İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/406 E. 2025/455 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/406
- Karar No
- 2025/455
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/406 Esas KARAR NO:2025/455
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:06/06/2022 KARAR TARİHİ:02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Almanya/Berlin trafik siciline kayıtlı ... plakalı aracı 01.08.2021 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... 11057. Sokak üzerinde park halinde iken davalılardan ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın geri manevrası sırasında çarpması sonucunda zarar gördüğünü, müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, olayın taraflarca tutanak altına alındığını, müvekkilinin aracındaki zararın Almanya-Berlin`de yetkili ekspertiz firması tarafından hazırlanan 27.08.2021 tarih ve ... numaralı rapor ile 5.857,98 Euro olarak belirlendiğini, eksper raporunda araçta 1.000,00 Euro değer kaybı olduğunu, tamir süresinin 2 iş günü olduğunu, bu süreçte mal sahibinin araçtan mahrum kalacağı için 158 EURO mahrumiyet bedeli olarak tespit edildiğini, yetkili ekspertiz firmasına 1.298,89 Euro ödendiğini, faturası ve ekspertiz raporu çevirilerinin ekte olduğunu, konu raporun çevirisi için 767 TL tercüme gideri ödendiğini beyanla konu tercüme gideri ile ekspertiz gideri olan 1.298,89 Euro'nun da karar tarihindeki günündeki TL karşılığının yargılama giderlerine eklenerek davalılardan müşterek ve müteselsil sorumlu olmak kaydıyla tahsiline karar verilmesini, maddi zarardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 Euro tazminatın müşterek ve müteselsilen sorumlu olarak davalılardan alınarak kaza tarihinden itibaren euroya işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında ortaya çıkan değer kaybından şimdilik 50 Euro tazminat ile mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 10 EURO tazminatın tazminatın müşterek ve müteselsilen sorumlu olarak davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.11.2021 tarihli arabuluculuk tutanağı incelendiğinde, arabuluculuk aşamasında tarafların başvuran taraf 1 olarak ...'ın ve taraf 2'nin ise ... Sigorta A.Ş. Olduğunun anlaşıldığını, arabuluculuk tutanağından açıkça anlaşılacağı üzere arabuluculuk aşamasında müvekkili ... 'nin taraf olarak gösterilmediğini, bununla birlikte talep edilen uyuşmazlığa konu bedellere ilişkin hiçbir surette ihtar gönderilmediğini, talep edilen bedel kalemleri ve miktarlarına ilişkin olarak bilgilendirme yapılmadığını, somut kazada tarafların kusur oranlarının hesaplanması gerektiğini, zira bu husus hiç dikkate alınmaksızın tespit yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını, kazanın meydana gelişinde müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, zira müvekkilinin kaza mahallinde olmadığını, söz konusu kazanın otopark görevlisi ... tarafından gerçekleştirildiğini, aynı zamanda davacı tarafın dava dilekçesindeki tüm zarar taleplerini karşılamakla mükellef olanın sigorta şirketi olduğunu, dava dilekçesinde yer alan tüm taleplerin taraflarından talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, kaza tarihi olan 01.08.2021 tarihinde geçerli ve kapsayıcı nitelikte tanzim edilmiş sigorta poliçesinin mevcut olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 01.08.2021 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... 11057 Sokak üzerinde ...'ye ait ... plakalı aracı otoparktan çıkarmak üzere kendisinin kullandığını, davacı ...'ın anlattığının aksine geriye manevra yaparken arkasında bulunan davacının aracına çarpmadığını, park alanından geri manevra yaptıktan sonra park yerinden çıkarak ileriye doğru harekete başladığı esnada davacı ...'ın kendisine arkadan çarptığını, kazadan sonra incelendiğinde 2 araçta da hasar olmadığını, buna ilişkin tanıklarının bulunduğunu, davacının kaza tarihinden 26 gün sonra Almanyada hasar tespit tutanağı tuttuğunu, bu tutanağa itiraz ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; İlgili kazaya karışan, ... plakalı aracın, müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından 29/08/2020/2021 tarihlerini kapsayan ... