İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/538 E. 2025/850 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/538
Karar No
2025/850
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/538 Esas KARAR NO : 2025/850

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2022 KARAR TARİHİ : 10/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin, ... sayılı trafik sigorta poliçesi ile risklerini üstlendiği, ... plaka sayılı aracın, 09/04/2021 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde, davacının, ağır şekilde yaralandığını, kaza neticesinde tutulan trafik kaza tutanağında davalı şirketin rizikolarını üstlendiği araca 2918 sayılı KTK. 52/1- b maddesinin ihlali nedeniyle kusurun yüklendiğini, davacının kaza tarihinden buyana yoğun ve ağır şekilde tedaviler görmüş ve birden fazla defa ameliyat olduğunu, bir uluslar arası lojistik firmasında ön muhasebe personeli olarak çalışan, yine çay hasat dönemlerinde yevmiyeli olarak çay işçiliği yapan müvekkil, işinden olmuş ve artık bir herhangi bir işte çalışamaz duruma geldiğini, gelinen aşamada ekte arz olunan ... Tarih ve ... Sayılı Hastahane Heyet Raporu ile, müvekkilin % 73 Oranında Engele uğradığı tespit edildiğini, yaşanılan haksız fiil aynı zamanda TCK anlamında suç teşkil ettiğinden, ... Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma devam etmektedir. Soruşturma Hazırlık sayısını ayrıca bildireceklerini, davacının uğradığı maddi zararların tazmini maksadı ile davalı Sigorta Şirketine başvurulmuş ise de bir sonuç alınamamış akabinde başvurdukları Arabuluculuk sürecinin de anlaşmama ile sonuçlanması üzerine Mahkemeye müracaat zaruretinin hasıl olduğunu belirterek davacının efor kaybından, geçici ve sürekli iş gücü kaybından kaynaklı olarak uğradı maddi zararlarından, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile uğranılan zarar belirli hale geldiğinde, HMK maddi 107/2 uyarınca talebimizi arttırmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL Maddi Tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilecek maddi tazminatın tamamına, sigorta şirketine başvuru tarihi olan 20/04 2022 tarihinden 8 gün sonrası olan, 28/04/2022 tarihinden buyana, işleyecek ticari reskont avans faizi olmadığı taktirde yasal ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVA DEĞER ARTIRIM: Davacı vekili 28/04/2025 tarihli dilekçesi ile;davacı müvekkil ... için; dava dilekçemiz ile talep edilen 1.000 TL sürekli iş görmezlik/efor tazminatı talebimizi, 1.000 TL den, 430.000TL yükseltiklerini, davalı sigorta şirketinin rizikolarını üstlendiği araç sürücüsünün %40 kusuru ve 430.000TL lik poliçe limit sınırları nedeni ile, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; dava dilekçeleri ve işbu bedel arttırım dilekçeleri gereğince, neticei talep kısmında açıkladıkları miktar yönünden davanın kabulüne, 430.000TL nin, sigorta şirketine başvuru tarihi olan 20/04 2022 tarihinden 8 gün sonrası olan, 29/04/2022 tarihinden buyana, işleyecek ticari reskont avans faizi olmadığı taktirde yasal faizi ve yargılama giderleri ile birlikte, davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK MD. 97 gereğince müvekkil şirkete kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanın bulunmadığını, davacının dayandığı delillerin tarafımıza tebliğe çıkarılması gerektiğini, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesi davayı kabul manasına gelmediğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sağlık kurulu raporu adli tıp kurumu veya üniversite hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilmemesi sebebiyle hukuka aykırı olduğunu, tazminat Hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı kanun yürürlüğe girmiş olup huzurdaki davada uygulanması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacı kazaya karışan araçta yolcu konumunda olduğundan kusuru bulunması halinde hesaplanan tazminattan müterafik kusurun ve hatır taşımasının tenzili gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, davalı sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu edilen tutar yönünden dava dilekçesi ile alacak bakımından dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi talep edilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın usulden reddine, dava konusu talepler belirsiz alacak davası açılamayacağından davanın usulden reddine karar verilmesine, sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, Mahkeme esastan inceleme yapacak ise, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacının maluliyeti oluşmadığından haksız davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise maluliyet oranı tespiti için davacıların Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’ne sevkine, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, 7327 sayılı kanunun huzurdaki davada uygulanmasına, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat sorumlulukları doğacak ise, hesaplanacak tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına, davalı şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, sayın mahkeme aksi kanaateyse dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. TANIK BEYANLARI : Nöbetçi ... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile dinlenen davacı tanığı ...; " davacı benim kızım olur. Tanıklık yapmak istiyorum. Bana sormuş olduğunuz trafik kazası hakkında bilgi sahibiyim. Dava konusu araç ... üzerine kayıtlıdır. Kazanın olduğu an ben ön aracı kullanmaktaydım. Yanımda ... vardı. Kazanın olduğu araç ise benim hemen arkamdaydı. İlgili aracı Mustafa kullanmaktaydı. Kızım ... ise aracın sol arka koltuğunda oturur vaziyetteydi. Aynı araç içerisinde ise oğlum ... bulunmaktaydı. ... ilinin girişinde akşam 18:30 sıralarında yolda buzlanma olması nedeniyle 15 araç arka arkaya kaza yaptık. İlk kazayı buzlanma nedeniyle ben kendim yaptım. Benim kaza yapmamdan dolayı arkamda bulunan araçlarda peş peşe birbirine çarpması sonucu kaza oluşmuştur. Kızım kaza sonucunda ağır yaralandı. Halen tedavisi devam etmektedir. Kendisi ağır hastadır. Bu kaza nedeniyle çalışamaz ve iş göremez vaziyettedir. Hastane masraflarını kendisi karşılamıştır. Maddi ve manevi olarak zarar görmüştür. Kaza nedeniyle kızıma herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Kızım ... adlı iş yerinde çalışmaktadır. Aylık ücreti asgari ücrettir. Bunun dışında herhangi bir geliri yoktur. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir."şeklinde, ...; "davacı ...uzaktan akrabam olur. Dava konusu Trafik kazasının gerçekleşmesi olayına bizzat şahit değilim. Görgüye dayalı bir bilgim yoktur. Kaza sonucunda ... ağır yaralanmıştır. Bu kaza sonucunda ... ağır yaralandı. Halen tedavisi devam etmektedir. Kendisi ağır hastadır. Bu kaza nedeniyle çalışamaz ve iş göremez vaziyettedir. Hastane masraflarını kendisi karşılamıştır. Maddi ve manevi olarak zarar görmüştür. Kaza nedeniyle...'e herhangi bir ödeme yapılmamıştır. ... adlı iş yerinde çalışmaktadır. Aylık ücreti asgari ücrettir. Bunun dışında herhangi bir geliri yoktur. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, hasar dosyası evrakları, SGK'dan ödeme yapılmadığına ilişkin bilgi, hizmet dökümü, tedavi evrakları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosya UYAP sureti, kaza tespit tutanağı, ... Üniversitesi'nden davacıya ilişkin düzenlenen rapor dosyamız içerisine alınmıştır. 09.04.2021 tarihinde Düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında; "Sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile, ... ili yönünden ... ili yönüne orta şeritte seyri esnasında belirtilen km'ye geldiğinde plakası alınamayan(kaza sonrası kaçan) siyah aracın sıkıştırması ve bunun akabinde dolu yağışı ve zeminin ıslak olmasından dolayı aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve kaydırarak emniyet şeridinde beklemekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol arka tampon ve teker kısımlarına çarpması ve bunun sonucunda kayarak sağ şeritte durmuş olup bu anda sürücü ... sevk ve idaresindeki ...(çekici) ve ...(dorse) plakalı araç sürücüsü kazayı görüp dörtlüleri yakıp yavaşlamış kaza yapmamak için manevra yapıp emniyet şeridine doğru aracını sürüp yavaşlamıştır. Bunun akabinde yine aynı istikamette seyir eden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile .... çekicinin ... plakalı dorsesinin sağ arka kısmına çarpması sonucu dört(4) araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda ...plakalı araç sürücüsü ... ve ... plakalı araç sürücüsü ... sürücülerin 2918 sayılı K.T.K.'da yer alan sürücü kuralı ihlallerinden 52/1-b (Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol ve hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettikleri kaza yerinde yapılan tetkik ve sürücü beyanından anlaşılmıştır." şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Dosya ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 20/03/2023 tarih,... sayılı raporda; sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosya kaza tutanağı ve ATK raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ayrıca taraf itirazları dikkate alınarak İTÜ Trafik Kürsüsünden seçilen 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 06/10/2023 tarihli raporda; ...’in yolcu olarak bulunduğu,...plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, TIR kamyonu (çekicisi ... plaka numaralı, yarı römorku ... plaka numaralı) sürücüsü, dava dışı ...’in, etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin bulunmadığı, Davalı ...A.