İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/531 E. 2026/297 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/531
Karar No
2026/297
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/531 Esas KARAR NO : 2026/297

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2022

BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2022 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; ASIL DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile takibe konu 16.02.2022 vadeli 125.000 TL'lik bono müvekkili şirketçe düzenlenmediğini, bononun altında bulunan kaşelerin müvekkili şirkete ait olmadığı gibi hukuken iki adet imza olması gereken bononun altındaki paraf biçiminde tek imzanın da müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığı bu yönde yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağını, 16.11.2021 tarihinde müvekkili şirketin yetkili müdürü ... olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosya üzerinden şikayet edildiğini, soruşturmanın devam ettiğini, davanın kabulü ile iş bu bonodan dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatı karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket aleyhine alacaklı tarafından 75.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının açmış olduğu takibe dayanak bononun sahte olduğunu, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davanın kabulü ile sahte bonoya dayalı takipten dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, sahtecilik iddiası gözetilerek tensiben takibin teminatlı veya teminatsız durdurulmasına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl dava ve birleşen dava kambiyo senedine dayalı icra takibi nedeniyle açılmış menfi tespit davasıdır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 29/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda inceleme konusu senetteki imzalar ile ...'in karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uygunluk ve benzerlikler nedeni ile 16/02/2022 ödeme tarihli 125.000 TL bedelli ve 16/03/2022 ödeme tarihli, 75.000 TL bedelli senetlerdeki borçlu imzaların ... 'in eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın asıl ve birleşen davada bonoların davacı şirketi bağlayıp bağlamadığı ve davacı şirketin söz konusu bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davacı şirketin incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre bonoların düzenleme tarihinde davacı şirketi temsil yetkisinin ... isimli kişide olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporu doğrultusunda bonolarda bulunan imzanın ...'e ait olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda bono üzerinde bulunan imzanın şirketi temsil yetkisi bulunan kişi tarafından atıldığı sabittir. Şirketi temsil yetkisine sahip kişinin temsil yetkisi kapsamında yaptıkları işlemler kural olarak şirketi bağlar. Temsil yetkisinin kötüye kullanılması ise şirket ile temsilci arasındaki iç ilişkiye dair olup bu durumun üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi ancak üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunun ispatlanması ile mümkündür. Somut olayda davacı taraf şirket yetkilisinin şirketi zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğini ileri sürmüş ise de davalı tarafın bonoları kötü niyetle iktisap ettiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı ve dava dışı ... hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olup Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyasında yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında da davalı ve dava dışı ... hakkında açılmış dava bulunmadığı Uyap entegrasyon ekranında yapılan sorgulama sonucu anlaşılmıştır. Davacı vekili davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesi gereği senedin geçerliliği ve borç doğurucu niteliği temel ilişkiye bağlı değildir. Ancak davalının kötü niyetli olduğunun ispatı halinde bu husus dikkate alınabilecek nitelikte olup somut olayda davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kambiyo senetleri kural olarak düzenlemelerine neden olan temel borç ilişkisinden bağımsız olduklarından bu ilke uyarınca alacaklının ayrıca temel ilişkiyi ispat yükü bulunmamaktadır. Davacı şirketi temsile yetkili kişinin imzasını taşıyan kambiyo senetleri şirketi bağlar. Temsil yetkisinin kötüye kulanılması iddiası ise davacı şirket ile dava dışı kişi arasındaki iç ilişkiye dair olduğundan eldeki davada sonuca etkili değildir. Dava konusu bonoların düzenleme tarihinde şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalandığı, davacı tarafın borçlu olmadığını ve davalının kötü niyetli olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla asıl ve birleşen davaların reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE, 2- Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ASIL DAVADA 1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.134,69 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.402,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, BİRLEŞEN DAVADA 1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.280,82 TL harçtan mahsubu ile bakiye 548,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2026

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/531, K. 2026/297, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-531-e-2026-297-k-f4fe071f8081