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, taraflarına ibraz edilen yurtdışı eksper raporunda hasarın KDV dahil 7.981,26 Euro olduğunun tespit edildiğini, söz konusu rapor tutarının kazanın gerçekleştiği ülke olan Türkiye şartlarına göre yüksek rakamlar olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizin 22/03/2023 tarihli celsesinde dosyanın bir trafikçi bir makine mühendisi bilirkişiden oluşacak heyete tevdii ile kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, aracın makul onarım süresi, davacının kaza nedeniyle meydana gelen zararının miktarı ve davalıların sorumluluğunun tespiti hususlarında rapor aldırılmasına karar verilmiş olup 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " 8.1. ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın; Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası, 67.maddesinin b) fıkrası ve ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137.maddesini ve 84.maddesinin j) fıkrasını ihlal ederek; Kaza yerinde geri geri manevra yapmak istediğinde, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, dikkatli ve tedbirli olmak, yasak yerde ve şekilde geriye gitme manevraları yapmamak ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymak zorunda olduğu halde; Sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 01.08.2021 günü saat:21.50 sıralarında, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 11057. Sokak üzerinde geri geri geldiği esnada, aracının arka kısımlarıyla, arkasında olan sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, sürücülerin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki beyanında özetle; “Araçla geri geri gelirken arkamdaki araca geri gelirken çarptım.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumda, kaza yerinde, geri geri giderken, hatalı bir şekilde geri manevra yaptığı ve arkasına dikkat etmediği, geri geri gittiği ve bu şekilde tehlike yarattığı, manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı, aracının arka kısımlarıyla ... plakalı aracın ön kısımlarına çarptığı, bu şekilde, trafik kazasında asli kusur ihlali yapmak suretiyle manevraları düzenleyen genel şartlara uymayarak, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, 8.2. ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin; Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığı anlaşıldığından; meydana gelen trafik kazasında, KUSURUNUN OLMADIĞI, 8.3. Dava konusu aracın hasar onarım bedelinin kaza nitelik ve boyutu açısından Almanya şartlarına göre KDV dahil 5.857,98 € olarak yerinde ve uygun olduğu tespit edilmiştir. 8.4. Aracın değer kaybının 1.000,00 € olduğu ekspertiz raporunda belirtilmiş olup Türkiye ve Almanya koşullarının farklı olduğu ve bu durumun neye dayandırıldığına dair dosyada belge ve bir hesaplama yöntemi olmadığı, her halükarda aracın bir değer kaybının olduğu ancak Almanya koşullarında bu değer kaybının ne kadar olduğu anlaşılamamış olup Türkiye şartlarına göre uygun olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 27/09/2023 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 16/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Kusur yönünden KÖK RAPORDA verilen kusur oranlarında sabit kalınmıştır. 5.1. ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın; Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası, 67.maddesinin b) fıkrası ve ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137.maddesini ve 84.maddesinin j) fıkrasını ihlal ederek; Kaza yerinde geri geri manevra yapmak istediğinde, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, dikkatli ve tedbirli olmak, yasak yerde ve şekilde geriye gitme manevraları yapmamak ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymak zorunda olduğu halde; asli kusur ihlali yapmak suretiyle manevraları düzenleyen genel şartlara uymayarak, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, 5.2. ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin; Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığı anlaşıldığından; meydana gelen trafik kazasında, KUSURUNUN OLMADIĞI, 5.3. Dava konusu aracın hasar onarım bedelinin kaza nitelik ve boyutu açısından Almanya şartlarına göre KDV dahil 5.857,98 € olarak yerinde ve uygun olduğu tespit edilmiştir. 5.4. Aracın değer kaybının 1.000,00 € olduğu ekspertiz raporunda belirtilmiş olup Türkiye ve Almanya koşullarının farklı olduğu ve bu durumun neye dayandırıldığına dair dosyada belge ve bir hesaplama yöntemi olmadığı, her halükarda aracın bir değer kaybının olduğu ancak Almanya koşullarında bu değer kaybının ne kadar olduğu anlaşılamamış olup Türkiye şartlarına göre değer kaybı hesabı yapılabileceği, bu konuda hukuki görüşün Sayın Mahkemede olduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 14/02/2024 tarihli celsesinde dosyanın yerinden ek rapora tevdi ile ; davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu mahrumiyet bedeli hususunun da aracın tamir edilebileceği makul süre değerlendirilerek hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup 28/03/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda özetle: "Yapılan dosya incelemesi neticesinde dava konusu aracın kaza nitelik ve boyutuna göre onarım süresinin 4 gün olacağı, riziko tarihindeki günlük araç kiralama bedelinin 545,00 TL olup toplamda 2.180,00 TL olacağı yönünde denetime elverişli olarak, hazırlanan iş bu Bilirkişi Heyet Raporu, 6100 sayılı HMK’nın 282. maddesinin hükmü uyarınca, tarafların kusur oranı ve diğer irdeleme hususları, bilcümle hukuki takdir ve tavsifi için, Sayın Mahkemenin nihai takdir ve tensiplerine arz olunur. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 26/06/2024 tarihli celsesinde dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda değer kaybına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede tereddüt oluştuğundan, bu hususta ek rapor tanzim edilmesi için dosyanın yeniden ek rapora tevdine, ek raporda Almanya koşullarına göre , mümkün olmaması halinde kaza tarihindeki Türkiye koşullarına göre değer kaybı tespiti yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olup 30/07/2024 tarihli bilirkişi 3.ek raporunda özetle: "Yapılan dosya incelemesi neticesinde dava konusu aracın kaza nitelik ve boyutuna göre onarım süresinin 4 gün olacağı, riziko tarihindeki günlük araç kiralama bedelinin 545,00 TL olup toplamda 2.180,00 TL olacağı, aracın değer kaybının ise riziko tarihinde 17.939,00 TL olabileceği yönünde denetime elverişli olarak, hazırlanan iş bu Bilirkişi Heyet Raporu, 6100 sayılı HMK’nın 282. maddesinin hükmü uyarınca, tarafların kusur oranı ve diğer irdeleme hususları, bilcümle hukuki takdir ve tavsifi için, Sayın Mahkemenin nihai takdir ve tensiplerine arz olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekilinin 14/08/2024 tarihinde ıslah dilekçesi ile hasar bedeli için maddi zarara karşılık toplamda 5.857,98 EURO ya, ortaya çıkan değer kaybına istinaden dava dilekçesinde talep ettikleri 50 EURO değer kaybı bedelini toplamda 17.939,00 TL ye, mahrumiyet bedeline istinaden dava dilekçesinde talep ettikleri 10,00 EURO araç mahrumiyet bedelini ise ıslah ederek toplamda 2.180,00 TL'ye çıkardıklarını beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davacının Almanya/Berlin Trafik Siciline kayıtlı ... plakalı aracının 01.08.2021 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... 11057 Sokak üzerinde park halinde iken davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın geri manevrası sırasında çarpması sonucunda zarara gördüğünü, davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini beyan etmiş ve hasar tazminatı, değer kaybı, mahrumiyet alacağı ve hasar tespit bedelinin davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap dilekçesinde; 23.11.2021 tarihli arabuluculuk tutanağı incelendiğinde, arabuluculuk aşamasında tarafların başvuran taraf 1 olarak ...'ın ve taraf 2'nin ise ... Sigorta A.Ş. Olduğunun anlaşıldığını, arabuluculuk tutanağından açıkça anlaşılacağı üzere arabuluculuk aşamasında müvekkili ... 