Ş.’ye Trafik sigortalı...plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...’ın, etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin mevcut olmadığı, ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü ...’in, etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya taraf itirazlarını irdelemek üzere yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 10/01/2024 tarihli ek raporda; Dava dosyasının ve taraf vekillerinin itiraz dilekçelerinin incelenmesi sonunda, 06/10/2023 tarihli kök raporun, mutadı veçhile, dosyadaki tüm bilgi, belge ve tespitler ile bilirkişi raporları (trafik kazası tespit tutanağı dahil) ışığında, kazaya karışanların davranışlarının trafik kuralları bağlamında, heyetimizin teknik içerikli uzmanlık alanı çerçevesinde değerlendirilmesi sonunda hazırlanmış olduğu, kusur gerekçelerinin çok açık, anlaşılır bir ifade ile, objektif şekilde belirtildiği, gözden kaçmış veya yanlış değerlendirilmiş bir husus bulunmadığı, davacı vekilinin itirazının yerinde olmadığı, kabule şayan bulunmadığı, 06/10/2023 tarihli kök raporda belirttiğimiz, görüşümüzü değiştirmeyi gerektirecek bir durum bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu, bilirkişi raporları ve trafik kaza tutanağı arasında çelişki bulunduğundan ayrıca taraf itirazları da dikkate alınarak bu kez Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyet'inden bilirkişi ..., ... ve ...'a tevdi edilmiş, düzenlenen 03/12/2024 tarihli raporda; davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu... plaka numaralı otomobilin sürücüsü ...'ın, K.T.K.'da yer alan sürücü kuralı ihlallerinden Madde 52–b) Sürücüler: Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadır kralı ve Madde 52–c) Sürücüler: Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak, zorundadır. Kurallını ihlal ederek Madde 84–d)'de belirtilen "Arkadan çarpma", şeklinde kazaya neden olduğu olayda %60 oranında kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.'da yer alan sürücü kuralı ihlallerinden 52/1-b (Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol ve hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ve K.T.K. Madde 81–a) Trafik kazalarına karışanlar: Hareket halinde iseler trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, kaza mahallinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almak, K.T.Y. Madde 152-a) Bir trafik kazasına karışanlardan yaralanmamış olan veya hafif yaralı olanlar; Araç sürücüsü iseler, trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, trafik güvenliği için ışıklı işaret veya yansıtıcı cihazları koymak ve gereken tedbirleri almak, zorundadırlar. Kurallarını ihlal ettikleri %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosya ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 03/09/2024 tarihli raporda; davacı ...’in 09/04/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlarda engellilik, tablo 1.1 ve tablo 1.2’ye göre balthazard formülüne göre engel oranı %15,Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, üst turunkus hasarı, tablo 2.13’e göre üst ekstremite engel oranı %76x4/5=%60.8 olup tablo 2.3’e göre engel oranı %37,Kulak Burun Boğaz, Hava yolu defekti, sınıf 1, engel oranı %5,Kulak Burun Boğaz, Konuşma ve ses, tablo 4 ve tablo 5’e göre engel oranı %10 olup balthazard formülüne göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %54 (YÜZDEELLİDÖRT) olduğu, kişinin iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (ONSEKİZ) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (ÜÇ) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir. Dosya Doktor, Aktüer ve Sigortacından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 16/04/2025 tarihli raporda; 09.04.2021 tarihinde trafik kazasında yaralanan 09.02.1991 doğumlu ...’in; SGK’nın sorumlu