İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/303 E. 2022/775 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/303
Karar No
2022/775
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/303 Esas - 2022/775 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/303 Esas KARAR NO : 2022/775

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ...

VEKİLİ : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2022 KARAR TARİHİ : 15/09/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı hakkında takibe konu 17/12/2020 tarihli ... sayılı ve 11/01/2021 tarihli ... sayılı kaçak elektrik tutanağında belirtilen elektrik kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine Adana 14.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E.sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığı, işbu icra dosyası ile gönderilen ödemenin davalıya tebliğ edildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız, kötü niyetli ve takibi sürümcemede bırakmaya yönelik olduğunu, takibe konu kaçak kullanım tespit tutanağının tutulduğu adresin davalı tarafından kullanılan adres olduğunu, davalının müvekkili şirket tarafından daha önce kesilen ve mühürlenen elektriği açıp kullanmak suretiyle ve perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanıyor olmasının müvekkilinin alacağını talep etmekte haklı olduğunu, davalının tamamen haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, davalının alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderler ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin ... Mah... Sk.N:7 ... Adresinde kapı sistemleri işi yaptığını, söz konusu kaçak kullanım nedeni ile tutanak tutulan işyerinin ... Mah. ... Sk.N:3/A ... Adana adresi olduğunu, yapılan emniyet araştırmasında müvekkilinin kaçak kullanıldığı iddia edilen yerde tanınmadığını ve işyerinin müvekkiline ait olmayan bir yer olduğunu, müvekkilinin kaçak tutanak tutulan iş yerinde abonelik kaydı olmadığını, 1 gün dahi çalışmadığını, elektrik kullandığı belirtilen dönemlerde müvekkilinin işyeri dahi bulunmadığını, kaçak elektrik tutanağı tutulan yer ...’a ait olan bir işyeri olduğunu, müvekkilinin herhangi bir imzası bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacıya yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Adana 14.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E.sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 15.673,48 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuştur. 24/11/2020 tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağında, kaçak tüketimin yapıldığı abone grubu ticarethane olarak gösterilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. 6102 Sayılı TTK.nun 12.maddesine "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın 11.maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15.maddesinde de " İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/5192 Esas 2019/9953 Karar) Eldeki davanın davalı hakkında takibe konu 17/12/2020 tarihli ... sayılı ve 11/01/2021 tarihli ... sayılı kaçak elektrik tutanağında belirtilen elektrik kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine Adana 14.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E.sayılı dosyasında davalının itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle söz konusu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesine ilişkin olduğu, kaçak elektrik kullanmaktan kaynaklı itirazın iptali davasının dayanağının haksız fiil olduğu, haksız fiil hükümlerinin 6098 sayılı BK'nuda düzenlenip TTK'da düzenlenen hükümlerden olmadığı gibi mahkememizce dosyamız arasına alınan Seyhan Vergi Dairesi'nin yazısında davalının mükellefiyet durumunun potansiyel olarak kayıtlı olduğunun bildirilmesi karşısında davalının tacir sıfatının da olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte davalının tacir olmaması nedeniyle taraflar arasındaki iş bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı somut davada başkaca herhangi bir özel mahkemenin de görevinin belirlenmediği, bu yönü ile görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğu anlaşıldığından iş bu davada ticaret mahkemesinin görevli olmayıp asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı .15/09/2022

Katip ...

Hakim ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/303, K. 2022/775, T. 15.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-303-e-2022-775-k-435807d18607