'nin taraf olarak gösterilmediğini, bununla birlikte talep edilen uyuşmazlığa konu bedellere ilişkin hiçbir surette ihtar gönderilmediğini, talep edilen bedel kalemleri ve miktarlarına ilişkin olarak bilgilendirme yapılmadığını, somut kazada tarafların kusur oranlarının hesaplanması gerektiğini, zira bu husus hiç dikkate alınmaksızın tespit yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını, kazanın meydana gelişinde müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, zira müvekkilinin kaza mahallinde olmadığını, söz konusu kazanın otopark görevlisi ... tarafından gerçekleştirildiğini, aynı zamanda davacı tarafın dava dilekçesindeki tüm zarar taleplerini karşılamakla mükellef olanın sigorta şirketi olduğunu, dava dilekçesinde yer alan tüm taleplerin taraflarından talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, kaza tarihi olan 01.08.2021 tarihinde geçerli ve kapsayıcı nitelikte tanzim edilmiş sigorta poliçesinin mevcut olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi davaya cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz yerde açıldığını, ilgili kazaya karışan, ... plakalı aracın, müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından 29/08/2020/2021 tarihlerini kapsayan ... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, taraflarına ibraz edilen yurtdışı eksper raporunda hasarın KDV dahil 7.981,26 Euro olduğunun tespit edildiğini, söz konusu rapor tutarının kazanın gerçekleştiği ülke olan Türkiye şartlarına göre yüksek rakamlar olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap dilekçesinde; 01.08.2021 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... 11057 Sokak üzerinde ...'ye ait ... plakalı aracı otoparktan çıkarmak üzere kendisinin kullandığını, davacı ...'ın anlattığının aksine geriye manevra yaparken arkasında bulunan davacının aracına çarpmadığını, park alanından geri manevra yaptıktan sonra park yerinden çıkarak ileriye doğru harekete başladığı esnada davacı ...'ın kendisine arkadan çarptığını, kazadan sonra incelendiğinde 2 araçta da hasar olmadığını, buna ilişkin tanıklarının bulunduğunu, davacının kaza tarihinden 26 gün sonra Almanyada hasar tespit tutanağı tuttuğunu, bu tutanağa itiraz ettiğini, yetki itirazının bulunduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Yetki itirazına yönelik yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” 6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir:“Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Görevli ve yetkili mahkeme” başlıklı 110 uncu maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” Somut olayda davalı sigorta ve diğer davalı sigortalı arasında yapılan sigorta poliçesi içeriğinden sigorta şirketinin adresinin Sarıyer/İstanbul olarak belirtildiği, yine sigortayı yapan dava dışı acente olan ... A.Ş. nin adresinin de yargı çevremiz içinde olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazına itibar edilmemiş davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, müzekkere cevapları celbedilmiş, dosyanın bir trafikçi bir makine mühendisi bilirkişiden oluşacak heyete tevdii ile kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, aracın makul onarım süresi, davacının kaza nedeniyle meydana gelen zararının miktarı ve davalıların sorumluluğunun tespiti hususlarında rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya kazandırılmşıtır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 07/07/2023 tarihli kök raporda " 8. SONUÇ: 8.1. ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın; Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası, 67.maddesinin b) fıkrası ve ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137.maddesini ve 84.maddesinin j) fıkrasını ihlal ederek; Kaza yerinde geri geri manevra yapmak istediğinde, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, dikkatli ve tedbirli olmak, yasak yerde ve şekilde geriye gitme manevraları yapmamak ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymak zorunda olduğu halde; Sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 01.08.2021 günü saat:21.50 sıralarında, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 11057. Sokak üzerinde geri geri geldiği esnada, aracının arka kısımlarıyla, arkasında olan sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, sürücülerin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki beyanında özetle; “Araçla geri geri gelirken arkamdaki araca geri gelirken çarptım.