olmadığı bakıcı giderinin 10.732,50 TL olacağının öngörüldüğü, davalı sigorta şirketi araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden davacı SGK’nın sorumlu olmadığı 10.732,50 TL bakıcı giderinin %40’ı olan 4.293,00 TL kısmını talep edebileceği, Yargıtay uygulamalarında trafik kazasına bağlı tedavi giderleri için SGK'nın sorumluluğu, belgelendirilmiş tedavi giderleri olarak belirtildiği, bunun dışında kalan tedavi giderlerinin yani belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunda olduğu, Genel Şartlarda belirtildiği üzere “ Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.” Hükmü gereği Bakıcı Giderleri, Tedavi olmak üzere Sağlık Giderleri Teminatı kapsamında ruhsat sahibinin kusur oranı ile limit doğrultusunda SGK nın sorumluluğu bulunduğu, Genel Şartlarda belirtildiği üzere Sürekli Sakatlık Teminatına giren taleplerden Trafik Sigortacının / ... hesabının kusur ile kaza tarihindeki trafik sigortası limitleri ile sorumlu olacağı, KZMSS kapsamında sigortalı aracın işletilmesi sırasında verilen zarar bir kimsenin yaralanmasına sebebiyet vermişse, bu durum KZMSS kapsamındadır. Zarar görenin sakatlanması sonucunda oluşan geçici iş göremezlik zararlarından işletenin sorumlu olduğu oranda sigortacının da sorumlu olduğu, Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulunun 23.08.2024 tarih ve 15204 sayılı raporu ile 20.04.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede; kişinin tüm vücut özürlülük oranın % 54 (yüzdeellidört) olduğu, iyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayacağı, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan durum ile ilgili Yargıtay’ın yakın zamanda verdiği net kararlar doğrultusunda hesaplamada, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre hesaplama yapıldığı, Tazminat hesabında yasal asgari ücretlerin esas alındığı, Mezkûr kazada yaralanan Serap Civelek’in; % 54 oranında sürekli iş göremezlik zararının 2.672.097.80 TL, 18 aylık geçici iş göremezlik zararının 40.430,26 TL olduğu, konuyla ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizde olmak kaydıyla; davacının başvuru dilekçesine davalı tarafından eklenen şerhte yer alan tarihin okunaklı olmaması nedeniyle temerrüt tarihinin Mahkemece tespitinin gerektiği belirtilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK raporları, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda 09/04/2021 günü saat 18:25 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobil ile O-4 otoyolunun , Ankara yönünden İstanbul yönüne doğru seyir halindeyken kaza mahalline geldiğinde, aynı istikamette doğru önünde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin sağ arka kısımlarına çarpması neticesi otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı dava konusu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyet'inden alınan 03/12/2024 tarihli raporda; "davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu, ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü ...'ın, K.T.K.'da yer alan sürücü kuralı ihlallerinden Madde 52–b) Sürücüler: Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadır kralı ve Madde 52–c) Sürücüler: Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak, zorundadır. Kurallını ihlal ederek Madde 84–d)'de belirtilen "Arkadan çarpma", şeklinde kazaya neden olduğu olayda %60 oranında kusurlu olduğu,... plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.'da yer alan sürücü kuralı ihlallerinden 52/1-b (Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol ve hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ve K.T.K. Madde 81–a) Trafik kazalarına karışanlar: Hareket halinde iseler trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, kaza mahallinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almak, K.T.Y. Madde 152-a) Bir trafik kazasına karışanlardan yaralanmamış olan veya hafif yaralı olanlar; Araç sürücüsü iseler, trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, trafik güvenliği için ışıklı işaret veya yansıtıcı cihazları koymak ve gereken tedbirleri almak, zorundadırlar. Kurallarını ihlal ettikleri %40 oranında kusurlu olduğu" şeklinde belirtilmiş olup, raporun kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilerek rapora itibar edilmiştir. Dosyada mevcut ATK 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 03/09/2024 tarihli raporda; davacı ...’in 09/04/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlarda engellilik, tablo 1.1 ve tablo 1.2’ye göre balthazard formülüne göre engel oranı %15,Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, üst turunkus hasarı, tablo 2.13’e göre üst ekstremite engel oranı %76x4/5=%60.8 olup tablo 2.3’e göre engel oranı %37,Kulak Burun Boğaz, Hava yolu defekti, sınıf 1, engel oranı %5,Kulak Burun Boğaz, Konuşma ve ses, tablo 4 ve tablo 5’e göre engel oranı %10 olup balthazard formülüne göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %54 (YÜZDEELLİDÖRT) olduğu, kişinin iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (ONSEKİZ) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (ÜÇ) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır. Zorunlu trafik sigortası KTK'nın 91 inci maddesine göre, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin aynı kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtiler hukuki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak için yaptırılır. Sigorta teminatı dışı kalan hususlar KTK’nın 92 nci maddesinde düzenlenmektedir. Ayrıca, KTK’nın 99 uncu maddesi de sigortacının sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olduğuna işaret eder. Kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olup sigorta şirketinin, davalı sürücünün ve araç malikinin/işletenin meydana gelen zarardan kusur nispetinde 6098 Sayılı TBK 49, 54,56, 2918 Sayılı KTK 85,90,91, 6102 Sayılı TTK 1401 ve 1409. maddeleri uyarınca sorumlulukları esastır. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK'nın sorumlu olduğundan bahisle davalı kurumun geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun olmadığı iddia edilmiş olmakla birlikte yeni genel şartların A.5.b maddesinde tedavi süresine ilişkin çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında ve bu teminatın da SGK'nun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de, 6111 Sayılı yasa ile değişik 2918 Sayılı yasanın 98.maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici iş göremezlik tazminatının sayılmadığı, bu durumda SGK.nun sorumluluğunun alt norm düzeyinde genel şartlar ile genişletilemeyceğinden sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının da teminat kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin ... E., ... K. Sayılı kararı). 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Emsal için bknz BAM 40.HD'nin ... E., ... K. Sayılı kararı). Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde değişmiş ve tazminat hesaplama esasları yeniden belirlenmiştir. Genel Şartların yürürlük zamanı ise 1 madde ikinci fıkrasında "Bütün Genel Şartlar ekleriyle bir bütündür. Bu Genel Şartlar ve sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibariyle uygulamaya esas alınır" şeklinde 01.06.2015 tarihinden sonraki trafik kazalarında geçerli olduğu belirtilmiştir. Tazminat hesaplamalarında uyulacak esaslar yönünden cismani tazminat hesaplarında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınması kabul edilmiştir. 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve gen el şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Yine tazminat hesaplamasında maddi tazminat hesapları yapılırken, en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerekmektedir. Daha önce bir veya birkaç hesap raporu alınmış olsa bile, dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretler için yeniden ek rapor alınması zorunludur. Asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davanın her aşamasında uygulanması zorunludur. Bozmadan sonra dahi asgari ücretlerde artış olmuş ise yeniden tazminat hesabı yapılması gerekir. Hakim, bir istek olmasa dahi, yargılamanın her aşamasında asgari ücret artışlarını doğrudan dikkate almakla yükümlüdür. Davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmaz. Keza, yargısal uygulamalarda kabul edildiği üzere bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Öte yandan, davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı kazaya karışan araçta yolcu konumunda olduğundan kusuru bulunması halinde hesaplanan tazminattan müterafik kusurun ve hatır taşımasının tenzili gerektiğinden bahisle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir. Bilindiği üzere, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Yargıtay hatır taşıması bulunduğunun davalı tarafından cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği süresinden sonra yapılmış olması ve hiç savunma bulunmaması halinde mahkemece resen dikkate alınmayacağını kabul etmektedir. Zarar görenin hatır için taşındığının tespiti halinde belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak hatır taşıması indirimi sadece taşıyan için geçerli olup kazaya karışan karşı aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına karşı da dava açılmış ise hatır taşıması indirimi sadece taşıyan araç yönünden yapılması gerekir. Olayımızda mevcut deliller itibariyle; davacı ...’in ... plaka numaralı dava dışı sürücüsü ...’