İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/198 E. 2024/652 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/198
Karar No
2024/652
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/198 Esas KARAR NO:2024/652 DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 03/06/2015 KARAR TARİHİ: 17/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.02.2007 başlangıç tarihli sözleşmenin tanzim edildiği ve daha sonra ek sözleşmelerin yapıldığını, sözleşme gereği davalı tarafa 5.900,00 TL katılma bedeli ödendiğini, sözleşmeye aykırı davrandığı taktirde davalının bu bedeli geri ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu bedelin 3.566,07 TL'sini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kaldığını, öte yandan aynı sözleşme uyarınca davalıya ıskonto yapıldığını, süresi dolmadan sözleşmeye aykırı davrandığı taktirde davalı tarafça geri ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeyi ihlal ettiğinden sözleşmede kararlaştırılan 50.000,00 USD cezai şartı da ödemek zorunda olduğunu, bunun şimdilik 2.000,00 TL'sini talep ettiklerini, davalının itirazlarının haksız olduğunu iddia ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.02.2007 tarihli sözleşmeyi kabul ettiklerini, bu sözleşme süresinin 02.02.2010 tarihinde son bulduğunu, sözleşmede kendiliğinden yenileneceğine dair bir hüküm olmadığını, bu tarihten sonra da taraflar arasında sözleşme devam etmediğini, müvekkilinin daha sonra işletmeyi devrettiğini ve Kocaeli'ne yerleştiğini, kendisine tebligat yapılan ve müvekkilinin arkadaşı olduğu bildirilen -------- kim olduğunu bilmediğini, o tarihte müvekkilinin o yerde çalışmadığını, işyeri arkadaşı da olmasının da mümkün olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taraf dava dilekçesine ekli olarak taraflar arasında düzenlenmiş ---- tarihli direk satış noktası sözleşmesinin,-----sözleşmesinin ----tarihli faturayı ayrıca 27/02/2012 tarihli davalıya gönderdiği ihbarnameyi dosyaya ibraz etmiştir. Davacı tarafında defterleri de incelenmek suretiyle uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.----- sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.Davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi sonucu-----ilamı ile; "HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlaması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre bir işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir" gerekçesi ile bozulmasına karar verilerek mahkememize gönderilmiştir.Mahkememizce------ usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, HMK'nın 109.maddesinin 2.fıkrası yürürlükten kaldırıldığından ve bu nedenle kısmi dava açılabileceğinden işbu davanın usulüne uygun olarak açıldığı ve dava şartlarının mevcut olduğu görülerek yargılamaya devam edilmiştir.Davacı taraf dava dilekçesine ekli olarak taraflar arasında düzenlenmiş ---tarihli direk satış noktası sözleşmesinin,---- tarihli faturayı ayrıca---- tarihli davalıya gönderdiği ihbarnameyi dosyaya ibraz etmiştir. Davacı tarafında defterleri de incelenmek suretiyle uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.---- Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi sonucu -------- ilamıyla; öncelikle mahkemece söz konusu sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda deliller toplanıp bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rapor sonucuna göre imza davalıya ait ise söz konusu sözleşmenin 2. ve 5. maddesi uyarınca davalının gazlı ve gazsız ürünler için toplam 2150 koli ürünü alıp almadığı hususunda tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak davacının cezai şart isteminin yerinde olup olmadığı hususunun tartışılıp toplanacak tüm deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın yanılgılı gerekçe ve hatalı hukuki değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle mahkememiz kararının yeniden bozulmasına dair karar verilmiştir---- Karar sayılı karar ile Mahkememizin ---- Karar sayılı ilamında direnilmesine karar verilmiştir. ------------ilamında; “Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,------- benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle mahkememizin direnme kararının bozulmasına dair karar verilmiştir.Dosya---- kaydedilerek açık yargılamaya devam olunmuştur.