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumda, kaza yerinde, geri geri giderken, hatalı bir şekilde geri manevra yaptığı ve arkasına dikkat etmediği, geri geri gittiği ve bu şekilde tehlike yarattığı, manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı, aracının arka kısımlarıyla ... plakalı aracın ön kısımlarına çarptığı, bu şekilde, trafik kazasında asli kusur ihlali yapmak suretiyle manevraları düzenleyen genel şartlara uymayarak, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, 8.2. ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin; Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığı anlaşıldığından; meydana gelen trafik kazasında, KUSURUNUN OLMADIĞI, 8.3. Dava konusu aracın hasar onarım bedelinin kaza nitelik ve boyutu açısından Almanya şartlarına göre KDV dahil 5.857,98 € olarak yerinde ve uygun olduğu tespit edilmiştir. 8.4. Aracın değer kaybının 1.000,00 € olduğu ekspertiz raporunda belirtilmiş olup Türkiye ve Almanya koşullarının farklı olduğu ve bu durumun neye dayandırıldığına dair dosyada belge ve bir hesaplama yöntemi olmadığı, her halükarda aracın bir değer kaybının olduğu ancak Almanya koşullarında bu değer kaybının ne kadar olduğu anlaşılamamış olup Türkiye şartlarına göre uygun olduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kök raporun ve sonrasında alınan ek raporun dosyaya sunulması akabinde mahkememizce dosyanın ek rapora tevdi ile ; davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu mahrumiyet bedeli hususunun da aracın tamir edilebileceği makul süre değerlendirilerek hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş, 02/04/2024 tarihli ek raporda " Yapılan dosya incelemesi neticesinde dava konusu aracın kaza nitelik ve boyutuna göre onarım süresinin 4 gün olacağı, riziko tarihindeki günlük araç kiralama bedelinin 545,00 TL olup toplamda 2.180,00 TL olacağı yönünde denetime elverişli olarak, hazırlanan iş bu Bilirkişi Heyet Raporu, 6100 sayılı HMK’nın 282. maddesinin hükmü uyarınca, tarafların kusur oranı ve diğer irdeleme hususları, bilcümle hukuki takdir ve tavsifi için, Sayın Mahkemenin nihai takdir ve tensiplerine arz olunur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Mahkememiz 5 no.lu celsesinde 1dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda değer kaybına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede tereddüt oluştuğundan, bu hususta ek rapor tanzim edilmesi için dosyanın yeniden ek rapora tevdine, ek raporda Almanya koşullarına göre , mümkün olmaması halinde kaza tarihindeki Türkiye koşullarına göre değer kaybı tespiti yapılmasının istenilmesine karar verilmiş ve 31/07/2024 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmıştır. Bu raporda " Yapılan dosya incelemesi neticesinde dava konusu aracın kaza nitelik ve boyutuna göre onarım süresinin 4 gün olacağı, riziko tarihindeki günlük araç kiralama bedelinin 545,00 TL olup toplamda 2.180,00 TL olacağı, aracın değer kaybının ise riziko tarihinde 17.939,00 TL olabileceği yönünde denetime elverişli olarak, hazırlanan iş bu Bilirkişi Heyet Raporu, 6100 sayılı HMK’nın 282. maddesinin hükmü uyarınca, tarafların kusur oranı ve diğer irdeleme hususları, bilcümle hukuki takdir ve tavsifi için, Sayın Mahkemenin nihai takdir ve tensiplerine arz olunur." