İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/402 E. 2025/1210 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/402
Karar No
2025/1210
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/402 Esas KARAR NO : 2025/1210

DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 29/04/2022 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde Özetle; davacı ile davalı arasında geçmiş yıllardan kalan karşılıklı borç-alacak ilişkisi bulunduğunu, taraflar, aralarındaki borç-alacak ilişkisini tamamen bitirebilmek için 24.08.2021 tarihinde bir araya gelmiş ve "Kısmi Sulh Antlaşması" adında bir borç protokolü düzenlediğini, daha sonra protokoldeki eksik hususları gidermek ve yapılan anlaşmanın kısmi olmayıp tüm borç-alacak ilişkisini son erdirme ve sözleşme şartları yerine getirildiğinde müvekkilinin hiç bir kalmayacağı neticeden tüm alacaklılar tarafından ibra olacağı yönünde bir borç protokolü olduğunu belirtmek için 29.09.2021 tarihinde "Ek Borç Protokolü" düzenlendiğini, davacının tüm edimlerini yerine getirdiğini, borçlarını ibra ettiğini, müvekkilinin tıbben işlem yapma ehliyetinin ve akli melekesinin yerinde olmadığını, müvekkilini hatalı ve hileli davranışlarıyla kandırdığını, baskı altına aldığını, müvekkilini borçlarını ödememiş gibi ihtiyari arabuluculuk anlaşmasına zorladığını, karşı taraf ile dışarıdan müdahil olan kişilerin davacının mal varlığını almak istediklerini, müvekkilinin avukatı olarak yer alan Av. ....'ı müvekkilinin hiç tanımadığını, karşı tarafın kendisi ayarladığını, arabuluculuk anlaşma belgesinin diğer tarafı olan ...'in müvekkilinden herhangi bir alacağı olmadığı halde başkalarına ait icra ve dava dosyaları hakkında vekil sıfatı veya başkaca bir temsil yetkisi olmadığı hallerde bu kişiler adına taahhütlerde bulunarak ihtiyari arabulucuğun tarafı olduğunu, belgenin 4, A, B ve C maddelerinde de aynı şekilde alacaklısı üçüncü kişilerden ..., bir diğeri ise ... olan ve bu kişileri temsil etme yetkisi olmayan ... ilgili icra ve dava dosyalarının tarafı ve temsil yetkisi olmadığı için kanuna ve yönetmeliğe göre kendisiyle arabulucuk anlaşması yapılması arabuluculuğa elverişli olmadığı gibi arabuluculuk anlaşma belgesine göre icra edilebilirliğinin de olmadığını, anlaşma belgesinin 4-E bendinde dosyaların davacının yaptığı ödemeler veya edimler nedeniyle infaz ile kapatıldığı ancak devlete harç ödememek için kamu düzenine aykırı hareketle açıkça kanuna karşı hile yoluna başvurulduğunu ve bu belgeye de ilam niteliği kazandırıldığını, anlaşma belgesinin 7. Maddesinde arabulucunun dışında taraflara "aracılık ve danışmanlık hizmeti" adı altında hizmet veren ...'e, ...'e devredilecek 1/5 hisse üzerinde de taşınmazı kullanma ve semerelerinden faydalanma hakkı tesis edildiğini, taraflarla hiç bir ilgisi ve alakası olmayan, arabulucunun olduğu yerde sürece katkısı olmayan, ne borcu ne de alacağı olan bir kişiye de bu anlaşma belgesi ile haksız kazanç ve menfaatler temin edildiğini, davacıya ait iş merkezinin tamamı üzerinden de ...'e hak ve menfaat temin edildiğini, davacı üzerinden yapılan haksız kazanç hem anlaşma belgesine hem de ayrı bir sözleşmeye konu edindiğini, anlaşma belgesinin 11. ve 12. maddelerinde ise müvekkilin alacaklı olduğu başka icra takip dosyası ile yargılaması devam eden itirazın iptali davasından olan ve 7.000.000-TL civarına tekabül eden bu alacağın hiç bir neden olmaksızın tamamının ...'e temlik edilmesi, tahsilatın ise yarı yarıya paylaşılacağı yazıldığını, maddenin karşılığında ise ...'in hiç bir yükümlülüğü olmadığını, bu maddenin gabinin, sebepsiz zenginleşmenin ve karşı tarafın gerek arabulucu gerekse diğer taraflar ile