İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/8238 E. 2006/231 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/8238
Karar No
2006/231
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2023 KARAR TARİHİ : 02/07/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2024 KARAR SONUCU : KABUL Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkillerinin 28/02/2020 tanzim, 30/04/2020 vade tarihli 1.500.000,00 TL meblağlı bonodan dolayı borçlu olduğu iddiası ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu müvekkilinin haricen e - devlet üzerinden öğrendiğini, davalı tarafça Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin iddia olunan bonoya istinaden bir borçlarının bulunmadığını, söz konusu bonoda yer alan imzaların kesinlikle müvekkillerine ait olmadığını belirterek dava konusu bonodan dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitini, dava konusu bononun iptali ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibin iptalini, icra takibinin durdurulmasını yahut icra dosyasına giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin senedi ciro yoluyla devralmış hamil olduğunu, senedi lehtardan veya başka bir cirantadan devralan hamilin senetteki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, takip dayanağı senetlerin altında borçlunun kaşesinin bulunduğunu belirterek açılan davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Taraf vekillerince tüm deliller sunulmuş, icra dosyası uyap kayıtları, davacı şirket ve davalıya ait vergi dairesi kayıtları, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı ...' ın Mahkememizce alınan imza örnekleri, Kayseri C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasına ait uyap kayıtları, Kayseri .. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı celbedilmiştir. Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı-alacaklı tarafından davacı-borçlular aleyhine dava konusu 28/02/2020 tanzim, 30/04/2020 vade tarihli 1.500.000,00 TL senet dayanak yapılarak toplam 1.976,643,00 TL alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Kayseri ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacılar tarafından davalı aleyhine davamıza konu bonodan dolayı imzaya itiraz davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu davacıların imzaya itirazının kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibin davacı-borçlular yönünden takibin durdurulmasına, takibin iptali talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın 31/10/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dayanağı bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla İİK 72.maddesi uyarınca takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır. İİK.nın 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Kambiyo senetlerinden olan bononun unsurları TTK'nun 776. maddesinde düzenlenmiş, aynı kanunun 777. maddesinde ise zorunlu unsurların bulunmaması halinde senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Davacılar vekili bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını dolayısıyla sahte olduğunu ileri sürmüştür. Bir kambiyo senedinde kendisine atfedilen imzanın sahte olduğunu ileri süren ve bu iddiasını kanıtlayan kişi kambiyo senedinden dolayı sorumlu tutulamaz. Bu husus senedin hükümsüzlüğüne ilişkin mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilir. Takibe dayanak olan 28.02.2020 tanzim, 30.04.2020 vade tarihli, 1.500.000,00 TL bedelli bononun lehdarının takip alacaklısı davalı olduğu, keşidecisinin davacı ... olduğu ve ... ... San. Tic. A.Ş.'nin ise ciranta olduğu anlaşılmıştır. Davacı ..., ... ... San Tic A Ş.'nin yetkili temsilcisidir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK'nun 26.04.2006 tarih 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) "Delil ikamesi için avans" başlıklı HMK'nun 324. maddesinin birinci fıkrası gereğince taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince de, tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılamada 12/12/2020 tarihli duruşmada 3 nolu ara karar ile imza incelemesi yaptırılması için dosya Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'na gönderilerek 3 kişilik kriminal heyet oluşturulması suretiyle; 28/02/2020 tarihli, 30/04/2020 vade tarıhli, 1.500.000,00-TL bedelli bono üzerinde davacı adına atılan imzalar davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınmasına, adli tıp gideri 6.0000,00-TL, dosya gidiş dönüş ücreti 200,00-TL vs yazışma gideri 200,00-TL ve tebliğ gideri 100,00-TL olmak üzere toplam 6.500,00-TL'den davacının dosyada mevcut 400,00-TL avansının mahsubu ile bakiye 6.100,00-TL delil avansının yatırılması hususunda ispat külfeti davalıda olduğundan davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş ve kesin süre içerisinde eksik delil avansı yatırılmadığı takdirde imza itirazının geçerli olacağı davalı vekiline bildirilmiştir. 21/05/2024 tarihli celsede davacı vekiline geçen celse 3 nolu ara karara istinaden bilirkişi masrafının kendileri tarafından yatırılmak istenip istenmediği sorulmuş olup davacı vekilince bilirkişi masrafının kendileri tarafından yatırılmayacağı beyan edilmiştir. Davalı tarafça bu aşamada adli yardım talep edilmiş olup mahkememizin 21/05/2024 tarihli ara kararı ile adli yardım talebi kabul edilmemiştir. Adli yardım talebinin reddine dair 21/05/2024 tarihli müteferrik karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Anılan durumda davalı yana usulünce kesin süre verildiği ve kesin süre içinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere belirlenen avansın karşılanmadığı anlaşılmakla davalı alacaklı tarafından takip dayanağı senetteki imzanın borçlu-davacılara ait olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. ( Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/8238 E.2023/2227 K. Sayılı ilamı ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/4867 E. 2023/5348 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.) Davacılar vekili dava dilekçesinde davanın kabulü ile birlikte davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Menfi tespit davasının kabulü halinde davacı lehine tazminatı düzenleyen İİK 72/5.maddesine göre "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz."şeklindedir. Buna göre davanın kabulü halinde davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanması gerekir. Eldeki davada ise imza incelemesi yapılamadığından imzanın davacıya ait olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılamadığından davalının kötüniyetli olduğundan bahsedilemez. Bu nedenle davacının lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde karar ihdas edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KABULÜ ile; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu 28.02.2020 tanzim, 30.04.2020 vade tarihli, 1.500.000,00 TL bedelli bono nedeniyle ve icra takibinden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 102.465,00 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 23.908,50 TL peşin harcın ve 9.847,62 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 68.708,88-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı ile 23.908,50-TL peşin harcın ve 9.847,62 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 91,25 -TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 192.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, davacılar vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2024 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/8238, K. 2006/231, T. 30.04.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-8238-e-2006-231-k-66aaa0f61c30