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davacının dava dilekçesi incelendiğinde; dava dilekçesinde talebe konu alacak kalemlerinden hasar tazminatından tüm davalıların, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin taleplerden ise sürücü ve araç sahibinin sorumlu tutulmasını istendiğinden mahkememizce bu doğrultuda değerlendirme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı itibari ile inceleme yapıldığında; davacının dava dilekçesinde yabancı para üzerinden talepte bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi ek ve kök raporlarından bilirkişi heyetince hasar onarım bedelinin yabancı para üzerinden hesaplandığı, değer kaybı ve ikame araç bedelinin ise TL cinsinden hesaplamasının yapıldığı, aldırılan ek raporlarda da bu şekilde hesaplama yapıldığı, davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde ise bir kısım alacakların euro üzerinden bir kısım alacakları ise TL üzerinden artırımının yapıldığı görülmüştür. Davacının dava dilekçesindeki adresinden, yutdışında ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi gereğince konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. (emsal mahiyette ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2020/1772 E., 2023/856 K.) Emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi 2018/2006 E., 2022/1608 K. Sayılı ilamında " Ancak davacı taraf dava açarken kıdem tazminatı olarak 100,00 $, ihbar tazminatı olarak 100 $ talep ettiği, ıslah dilekçesinde ise kıdem tazminatının 1.600 TL ye ihbar tazminatının ise 750,00 USD yükseltildiği ve harca esas değer olarak da 650 USD * 3,08 TL ) + 1.500,00 = 3.502,00 TL olarak belirtildiği bu kapsamda kıdem tazminatına yönelik talebin TL cinsinden arttırılarak 1.600,00 TL'ye yükseltilip ıslah edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25/03/2021 Tarih ve 2020/9125 Esas 2021/6983 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 99. Maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesinin istenebileceği bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden borcun yabancı para ile aynen ifasını istemesinin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Öte yandan açıklanan konuya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/04/2021 Tarih ve 2019/4094 Esas 2021/3484 Karar sayılı ilamında "Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi, (6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi) uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez." denilerek seçimlilik hakkı kullanıldıktan sonra değiştirilemeyeceği belirtildiğinden eldeki dosya davacısının dava açarken kıdem tazminatını USD cinsinden para birimi olarak talep ettiği ve seçimlilik hakkını USD para birimi olarak kullandığı halde ıslah dilekçesinde Türk lirası olarak bu seçimlilik hakkının değiştirilmesi mümkün görülmemekle ıslah dilekçesinin yorumlanması gerektiği dolayısıyla davacının dava dilekçesinde 100 USD olarak talep ettiği ihbar tazminatını 750 USD'ye yükselttiği; dava dilekçesinde 100 USD olarak talep ettiği kıdem tazminatını ise ıslah dilekçesinde "kıdem tazminatı alacağımızı 100,00 TL'den 1.600,00 TL'ye yükselterek..." demek suretiyle ve harca esas değerde dolar kurunu 3.08 olarak belirtip kıdem tazminatını 1.500,00 TL olarak daha arttırmak suretiyle ıslah ettiği dolayısıyla başlangıçta 100 USD olarak talep edilen kıdem tazminatının 1.500,00 TL arttırılmak suretiyle ve bunun karşılığı olan 1.500,00 TL / 3,08 TL = 487,01 USD ıslah ettiği dolasıyla USD cinsinden kıdem tazminatının 487,01 USD ıslah edilmek suretiyle netice itibarıyla 587,01 USD olarak ıslah edilmiş olduğu anlaşılmakla değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda dosyaya sunulan 15/11/2017 tarihli heyet raporunda davacının 841,41 USD kıdem tazminatı, 635,29 USD ihbar tazminatına hak kazandığı ıslah dilekçesi de gözetildiğinde davacının taleple bağlılık ilkesi gereği 587,01 USD kıdem tazminatı alacağının ve 635,29 USD ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınması gerektiği anlaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Dosyamız kapsamında da davacının talebine konu alacaklarını dava dilekçesinde euro üzerinden talep ettiğini bildirdiği, ıslah dilekçesi ile hasar tazminatını euro, diğer alacak kalemlerini ise TL cinsinden yükselterek talepte bulunduğu, emsal mahiyetteki yukarıda yer verilen istinaf ilamı uyarınca, davacı dava dilekçesinde tazminata konu alacaklarını euro cinsinden talep ederek seçimlik hakkını kullandığından yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemeyeceğinden mahkememizce davacının ıslah dilekçesinin yorumlanması gerekmiş ve ıslah dilekçesinde belirtilen bedellerin ıslah tarihindeki