nasıl organize olduklarını ve müvekkilinin tüm mal varlığının haksız ve hukuka aykırı olarak ele geçirilmek istendiğinin örneği olduğunu, anlaşma belgesinin 20. Maddesinde; 24.08.2021 tarihli kısmi sulh antlaşması ile 29.09.2021 tarihli ek borç protokolünün feshedildiği ve hiç bir geçerliliğinin kalmadığı şeklinde düzenleme yapıldığını, 24.08.2021 ve 29.09.2021 tarihli protokollere istinaden müvekkili; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, 20 no'lu parselde kayıtlı 578/11906 paylı, C Tipi Dubleks mesken vasıflı 3 bağımsız bölüm numaralı taşınmazı (Tahminen 6.000.000 TL değerinde villa) ek borç protokolünün imzalandığı tarihlerde alacaklı ...'e devretmiş kısa bir süre sonra da keşidecisi ..., Lehtarı ... olan 30.11.2022 vade tarihli 70.000 Amerikan Doları ve 30.01.2023 vade tarihli 54.000 Amerikan Doları borcunu da ...'e ödediğini, ve senetlerini geri alarak tüm borçlarını sonlandırdığını, davacı borçlu olduğu kambiyo senetlerini ödediği için 29.09.2021 tarihli ek borç protokolüne göre de ibra olduğunu, nitekim 29.09.2021 tarihli ek borç protokolünün 4. maddesi de müvekkilinin ibra olduğunu teyit ettiğini, davacı, tüm borcunu sona erdirmek için imzaladığı 24.08.2021 tarihli kısmi sulh antlaşmasından sonra alacaklıların başka bir bahane ile tekrar kapısına gelmemesi için bu anlaşmadaki yükümlülüklere bağlı kalınarak 29.09.2021 tarihli ek borç protokolünün düzenlenmesini istemiş ve 5. maddeye açık ve net bir biçimde borcun tamamen biteceğinin eklendiğini, alacaklı taraflar müvekkilini tekrar borçlandırabilmek ve tüm mal varlığını ele geçirebilmek için bu borç protokollerini de devre dışı bırakmak istediklerini, alacaklı tarafların hiçbir edimlerini ifa etmediğini, mesela 24.08.2021 tarihli protokolün (kısmi sulh antlaşması) 6. ve 7. maddelerine göre alacaklı ..., müvekkiline ödemesi gereken 750.000,00-TL'yi hala ödemediğini, ödeme yapmak bir yana ihtiyari arabuluculuk anlaşması ile müvekkilini kalan tüm mal varlığı ile borçlandırdığını, dolayısıyla müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmamasından arabulucu, aracı/danışan ve davalı ziyadesiyle faydalanarak hiç bir borcu olmayan müvekkili, ihtiyari arabuluculukta açıkça gabin oluşturarak yeniden borçlandırdığını, davacı korku ve panik halinde arabulucu anlaşma belgesinde yer alan ve son varlığı olan iş merkezinin 1/5 hissesini, satış vaadi sözleşmesi ile ...'e devredeceği sırada müvekkilinin oğlu telefon ile araması üzerine durumu fark edip, derhal notere gelerek işleme müdahale ettiğini, notere de babasının akli melekesinin yerinde olmadığını söylemiş ve müvekkilinin sağlık raporlarını gösterdiğini, 01.03.2022 tarihli "kişinin tıbben işlem yapma ehliyeti olmadığını ve akli melekesinin yerinde olmadığını bildirir hekim kanaat raporu" ile 02.03.2022 tarihli "Ağır bilişsel bozukluk nedeniyle noter işlemi yapamaz" şeklinde sağlık raporlarını gören noter, satış vaadi sözleşmesini yapmadığını, ancak aracı/danışan ...; Müvekkilin İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mah. ... Ada, 15 no'lu parsel (Yeni Tapu Kaydı: .... Mah. ... Ada 1 Parsel) müvekkili adına kayıtlı iş merkezine ait arsa payının %30'unu satma yetkisini Lüleburgaz .... Noterliği ... yevmiye nolu, 23.02.2022 Tarihli vekaletnamesi ile aldığını, aynı arsanın %10'unun kendisine verilmesi için Silivri .... Noterliği ... yevmiye nolu, 02.03.2022 Tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Hissesi Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlettiğini, ..., Silivri noterlerinin müvekkilinin sağlık durumundan haberdar olabileceği için arsanın %30'unu satma yetkisi için vekaleti Lüleburgaz'dan almayı tercih