İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/483 E. 2024/794 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/483
Karar No
2024/794
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/483 Esas KARAR NO:2024/794 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/06/2022 KARAR TARİHİ:26/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine merkezi takip sisteminin----faturaya dayalı alacağa dayanak yapılarak icra takibi başlandığını, borçlu şirketin haksız yere itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe konu faturaların, -----fatura tüketime ilişkin olup davalılar tarafından ----- tarihinde ----- ödendiğini kalan 27.496,45 TL nin takibe konulduğunu, takibe konu ikinci faturanın ---- faturanın da tüketime ilişkin olduğunun bu faturaya ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığı nedeniyle tamamının takibe konu edildiğini takibe konu 3. Faturanın-----cezai şart faturası olduğu, davalıların toplam borcunun 200.844,01 TL olduğu ve buna 13.285,40 TL gecikme zammı ilave edilerek toplam 214.429,45 TL takip tutarı (faiz ve masraflar) takip konusu yapıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, arz edilen nedenlerle davalı şirketin ve şahsın haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı yan arasında elektrik kullanımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, ancak davacının sözleşme şartlarına uymadığını, bu nedenle müvekkilin sözleşmeye son verdiğini, müvekkil tarafından ödenmesi gereken tüm ödemelerin yapıldığını, müvekkile ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bu hususun açıkça ortaya çıkacağını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafından elektrik kullanım bedeli ile cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalının elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığını, davalının fatura borcunu ödemediğini, yapılan ihtara rağmen davalının ödeme yapmaması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin fesh edildiğini ve sözleşme hükümleri gereğince davalıdan fatura borcu ile cezai şart alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,---- davalının ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,----- tarihli bilirkişi raporu alınmış, 31.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ve 16.09.2023 tarihli ek/kök rapor alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 31.03.2023 tarihli raporunda özetle, "...1. Dava konusu faturalardan ikisinin dönem faturası olduğu, üçüncü faturanın ise ödenmeyen 2 adet fatura borcu sebebiyle sözleşmenin fesih edilmesi ile yine sözleşmede tanımlandığı şekliyle hesaplanan cezai koşul faturası olduğu, 2. Taraflar arasındaki 05.04.2021 imza tarihli 12 ay geçerli sözleşmede, davacı-satıcıya faturaların zamanında ödenmemesi halinde sözleşmeyi fesih etme ve cezai koşul faturası tahakkuk ettirme hakkının, davalı alıcı tarafa ise belirlenen oran üzerinden indirimli fatura düzenlenmemesi halinde yazılı olarak bildirim yapma şartıyla sözleşmeyi fesih etme hakkının tanımlanmış olduğu, 3. Sunulan bilgi belgeler ve taraf beyanlarına göre, sözleşmenin ödenmeyen fatura borçları sebebiyle davacı-satıcı tarafından fesih edilmesinden önce, sözleşmede tanımlandığı şekilde yazılı bildirim anlamına gelip gelmediği konusunda değerlendirme sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere davalı-alıcı tarafından 28.10.2021 tarihli e-mail ile fesih edilmesinin talep edildiği, bu e-mail’ in fesih bildirimi olarak kabul edilmesi halinde, davalı-alıcının yalnızca tüketilen elektrik enerjisine karşılık tahakkuk edecek fatura bedellerinden sorumlu olacağı, cezai koşul faturasından sorumlu tutulamayacağı, Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. 4. Faturalarda verilen tüketimler esas alınarak, dönemindeki birim fiyatlarla gecikme bedeli eklenmeksizin yalnızca tüketim karşılı olarak hesaplanan fatura bedelleri 17.11.2021 son ödeme tarihli fatura için 34.709,89.-TL, 10.12.2021 son ödeme tarihli fatura için 47.986,26.-TL olarak hesaplanmış, sözleşmede tanımlandığı şekilde aylık %5 gecikme faizi oranı üzerinden 09.02.2022 takip tarihi itibariyle toplam borç tutarı 75.334,14.-TL olarak hesaplanmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16.09.2023 tarihli ek/kök raporunda özetle, "...Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından sözleşmenin 9.3. Maddesine göre feshedilmiş olduğu, bu nedene davacının sözleşmenin 9.2.3. Maddesine dayalı olarak ceza koşulu talep etmesinin mümkün olmadığı, Faturalarda verilen tüketimler esas alınarak, dönemindeki birim fiyatlarla gecikme bedeli eklenmeksizin yalnızca tüketim karşılı olarak hesaplanan fatura bedellerinin, 17.11.2021 son ödeme tarihli fatura için 34.709,89.-TL, 10.12.2021 son ödeme tarihli fatura için 47.986,26.-TL olduğu, sözleşmede tanımlandığı şekilde aylık %5 gecikme faizi oranı üzerinden 09.02.2022 takip tarihi itibariyle toplam borç tutarının 75.334,14.-TL olduğu hesaplanmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.------ dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 09.05.2024 tarihli raporunda özetle, "...1)-Davalının 2021 ve 2022 takvim yılında e-defter tuttuğu, defterleri eksiksiz, usulüne ve mevzuata uygun olarak tuttuğu, 2)-Davacının takibe verdiği faturadan, ------- cezai şart faturasının davalının defter kayıtlarında yer almadığı,------. faturanın 15.000,00 TL. sı ödendiği, ödenmeyenin 27.496,45 TL olduğu, ------- faturanın ödenmediği -Bu durumda, davalının deftere kaydedilen faturalardan ödenmeyen (27.496,45+64.047,58)= 91.544.03 TL borcu bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi düzenlendiği ve davacı tarafından fesh edildiği görülmüştür. Davacı tarafından ödenmeyen elektrik enerjisi kullanım bedeline ilişkin fatura ve sözleşme hükümleri gereği cezai şart alacağı talep edilmektedir.Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporu dikkate alındığında davacı tarafça elektrik enerjisi kullanım/tüketim bedeline ilişkin 17.11.2021 son ödeme tarihli faturanın 34.709,89.-TL olduğu, 10.12.2021 son ödeme tarihli faturanın ise 47.986,26.