euro karşılığının talep edildiği kabul edilmekle bu miktarlar üzerinden değerlendirme yapılarak karar verilmiştir. Davacı tarafından huzurdaki dava kısmi dava olarak açılmış, sunulan ıslah dilekçesi davalılara ihtaratlı biçimde tebliğ edilmiş ve davalı sigorta tarafından ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunulduğu görülmüştür. Somut olay, trafik kazasından kaynaklandığından zamanaşımı yönünden KTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesi gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Belirsiz alacak davalarında, davanın açılmış olması ile tazminat alacağının tamamı yönünden zamanaşımı kesildiğinden, davacının, belirsiz alacak davası olarak açtığı davada, sonradan dava değerini belirlemesi durumunda zamanaşımı süresi yeniden işlemeyeceğinden belirlenen alacak kısmı için zamanaşımı söz konusu olmayacaktır. Davanın kısmi dava olarak açılmış olması halinde ise, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davasını açmış olması halinde, davacının fazlaya ilişkin hakları yönünden davasını ıslah edebilmesi mümkün ise de, fazlaya ilişkin haklar yönünden açılan bir dava bulunmadığından zamanaşımı süreci işlemeye devam edeceğinden davalının zamanaşımı def'inde bulunmasına karşılık davanın zamanaşımı süresi içerisinde ıslah edilmesi gerekir. Kısmi dava olarak açılan davada da; davacının ıslah ile dava değerini artırması durumunda veya bakiye zararına yönelik yeni dava açması halinde davalı zamanaşımı def'inde bulunabileceğinden, bu kapsamda yapılacak zamanaşımı def'inin de, yargılama usulüne göre; uygun şekilde süresi içerisinde yapılması gerekir. Somut olayda; davacı vekili, 01/08/2021 tarihli kaza nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açtığı davada,14/08/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı ıslah etmiş, ıslah dilekçesine karşı davalı sigorta tarafından zamanaşımı definde bulunulmuştur. Buna göre, maddi tazminat davası kısmi dava olarak açılmış olduğundan, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuğu kısım yönünden KTK'nın 109. maddesi ile düzenlenen (davanın maddi hasarlı kazaya ilişkin olması gözetilerek) ‘motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar’ hükmü gereğince , davalı tarafın ıslaha karşı zamanaşımı def'ini ileri sürmesinin, yerleşik Yargıtay uygulamaları ile kabul gördüğünün; bu hali ile zamanaşımı def'ini ileri süren davalı bakımından, maddi tazminatın ıslah yoluyla artırılan kısmının zamanaşımına uğradığı anlaşılmış, açıklanan nedenlerle davacı her ne kadar 5.857,98 Euro hasar bedelinin tüm davalılardan müşterek müteselsilen tahsilini talep etmiş ise de; davacının davalı sigortaya yönelik dava dilekçesinde bildirilen 100 Euro hasar tazminatı talebinin kabulüne, ıslah ile artırılan fazlaya ilişkin kısmın ise sigorta yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde hasar tespitine yönelik olarak 1.298,89 Euro tespit bedeli ve 767 TL eksper ücreti ödediğini beyan etmiş, bu ücretlerin de yargılama giderlerinden sayılması talebinde bulunmuş olduğu görülmekle mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/2671 Esas, 2022/1186 Karar Sayılı, 29/09/2022 Tarihli "Dava; trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen araç hasar bedelinin, araç kiralama bedelinin ve davacının yaptığı ekspertiz gideriyle tercüme masraflarının tazmini istemine ilişkindir. ... davacı aracında meydana gelen hasarın tespiti amacıyla, ekspertize ödenen fatura bedeli asıl alacak niteliğinde olmayıp, yargılama giderlerindendir. Bu nedenle ekspertiz masrafı olan ve belgelenen 897,02-EURO'nun fatura tarihi olan 02/08/2016 tarihindeki TL karşılığı yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/19847 Esas - 2014/16462 Karar sayılı ilamı) hatalı değerlendirme sonucunda asıl alacak (araç hasar bedeli) miktarına eklenerek davalıların sorumluluğu yoluna gidilmesi doğru olmadığından" şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının talep ettiği ekspertiz ücreti olan 1.298,89 Euro'nun raporun alındığı tarih olan 27/08/2021 TCMB Efektif Satış Kuru karşılığı üzerinden yapılan hesaplama uyarınca 