ettiğini, tüm işlemler hızlıca, müvekkilinin oğlu veya bir başkası duymadan oldu bittiye getirilerek yapılmak istendiğini, müvekkilinin oğlu ... Bey durumdan haberdar olunca, ... ile konuşmuş ve satış vaadi sözleşmesinin arkasına; üzerine almak istediği %10 hisse için ...'e herhangi bir ödeme yapmadığını kendi el yazısıyla şerh ettirmiş ve imzalattığını, anlaşma belgesindeki edimler karşılaştırıldığında müvekkilin borcu 2-3 Milyon TL civarına tekabül etmekte iken bu borca karşılık müvekkilinin yüklendiği edimlerin değeri ise en az 13-14 Milyon TL'ye tekabül ettiğini, normal şartlarda akli melekesi yerinde olan yani yaptığı anlaşmanın sonuçlarını, anlam ve önemini anlayabilen sağlıklı bir kişinin; ödeyebileceği miktarda borca karşılık tüm mal varlığını hatta henüz neticeye dahi varmadığını, milyonluk alacaklarını da feda edeceği bir anlaşmaya imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ihtiyari arabuluculuk ücret sözleşmesinin 150.000 TL + KDV olarak belirlendiği ancak ödemenin %80'i müvekkiline, %20'si de ...'e yükletildiğini, tarafsız olması gereken arabucunun ücret sözleşmesindeki adaletsizliği de sürecin ne kadar sağlıksız olduğunu gösterdiğini, yine anlaşma belgesinin 18. maddesine; anlaşma yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafın, her bir yükümlülük ihlali için diğere tarafa 100.000 Amerikan Doları cezai şart ödeyeceği ve cezai şart bedelinin uğranılan zararı ve ziyanı talep hakkını da ortadan kalmayacağı yazıldığını belirterek davacı vekili davanın kabulünü, 06.12.2021 tarihli, ... Başvuru No'lu İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin ve tüm tutanakların iptalini, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığına bildirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle ve önemle belirtmek isteriz ki dava dilekçesi ve ekleri müvekkilimize usulsüz bir şekilde tebliğ edildiğini, nitekim 01.03.2022 ve 02.03.2022 tarihli raporlar incelendiğinde, söz konusu raporların 06.12.2021 tarihli anlaşma belgesinin imzalanmasından çok sonra alındığı görüldüğünü, ayrıca 01.03.2022 tarihli raporun geçerlilik süresinin 24 saat olduğu ve 02.03.2022 tarihli raporun hastanın isteği üzerine verildiği açık bir şekilde anlaşıldığını, davacının işlem yapma ehliyetine haiz olduğu kabul edilmesi gerektiğini, akli dengesinin yerinde olmadığı iddia olunan davacının kısıtlanması adına da her hangi bir girişimde bulunulduğuna dair bir bilgi veya belge olmadığını, müvekkili Av. ....'ı hiç bir surette tanımadığını, davacı ile Av. ... arasında vekalet ilişkisinin mevcudiyetinin araştırılmasını talep ettiğini, zira vekalet ilişkisinin bulunmaması halinde vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde olayın çözümlenmesi gerektiğini, anlaşmanın zorlama yolu imzalatıldığı iddiası karşısında arabuluculuk başvurusunun davacı tarafından yapılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Lüleburgaz ... Noterliği ... yevmiye ve 23.02.2022 tarihli vekaletname incelendiğinde ilgilinin yani davacının durum bildirir tek hekim raporunun görüldüğü ve işlemi yapma yeteneğinin bulunduğunun anlaşıldığı vekaletname metininde düzenlediğini, davacı hastane raporlarının geçerlilik sürelerini ifade etmeksizin, vekaletname içeriğini de eksik dile getirmek sureti ile mağduriyet intibası yaratma gayreti içerisine girdiğini, davacı, yine haksız olarak ihtiyari arabuluculuk anlaşmasının 24.08.2021 ve 29.09.2021 tarihli protokollerin edimlerinin yerine getirilmesinden sonra yeniden kendisini borçlandırabilmek için yapıldığını ileri sürdüğünü, ancak davacının tüm edimlerini yerine getirdiğine dair bir belge sunulamadığı gibi anlaşma belgesinden de açıkça görüleceği