İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/387 E. 2024/892 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/387
- Karar No
- 2024/892
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/387 Esas KARAR NO : 2024/892
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ATM ... ESAS SAYILI DAVA YÖNÜNDEN;
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 4 adet sözleşme yapılmış olduğunu, sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından kısmi ödemeler yapılmış ve davalı şirket tarafından ürünlerin bir kısmı ayıplı teslim edilmiş olduğunu, bir kısmının ise hiç teslim edilmemiş olduğunu, Taraflar arasında 4 adet sözleşme yapılmıştır. Buna göre 05.03.2021 tarihli sözleşme kapsamında 25*16 mm 6 kutu 6 kapak kablo kanalı kalıbı(Delil:3), 03.03.2021 tarihli sözleşme kapsamında 16*16 mm 6 kutu 6 kapak kablo kanalı kalıbı(Delil:4), 12.04.2021 tarihli sözleşme kapsamında 25*25 mm 4 kutu 4 kapak kablo kanalı kalıbı(Delil:5), 12.04.2021 tarihli sözleşme kapsamında 20*10 mm 6 kutu 6 kapak kablo kanalı kalıbının(Delil:6) davalı şirket tarafından üretilip müvekkil şirkete teslim edilmesi konusunda anlaşılmıştır. Sözleşme imzalama anında, müvekkil şirket tarafından bir takım kısmi ödemeler gerçekleştirilmiş, elden yapılan bu ödemeler sözleşmeye işlenmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ürünlerin bir kısmının ayıplı teslim edilmesi, bir kısmının ise hiç teslim edilmemesi neticesinde müvekkili şirketin işlerinde aksama meydana gelmiş, çalıştığı şirketlerden gelen siparişlerde gecikme ve hiç teslim edememe durumu ile karşı karşıya kalmış olduğunu, Taraflar arasında yapılan alım satım sözleşmeleri kapsamında ürünlerin bir kısmının hiç teslim edilmemesi, bir kısmının ise ayıplı teslim edilmesi neticesinde, müvekkil tarafından ödenen 13.000USD faizi ile birlikte aynen iadesi ile, müvekkil nezdinde oluşan müspet/munzam zarar olan şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 100,00TL bedelin davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini, tüm bu nedenlerle; Davanın kabulü ile, Müvekkili şirket tarafından ödenen 13.000USD’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten aynen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, müvekkili şirket nezdinde oluşan müspet/munzam zarar olan (Belirsiz Alacak) (Fazlaya ilişkin haklar saklıdır.) Şimdilik 100,00TL’nin davalı şirketten tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın da dava dilekçesinde belirttiği, müvekkili şirket ile muhatap firma arasında yapılan 03.03.2021 ve 05.03.2021 tarihli sözleşmelerin konusu olan kalıplar, testleri yapıldıktan sonra kusursuz bir şekilde muhatap şirkete teslim edilmiş olduğunu, ancak, davacı şirketin Büyükçekmece .... Noterliğinin .... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide etmiş ve ürünlerin süresi içerisinde davacı şirkete teslim edilmemesinden dolayı, ilgili sözleşmelerin kendileri tarafından feshedildiğini ifade etmişlerdir. Mezkur ihtarname ile, müvekkili şirketten kaynaklanmayan bir takım hususlar gerekçe gösterilerek sözleşmelerin fesih edildiği ifade edilmiş olduğunu ve yapılan ödemelerin iade edilmesi talebinde bulunulmuş olduğunu, 2 sözleşmenin değeri 18.000,00-USD (ONSEKİZBİNAMERİKANDOLARI) + KDV= 21.240,00-USD'dir. Müvekkili şirket sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesinin akabinde davacı şirkete fatura düzenlemesi gerektiğini bildirmiş olduğunu ve fatura için gerekli bilgileri istemiş olduğunu, davacı tarafın da ilgili bakanlığa teşvik için müracaat ettiğini, teşvik işlemleri bittikten sonra fatura düzenlenmesini müvekkili şirket yetkilisine ifade etmiş olduğunu, muhatap şirkete kusursuz bir şekilde teslim edilen kalıplar için müvekkil şirkete yapılan toplam ödeme 13.000,00-USD'dir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, davacı tarafından yapılması gereken ödeme 18.000,00-USD + KDV = 21.240,00-USD'dir. Yani davacı tarafın müvekkil şirkete 8.240,00-USD (SEKİZBİNİKİYÜZKIRK AMERİKAN DOLARI) borcu bulunmaktadır. Davacı tarafın ticari teamül ve ticari ahlak ile bağdaşmayan işlemleri neticesinde müvekkil şirket dava konusu kalıplar ile ilgili olarak e-fatura tanzim etmiş ve davacı firmaya sistem üzerinden göndermiştir. Ancak davacı firma sistem üzerinden faturayı iade etmiştir. Bu durum bile başlı başına davacı şirketin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gibi, davacı şirketten cari hesaptan / faturadan kaynaklı bakiye alacağının bulunmakta olduğunu, tüm bu nednelerle; öncelikle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ürünlerin alım satımı konusunu içeren 4 adet sözleşme yapılmış olduğunu, sözleşme gereğince davalı şirketin ödemesi gereken miktarın bir kısmını ödemiş ancak bakiye kalan kısım konusunda yapılan icra takibine kötüniyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, Taraflar arasında yapılan 05.03.2021 tarihli sözleşme kapsamında 25*16 mm 6 kutu 6 kapak kablo kanalı kalıbı, 03.03.2021 tarihli sözleşme kapsamında 16*16 mm 6 kutu 6 kapak kablo kanalı kalıbı, 12.04.2021 tarihli sözleşme kapsamında 25*25 mm 4 kutu 4 kapak kablo kanalı kalıbı, 12.04.2021 tarihli sözleşme kapsamında 20*10 mm 6 kutu 6 kapak kablo kanalı kalıbı müvekkil şirket tarafından üretilerek davalı şirkete teslim edilmesi konusunda anlaşılmış olduğunu, kalıpların üretilerek hem müvekkili şirkette bulunan ekstürüzyon hattında hem de davalı şirketin Çin malı olan ve birçok özelliği devre dışı bırakılmış ekstürüzyon hattında denenerek kusursuz bir şekilde teslim edilmiş olduğunu, kablo kanallarının üzerine bant yapıştırıldığının görünmekte olduğunu, bant yapıştırılmasının seri imalat yapıldığı ve kalıplarda herhangi bir sorunun olmadığı anlamına geldiğini, davalı şirketin 18/01/2022 tarihinde Büyükçekmece ... Noterliğinin .... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide etmiş ve ürünlerin süresi içerisinde davalı şirkete teslim edilmemesinden dolayı, ilgili sözleşmelerin kendileri tarafından feshedildiğini ifade etmiş olduklarını, mezkur ihtarname ile, müvekkili şirketten kaynaklanmayan bir takım hususların gerekçe gösterilerek sözleşmelerin fesih edildiğinin ifade edilmiş ve yapılan ödemelerin iade edilmesi talebinde bulunulmuş olduğunu, yapılan sözleşmelerden 03.03.2021 ve 05.03.2021 tarihli sözleşmelerin konusunu "16*16 ve 25*16 6 kutu 6 kapak kablo kanalı" kalıplar oluşturmakta olduğunu, Bu sözleşmelerin değerinin 18.000,00-USD (ONSEKİZBİNAMERİKANDOLARI) + KDV= 21.240,00-USD olduğunu, yani davalı tarafın müvekkili şirkete 8.240,00-USD (SEKİZBİNİKİYÜZKIRK AMERİKAN DOLARI) borcu bulunmakta olduğunu, bu nedenle Davalı borçlunun Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasına haksız ve mesnetsiz olarak yapmış olduğu itirazının 8.240,00-USD'lik kısmının icra takibindeki karşılığı olan 149.391,20-TL (Bankalarca uygulanan en yüksek reeskont faiziyle) yönünden iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazından dolayı % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı vekili tarafından sunulmuş olan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusunu oluşturan aynı alım satıma ilişkin olarak davanın davacına yönelik, mağdur edilmesi nedeniyle açılam alacak davası bulunduğunu, davanın konusunun aynı alım satım, aynı sözleşme ve taraflarının da aynı olduğunu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile açılmış olan yargılamada davanın açılış tarihi 20.04.2022 olup usul ekonomisi anlamında ve oluşması muhtemel çelişkili kararların önüne geçilmesi adına iki dava dosyasının, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında birleşmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ. borçlusunun ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. olduğu, 21.691,28-USD (393.401,73-TL) üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .... ve Metalurji Mühendisi ....'den rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 26/04/2023 tarihli raporunda özetle; " a) Ürünlerin ayıplı olup olmadığı; ayıplı ise ayıbın türü ve miktarı, Davaya konu kalıpların teknik resmi olmadığından değerlendirme teknik resme göre yapılamamıştır. Kalıplardan üretilen ürünleri aynı boyda ürün alınarak gramaj ve kalınlık ölçüm şeklinde değerlendirme yapılmıştır. 25x16 kalıptan üretilen ürünlerin 105 gr /1 metre ile 80 gr/1 metre arasında ürün çıktığı görüldü. En az gramajla en fazla gramaj arasında % 31,25 daha fazla malzeme kullanılabileceğini göstermektedir. 90 gr/1 metre ile 105 gr/1 metre kıyaslanacak olursa burada % 16,66 daha fazla malzeme kullanılması gerektiği görülmektedir. İmalat yapan işletmeler için % 31,25 daha fazla malzeme kullanılması ciddi miktarda maliyet oluşturduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla 25x16 kalıptan çıkan ürünler yukarıda tabloda görüleceği üzere birbirinden farklı geldiği görüldüğünden gizli ayıplı olduğu varılmıştır. 16x16 kalıptan üretilen ürünler 155 gr/2 metre ile 190 gr/2 metre arasında ağırlıkta gelmektedir. En az gramajla en fazla gramaj arasında 155 gr/2 metre ile 190 gr/2 metre arasındaki ürünler kıyaslandığında %22,58 daha fazla malzeme kullanılması gerekir. 