İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/623 E. 2025/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/623
- Karar No
- 2025/43
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/623 KARAR NO : 2025/43
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2022 KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı----Adına kayıtlı ---- ili, ---- mahalle / köy adı -----olarak tapuya kayıtlı iş yerinde elektrik ve doğalgaz tesisatı çekilmek üzere taraflar anlaşma sağlamıştır. Anlaşma kapsamında, Müvekkil bahse konu taşınmazda imalatları ve abonelikleri gerçekleştirmek üzere gerekli depozitleri ve masrafları ödeyerek tesisatların kurulumunu gerçekleştirmiştir. Bu hususta icra dosyasında mevcut takip dayanağında sunduğumuz davalı şirkete fatura düzenlenerek faturalar teslim edilmiştir. İcra takibine konu faturalar davalı şirket kayıtlarına işlenmiş ve faturalar 8 günlük yasal süresi içinde herhangi bir itiraza konu edilmemiştir. Bilindiği üzere, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılmaktadır. Kaldı ki, yapılan imalatlar ve faturaya konu hizmetlerin yapıldığı hususu ----Sulh Hukuk Mahkemesi Esas No: ---- Ve Karar No: -----Sayılı sayılı dosyası ile mahallinde keşif yapılarak Mahkemece tespit edilmiştir. Bu kapsamda davalı şirketin;03/04/2021 Tarihli ve ---- Numaralı ----- doğal gaz güvence bedelinin --- adına kesmiş olduğu faturanın yansıtma faturası nedeniyle 164.727,85 TL, 03/04/2021 tarihli ve ----- makina binası hat çekme ve yol kesme kazı çalışması için ----- belediyesine yatırılan harç bedeli yansıtma faturası nedeniyle 12.600,00 TL, 03/04/2021 Tarihli ve ---- Numaralı ----- Makina binasına yapılan elektrik işlenin malzeme ve işçilik bedeli faturası nedeniyle 146.936,78 TL borcu bulunmaktadır. Bu alacak kalemlerinin döviz kuruna endeksli olması nedeniyle doğacak fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımızı saklı tutuyoruz. Bahse konu faturalara istinaden davalı şirket aleyhine başlatmış olduğumuz ----- İcra Dairesi ----- Sayılı dosyasında, davalı şirket icra takibine haksız olarak itiraz etmiştir. Davalı borçlunun itirazı üzerine icra takibi durduğundan dava açma gereği hasıl olmuştur. Sayın Mahkemece, ---- İcra Dairesi ----- Sayılı takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, aksi halde faturaya konu alacakların hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ediyoruz. Takibin dayanağından da görüleceği üzere, yapılan imalatlar ve hizmetler faturalandırılmış olduğundan takibe konu alacak LİKİT yani "tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacak" kapsamındadır. Davalı şirket, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte ve buna rağmen haksız olarak itiraz etmektedir. Bu nedenle itiraz edilen tutarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının açmış olduğu kısmi davayı kabul etmemekteyiz. ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine itiraz etmiştik. Ancak açılan bu itirazın iptali dosyası ile dava değerinin icra takip miktarına göre oldukça düşük değerle açılması kötü niyetlidir. İtirazın iptali davasının miktarı belli olduğundan kısmi dava olarak açılamayacaktır. Öncelikle usul yönüyle eksik harcın tamamlanmasını talep etmekteyiz. Müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanan kira sözleşmesinde taşınmazın giriş katı için 100.000 TL+KDV ve 2. Katı için 50.000 TL+KDV bedeli olarak anlaşmışlardır. 30.000 TL bedel ödenip kalan 120.000 TL bedel binanın teslim tarihinde gönderilmesine karar vermişlerdir. Bina teslim edilmesine rağmen davacı, kira bedelini ödememiştir. Bunun üzerine ----- İcra Müdürlüğü'nün ------Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak davacı haksız yere itiraz etmiştir. Bunun üzerine----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin----- Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmıştır. Davacının bahsettiği faturalar, müvekkil şirket tarafından süresi içerisin---Noterliği'nin 29/04/2021 tarih ve ------ Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edilmiştir. Ekte sunulmuştur. Taraflar arasında yapılan kira sözleşmesinde de görüleceği üzere yalnızca bina eksikleri tamamlanacağı yazmakla birlikte davacının bahsettiği gibi aboneliklerin tamamlanacağına dair herhangi bir husus bulunmamaktadır. Kiracının kendi kullanımına göre yaptırdığı ve talep ettiği yüklü miktardaki giderlere dair müvekkilin bu giderleri karşılayacağı kararlaştırılmamıştır. Kiralanan taşınmaz, davacıya teslim edilmeden önce elektrik tesisatı, su tesisatı vs. tesisat düzeni kurulu olarak teslim edilmiştir. Tarafların 45 gün içerisinde tamamlanması konusunda anlaştıkları eksiklikler binanın lavaboları ve merdiven fayanslarından ibarettir. Müvekkil, 45 gün içerisinde lavaboları ve merdiven eksikliklerini tamamlayarak kiracıya teslim etmiştir. Müvekkile ait taşınmaz abonelikleri ile ilgili olarak elektrik ve su abonelikleri vardır. Doğal gaz ile ilgili olarak sanayi bölgesine yakın tarihte kurulum gerçekleşmeye başlayıp sanayi bölgesinin yaklaşık %90'ında henüz hat taşınmamıştır. Kaldı ki davacı, taşınmaza ait kurmak istediği sistemler üzerinde müvekkile hiçbir talepte ve bildirimde bulunmamıştır. Davacının taleplerini ve taşınmaz üzerinde kurduğu sistemleri, müvekkili---Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---- D.