İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/776 E. 2023/234 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/776
- Karar No
- 2023/234
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO : 2022/776 Esas KARAR NO : 2023/234
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2022 KARAR TARİHİ : 13/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılında galeriden araç satın aldığını, satış karşılığında teminat olarak galericiye üzerinde yalnızca imzasının bulunduğu geri kalan kısımlarının boş olduğu senet verdiğini, borcun tamamını ödedikten sonra müvekkilinin eski eşi teminat olarak verilen senedi galericiden aldığını, o dönem evli olduklarından aralarındaki güven ilişkisi sebebiyle müvekkilinin senedin eşinde olmasına aldırış etmediğini, daha sonra bu senedin üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında doldurularak ...'e teslim edildiğini, müvekkili ile davalı arasında senet düzenlenmesini gerektirir herhangi bir münasebetin bulunmadığını, takibe dayanak senedin müvekkilinin bilgisi dışında doldurulduğunu, bildirerek açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davacının 01/09/2020 vade tarihli 15/07/2017 tanzim tarihli senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, Adana genel icra dairesinin 2021/... e sayılı dosyasının davacı yönünden iptaline, davalının % 20 den aşağı olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "...Adana Genel İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı takip dosyası her ne kadar ilamsız takip üzerinden açılmış ise de dayanak olarak 15.07.2017 tanzim, 01.09.2020 vade tarihli, 12.600 EURO bedelli icra takibi itibarı ile kur değeri 169.952,58 TL dir. Keza dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığına göre Ticari dava olarak kabul edildiğine göre davacının öncelikle Arabulucuya başvurması gerekir. Davacı Arabulucuya başvurmadan işbu davayı ikame etmiştir. Usul yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekmektedir. Davacı senetteki imzaya itiraz etmediği gibi süresinde takibe itiraz etmediğinden takip kesinleşmiştir. Bu yönden davanın reddi gerekir. Davalı kendisine gönderilen ödeme emrinde borçlu olduğunu bildiği için itiraz dahi etmediği halde sırf borçtan kurtulmak için dava dilekçesindeki soyut ve mesnetsiz iddialar ile iş bu kötü niyetli davayı ikame etmiştir. Davacının müvekkilime borcu vardır. Bu nedenle de davacı senedi imzalayarak müvekkilime imzalayarak vermiştir. Davacı delil tanık deliline dayanmıştır. Davaya konu alacak tanıkla ispatın çok üzerinde bir bedel olduğundan davacının hiçbir gerekçe gösteremediği davasında tanık dinletmesine muvakkatimiz bulunmamaktadır. Senetteki imzaya itiraz etmediği gibi icra dosyasına da itirazda bulunmadığından ve takibin kesinleşmesi ile davaya konu takibe konu senedin kambiyo senedi olması nedeniyle tanık dinlenmesine muvafakatimiz yoktur. İşbu davada tanık dinlenemeyeceği kanun gereğidir. Davacının bu talebinin de reddini talep ediyoruz..." şeklinde cevap dilekçesi sunmuştur. DELİLLER: İcra Dosyası: Adana genel icra dairesinin 2021/... e sayılı takip dosyasının uyap üzerinden yapılan incelemesinde, davacının ..., borçluların ..., ... , ... ve ... olduğu, takip dayanağının 169.952,58 TL bedelli 15/07/2017 tanzim tarihli, 26/11/2021 vade tarihli senet aslı olduğunun yazılı olduğu, takip çıkış miktarının 169.952,58 TL takip tarihinin 26/11/2021 örnek 7 ilamsız takip olduğu görülmüştür. Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... E sayılı takip dosyasından takibe dayanak senet aslının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, icra dairesinin cevabı yazısında senet aslının kasada bulunmadığı, takibin ilamsız olduğu bu nedenle mahkememize gönderilemediği bildirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Davacı, dava konusu belgenin bono olarak tarafından diğer kısımları boş bir şekilde araç alım -satımı için teminat amacıyla dava dışı galericiye verildiğini, borç ödendikten sonra eşi olan davalı tarafından alındığını ve sonradan doldurularak aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürmüştür. Takibe ve davaya konu belgede keşide yeri bulunmaması nedeniyle bono vasfı bulunmamaktadır. Davacı (borçlu) taraf belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Davaya ve takibe konu belgenin imzası borçlu tarafından ikrar edilmiş adi senet olduğu anlaşılmıştır. "(...)Dava bono vasfında bulunmayan ve zamanaşımına uğrayan bonolardan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibe konu bonolardan 20 Mart 2009 vade tarihli 10.000 TL bedelli bonoda düzenleme tarihi bulunmadığından adi senet sayılır. Bu durumda ispat yükü borçlu davalıdadır. Bu nedenle mahkemece bu senede ilişkin davanın kabulü yerindedir." (Yargıtay 19. HD, 07/12/2015 T, 2015/6621 E, 2015/16320 K) İmzasına itiraz etmeyen davacının, borçlu olmadığı, teminat amacıyla verildiği ve senedin imza dışındaki kısımlarının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Davacı bu yönde bir delil sunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davalı alacaklının tazminat talebi yönünden: İİK'nin 72.maddesi: "3-İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. 4-Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez" şeklindedir. Somut olayda davacı borçlu takibi itiraz etmemiş ve takip kesinleşmiştir. Menfi tespit davasında da herhangi bir tedbir kararı uygulanmamıştır. Bu nedenle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalının tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken 179,90 TL karar harcından, peşin alınan 2.902,37 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 2.722,47 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı vekili yararına AAÜT uyarınca hesap olunan 26.492,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-davalının yapmış olduğu 37,10 TL vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. 13/06/2023
Katip ...
Hakim ...