İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/540 E. 2025/88 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/540
- Karar No
- 2025/88
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/540 Esas - 2025/88 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/540 Esas KARAR NO : 2025/88 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVALI : ... ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İLİŞKİLİ KİŞİ/(LAR) : ... ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2017 KARAR TARİHİ : 18/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında satım ilişkisi bulunduğunu, satışın yabancı para birimi üzerinden yapıldığını, faturalarda da bu şekilde gösteriliğini, davalı ile yapılan satışın da bu şeklide olduğunu, davalıdan talep edilen kur farkı alacağının ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalı yanca haksız olarak itiraz edildiğini beyanla itirazın iptalini, takibin devamını ve % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, mahkemenin yetkili olmadığını, aralarında bu yönde bir anlaşma bulunmadığını, davacının dayandığı sözleşmede yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. DELİLLER : ...29. İcra Müdürlüğünün 2016/10576 esas sayılı takip dosyası, takibin dayanağı olan 10.734,10 USD tutarlı fatura, taraflar arasındaki 06/08/2014 tarihli sözleşme, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının kur farkı alacağının tahsili amacı ile başlattığı ...... .... .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizin 05/04/2019 ve 2017/823 E, 2019/420 K sayılı kararı ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 07/07/2022 tarih ve 2019/1735 E, 2022/1053Ksayılı ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının belirlenmesi halinde, davalı yanca yapılan ödemelerden bir bölümünün çek ile yapıldığı gözönüne alınarak çek ödemeleri dışındaki ödemeler tutarının belirlenerek ödeme tarihindeki kura göre kur farkı alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının kur farkından kaynaklı faturaya dayalı 10.734,10 USD asıl alacağın tahsili amacı ile ...29. İcra Müdürlüğünün 2016/10576 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 08/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 12/06/2017 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin ikametgahı ve şirket merkezi olan Özalp/ VAN İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, müvekkilinin takipli alacaklısına takipte belirtildiği borcu olmadığı gibi takip dayanağı faturaya da müvekkilinin itiraz ettiğini, ayrıca taraflar arasında 06/08/2014 tarihli bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin alacaklıdan 10.000,00 TL alacağı olduğunu, borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 13/11/2017 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Dava kur farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir. Kur farkı alacağı talep edilebileceği hallerde kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir (Y19HD., 11/09/2018 tarih, 2017/3549 Esas, 2018/4033 Karar). Bunun yanında TBK’nın 99. maddesi uyarınca konusu para olan borç Ülke parası ile ödenecek olmakla birlikte başka para birimi ile ödenmesi kararlaştırılması halinde ise sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç değer üzerinden Ülke parasıyla da yapılabilecektir. Görüldüğü gibi başka para birimi ile ödenmesi kararlaştırılan borca ilişkin olarak aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadığı durumlarda borçlu bir seçimlik hakka sahiptir. Dilerse Ülke parası ile dilerse kararlaştırılan para birimi ile ödeme yapabilir. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi evveliyetle Ülke parası ile de düzenlenebilir. Bu anlamda yabancı para birimi üzerinden yapılan satışlarda ifa amacıyla verilen çek sözkonusu yabancı para birimi ile düzenlenebileceği gibi bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilecektir (Y19HD., 07.03.2013 tarih, 2012/13201 Esas, 2013/4324 Karar). Bu son durumda, yabancı para birimi üzerinden yapılan satışlarda “TL” üzerinden düzenlenen çeki ifa amacıyla kabul eden alacaklı bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyecektir. Zira az yukarıda da ifade edildiği gibi “TL” üzerinden düzenlenen çekin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edildiği kabul edilmelidir. Taraflar arasındaki satımda faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı kur farkı alacağından dolayı sorumludur. İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesine başvurulmuş, mahkememizce ayrıntılı ve gerekçeli görünerek benimsenen 28/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre 06/08/2014 tarihli iki adet sözleşmedeki imzaların davalı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. UYAP kayıtlarına göre şirket yetkilisinin önceki soyadı Borçlı iken 10/07/2019 tarihinde Arslanbey olarak düzeltildiği görülmüştür. 06/08/2014 tarihli sözleşmelerdeki imzanın davalı şirket yetkilisinin elinden çıkmadığının anlaşılmasından sonra istinaf kararı doğrultusunda davalı yanca yapılan ödemelerden bir bölümünün çek ile yapıldığı gözönüne alınarak çekle ödemeleri dışındaki ödemeler tutarının belirlenmesi ve ödeme tarihinde ki kura göre kur farkı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 13/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda, çek ile yapılan ödemelerin fiili olarak satıcıya teslim edildiği tarihteki ve ticari defter kayıtlarına yansıtıldığı tarihlerdeki kur üzerinden değerlendirildiği, satıcı / davacı firmanın bu hesaplamayı çeklerin tahsil olunduğu tarihteki kur üzerinden yaptığı, cari hesap düzeni içinde tutulan kayıtlara göre belirlenen $ cinsinden ödemeler toplamının döviz alış kuru üzerinden 206.509,98 USD, döviz satış kuru üzerinden 206.131,00 USD olarak hesaplandığı, buna göre Döviz Alış Kuru üzerinden kur farkının, fatura tutarı 211.656,03 $ - ödeme tutarı 206.509,98 $ - Kur Farkı 5.146,05 $ olduğu, Döviz Satış Kuru üzerinden kur farkının, fatura tutarı 211.656,03 $ - Ödeme Tutarı 206.131,00 $ - Kur Farkı 5.525,03 $ olduğu, yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, hukuki değerlendirmesi sözleşmenin geçerli olup olmadığına kanaat getirilmesine göre yapılan hesaplamada belirlenen kur farklarının, Döviz Alış Kuru üzerinden 5.146,05 $, Döviz Satış Kuru üzerinden 5.525,03 $ olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda alınan 28/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre 06/08/2014 tarihli iki adet sözleşmedeki imzaların davalı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu durumda davalı yanca yapılan ödemelerden bir bölümünün çek ile yapıldığı gözönüne alınarak çek ödemeleri dışındaki ödemeler tutarının belirlenerek ödeme tarihindeki kura göre kur farkı alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda alınan 13/01/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, döviz satış kuru üzerinden fatura tutarı 211.656,03 USD, ödeme tutarı 206.131,00 USD olmakla davacının çek ödemeleri dışındaki ödemelerden kaynaklı 5.525,03 USD kur farkı alacağının olduğu, davalı borçlunun bu bölüme yönelik itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ...29. İcra Müdürlüğünün 2016/10576 esas sayılı icra takibine yaptığı İTİRAZININ 5.525,03 USD'lik bölüm yönünden İPTALİ ile takibin 5.525,03 USD asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %10,50 oranında ve değişen oranlarda ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden reeskont avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 5.525,03 USD alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.284,19 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı borçlunun tazminat talebinin reddine, 4-Kabul edilen 16.420,94 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.121,71 TL karar ve ilam harcından 385,32 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 736,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 385,32 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 421,32 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının karşıladığı 497,15 TL yazışma gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.497,15 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.829,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 2.667,67 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalının karşıladığı 150,00 TL yazışma gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.150,00 TL yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 1.043,36 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 1.106,64 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 16.420,94 TL üzerinden takdir edilen 16.420,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 15.481,88 TL üzerinden takdir edilen 15.481,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır