İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/683 E. 2025/843 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/683
- Karar No
- 2025/843
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/683 Esas KARAR NO : 2025/843
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/09/2022 KARAR TARİHİ : 05/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalısının işyerinde 08.10.2020 tarihinde elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanması nedeniyle cihazlarda meydana gelen zararın karşılanmasını, müvekkili sigorta şirketinin bu zararı 12.156,24 TL olarak ödediğini ve ödeme ile birlikte sigortalının haklarına halef olduğunu, bu nedenle zararın ...A.Ş.’den talep edildiğini, ancak davalı şirket ödeme yapmayarak icra takibine itiraz ettiğini, bunun üzerine sigorta şirketinin, davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi için dava açtığını, davanın kabulü, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesi talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasarın sigortalının kendi tesisatından ve kullanım alanından kaynaklanabileceğini, bağlantı noktası sonrası tesisatın sorumluluğunun tüketiciye ait olduğunu, dolayısıyla zararın davalıya yüklenemeyeceğini, davalının kaçak akım rölesi gibi koruma ekipmanlarının tesis edilmemesinin zarara sebep olabileceğini ve sorumluluğun sigortalıya ait olacağını, iddia edilen zarar ile kendi faaliyetleri arasında illiyet bağının bulunmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadan hasarın miktarının belirlenemeyeceğini, davacının talep ettiği tutarın fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 4. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme dekontları, hasar resimleri, OSOS kayıtları celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ..., Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Üyesi bilirkişi ... ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından sunulan 29/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1- TEKNİK YÖNDEN; Teknik olarak yapılan incelemeler, ... kayıtları, eksper raporu, alınan servis teklifleri ve ödeme belgeleri birlikte değerlendirildiğinde, 10 Ağustos 2020 tarihinde meydana gelen olayın voltaj dalgalanması ve faz kaybı kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. ... verilerinde saat 06:08’de fazlardan birinin devre dışı kaldığı açıkça görülmekte olup, bu durum üç fazlı sistemde ciddi bir gerilim dengesizliğine yol açmıştır. Gerilim dengesizliği özellikle aynı hattan beslenen motorlu pergole tenteleri doğrudan etkilemiş ve eksper raporunda da tespit edildiği üzere üç tentenin birden hasar görmesine sebebiyet vermiştir. Bu teknik bulgular, hasar ile voltaj dalgalanması arasında illiyet bağının bulunduğunu göstermektedir. Hasar bedeli konusunda yetkili servis olan Muhteşem ... firmasından piyasa rayicine uygun teklif alınmış, eksper incelemesi neticesinde hasar 12.156,24 TL olarak belirlenmiş ve sigorta şirketi bu bedeli 28.09.2020 tarihinde sigortalısına ödemiştir. Böylelikle sigorta şirketi, poliçe gereği ödeme yaparak sigortalının zararını karşılamış, aynı zamanda TTK m. 1472 gereğince sigortalının dava ve rücu haklarına halef olmuştur. Mevzuat açısından bakıldığında, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11. maddesi, Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği’nin 24. maddesi ve Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 15.maddesi uyarınca dağıtım şirketi; müşterilere kesintisiz, kaliteli ve dengeli enerji sağlamakla yükümlüdür. ... kayıtlarında tespit edilen gerilim dengesizliği kofra öncesinde meydana gelmiş olup, bu alan tamamen dağıtım şirketinin mülkiyet ve sorumluluk sahasında bulunmaktadır. Dolayısıyla oluşan zararın dağıtım şirketinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu meydana geldiği teknik olarak sabittir. Sonuç olarak, eldeki belgeler ve teknik veriler ışığında hasarın kaynağının voltaj dalgalanması olduğu, bu dalgalanmanın dağıtım şirketinin sorumluluk alanında gerçekleştiği, illiyet bağının mevcut bulunduğu ve davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği rücu hakkının bulunduğu kanaatine varılmaktadır. 2-SİGORTA YÖNÜNDEN; Poliçe genel teminatları arasında yangın, yıldırım, infilak, dahili su, fırtına, yer kayması, duman gibi risklerin yanı sıra elektriksel riskler de teminat kapsamına alındığı, özellikle elektrik hasarları için poliçede açık teminat bulunduğu / özel şatlarda yazılı olduğu, poliçede yer alan “Elektrik Tesisatı Teminatı” ve “Elektronik Cihaz Teminatı” klozları uyarınca, voltaj dalgalanması, kısa devre, endirekt yıldırım düşmesi ve gerilim değişiklikleri gibi elektrik kaynaklı zararların teminat kapsamında olduğunun belirtildiği, İstisnalar bölümünde, poliçe teminatı dışında kalan durumlar sıralanmış olup; kasıtlı hareketler, normal kullanım sonucu meydana gelen aşınma, yıpranma, korozyon gibi nedenler, bakım eksiklikleri ve sigortalının kendi kusuru veya ihmaliyle doğrudan oluşan zararlar kapsam dışında tutulduğu, somut olayda hasarın voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı eksper raporu ve ... kayıtlarıyla