üzere anılan protokoller ve taraflar arasında akdedilen diğer tüm yazılı ve sözlü anlaşmaların feshedildiği açıkça beyan edildiğini, akli dengesi yerinde olan davacının edimlerini yerine getirdiği protokolleri hiçe sayarak yeniden borç altına gireceği anlaşma belgesini imzalaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, noterde meydana geldiği bildirilen durumun, noter tarafından yetkili vesayet makamına bildirmesi yasal bir zorunluluk olduğunu, böyle bir bildirimin yapılmaması, davacının oğlu veya ilgili her hangi bir kişi tarafından davacının kısıtlanması adına her hangi bir girişimde bulunulmaması iddia olunan hususların gerçeği yansıtmadığının kanıtı olduğunu, taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceğini belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinda bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA: 1-Tanıklar dinlenilmiştir. Davacı tanığı ... beyanında: Ben davacının işlerini nasıl yürüttüğünü, ne alıp sattığını verdiğini bilmem, inşaat sektöründe faaliyet gösterir, kendisinin eşi öldüğünden beri tutum ve davranışlarında tutarsızlıklar ve dengesizlikler baş göstermeye başladı, ara ara ataklar geçiriyordu, davranışları normal değildi, ben doktor değilim bu konuda net bir şey söyleyemem ancak gözlemlediğim kadarıyla davacının durumu budur, eşi öldüğünden beri problemlidir, davacı yapmış olduğu işlerle ilgili bazı konulardan bana bahsetti, bahsettiği konularda da tutarsızlıklar vardı, ancak ben anlattığı şeylere birebir tanık olmadığım için bu hususta bir şey diyemeyeceğim, davacı ile parasal konuları hiç konuşmadık, söylediği şeyleri anlamakta zorlanıyordum, bir söylediği bir diğerini tutmuyordu, soru üzerine bahsettiğim tutarsızlıktan kastım budur, dediğim gibi tanık olmadığım konularda beyanda bulunmak istemiyorum, ben davacının yaptığı işlere ilişkin bilgi sahibi değilim, eskiden inşaat sektöründe faaliyet göstermekteydi, dedi. Davacı tanığı ... beyanında: Davacının eşini kaybetmesi ile mal varlığını kaybettiği dönem aşağı yukarı birbirine yakın dönemlerdir, üst üste gelmiştir, bu yaşadıklarından dolayı psikolojisi bozulmuştur, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemem, dedi. Davacı tanığı ... beyanında: Davacı ile davalı arasında ticari ilişkiler vardı, bu ilişkiler kapsamında davacı davalıya vermiş olduğu karşılıklardan dolayı bu zamana kadar bu borcun bitmesi gerekirdi, ancak bitmedi, hatta bana ait olan bir daireyi de yanlış hatırlamıyorsam bu ilişki kapsamında davacının borcu karşılığı olarak 2016 yılında davalıya vermiştik ve bu daire karşılığı borç bitecekti ama yine bitmedi, davacı çok hızlı düşünüp çok hızlı karar veren bir yapıdadır, eşinin öldüğü zaman bu yapısı nedeniyle bir bocalama dönemi geçirmiştir, o dönemde davalıya borçlarına karşılık bir takım ödemeler veya bir şeyler vermişti, hala vermeye devam etmekteydi, ben kendisine verme demiştim, çünkü bir kere verdiğinde borcunun bitmesi gerekirken ikinciyi de isteyeceklerdi, nitekim ikinciyi de üçüncüyü de istediler, hala borcu bitmedi, ben kendisine yapmış olduğu işlerde sağlam bir anlaşma ve sözleşme yapması önerisinde bulunmuştum, kendisi kendi kafasında kurduğu kadarıyla ben bunu verince borcum bitti diyorsa karşı taraf açısından da alacağı kalmadığı gibi düşünmektedir, herkesi kendisi gibi zannettiği için bu durumlara düştü, hatırladığım kadarıyla 2014 yılından itibaren yavaş yavaş psikolojik yönden rahatsızlığı olduğunu gözlemlemeye başladım, o dönemde hem eşi ölmüştü, hem de davalı tarafla olan ticari ilişkileri nedeniyle yaşadığı bocalamadan dolayı rahatsızlıkları git gide arttığını gözlemledim, 3-5 sene kadar da davacının insanlarla