İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/675 E. 2025/899 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/675
- Karar No
- 2025/899
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/675 Esas KARAR NO: 2025/899 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 07/09/2022 KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; 23.04.2021 günü müvekkilinin, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ----- plakalı araçta yolcu olarak seyahat ederken, dava dışı ----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile çarpışması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, ---plakalı aracın işleteninin davalı ---- olduğunu, Davacı Müvekkili ---- doğumlu olduğunu, ---- Soruşturma numaralı dosyasında alınan ---- tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ---- ile dava dışı ------ aynı oranda asli kusurlu oldupu tespit edildiğini, -------Günlü raporuna göre müvekkilin beden gücü kayıp oranı %12 olarak belirlendiğini, Müvekkilinin kaza sonrasında ilk olarak ----kaldırıldığını, oradan ---- sevk edildiğini, oradan da --------- Hastanesine sevk edilerek tedavisinin yapıldığını, Davacının bakiye yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre sürekli iş göremezlik tazminatının, geçici iş göremezlik tazminatının, tedavi ve yol masrafları tutarı belirlendikten sonra, peşin harç yatırılarak hüküm verilmesi istendiğini, Sorumluluk hukukundaki son gelişmeler ve bu bağlamda manevi tazminata ilişkin yeni görüşler, hükmedilecek miktarın tatmin duygusu sağlama, acı ve üzüntüyü yatıştırma işlevinin çok ötesinde bir işlevi olduğu yönünde olduğunu, Buna göre, manevi tazminat, maddi tazminat hesaplarında uygulanan katı kurallar yüzünden eksik ve yetersiz kalan destek tazminatı tutarlarını “tamamlayıcı” (telafi edici) bir işlev görmeli; öte yandan hüküm altına alınacak tazminat tutarları, zarar sorumluları üzerinde “caydırıcı” bir etki sağlayacak yeterlikte olması gerektiğini, Trafik kazasının ve %12 kalıcı sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar, davacının halen ve bundan böyle yaşam süresinin sonuna kadar yoksun kalacağı yaşama zevkleri, dilediğince gezme dolaşma olanaklarından yoksunluk nedeniyle, davalı işleten ve sürücüden kusuru da gözetilerek 50.000 TL manevi tazminat istendiğini, Davalı sürücüye ait ---- no.lu poliçe ile davalı ------- olup, daha önce yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığından, 22.11.2021 temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte olay tarihindeki sigorta limitini aşmamak üzere sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatına, tedavi ve yol masraflarınıa, bakıcı giderlerine hükmedilmesi istendiğini, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; Trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacı müvekkilin,6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca 250 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 250 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 250 TL tedavi ve yol masraflarının, 250 TL bakıcı giderlerinin davalı işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı --------yönünden olay tarihindeki sigorta limitini aşmamak üzere------ temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline; Manevi tazminatın, “acı ve üzüntüyü yatıştırma” işlevinin yanısıra “tamamlayıcı” ve “caydırıcı” işlevi de gözönünde bulundurularak 50.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline, İşleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ----- vekili cevap dilekçesi özetle ; Dosyaya sunulan rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne uygun düzenlenmemiş ve bu yönetmeliğe uygun rapor düzenlemeye yetkili bir hastaneden verilmemiş olduğundan başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, bahsi geçen raporun sunulması dava şartı olup Trafik Sigortası Genel Şartlarında sigorta şirketine başvuru esnasında sunulması gereken evrak açıkça belirtilmiş ve 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı yasa ile değişen KTK md. 90 ile genel şartların uygulanması yasal zorunluluk haline geldiğini, Yine 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği”nin 14. Maddesine göre, “30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” mülga edilmiş ve sair mevzuatta bu yönetmeliğe yapılan atıflar, 20.02.2019 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Sürekli sakatlık tazminat talebinde bulunanların, sigorta şirketlerine sunacakları maluliyet raporlarında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne göre hazırlanmış ve aynı yönetmeliğin 7. Maddesine göre Yönetmelikte belirtilen raporları düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış raporların sunulması yasal zorunluluk olduğunu, başvuran tarafça sunulmuş olan maluliyet raporunda ilgili yönetmeliğin bulunmasını zorunlu kıldığı uzmanların imzaları bulunmadığını, sunulmuş olan maluliyet raporu Engelli Sağlık Kurulu Raporu olmadığı için yönetmeliğin atıf yaptığı bulunan formata uygun düzenlenmediğini, Bu sebeple müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış ve müvekkil şirket temerrüde düşürülmediğini, Bahse konu raporun hükme esas alınması ilgili yönetmeliğe aykırılık teşkil edeceğini, Ayrıca bu husus yargılama aşamasında giderilecek bir eksiklik de olmadığını, Başvuran taraf usulüne uygun Engelli Sağlık Kurulu Raporu temin etmeden işbu davayı açtığını, Bu sebeple başvurunun usulden reddi gerektiğini, raporda tespit edilmiş olan engel oranının kaza ile illiyeti irdelenmediğini, zira başvuranın kaza sonrası yaşadığı maluliyete ilişkin bir muayenenin yapılıp yapılmadığı belli olmadığını, önemle belirtmek gerekir ki; maluliyet raporuna itirazlarımız yalnızca belirlenen maluliyet oranına olmamakla beraber, sağlık kurulu raporu halinde düzenlenmesi gereken söz konusu raporda bulunması öngörülen şekil şartlarının da eksikliğine ilişkin olduğunu, bu anlamda da zaten yönetmelikte öngörülen şekle uygun bir rapor dosyaya sunulmadığından, dava şartı yerine getirilmemiş olup; denetime elverişsiz rapor ile hüküm kurulması da hakkaniyete aykırı olduğunu, İş bu sebeplerle raporun kabulünün mümkün olmadığını, Yasa ve Yargıtay Kararları uyarınca da, “Özürlülük Oranı” hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli olarak kılınmış olan en yetkili kurum, “---------- dışında alınan raporlara itibar edilmemesi gerektiğini, Kazaya karışan araç müvekkil şirket nezdinde Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalıdır. Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, bununla birlikte müvekkil şirket hiçbir iş göremezlik tazminatından, geçici bakıcı masrafı, tedavi masrafı ve sair giderlerinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, 6111 sayılı Kanun gereği, yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonraki tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmet bedelleri --------- tarafından karşılanacağını, Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminat olduğunu, Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, Sağlık giderleri teminatı --------- sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve --------- sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla geçici iş göremezlik tazminatı belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, Sürekli iş göremezlik açısından belirsiz alacak davası açılması kabul edilebilir olmakla birlikte konunun geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri açısından değerlendirilmesi gerektiğini, Bir talebin belirsiz alacak davasına konu teşkil edebilmesi için dava açıldığından belirlenebilir nitelik arz etmemesi gerektiğini, Oysa gerek geçici iş göremezlik gerekse bakıcı giderinden kaynaklı zararın hesabı basit bir dört işleme dayanıp teknik bir bilgi gerektirmediğinden ve herkes tarafından yapılabilecek bir hesaplamaya dayandığından ve bu noktada da geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilmesi HMK karşısında mümkün olmadığından geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tazminatı açısından usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz hesabı yapılması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada daha önce de itirazlarımızı sunduğumuz üzere, %1,8 Teknik Faiz Yönteminin kullanılması gerektiğini, Tazminat hesaplaması yapılırken kişinin ömrü boyunca elde edeceği gelirin tek ödeme için peşin değere çevrildiği hesaplamada reel olarak %0 iskonto kullanılması bilimsel açıdan gerçekçi olmadığını, Yıllar boyunca elde edilecek iratların toplamı ile tek ödeme karşılığı hesaplanan peşin değerin birbirine eşit olması ve bununla birlikte hak sahibine yapılan tek ödemenin tarafa gelecekte getireceği muhtemel getirileri ile birlikte düşünürsek sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, Bu sebeple reel iskonto sıfırdan büyük değer alması aktüeryal açıdan gerçekçi olacağını, İskonto oranı ülkemizin bazı finansal göstergelerine, gelirdeki artışlar, yatırım araçlarının getirileri, enflasyon, faiz ve benzeri unsurlar çerçevesinde belirlenmesi