16X16 kalıptan çıkan ürünler yukarıda tabloda görüleceği üzere farklı ölçülerde olduğundan gizli ayıplı olduğu kanısındayım. Kalıplar ısı ortamında çalıştığı için ısının etkisi ile genleşme meydana gelebilmektedir. Bu şekilde olan kalıplar kullanım şartları sırasındaki değişimlere uyum sağlaması gerekmektedir. Her iki kalıbın altışar gözlerinden çıkan ürünler gramaj ve kalınlık acısından yapılan değerlendirme sonuçları farklılık yüzdelerindeki oran değişken olduğundan ve bir standart olmadığından gizli ayıplı olduğu kanısındayım. b) Davacının zararının olup olmadığı, varsa miktarı; Davacı sözleşme kapsamında toplam 13.000,00 USD zararı olduğu, ancak 16x16 kalıp üzerinde göz değişimi yapılmış olduğundan ayıbın giderilmesinin mümkün olabileceği kanısına varılmıştır. c) Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı; İNCELEME kısmı 5 madde verilmiş olan Resimde görüleceği üzere 16x16 kalıbın 1.Kanal gözü ve 1.üst kapak gözü ile 2. Üst kapak gözü tamir görmesi sonucu yeni kalıp çakılması sonucu değiştirilmiş olduğundan kalıbın ayıplı üretilmiş olması düşünülerek tamir ihbarının zamanında yapılmış olduğu kanısındayım. d) Sayfa 20’deki resimlerde 16X16 kalıp üzerinde yapılmış olan işlemler resimde görülmektedir. Kalıp üzerinde yapılmış olan değişiklikler ayıplı üretimden kaynaklandığı düşünülerek tadilat yapıldığı görülmektedir. e) Kara Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Kalıp imalatı için yapılan sözleşmelerdeki anlaşmazlık konusunda uzman bilirkişiler kanatalarının olumlu olacağı kanısındayız. f) Ayıp ihbarının zamanında yapılıp yapılmadığı; Davacı ve davalı taraf Sayın Mahkemeye sunmuş oldukları dilekçelerinden anlaşılacağı üzere davacı tarafından T.C. Büyükçekmece ... Noterliği 18.01.2022 tarihli .... nolu ihtarname çektikleri, bundan sonra davalı tarafından .... fatura numaralı 06.04.2022 tarihli 18.000-USD toplam tutarlı, 21.240-USD ödenecek tutarlı e- faturanın düzenlenmiş olduğu görüldü. Davalı taraf ile davacı taraf arasında yapmış oldukları ilk sözleşme tarihi 03.03.2021 tarihi itibarıyla bir yıldan fazla süre geçmiş olduğu görülmektedir. Bir ticari alışverişte malzeme teslim edildikten sonra fatura kesilir. Karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davaya konu kalıp teslim uygulamaları uzun sürebilme olasılıkları (16x16 kalıp üzerinde işlem yapılmış olduğu görüldü) olduğundan kesilen fatura tarihi göz önüne alınarak ayıp ihbarının zamanında yapılmış olduğu kanısına varılmıştır. g) Ana dava dosyası yönünden (... esas sayılı dosyası); Taraflarca akdedilen 03.03.2021 ve 05.03.2021 tarihli sözleşmelere konu malların ayıplı olduğunun kabulü halinde; toplam 13.000,00.USD tutarındaki ödemenin, ... tarafından ... Plastik ‘e geri ödenmesi, Toplamı 13.000,00.USD olan ödemelerin, hangi tarihlerde ödendiği hususu belirsiz olduğu için, faiz hesaplaması yapılmamıştır. ... Plastik ‘in dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunmaması sebebiyle müspet zarar hususunda herhangi bir değerlendirmeye gidilememiştir. h) Birleşen ... esas sayılı dava dosyası yönünden; ... tarafından ... Plastik ‘e düzenlenen 06.04.2022 tarih .... no.lu KDV Dahil toplam:21.240,00.USD (312.228,00.TL) tutarındaki faturanın, ... Plastik tarafından kabul edilmeyerek yasal defterlere kaydedilmediği ve ayrıca ... Plastik tarafından .... ‘ye yapıldığı beyan edilen 13.000,00.USD tutarındaki ödemenin her iki taraf yasal defterlerine kayıtlı olmamasına mukabil, her iki tarafın kabulünde olduğu dikkate alınarak, ... Plastik ‘in haklı olduğuna karar verilmesi halinde Büyükçekmece ... İcra Dairesi ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın devamı, olduğunu," belirtmiştir. Yapılan itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .. ve Metalurji Mühendisi ...'den ek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 23/04/2024 tarihli ek raporunda özetle;"1- Ürünlerin ekonomik amacına uygun olarak kullanılıp kullanılamayacağı, TEKNİK DEĞERLENDİRME kısmında yapılan değerlendirmede görüleceği üzere ekonomik olamayacağı değerlendirilmektedir. 2- Ekonomik amacına uygun kullanım kapsamında ne kadar indirim yapılması gerektiği Karar sayın mahkemeye ait olmak üzere 16*16 kalıpta %11,83, 25*16 kalıpta %14,58 oranında hammadde kullanımı fazla olmaktadır. Hammaddeden mamul malzeme elde edebilmek için işçilik, elektrik, amortisman, muhasebe, lojistik, kar vb. giderler ilave yapılarak elde edilecek olan değer üzerinden değerlendirme sonucu kullanılacak fazla malzeme konusu değerlendirme yaparak indirim miktarının ne olabileceğini hesaplamak gerektiği kanısı oluşmuştur. 