduğu, Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtilen görüş ve kanaate Heyetce de iştirak edildiği..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (Emsal: ......'nin 15/02/2021 tarih ve ..... sayılı ilamı). Bu açıklamalar ışığında; tüm dosya kapsamı, ceza soruşturması ile kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davalının müterafik kusur olgusunun varlığına dair beyanları bakımından ise; kaza tespit tutanağında davacıların murislerinin kaza anında konumu ile emniyet kemeri takıp takmadıklarına dair kesin bir tespitin yapılamadığının belirtildiği gibi davacıların murislerinin kazaya karışan kamyonette, aracın niteliği ile Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 130. madde hükmüne aykırı olarak istiap hadleri aşılmak suretiyle seyahat ettiğinin kesin bir şekilde kanıtlanamadığı ve olayın oluş şekline göre de kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmadığı anlaşılmakla, davacıların murisine izafe edilebilecek bir müterafik kusur durumunun mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır (Benzer şekilde: ......'nin 18/11/2022 tarih ve 2020-1437/2200 sayılı ilamı). Davacıların manevi tazminat istemlerine gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 maddesinin gerekçesinde; “Tasarının 55 inci maddesinin ikinci fıkrası, bedensel zararlara ilişkin olmak üzere, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Öğreti ve uygulamadaki çağdaş gelişmeler göz önünde tutularak, hâkimin sadece ölüm halinde değil, ağır bedensel zararlarda da zarar görenin yakınlarına, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği kabul edilmiştir. Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununda, ölüm halinde, "ölünün ailesi" yararına olmak üzere manevi tazminata karar verilebileceği öngörüldüğü halde, Tasarıda "ölenin yakınları" yararına olmak üzere manevi tazminata karar verilebileceği belirtilerek, hükmün kapsamı genişletilmiştir.” denilmekte, içtihatlarda da 818 sayılı Kanunun 47. maddesine ilişkin olarak, “Ölünün ailesi kavramını, ölenin yakınları olarak anlamak gerektiği, destek tazminatındaki desteğin yakını tanımının manevi tazminat verilecek kimseleri de kapsadığı, ölenle aralarında eylemli ve gerçek bir bağ bulunan kimselerin ölenin ailesi kavramı içinde düşünülmesi gerektiği, ölenin nişanlısı, evlilik dışı birlikte yaşayan gayri resmi eşinin de manevi tazminat isteyebileceği” kabul edilmektedir (Emsal: ..... Dairesinin 11.06.2003 tarih ve ..... sayılı ilamı). Somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı Kanunun 56. maddesinde, “ölenin yakınlarının” manevi tazminat talep edebileceği düzenlenmiş olup, müteveffa ...'ın UYAP sorgusundan davacı ...'ın eşi, ..., ... ve ...'ın çocukları, ...'ın babası, ...'ın annesi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın kardeşleri olduğu, müteveffa ...'ın UYAP sorgusundan davacı ...'ın eşi, ... ve ...'ın çocukları, ...'ın annesi, ..., ..., ... ve ...'ın kardeşleri olduğu, müteveffa ...'ın UYAP sorgusundan ise ...'ın eşi, ..., ..., ..., ... ve ...'ın çocukları, ...'ın annesi, ...'ın babası, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın kardeşleri olduğu anlaşılmakla, tüm davacıların “ölenin yakını" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle manevi tazminat istemi bakımından aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. 6098 TBK'nun 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kazada davacıların murisinin/mütevaffanın kusursuz olması, kaza neticesinde davacıların durumuna göre eş, baba, ağabey veya oğullarını kaybetmesi, soruşturma dosyası kapsamı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacıların kaza sonucu müteveffanın ölümü nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, mütevaffa ile yakınlık dereceleri, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak her bir davacı bakımından belirlenen manevi tazminat miktarlarına göre davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. Temerrüt tarihi bakımından, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi gereğince davacılar tarafından davalı ... A.Ş.'ye başvuru tarihi ile birlikte davacıların talebi ile de bağlı kalınarak 05/10/2022 tarihinin esas alınması, sigortalı aracın ticari nitelikte olduğu gözetilerek de avans faizi işletilmesi uygun bulunmuş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Gerekçeli kararın yazımı sırasında; ...'IN mirasçısı davacı eş ...'ın soyisminin kısa kararda zuhulen yazılmadığı görülmüş olup yapılan bu yazım yanlışının HMK md. 304. gereğince mahkemece resen tashihi mümkün maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla ve hükmün icrasında tereddüte mahal vermemek adına mahkememizce resen tashihi gerekmiştir.) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; a) ...’ın vefatı nedeniyle; davacı eş ... yönünden 300.000,00 TL, çocuklar ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 200.000,00 TL, baba ... yönünden 140.000,00 TL, anne ... yönünden 140.000,00 TL, ... ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın 05/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b) ...’ın vefatı nedeniyle; davacı eş ... yönünden 300.000,00 TL, çocuklar ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 200.000,00 TL, anne ... yönünden 140.000,00 TL, ... ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın 05/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c) ...’ın vefatı nedeniyle; davacı eş ... yönünden 300.000,00 TL, çocuklar ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 200.000,00 TL, anne ... yönünden 140.000,00 TL, baba ... yönünden 140.000,00 TL, ... ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL, ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın 05/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, d) Fazlaya dair istemin reddine, 2-Alınması gereken 336.085,2 TL harçtan peşin alınan 41.327,55 TL harcının mahsubu ile bakiye 294.757,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 41.327,55 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 41.507,45 TL'nin; davacı ... yönünden 2.433 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.135,00 TL, ... yönünden 1.135,00 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 2.433 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.135,00 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 2.433 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.621,40 TL, ... yönünden 1.135,00 TL, ... yönünden 1.135,00 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL, ... yönünden 382,07 TL olmak üzere davalıdan alınarak bu miktarlar üzerinden davacılara ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 149,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.649,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.890,54 TL yargılama giderinin davacı ... yönünden 110,78 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 51,70 TL, ... yönünden 51,70 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 110,78 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 51,70 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 110,78 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 73,85 TL, ... yönünden 51,70 TL, ... yönünden 51,70 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL, ... yönünden 17,40 TL olmak üzere davalıdan alınarak bu miktarlar üzerinden davacılara ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 6.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.892,05 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2.667,95 TL'sinin davacı ... yönünden 162,65 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 76 TL, ... yönünden 76 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 162,65 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 76 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 162,65 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 108,40 TL, ... yönünden 76 TL, ... yönünden 76 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL, ... yönünden 21,70 TL olmak üzere davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT md. 10'a göre hesaplanan; davacı ... yönünden 47.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 47.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 47.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT md. 10'a göre hesaplanan; ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 32.000,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 22.400,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL, ... yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin bu miktarlar üzerinden olmak üzere davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023
Katip ..... E-imzalı
Hakim ..... E-imzalı