işlem yapabilecek, ilişki kurabilecek, olağan tutum ve davranışlarda bulunacak yetisi bulunmadığını düşünmekteyim, bunu da bana düşündürten işlerimi halledeceğim, borçlarımı ödeyeceğim demesine rağmen daha fazla borca batmasıdır, bildiğim kadarıyla davacı tedavi olmadı, bir ara tedavi başlamak istediğini söylüyordu, ancak tedavi olup olmadığını bilemiyorum, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık yaptığım için ücret istemem, dedi. 2-İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 3-İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 4-Silivri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 5-Silivri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 6-Silivri .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 7-Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 20/05/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları kira yıllık gelir vergisi beyannamesi getirtilmiştir. 8-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 17/05/2022 Tarihli yazısı ile; davacı tarafın esnaf kaydı getirtilmiştir. 9-Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/05/2022 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; tahakkuk sorgulama ve sicil mükellefiyet dökümü getirtilmiştir. 10-Silivri Tapu Müdürlüğü'nün 24/05/2022 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; .... Mahallesi ... Ada 1 Sayılı parsele ait tapu kaydı getirtilmiştir. 11-... Hastanesi'nin 01/06/2022 tarih ve ... sayılı yazısı ile; davacı tarafın görmüş olduğu tedavilere ilişkin belgeler CD olarak getirtilmiştir. 12-... Hastanesi'nin 26/05/2022 Tarih ve .... sayılı yazısı ile; davacı tarafın epikriz raporu getirtilmiştir. 13-Silivri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 14-Silivri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 15-Silivri ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 16-Anadolu Hastaneleri'nin 18/06/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın tüm tedavi evrakları getirtilmiştir. 17-... Hastanesi'nin 23/06/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın psikiyatri bölümünde görmüş olduğu tüm tedavi evrakları getirtilmiştir. 18-...Hastanesi'nin 23/06/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın mevcut epikrizleri getirtilmiştir. 19-İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 20-Silivri Tapu Müdürlüğü'nün 24/12/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; ... Mah., ... Ada, 20 Parsel C Blok 3 No'lu bağımsız bölüme ait tapu kaydı getirtilmiştir. 21-Avcılar Polis Merkezi Amirliği'nin 23/12/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın açık adres bilgisi getirtilmiştir. 22-Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 04/01/2023 Tarih ve ..,...,... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın açık adres bilgisi getirtilmiştir. 23-Gürpınar Polis Merkezi Amirliği'nin 13/01/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın açık adres bilgisi getirtilmiştir. 24-Türkiye Noterler Birliği'nin 13/01/2023 Tarih ve ...Sayılı yazısı ile; dava konusu .. (yeni ...) plakalı aracın tescil bilgileri getirtilmiştir. 25-Silivri .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 26-... Hastanesi'nin 28/07/2023 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın tüm tedavi evrakları ve radyoloji görüntülerini içerir CD getirtilmiştir. 27-... Hastanesi'nin 04/08/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın tüm tedavi evrakları CD içerisinde getirtilmiştir. 28-İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. 29-Mahkememizce 02/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile davacı ...'in 06/12/2021 tarihinde hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde rapor düzenlenmesine karar verilmiş ve rapor aldırılmıştır. 