ın kullandığı araçta yolcu olarak bulunduğu, davanın ise ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazaya sebebiyet verdiği ve olayda kusurlu bulunduğu iddiasıyla ZMMS sigortacısı davalıya karşı açıldığı anlaşıldığından somut olayda hatır taşıması indirimi uygulanmayacaktır. Müterafik kusur; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmektedir. TBK.nın 52. Maddesine göre Zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğu kabulü edilmektedir. Davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani Müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur ancak maluliyet ile arasındaki illiyet bağının tespiti gerekir. Bu bağlamda, dosya kapsamında mevcut trafik kazası tespit tutanağı ve ifade tutanakları incelendiğinde, yolcunun araçta bulunduğu yer ve emniyet kemeri takılı olup olmadığı tespit edilemediğinden somut olayda müterafik kusuru indirimi yapılmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, Yargıtay uygulamalarında trafik kazasına bağlı tedavi giderleri için SGK'nın sorumluluğu, 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Emsal için bknz BAM 40.HD'nin ... E., ...K. Sayılı kararı). Belirtilen hususlar uyarınca Mahkememizce aldırılan son bilirkişi raporu ile 09.04.2021 tarihinde trafik kazasında yaralanan 09.02.1991 doğumlu ...’in; SGK’nın sorumlu olmadığı bakıcı giderinin 10.732,50 TL olacağının öngörüldüğü, davalı sigorta şirketi araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden davacının SGK’nın sorumlu olmadığı 10.732,50 TL bakıcı giderinin %40’ı olan 4.293,00 TL kısmını talep edebileceği, yine zarar görenin sakatlanması sonucunda oluşan geçici iş göremezlik zararlarından işletenin sorumlu olduğu oranda tedavi gideri klozu kapsamında sigortacının da sorumlu olduğu, Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulunun 23.08.2024 tarih ve 15204 sayılı raporu ile 20.04.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede; kişinin tüm vücut özürlülük oranın % 54 (yüzdeellidört) olduğu, iyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayacağı, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan durum ile ilgili Yargıtay’ın yakın zamanda verdiği net kararlar doğrultusunda hesaplamada, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre hesaplama yapıldığı, tazminat hesabında yasal asgari ücretlerin esas alındığı, kazada yaralanan ...’in; % 54 oranında sürekli iş göremezlik zararının 2.672.097.80 TL, 18 aylık geçici iş göremezlik zararının 40.430,26 TL olduğu tespit edilmiş olup kaza tarihi itibari ile sigorta poliçe limitinin 430.000,00-TL olduğu dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınmak sureti ile neticeten Mahkememizce davanın kabulü ile, davacı ... için 430.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı (Sigortanın ZMMS Poliçe limiti 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), tazminat alacağının, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi 02.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacı ... için 430.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı (Sigortanın ZMMS Poliçe limiti 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), tazminat alacağının, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi 02.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 29.373,30-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.407,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 21.965,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 68.800,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.327,00-TL Tamamlama Harcı, 21.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.039,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 29.446,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 10/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/538, K. 2025/850, T. 10.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-538-e-2025-850-k-c082d277d883