belgelendiğinden, bu durum poliçedeki istisna halleriyle örtüşmemekte, aksine elektriksel risk klozu kapsamında kaldığı, Ayrıca poliçede muafiyet hükümleri de yer aldığı, her bir cihaz için belirli bir oranda tenzili muafiyet uygulanacağı düzenlendiği, Eksper raporunda da bu muafiyet oranı dikkate alınarak tazminat bedeli hesaplandığı, dolayısıyla, sigorta şirketinin sigortalıya ödeme yapması poliçe hükümlerine tamamen uygun olduğu, Sonuç olarak, poliçe bakımından hasara konu olay “Elektriksel Riskler” ve “Elektronik Cihaz Hasarı” klozları kapsamında değerlendirilmekte, poliçedeki istisna hallerine girmemekte ve sigorta şirketinin yaptığı ödeme poliçedeki yükümlülüklerini yerine getirmesinin bir sonucunu oluşturduğu, Bu durumda, poliçeden genel ve özel şartlarla çelişmeyen ve sorumluluğu dahilinde dava dışı sigortalısına yapmış olduğu 28.09.2020 tarihli 12.156,24 TL tutarındaki tazminat ödemesini davalı BEDAŞ firmasından TTK 1472 maddesi gereği ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte rücuen talep edebileceği kanaatine ulaşılmış olup, ..." şeklinde düzenlenmiştir. Dava, sigorta poliçesi uyarınca sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin TTK 1472. maddesi uyarınca rücu alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ...A.Ş. ile sigortalı ...Ltd. Şti. arasında 20/01/2020 - 20/01/2021 vadeli Süper Kobim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 10/08/2020 tarihinde sigortalı iş yerinde oluşan hasar sonucunda üç adet hareketli tentenin arızalandığı, sigortalı tarafından yapılan hasar ihbarı üzerine ekspertiz incelemesi yapıldığı, hasarın elektrikte meydana gelen voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı kabul edilerek sigorta şirketi tarafından 12.156,24 TL sigorta tazminatı ödendiği, işbu davada davacı sigorta şirketinin TTK 1472.maddesi hükmü uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak ödediği hasar bedelinin rücusunu davalıdan talep ettiği, uyuşmazlığın temelinin hasarın sebebi noktasında toplandığı, hasarın sebebi olarak davacı tarafça voltaj dalgalanması vakıası ileri sürülürken davalı tarafça sigortalının elektrik tesisatı ve kaçak akım rölesinin bulunmamasının savunulduğu, meselenin hallinin teknik inceleme ile uzmanlık bilgisi gerektirdiği, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra içerisinde elektrik mühendisi bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alındığı, bu çerçevede davalı ... tarafından sunulan ... kayıtlarında hasar tarihi olan 10/08/2020 tarihinde saat 06:08.de fazlardan birinin değerinin sıfırlandığı, diğer iki faz normal değerde iken üçüncü fazın sıfırlanması yahut ciddi şekilde düşmesinin teknik olarak bir fazın kopması ya da devre dışı kalması olduğu, bu durumun "gerilim dengesizliği" olarak adlandırıldığı ve üç fazlı çalışan elektronik cihazlarda - motorlarda arızaların meydana gelebileceği, somut olay yönünden ise gerilim dengesizliği ile hasar arasında teknik açıdan illiyet bağının bulunduğu, hasılı olayın voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı, öte yandan kaçak akım rölesinin voltaj dalgalanması veya fazlar arasındaki gerilim dengesizliğini engelleyen bu tür sorunlara karşı koruma sağayan bir cihaz olmadığı bilakis kaçak akım rölesinin kaçak elektrik akımından kaynaklanan sorunlar için bir koruma cihazı olduğu, başka bir anlatımla kaçak akım rölesi ile voltaj dalgalanmasının önüne geçilmesinin mümkün olmadığı, kofra öncesinde gerçekleşen zarardan ise yasal mevzuat uyarınca davalı elektrik dağıtım şirketinin sorumlu olduğu, sunulan ... kayıtları ile dava konusu hasarda voltaj dalgalanmasının etkili olduğunun davacı tarafça ispatlandığı, bilirkişi kurulu sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin hasar tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf bir zarar olduğunu, elektronik cihazlar yönünden poliçede teminatın mevcut olduğu, hasarın poliçe süresi içinde gerçekleştiği ve poliçe teminat limiti kapsamında olduğu, davacı sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğu, rücu koşulları bulunduğundan ve zarardan mevzuat uyarınca davalı sorumlu olduğundan davacının ödediği hasar bedelinin rücusunu talep etmekte haklı olduğu, ayrıca sigorta tazminatının ödendiği tarihte davalı temerrüte düşeceği için davacının ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varıldığından dosyaya sunulan ve mahkememizce ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu için hüküm esas alınan 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, rücu alacağın likit ve muayyen olmadığı, aksine yargılama gerektirdiği anlaşılmakla davacının yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 886,85 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 156,81 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 730,04 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 156,81 TL peşin harç, 198,75 TL posta ve tebligat masrafı ve 11.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.855,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 12.982,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/12/2025
Katip
Hakim