16/08/... Tarihli Adli Tıp Raporunda; Sözleşmenin İptali davası nedeniyle “06/12/2021 tarihinde hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan ... oğlu, 1952 doğumlu ...’in Kurulumuzca 22/05/2024 tarihinde yapılan muayenesi ve psikometrik tetkiki sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama hali tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde; işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya rastlanmadığı, kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’in 06/12/2021 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu oy birliği ile mütalaa olunur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasında düzenlenen ihtiyari arabuluculuk tutanağı, anlaşma belgesi ve arabuluculuk aşamasında düzenlenen tüm tutanakların iptali istemine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların, davacının ihtiyari arabuluculuk sürecinde hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı, yapılan anlaşmanın geçerli olup olmadığı, davacının ihtiyari arabuluculuk anlaşmasından önce anlaşma belgesinde yazılı borçlarını ödeyip ödemediği, davacının gabin altında ihtiyari arabuluculuk sürecini katılıp katılmadığı ve anlaşma belgesinin gabin halinde imzalayıp imzalamadığı, ihtiyari arabulucuk sürecinin yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yerine getirilip getirlmediği, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin ve tutanaklarının iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunu (6325 sayılı Kanunu) 3. maddesi ile “Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler.” denilmek suretiyle arabulucuya başvurunun, sürecin devamının ve sonlanmasının iradiliğinden bahsetmektedir. Aynı hükmün ikinci fıkrasına göre: “Taraflar, gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptirler.” Yine Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m. 5/1’e göre “Taraflar bu sürecin içine zorla dahil edilemezler”. İradilik ilkesi ihlal edilen arabuluculuk görüşmeleri ve bu doğrultuda düzenlenen tutanaklar, taraflardan birinin gabine uğramasına sebebiyet vereceği veya zarara uğratacağı sebebi ile arabuluculuk kurumunun kötü niyetle kullanılmasının önüne geçmek açısından bu maddeler kanun koyucu tarafından düzenlenmiştir. Arabuluculuğa ilişkin düzenlemelerin yanı sıra 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu TBK'nın 37. maddesinde; “Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Korkutan bir üçüncü kişi olup da diğer taraf korkutmayı bilmiyorsa veya bilecek durumda değilse, sözleşmeyle bağlı kalmak istemeyen korkutulan, hakkaniyet gerektiriyorsa, diğer tarafa tazminat ödemekle yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır. Tüm bu maddeler uyarınca arabuluculuk tutanağının iptali söz konusu olacaktır. Somut olayda davacı dava dilekçesinde, taraflar arasında geçmiş yıllardan kalan alacak-borç ilişkisi olduğunu, 24/08/2021 tarihinde kısmi sulh anlaşması yapıldığını, 29/09/2021 tarihinde ek protokol düzenlendiğini, davacının davalıya olan tüm borçlarını ödediğini, ancak, davalının, davacının akli melekelerinin yerinde olmamasından faydalanarak davacıyı hileli davranışlarıyla kandırıp baskı altına alarak sanki borçlarını hiç ödememiş gibi daha fazla menfaat elde etmek için ihtiyari arabuluculuk sözleşmesi yapmaya zorladığını, davacının arabuluculuk tutanağında kendisini temsil eden avukatı hiç tanımadığını ileri sürerek arabuluculuk anlaşma belgesinin ve tüm tutanaklarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ... arabuluculuk nolu ihtiyari arabulucuk dosyası istenilerek dosyamız arsına alınmış, incelendiğinde söz konusu arabululuculuk süresinde davacıyı usulüe uygun vekaletnameye istinaden Av. ...'