12.817,05-TL ve 767-TL eksper tercüme ücreti yargılama giderlerine dahil edilerek hesap yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede; ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2022/971 E., 2024/2212 K. Sayılı ilamında "yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmekle somut olayda mahkememizce kabulüne karar verilen miktarların dava tarihindeki euro kuru ( 1 euro karşılığı =17,7651 TL olarak) karşılığı üzerinden yapılan hesaplamada davanın davalı sigorta yönünden 100 Euro, diğer davalılar yönünden (tekerrür olmamak üzere) 6.446,67 Euro üzerinden kabul ile sonuçlandığı, bu miktarın dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı hesaplandığında kabul edilen dava değerinin 114.525,72-TL ye tekabül ettiği, davacı taraf harç tamamlaması yaparken ıslah tarihindeki kur üzerinden harç tamamlaması yaptığından dava değerinin TL olarak daha yüksek bildirildiği ancak yukarıda yer verilen istinaf ilamında da belirtildiği üzere yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden harç hesaplamasının yapılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizce bu şekilde hesaplama yapılmış ve bu miktar üzerinden davacı yararına vekalet ücreti takdiri gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2023/371 E., 2024/391 K. ) HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; A- Toplam 5.857,90 Euro hasar tazminatının; 100 Euro'luk kısmının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 26/11/2021 Tarihinden; davalılar ...'den yönünden ise kaza tarihi olan 01/08/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki T.C Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiliyle DAVACIYA VERİLMESİNE, Bakiye kalan 5.757,90 Euro hasar tazminatının davalılar ...'den kaza tarihi olan 01/08/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki T.C Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiliyle DAVACIYA VERİLMESİNE, B-533,89 Euro değer kaybı tazminatının davalılar ...'den kaza tarihi olan 01/08/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte; fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, C-54,88 Euro değer kaybı tazminatının davalılar ...'den kaza tarihi olan 01/08/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte; fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, D- Davacı tarafından yapılan 1.298,89 Euro ekspertiz ücreti (rapor tarihi olan 27/08/2021 tarihindeki kur karşılığı =12.817,05-TL) ve 767 TL eksper tercüme ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilerek , davanın kabul- red oranına göre paylaştırılmasına, 2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 7.823,25 TL harçtan peşin alınan 3.693,76 TL harcın ( 80,70 TL dava açılırken + 3.613,06 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 4.129,49 TL harcın davalılar ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına. 3- Davacı tarafından yatırılan 3.693,76 TL harcın ( 80,70 TL dava açılırken + 3.613,06 TL ıslah harcı olmak üzere) davalılardan (tahsilde tekerrür olmamak ve davalı sigorta şirketi 121,22 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (tahsilde tekerrür olmamak ve davalı sigorta şirketi 1.776,51 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5- Davalı ... Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 13/3 maddesi uyarınca 1.776,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6- Davacı tarafça yapılan 92,20 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 750,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.842,20 TL yargılama giderinin davalılardan (tahsilde tekerrür olmamak ve davalı sigorta şirketi 82,31 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7- 1-D bendi uyarınca yargılama gideri olarak kabul edilen toplam 13.584,05 TL ekspertiz ücreti ve eksper tercüme ücretinin davalılardan (tahsilde tekerrür olmamak ve davalı sigorta şirketi 230,92 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranına göre hesaplanan 22,44 TL'sinin arabuluculukta taraf olan davalı sigorta şirketinden, 1.297,56 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2025
Katip ...
Hakim ...