-TL olduğu, davalı tarafından icra takibinden önce yapılan 15.000,00-TL'lik ödeme sebebiyle dava konusu edilen tüketim bedeline ilişkin faturalar sebebiyle davacının (34.709,89TL + 47.986,26TL -15.000,00TL = ) 67.696,15-TL talepte bulunabileceği, davacının aşan taleplerinin alınan denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli kök ve ek bilirkişi raporu gereğince yerinde olmadığı, davacının taraflar arasındaki sözleşme gereğince elektrik tüketim faturalarına ilişkin aylık %5 faiz gecikme faizi talebinde bulunabileceği, kök bilirkişi raporu gereğince temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar olan dönemdeki işlemiş faiz miktarının 7.637,99TL olduğu, davacının aşan taleplerinin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alındığında kefalet hükümlerinin geçerli olduğu, alacak miktarı bakımından kefalet sınırının aşılmadığı, davalıların oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmış, davacının elektrik tüketim fatura bedellerine yönelik talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davalı tarafça dava konusu faturalara taraflar arasındaki fatura hükümleri gereğince ---- bedelinin eklenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından bu bedellerin dışlanmasının yerinde olmadığı beyanla kök ve ek rapora itirazda bulunulmuş ise de; 16/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporu gereğince davacı itirazları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince elektrik tüketim fatura bedellerinin hesaplandığı, bu bedellere -----bedelinin dahil edildiği,----bedelinin fatura tutarları içerisinde münderiç olduğu anlaşılmış, aksi yöndeki davalı itirazlarına itibar edilmemiştir.Davalı tarafça sözleşmenin haklı sebeple fesh edilmesi sebebiyle cezai şart talebinde de bulunulmuştur.Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde cezai şarta ilişkin hükümlerin tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaat ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevk etmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i niteliğinde olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu, borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır.----------818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinin başlığı “cezai şart” iken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.Sözleşmenin uyuşmazlığa ilişkin hükümleri incelendiğinde; taraflardan herhangi birisinin sözleşmenin hitam tarihinden 60 takvim günü öncesine kadar sözleşmenin feshedileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürede, iş bu sözleşmenin aynı şartlarda birer yıl süreyle kendiliğinden uzatılmış sayılacağının belirtildiği, sözleşmenin 9.2 maddesinde satıcı tarafından fesih ve 9.3 maddesinde alıcı tarafından fesih şartlarının düzenlendiği görülmüştür.Sözleşmenin 9.2.3 maddesinde "9.2.3) Madde 4.1'de belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir.Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı, mücbir sebepler dışında, İşbu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sonucunda Satıcı'nın işbu sözleşmeyi fesih etmesi durumunda, Satıcı'ya son bir yıl içindeki faturalardan en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu Alıcı, kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmü yer almaktadır. İş bu madde nazara alındığında davalı şirketin fatura bedellilerini ödememesi sebebiyle sözleşme bedeli kapsamında ceza bedelinin fatura edildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 5.4. maddesinde satıcının indirim oranlarında ve kar miktarlarından değişiklik yapmaya hakkının olduğu, bu durumda sözleşmenin 9.3. maddesinin hükümlerinin saklı olduğu düzenlenmiştir. Sözleşmenin 5.4. maddesinin atıf yaptığı 9.3.maddesinde alıcının sözleşmeyi fesih hakkı düzenlenmiş olup, buna göre alıcı indirim oranı değişikliği yapılan fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı bildirim yapmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir.Dosya kapsamında alınan kök rapor gereğince incelenen faturalarda davacının aktif enerji birim fiyatında %4 oranında indirim uygulanmadığı, dolayıyla davalının sözleşmenin 9.3. maddesi uyarınca sözleşmeyi fesih hakkının doğduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davalı tarafından davacıya 28/10/2021 tarihinde e-mail gönderilmiş ise de sözleşmede belirtilen bir şekilde yazılı bildirimde bulunulmamıştır. Devam eden süreçte davacı taraf ödenmeyen faturalar sebebiyle sözleşmeyi fesh etmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Dürüst davranma başlıklı 2 nci maddesi "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmünü düzenlemiştir.Davacı taraf ------kuralları gereği indirimli satması gereken elektriği sözleşmeye uygun olarak indirimli fiyat üzerinden satmadığı, bu hususun davacıya davalı tarafından e-mail yoluyla açıkça beyan edildiği sabittir. Akabinde davacı taraf bu kez ödenmeyen faturaları gerekçe göstererek sözleşmeyi feshetmiştir. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Davacı tarafın sözleşmeyi ihlal eden (indirimli fiyatta satmaması) ilk taraf olması nedeniyle cezai şart istemesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Bu sebeple cezai şart istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. -----------------

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalıların------------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, 67.696,15-TL asıl alacak, 7.637,99-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %5 gecikme faizi oranı üzerinden takibin DEVAMINA, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 5.146,08-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.661,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.484,16-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 3.661,92-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 456,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.298,95-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.915,62-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı----------- tarafından yapılan 1.750,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.135,18-TL sinin davacıdan tahsili ile davalı-------------- ödenmesine, kalan tutarın davalı ---------- üzerinde bırakılmasına, -Davalı ---- tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 562,12-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, kalan 1.037,88-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/1 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın reddedilen kısmı için davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/1 maddesindeki esaslara göre belirlenen 22.255,24-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/09/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/483, K. 2024/794, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-483-e-2024-794-k-ad162819d395