gereken bir kavram olduğunu, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, kazanın oluşumunda davacı mustafa budan tam'ın tam kusurlu olduğunu, kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemek hesaplama yapılacaksa ayrı ayrı hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, dosyada CMK m. 253 kapsamı gereğince uzlaşma olup olmadığının tespit edilebilmesi için kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, arz ve izah edilen sebepler dolayısıyla, aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak; Müvekkil şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (hiç başvuru yapılmamış olması / Arabuluculuya başvurulmaması) reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, Sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, Temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, Kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti i ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini müvekkil şirket adına talep etmiştir.Davalı ------vekili cevap dilekçesi özetle ; Dava Şartı Yokluğundan Davanın Reddi Gerektiğini, Ticaret Kanununa 7155 sayılı kanunla eklenen (Md.5/A) ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğunu getirdiğini, Ancak, davacı vekili tarafından ----- tarihinde dosyaya sunulan------ tarihli son tutanak incelendiğinde, taraf olarak sadece diğer davalı--------- almakta olup, müvekkil şirket yönünden arabuluculuk sürecine dahil edilmediğini, Bu haliyle, tarafımızın dahil edilmediği arabuluculuk aşaması tamamlanmadığını, ticaret kanununda açıkça belirtilen dava şartı yerine getirilmediğinden, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Husumet yokluğu nedeniyle davanın müvekkil açısından reddi gerektiğini, Dava konusu olayda kazaya karışan müvekkil şirkete ait ----- plaka nolu araç ----diğer davalı ------- uzun süreli kira sözleşmesi uyarınca; kiraya verilmiş olup kaza tarihinde araç fiilen teslim edilmiştir. Bu haliyle, Müvekkil şirketin KTK. Uyarınca işleten sıfatı sona erdiğinden mezkur kaza nedeniyle de herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi taraf sıfatı da bulunmadığını,Müvekkil şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, Karar verilirken zamanaşımı def-ilerinin dikkate alınmasını talep ettiklerini, Müvekkil şirket, -------iştiraki olan ve % 100 hissesine sahip olduğu ziraat gsyo (ziraat gayrimenkul yatırım ortaklığı)'nun çatısı altında (%99 hissesine sahip) hizmet veren, türkiye’nin ilk yerli günlük araç kiralama faaliyeti yürüten sektörde güvenilirliği olan tanınmış bir şirkettir. 2011 yılından itibaren portföyündeki 8.500 araç ile bireysel müşterilere günlük araç kiralama hizmeti sağladığını, Müvekkil şirkete ait tüm araçların -------- poliçeleri mevcut olduğunu, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; Sigorta şirketleri poliçe kapsamı ve limiti ile sigortalanın kusur oranında zarardan sorumlu olduğunu, Söz konusu aracın kaza tarihinde, veya poliçe kapsamına göre -------hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumludur (KTK md.91). ---------- göre, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğini, Husumet itirazına yönelik bölümde detaylı bir şekilde de açıklandığı üzere, müvekkil şirket tarafından kazaya karışan aracın dava dışı kiracı/sürücü diğer davalı -------- uzun dönem kiraya verilmesi, KTK ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda araç sahibinin işleten sıfatını kaybetmesi ve müvekkil şirketin araç üzerindeki fiili hakimiyeti bulunmaması nedenleriyle araç sürücüsünün sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, Tarafların kusur oranları ise yargılama neticesinde belirleneceğini, Ancak kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an olsun Müvekkil' in araç işleten sıfatıyla "tehlike sorumluluğu" na gidilmesi durumunda dahi yasal mevzuat uyarınca, dava konusu olayda tehlike sorumluluğunun da şartları mevcut olmadığını, Müvekkil şirketin ve/veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişinin hiçbir kusuru bulunmadığını. Araçta hiçbir bozukluk bulunmadığını, Müvekkil şirket, araçlarının periyodik bakımını düzenli olarak yapmakta; güvenli, rahat ve tehlikesiz bir yolculuk için her türlü önlemi aldığını, Zarar gören tam ve ağır kusurlu olduğunu, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile eğer ki davacı tarafından maddi tazminat kapsamında, maluliyet tazminatı talep ediliyorsa bu durumda davacının, malüliyetinin tespiti açısından; Sağlık kurulundan alınan rapor yeterli olmayıp, "Malüliyet oranının kesin şekilde belirlenmesi, tespit edilen malüliyetin kalıcı olup olmadığı, kalıcı ise dava konusu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kazazedenin sürekli birisinin bakımına muhtaç olup olmadığı" hususlarının tespiti için Mahkemenin---------- rapor alması gerektiğini, Keza aynı şekilde davacı Sayın mahkemenize sunmuş olduğu dilekçede, bakıcı giderleri için 250 TL maddi tazminat talebinde bulunduğunu, Ancak kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından dilekçe ekinde sunduğu --------- "Erişkinler İçin Terör Kaza Ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir İlişkin Sağlık Kurulu Raporunda" bakıma muhtaç olduğu belirtilmemiş daha doğrusu, bağımlı değerlendirmesi bağımsız olarak işaretlendiğini, dolayısıyla davacının bakıma muhtaç olmaması nedeniyle bakıcı gideri talep etmesi haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı yanın tüm talepleri yönünden,-------- plakalı aracın varsa kasko poliçesi, bu kapsamda poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa davacı yana herhangi bir ödeme gerçekleşip gerçekleşmediğinin davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mükerrer ödememe olmaması adına netleştirilmesi ve buna dair tüm bilgi ve belgelerin dosyaya celbi gerektiğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen 50.000 TL manevi tazminat miktarı duyguların tatmini, caydırıcılık sunmasından ziyade, davacının tamamıyla zenginleşmesine yönelik olduğunu, bu halde, kusur durumları, olayın özellikleri en nihayetinde takdir hakkı kapsamında yasa ve mevzuatlara taleplerin reddi ve/veya uygun miktarın belirlenmesi gerektiğini, Dolayısıyla davacının maddi ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek, fahiş manevi tazminat taleplerinin müvekkil şirket açısından işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle reddi gerektiğini, açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenler ile müvekkil şirket hakkında açılmış işbu hukuki dayanaktan yoksun, haksız davanın öncelikle, uzun dönem araç kiralama sözleşmesi nedeniyle işleten sıfatını kaybetmesi, dolayısıyla davalı sıfatına haiz olmaması nedeni ile husumetten reddine karar verilmesini, Mahkemeniz tarafımızla aynı kanaatte değil ise Davanın Müvekkil Şirket Yönünden Reddine karar verilmesini, Müvekkil şirket hakkında açılmış işbu hukuki dayanaktan yoksun, haksız davanın usule ve esasa yönelik tüm beyan ve itirazlarımız kabul edilmek suretiyle tüm talepler yönünden davanın reddine, ----- Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan -------- vekili cevap dilekçesi özetle ; Müvekkil şirket davada ihbar olunan olarak yer almakta olup, taraf sıfatı bulunmadığını, Taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olduğundan hakkında usul yasası hükümlerine göre dava açılamayan kişi ihbar talebi ile davalı sıfatı kazanamadığından aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, ---- tarihinde meydana gelmiş olan dava konusu kazaya karışan-----poliçe numarası ile ------ tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkil şirket nezdinde -------- teminat altına alındığını, Müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve --------genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Bilindiği üzere müvekkil şirket düzenlemiş olduğu Kasko poliçesi kapsamındaki ------- işletenin/sigortalısının sebep olacağı kaza sonucu, 3. kişilere vereceği zararları, zarar miktarının kaza tarihinde geçerli olan Trafik Poliçesi limiti üzerinde kalan miktarı, poliçede belirtilen azami teminata kadar üstlendiğini, Müvekkil şirket ancak sigortalısının kusuru oranında zarardan sorumlu olacaktır. Bu bağlamda, dosyanın ceza/ savcılık dosyası ile birlikte ------- tevdiini talep ettiklerini, Davacılar tarafından uğramış olduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak toplam 50.000,00-TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiş ise de; müvekkil şirket tarafından akdedilmiş olan poliçede "Manevi tazminat talepleri, bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami limitinin % 100'ü ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edilmiştir." denilmekte olduğunu, Ancak önemle belirtmek isteriz ki manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber bu yöndeki talebe ilişkin hüküm kurulur iken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin giderilmesi amaçlanmalı, bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak hak ve nesafet kuralları içerisinde sonuca varılması gerektiğini, Ayrıca Sayın Mahkeme tarafından manevi tazminata hükmedilmesi halinde müteveffanın zararın meydana gelmesinde veya artmasındaki kusur durumunun, tarafların sosyal ve ekonomik durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, Zira Sayın Mahkemeniz tarafından da bilindiği üzere zarar görenin kusuru kural olarak sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunması durumunda sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olacağı gerçek zarar tutarından bir indirim nedenidir. Nitekim TBK 52de belirtildiği üzere “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” Denilmekte olup Sayın Mahkeme tarafından bu hususun göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanacak olan zarardan emniyet kemeri takmama ve hatır taşımacılığı sebebiyle ayrı ayrı %20 müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, Bilindiği üzere zarar görenin kusuru kural olarak sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunması durumunda sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olacağı gerçek zarar tutarından bir indirim nedeni olacağını, Nitekim TBK 52’de belirtildiği üzere ‘’Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.’’ Denilmektedir. Bu nedenle hesaplanan zarardan müteveffanın kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takılı olmadığından ve bu durum zararın artmasına sebebiyet verdiğinden hesaplanan zarardan indirim yapılması gerektiğini, müvekkil şirket ancak kendisine ihbar tarihinden işleyecek olan faizle sorumlu tutulabileceğini, açıklanan sebeplerle huzurdaki davanın reddine, ihbar olunan müvekkil şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, 23/04/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Meydana gelen trafik kazasından kaynaklı ceza yargılamasının yapıldığı -----sayılı dosyasında ---- yüzdeli kusur raporu aldırılmış 19/12/2022 tarihli raporda özetle ----- plakalı araç sürücüsü davalı ---- asli kusurlu olduğu(%100), ------ plakalı minibüs şoförü --- ise kusursuz olduğu belirtilmiş mahkememizce de usul ekonomisi ilkesi gereğince ayrıca kusur raporu alınmamış iş bu rapora itibar edilerek yargılama sonuçlandırılmıştır.Deliller toplandıktan sonra dosya -------- sevk edilip, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca geçici, sürekli maluliyeti ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, var ise süresi hususlarında maluliyetinin tespit edilerek rapor tanzim ettirilmiş olup; ---- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ’------sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği şeklinde sonuç bildirilmiştir.Davacının talep edebileceği tazminat kalemlerinin hesaplanması için dosya bir aktüer ve bir ----- uzmanı doktor bilirkişiden oluşturulacak heyete tevdii edilmiş ----- tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; 23.04.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu cismani zarar gördüğü bildirilen davacı --------- cismani bedensel zararları sebebiyle davalı sigorta kuruluşu aleyhine karşı açılan iş bu davada: a) Davacı -------- (9) aylık Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 26.527,52 TL b) Davacı -------(2) Aylık Geçici BakıcıGideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 7.155,00 TL c) Davacı ------ tarafından karşılanmayankaçınılmaz tedavi giderleri sebebiyle maddi zararları + 6.000,00 TL d) Davacı ---------- (9) aylık Geçici İşgöremezlik (1) Aylık Geçici Bakıcı Gideri Ve Tedavi Gideri Sebebiyle Maddi Zararları = 39.682,52 TL olduğu şeklinde sonuç bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın trafik kazası sebebi ile tazminat talepli olduğu, mahkememizce usul ekonomisi ilkesi gereğince ayrı bir yüzdeli kusur raporu alınmayıp ceza dosyasında ------ aldırılan 19/12/2022 tarihli kusur raporunun benimsendiği, kusur oranı açığa kavuşmakla bu kez davacının kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin tespit edildiği, kusur ve maluliyet oranları açığa kavuşmakla bu kez davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için dosyanın aktüer bilirkişi ve sut uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edildiği, bu doğrultuda 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, davacının kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olan -------plakalı araçta yolcu olarak seyahat ettiği ve meydana gelen kaza sebebi ile yaralandığı, meydana gelen davacı zararından davalı ----- aracın şöförü, diğer davalı sigorta şirketinin ise düzenlemiş olduğu sorumluluk poliçesi sebebi ile sorumlu olduğu, diğer davalı ----- davaya konu aracın maliki olduğu ancak uzun dönem kira sözleşmesi ile davaya konu aracı eski bayileri olan ----- uzun dönem olarak kiraladığı, bu kiracının ise alt kiracı olarak aracı---- kiraladığı, kazanın ise --------- isimli firamnın yapmış olduğu kısa süreli kiralama sırasında meydana geldiği, bu sebeple davalı ----- uzun dönem kiralayan olmakla araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığından KTK gereği işleten sıfatının bulunmayacağı anlaşılmakla bu davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yönünden reddedilmiş, davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde hatır taşıması ve müterafık kusur itirazından bulunmakla hatır taşıması yönünden soruşturma aşamasında alına ifadelerden tarafların arkadaş oldukları ve beraberce takılmaya gittiklerini beyan etmekle hatır taşımasının şartlarının somut olayda uygulama imkanı bulmayacağı, ancak müterafık kusur itirazı yönünden davacının içinde bulunduğu aracın şöför dahil istiap haddi 5 kişi olmakla davacının ve diğerlerinin istiap haddini aşar şekilde toplam şöför dahil 6 kişi olarak seyahat ettikleri, bu hususun yerleşik içtihatlar çerçevesinde müterafık kusur oluşturacağı mahkememizce kabul edilip aktüer raporda belirlenen her bir kalem üzerinden %20 müterafık kusur indirimi yapılmış, yapılan bu indirim kanuni bir indirim olmakla bu sebeple reddedilen miktar üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek maddi tazminat hükmü kurulmuş, manevi tazminat talebi yönünden ise davacının kaza sebebi ile duyduğu acı ve elem, maluliyetinin mahiyeti ve derecesi, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ancak haksız fiile özendirmemesi de gerekeceği anlaşılmakla manevi tazminat talebinin kısmen kabul edilerek takdiren 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş aşan istem reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, A-Maddi tazminat istemi yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile, 21.222,02 TL geçici iş göremezlik, 5.724,00 TL geçici bakıcı ve 4.800,00 TL tedavi gideri olmak üzeri toplam 31.746,02 TL maddi tazminatın davalı ----- için kaza tarihi olan 23/04/2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ---- ise temerrüt tarihi olan 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ( davalı------ poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ------ karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE, Fazlaya ilişkin talebin reddine, B-Manevi tazminat istemi yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı -------kaza tarihi olan 23/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı --------- karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-HARÇLAR : a-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.168,57 TL harcın, davacı tarafından tamamlama harcı olarak yatırılan 685,00 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 1.483,57 TL harcın davalılar-------müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 683,10 TL nisbi karar harcından dava açılışında peşin olarak alınan 174,20 TL mahsubu ile eksik bakiye 508,90 TL karar harcının davalı ------- tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-AVUKATLIK ÜCRETLERİ a-Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı yönünden Avukatlık asgari ücret terifesine göre davacı vekili için taktir olunan 31.746,02 TL avukatlık ücretinin davalılar -----tahsili ile davacıya verilmesine, b-Maddi tazminat davasında davalı ------- yönünden tamamı reddedilen kısım yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 31.746,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------- verilmesine, c-Manevi tazminat davası yönünden davacı için kabul edilen 10.000,00 TL üzerinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Mehmet Akkoyundan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00 TL'nin davalılar ------ tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 174,20 TL peşin harç, 685,00 TL tamamlama harcı ile 80,70 başvurma harcı olmak üzere toplam 939,90 TL'nin davalılar --------tahsili ile davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 12.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 3.875,00 TL ATK ücreti ve 1.623,25 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 17.498,25 TL'nin davalılar ----- tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davalı ----- tarafından yapılan 75,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde----- nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 27/11/2025