3- Davacının ek rapora ilişkin yaptığı itirazlar değerlendirildiğinde, ödenen 13.000,00.USD nin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen zaman için kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faizinin (USD) 337,00.USD veya ödeme günündeki TL karşılığı olduğunu " kanaatleri olarak belirtmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Asıl dava yönünden; Dava, ticari satımdan kaynaklanan ayıplı ürün sebebiyle ödenen bedele yönelik alacak talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davalı tarafın davacıya gönderilen ürünlerin ayıplı ve eksik gönderilip gönderilmediği, sözleşmeyip fesheden davacının ödediği bedeli talep edip edemeyeceği, davacı şirkete bu durum sebebiyle zarar oluşup oluşmadığı, davalıdan talep edip edemeyeceği, davacı tarafın sözleşmeyi feshinde haklı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı konularında konularında olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dosya olan Mahkememizin ... esas sayılı dosyası yönünden; Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, uyuşmazlığın, davacının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa ne kadar olduğu konularında konularında olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ürünlerin gizli ayıplı olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, ürünlerin ekonomik amacına uygun olarak kullanılamayacağı belirtilmiştir. TBK'ın 227.maddesinde alıcının seçimli hakları düzenlenmiş olup, öncelikle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alı koyup ayıp oranında satış bedelinde indiirm isteme, aşlı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafların satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakları kanunca alıcıya tanınmıştır. Bilirkişi raporu ile ürünlerin ayıplı olduğu ve kulanım amacına uygun bir kullanım Olmadığı tespit edilmiş, bu nedenle kullanımdan kaynaklı bir faydaya yönelik bir indirimin uygun olmadığı kanaatine varılarak indirim yapılmamıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre dava konusu ürün bedelinin 21.240,00 USD olarak kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalıya 13.000,00 USD ödeme yapıldığı, davacının ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla ödediği bedeli iade istediği, birleşen davada ise davalının kalan miktarın talep ettiği anlaşılmıştır. Dosyada aldırılan oluşa ve dosya kapsımına uygun olan bilirkişi raporuna göre ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, ürünlerin ekonomik amacına uygun olarak kullanılamayacağının tespit edildiği, bu doğrultuda davacı tarafından davalıya ödenen bedelin iade alınması gerektiği, birleşen dosya yönünden de kalan miktarın talep edilemeyeceği kanaatine varılarak, yine asıl davada davacı tarafın zararlarını talep ettiği buna ilişkin delil sunulmadığı göz önüne alınarak asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile; davacının ödediği 13.000,00-usd bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının ödediği 13.000,00-USD bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, a)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.991,87-TL ilam harcından peşin alınan 3.249,6-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.742,19-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, b)Davacı tarafından sarf edilen 80,70-TL Başvuru Harcı, 3.249,68-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 3.330,38-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.559,18-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, d)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 0,82-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, e)Davacı tarafından sarf edilen 4.400,00-TL bilirkişi ücreti, 175,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.575,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.572,59-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, f)Davalı tarafından sarf edilen 2.000,00-TL bilirkişi ücreti 56,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.056,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 1,08-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına, g)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.430,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, h)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, ı)HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, 2-BİRLEŞEN DOSYA OLAN MAHKEMEMİZİN .... ESAS .... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; Davanın REDDİNE, a)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 584,22-TL harcın toplamı olan 584,22-TL harçtan mahsubu ile bakiye 156,62-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 23.902,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, e)HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/09/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır