İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/633 E. 2022/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/633
Karar No
2022/633
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/633 Esas - 2023/195 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/633 Esas KARAR NO : 2023/195

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/09/2022 KARAR TARİHİ : 01/06/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Bölge Müdürlüğü'nde yürütmüş olduğu İşçilik Hizmeti Alımı işinde çalışmış olan davalı şirket personeli ...'ın (TC. ...) müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu alacak davasında Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (iş mahkemesi sıfatıyla) 31.12.2014 tarihli ve 2013/... E - 2014/... K. Sayılı kararı ile aynı mahkemenin 19.07.2019 tarihli 2018/... E. - 2019/... K. Sayılı kararı ile neticesinde anılan işçi namına kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağına karşılık müvekkil şirket tarafından toplam 46.6759,93 TL ödeme yapıldığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. Maddesinin 6. Ve 7. Paragrafında yer alan hükümler ile 6098 sayılı TBK'nın ilgili hükümleri gereği yapılan ödemeye ilişkin müvekkil şirket ve davalı şirketle arasında müteselsil sorumluluk bulunduğunu, Davalı şirketler ve müvekkil şirket arasında yapılan sözleşmelerle ve ilgili İş kanunu ve Türk Borçlar Kanunu neticesinde söz konusu işçiye yapılan kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağına karşılık icra dosyasına yapılan ödeme davalıların sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, aksine müvekkil şirketle beraber müteselsil sorumlulukları devam ettiğini, ... - ... Ticaret Taah. (Ceyhan V.D. ... ) İçin 3.004,36 TL nin ödeme tarihinden tahsilat tarihine kadar işleyecek avans faiziyle davalıdan alınıp ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkil şirket tarafından yapılan 3.004,36 TL ödeme için davalılardan alınarak ödeme tarihinden itibaren tahsilata kadar avans faiziyle birlikte davacı müvekkil şirkete verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretininin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep edilmiştir. CEVAP: Davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraf dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'ın davalılar nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 3.004,36 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 11/01/2023 tarihli raporunda; Ceyhan icra müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasına 03.04.2020 tarihinde yapılan 46.675,93 TL 'lik ödemeye ilişkin olarak ... Mirasçılarından tam sorumluluk kabul edilmesi durumunda 3.278,85 TL, yarı nispette sorumluluk kabul edilmesi durumunda 1,639,43 TL rücu miktarı hesabı yapıldığını, rücu tutarındaki farklılık Ceyhan İş Mahkemesi dosyasında hüküm kurulan çalışma süreleri nedeninden kaynaklandığı belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı,dosya içerisinde davacı kurum ile davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını yükleniciye rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmakla; dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda, Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasına 03.04.2020 tarihinde yapılan 46.675,93 TL 'lik ödemeye ilişkin olarak ... Mirasçılarından tam sorumluluk kabul edilmesi durumunda 3.278,85 TL yarı nispette sorumluluk kabul edilmesi durumunda 1,639,43 TL rücu miktarı hesabı yapıldığını, rücu tutarındaki farklılık Ceyhan İş Mahkemesi dosyasında hüküm kurulan çalışma süreleri nedeninden kaynaklandığı kanaatine varılmış, buna göre açılan davanın kabulü ile, 3.004,36 TL'nin 03/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ ile, 3.004,36 TL'nin 03/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 205,22 TL karar harcından, peşin alınan 80,70 harcın mahsubu ile, bakiye 124,52 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 3.004,36 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi ücreti, 396,00 TL davetiye gideri ve 6,00 TL pembe dosya gideri olmak üzere toplam 1.202,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 01/06/2023 Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/633, K. 2022/633, T. 01.06.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-633-e-2022-633-k-db1294919568