İmza incelemesi için davacı vekiline sözleşme aslını sunması için 16.05.2023 tarihli duruşmada süre verilmiş olup işbu süre verilirken sunmadığı takdirde imza inkarını kabul etmiş sayılacağı ihtar edilmiş olup sözleşme aslını sunmayan davacı vekili 17.10.2023 tarihli duruşmada; “müvekkil ile görüştük, şirket içerisinde araştırma yapmışlar ancak sözleşme çok eski olduğundan sözleşme aslını bulamamışlar, biz mevcut bilirkişi raporu ile davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Yargıtay kararı doğrultusunda tarafların defterlerinin incelenmesi ve rapor tanzim etmek üzere dosya sözleşme uzmanı ve mali müşavir bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; ikinci sözleşmedeki imzanın geçersiz kabul edilmesi halinde; işletmeci, şirkete iade etmemek koşuluyla toplam 2150 miktarında ürünü müşterilerine satmayı hedeflediğini, sözleşme süresi dolmasına rağmen işletmecinin bu hedefini gerçekleştiremediği takdirde şirketin kendisine yapmış olduğu tüm yatırımları Şirket’e iade etmekle yükümlü olduğunu, sözleşmenin 8.Maddesinde yer alan Cezai şartta sözleşmenin yürürlük süresinin herhangi bir aşamasında sözleşme gereği yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin, sözleşme ve eklerine uyulmaması--------- USD cezai şart talep edilebileceğinin belirtildiğini, sözleşme süresi olan 3 yıl içinde 2150 adet ürün değil 850,50 koli ürün satıldığı tespit edildiğinden davalı işletmecinin sözleşmedeki yükümlülüğüne uymadığını dolayısıyla cezai şart talep edilebileceğini, ancak Pazarlama Faaliyetine Katkıda bulunmak amacıyla ödenen bedelin ve ıskonto bedelinin talep edilemeyeceğini çünkü bu bedellerin düzenlendiği maddede belirtildiği üzere “söz konusu bedellerin hangi neden ve suretle olursa olsun sözleşmenin süresinden önce feshi halinde talep edilebileceği düzenlendiğini, oysa ilk sözleşmenin 3 yıl için geçerli olduğundan sözleşme kendiliğinden 2010 yılında son bulmuş olduğunu süresinden önce bir fesih olmadığından talep edilemeyeceğini belirtmişlerdir. Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor tanzim etmek üzere aynı bilirkişilere tevdi edilmiş olup itirazları değerlendiren bilirkişi heyeti kök raporda değişikliğe gitmemiştir.Tüm dosya kapsamı yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı taraf davacının imzalandığını iddia ettiği ikinci sözleşmeyi kabul etmemektedir, işbu kapsamda Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak davacı vekiline imza incelemesi yapmak üzere evrak aslını sunması için süre verilmiş, verilen sürede sunulmaması halinde imza inkarını kabul edeceği ihtar edilmiş ise de davacı yan sözleşme aslını sunmamış olup bu kapsamda ikinci sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunu ispatlayamamıştır. ------ başlangıç tarihli ilk sözleşmenin bitim tarihinin -----olduğu, davalı yanın bu sürede sözleşmeye aykırı davrandığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, davacının bu yönde bir ihbarı olmadığı, yine sözleşmenin bittiği tarihi itibari ile de davalı tarafa herhangi bir ihtar yapılmadığı tespit edilmiş yine dosya içerisinde alınan bilirkişi raporları davalı yanın en son davacı taraftan---- tarihinde ürün alışı yaptığı sonrasında ------ tarihine kadar borç ödemesi yapmış olduğu tespit edilmiştir. Davalı yanın sözleşmenin ilk iki yılı ürün almış olması ve sonrasında kalan bir yılda hiç ürün almaması ve davacı tarafın sözleşme tarih olarak sona ermiş olmasına rağmen herhangi bir ihtarda bulunmamış olması ve sözleşmenin bittiği tarih itibari ile yapıldığını iddia ettiği ek sözleşmenin de geçerliliğini ispatlayamadığı göz önüne alındığında davalı yanın 01.02.2007 tarihli sözleşmeye aykırı davranıldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 172,45 TL harçtan mahsubu ile bakiye 255,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.611,07 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 15 gün süre içinde Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/198, K. 2024/652, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-198-e-2024-652-k-473942f28551