İş ve ------Numaralı yapılan tespit ile haberdar olmuştur. Davacı, kira sözleşmesinin akdedildiği tarihte ve sonrasında müvekkilden trafo tesisi ve doğalgaz tesisatı yapılması konusunda herhangi bir talepte bulunmamıştır. Müvekkil, davacının böyle bir talebi olduğunu mahkemenizde yapılan tespit dosyasında öğrenmiştir. Taşınmaza ilişkin iskan ruhsatı alınmış olup davacının kiracı olduğu sırada iskan ruhsatı alınması için zaten başvuru aşamasında idi. İskan ruhsatı alınması için işlemler devam ederken davacı, müvekkile haber vermeden taşınmazı boşaltıp gitmiştir. Davacı, hem müvekkilime bildirmeden taşınmazdan çıkmıştır hem de iskan ruhsatı alınmadığını bahane ederek kötü niyetli davranmıştır. Yukarıda belirtmiş olduğumuz Yargıtay kararında da görüldüğü üzere davacı kendi işletmesiyle ilgili faydalı ve zorunlu masrafları isteyemez. Kiracı konumunda bulunan davacı kendi işletmesiyle ve kendi üretimi için yaptığı masrafları müvekkilimden istemesi mümkün değildir. Davacı, taleplerinde üretim için yaptığı masraflardan bahsetmektedir. Yapılan tespitte de davacının kendi işletmesindeki eksikliklerin tespiti ve kendi üretimi için yapılan masrafların tespit edildiği görülmektedir. Davacının, işletme için kurulan 400 kVA direk tipi trafo, normalde kullanılan elektrik gücünün oldukça üzerindedir. Olması gereken dışında talep edenin kendi kullanımı için üst düzeydeki elektrik giderinin müvekkile yüklenmesi hukuka aykırı olacaktır. Kaldı ki müvekkil, talep eden dışında başka biri ile kira sözleşmesi yapacak olduğu durumda bu elektrik tesisatının bir gereği kalmayacaktır. Dolayısıyla müvekkilin olağan masrafları dışında kalan bu husus hakkaniyete aykırıdır. Zira müvekkilin 150.000 TL’ye yıllık kiraya verdiği taşınmaza 350.000 TL civarında masraf yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Daha önce alınan bilirkişi raporunda bina doğalgaz tesisat işleri için tespiti yapılan malzemelerin sökülerek tekrar kullanılabileceği değerlendirilmiştir. Aynı şekilde doğalgaz tesisatı da müvekkilin ileriye yönelik başka bir kişiye taşınmazı kiralayacağı düşünüldüğünde olması gerekenden fazla kalarak müvekkilin bu masrafı karşılaması halinde taşınmazda boşa çıkan bir harcama olduğu açıktır. Yapılan tespitte davacının taleplerinin birçoğunun sökülüp götürebileceği belirtilmiştir. Taşınmazda demirbaş olmayan ve sökülebilecek malzemelerin müvekkilimin taşınmazında kalmasında müvekkilime bir faydası olmamakla birlikte daha sonra gelecek kiracının kullanımına da uygun olup olmayacağı da göz önüne alınmalıdır. Davacı ile müvekkil şirket arasında yapılan kira sözleşmesindeki kararlaştırılan hususlar açıktır. Bu hususlardan kasıt lavabo ve merdivenler olup müvekkilim bu eksiklikleri zaten tamamlamıştır. Davaya konu müvekkile ait taşınmaz teslim edilirken elektrik, su abonelikleri kurulu düzende olup iskan işlemleri için de zaten başvurulmuştur. Müvekkilim, davacının yaptırdığı tespitte kendi iş yerindeki üretim için gerekli ürünler olduğu ya da eksiklerin yapılmasının hiçbirini taahhüt etmemiştir. Zaten buna ilişkin de hiçbir delil sunulmamıştır. Davacı işletmesi ile ilgili yaptığı ancak sürdüremediği işletmesindeki zararları müvekkilimden çıkarmaya çalışmaktadı----Sulh Hukuk Mahkemesi'nin -----. Numaralı tespite dayalı olarak davacı tarafından -----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası ile 324.264,63 TL bedelle ilamsız icra takibi başlatılmasına rağmen davacı tarafından İcra takibi ile belirli olan bedeli yine düşük bedelle dava yoluna başvurulmuştur. Burada davacı yargılama giderlerinin fazla çıkmaması ve düşük bedel gösterip ya tutarsa mantığı ile hareket ederek dava değerlerini düşük bedelle açma yoluna başvurduğunu düşünmekteyiz. Ancak davalının talepleri ile çelişen bu husus davacının kötü niyetle hareket ettiğini göstermektedir. Davacının, haksız taleplerinin reddi ile davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; İtirazın iptali istemine ilişkindir.Yargıtay -----Hukuk Dairesinin ----- sözleşmenin her iki yanı tacir dahi olsa uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanıyor ise HMK.'nun 4 (1) a maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir. Somut olayda dava konusu edilen alacağın taraflar arasında 15.09.2020 tarihinde icra edilen kira sözleşmesi kapsamında oluşan alacak davasına ilişkin olup alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazların iptali talep edilmiştir, taraflar arasında kira sözleşmesine dayalı ilişki bulunduğu, kira sözleşmesinin varlığı dikkate alındığında uyuşmazlığın taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla HMK'nın 4(1)/a maddesi uyarınca mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle DAVANIN USÛLDEN REDDİ ile GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Davaya bakmaya ----- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-Karar kesinleştikten sonra ve istek halinde HMK 20. Maddesi gereğince iki haftalık süre içinde dosyanın görevli ------ Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde HMK 20 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 5-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 6-Kararın talep halinde davacı vekiline ve davalıya tebliğe çıkarılmasına,Dair, davacı vekili huzurunda, davalı yokluğunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.