ın temsil ettiği, 06/12/2021 tarihinde ihtiyari arabuluculuk son tutanağının ve anlaşma belgesinin imzalandığı, söz konusu anlaşma tutanağı ile taraflar arasında üçüncü kişilerin de taraf olduğu fazla sayıda dava dosyalarını ve icra dosyalarını kapsayacak şekilde anlaşmaya varıldığı, tutanağın hem davacı tarafından, hem de davacının vekili olan Av. ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinde taraflar arasında bir çok dava dosyası ve icra dosyası kapsamında anlaşamaya varıldığı anlaşılmış olup, davacı, dava dilekçesinde somut olarak hangi husustaki anlaşmanın ne sebeple geçersiz olduğunu açıklamamış, genel olarak davacının akli melekelerinin yerinde olmadığını ve baskı altına alındığını bu nedenle anlaşmanın geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, davacının tedavi kayıtları, aralarındaki dava ve icra dosyaları, arabuluculuk dosyası dosyamız arasına alınmış, tanıklar dinlenilmiştir. Mahkememizce 02/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile davacı ...'in, arabuluculuk anlaşma tutanağının imzalandığı tarih olan 06/12/2021 tarihinde hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde rapor düzenlenmesine karar verilmiş, davacı ve mahkememiz dosyası İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek rapor aldırılmıştır. 16/08/.... Tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda özetle; "Sözleşmenin İptali davası nedeniyle “06/12/2021 tarihinde hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan ... oğlu, 1952 doğumlu ...’in Kurulumuzca 22/05/2024 tarihinde yapılan muayenesi ve psikometrik tetkiki sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama hali tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde; işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya rastlanmadığı, kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’in 06/12/2021 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı her ne kadar, ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının imzalandığı tarihte davacının hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de, mahkememizce davacının tüm tedavi kayıtları toplamış, davacı İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, işlem tarihi olan 06/12/2021 tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16/08/2024 tarihli heyet raporunda, "... işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya rastlanmadığı, kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’in 06/12/2021 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde davacının işlem tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunduğunun bildirildiği, ayrıca, davacıyı söz konusu arabuluculuk sürecinde usulüne uygun vekaletname ile avukatının temsil ettiği ve tutanakları avukatı ile birlikte kendisinin de imzaladığı, davacının iradesinin sakatlandığını, korkutma ve baskı altında olduğunu, kendisini temsil eden avukatı hiç görmediğini iddia etmesine rağmen, bu hususta adli makamlara şikayette bulunduğu hususunda herhangi bir delil sunmadığı, herhangi bir savcılık soruşturma dosyası bildirmediği, bu husular dikkate alındığından davacının iddialarını ispat edemediği kanaatine varılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Adli Tıp fatura ücreti 5.400,00-TL'nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı asil ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.. 20/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/402, K. 2025/1210, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-402-e-2025-1210-k-b44e9d62a5a6