İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/179 E. 2026/37 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/179
- Karar No
- 2026/37
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/179 Esas KARAR NO: 2026/37 DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/05/2022 KARAR TARİHİ: 12/03/2026
-------tarihli görevsizlik kararına istinaden gönnderilen ve mahkememize tevzi edilen davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle;--------- nezdinde tescilli olarak korunan, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun markaya sağladığı haklara rağmen marka sahibi müvekkilin haklarına aykırı olacak şekilde davalı tarafından tecavüz edildiğini, davalının işletme unvanı da ---- şeklinde olmakla birlikte müvekkil adına tescilli olan bu marka, -------- adresinde davalı tarafından haksız yarar elde etmeye devam edecek şekilde üç kuşaktır hizmet veren müvekkilin markasını kullanmakta olduğunu ve bu markanın haksız ve hükümsüz bir şekilde ------tarafından da hatalı bir şekilde tescil edildiğini, müvekkil tarafından ---------- yevmiye no.lu ihtarnamesiyle davalının ---- markalarının satışının durdurulması ve aynı zamanda -------- adlı internet sitesinin kapatılması ihtar edildiğini, davalı tarafından internet sitesinin kapatıldığı görülmüş ise de ----- maddede belirtilen adreste ---- satış yapıldığı tespit edildiğini, müvekkilin------ tarihinde tescil edilmekle birlikte ------- tarihinden itibaren on yıl daha müvekkil tarafından kullanılmak üzere tescil, -------- tarihine kadar yenilendiğini, taraflar optik sektöründe faaliyet göstermiş olduklarından dolayı davalı, müvekkilin----------- bu yana tescilli markasının yarattığı tanınırlık ve ayırt edicilikten yararlanarak müvekkilin markasının haksız ve kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, yargılama esnasında resen gözetilecek sebepler ile davanın kabulü ile; davalının ---- isimli işyeri tabelasının SMK m.159/1 uyarınca tensiple birlikte tedbiren indirilmesini ve -----------haksız rekabet teşkil eden internet sitesine erişimin engellenmesi için Sulh Ceza Hakimliğine bildirimde bulunulmasını, davalının --------markasının SMK m.5/1-ç mutlak ret nedenini barındırması ve SMK m.25/1 kapsamında davalının -------- markasının hükümsüzlüğüne, davalının müvekkilin markasını haksız ve kötüniyetle tescil ettirmiş olması nedeniyle SMK m.151/1 ve m.151/2-b uyarınca müvekkilin uğradığı zarar fiili kayıp ve yoksun kalınan kazancın HMK m.107/1 kapsamında belirsiz alacak davası hükmü doğrultusunda Mahkemenizce tayin edilecek bilirkişi incelemesi ile belirlenecek bedele artırılmak üzere şimdilik -----haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu markanın kendi adına tescilli markası olduğunu, davacı tarafin işletmesinin ------- olduğu, kendi markasının ise ---------olduğu, davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:davalı adına tescilli ----- numaralı --- isimli markanın davacının---- numaralı ------- markaya benzerlik kötüniyetli tescil sebebiyle hükümsüzlük taleplidir. Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Sayın Mahkeme'nin görevlendirmesi kapsamında “davalıya ait ------numaralı markanın, davalı tarafından aynısının veya benzerinin işyerinde yapılan keşifte ve internet ortamında -------- kullanıldığı, bu kullanımın Davalının tescilli markasına istinaden olduğu fakat markanın ilk tanıtım tutundurma ve sektörde bilinirliğinin Davacı tarafından yapıldığının görüldüğü, Davalı makasının iltibas ve haksız rekabete sebep olacağı , görüş ve kanaatlerine varıldığına dair raporunu sunmuştur. Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ---- markaları ile davalı -------------- marka işaretlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ancak davacı markalarının tescilli olduğu ---- Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile davalı markasının tescilli olduğu --- hizmetlerin aynı ya da aynı tür olmadığı, davalı -------uyarınca mutlak red nedenlerine dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, Davalının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayan bir niyet taşıdığına ilişin somut bir verinin dosya kapsamında bulunmadığı, davalının ---- sayılı markasının kötü niyetle başvurulduğunun ispatlanamadığı, İşbu davada davacı davalının ---- sayılı markasının hükümsüzlüğü ile tazminat talep etmiş olup, dava tecavüzün tespiti ile haksız kullanımdan kaynaklı tazminat talebi içermediğinden, davacının tazminat taleplerini, davalının davacının markasını haksız ve kötü niyetli tescil ettirmiş olması nedenine dayandırdığından, iş bu davada SMK md 151/1 ve 151/2-b uyarınca tazminat hesaplamasının yapılmasının mümkün olmadığı, davacının taleplerini açıklaması akabinde gerekli incelemenin heyetimiz tarafından yapılabileceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığına dair raporunu sunmuşlardır. Mahkememizde aldırılan ---------- tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde, kök raporda yapılan tespit “ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektiren bir durum saptanmadığı, Mali İnceleme neticesinde; Hukuki değerlendirme ve takdiri Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda davacı lehine --- maddi tazminat hesabı yapıldığı Manevi tazminatın Sayın Mahkemenin takdirinde olduğuna dair raporunu sunmuşlardır. Mahkememizde aldırılan ----- tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; Davacının --- sayılı markasının tescilli olduğu -----markasının tescilli olduğu ---- hizmetlerinin benzer olduğu, Davalının maddi tazminat yönünden 2---- dava tarihi arası elde edilmiş gelir tespiti; ----- olduğu, Sonuç ve kanaatine varıldığına dair raporunu sunmuşlardır. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli markanın kötü niyetli tescil sebebiyle ve iltibas nedeniyle hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzün tespiti meni ve refi ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminata ilişkin olup, davacının ---- markanın -----emtialarında tescili sahibi olduğu, davalının ise -------- ibareli markanın ----- Sınıfta tescilli olduğu, tarafların her ikisinin de gözlük sektöründe faaliyette bulundukları, aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda davalı iş yerinde yapılan tespitte, davalı iş yerinde -------ibaresinin kullanıldığı, davalı kullanımlarının iltibas ve tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, esas yönünden aldırılan -------- tarihli bilirkişi raporunda ise taraf markalarının benzer olduğu fakat tescil sınıflarının farklı olması sebebiyle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı ayrıca kötü niyetli tescilin oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, tazminat hesabının da yapılmadığı, mahkememizce resen ve itiraz üzerine aldırılan ------- tarihli bilirkişi ek raporunda davacı markasının tanınmış marka olmadığı, maddi tazminat yönünden ise ------ maddi tazminat hesabı yapıldığı, daha sonra yine itiraz ve mahkememizce resen yaptırılan davacının tescilli markasının ---- Sınıfındaki emtialar ile davalı markasının --- hizmetlerden ilişkili olanların karşılaştırılması istemiyle ---- tarihli bilirkişi raporu alındığı bu defa da maddi tazminat hesabının ----- olarak hesaplandığı, davacı tarafından ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebinin ----- olarak ıslah edildiği buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının ---- ibareli markanın ---- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ----- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında her iki markanın da esas unsurunun----------ibaresi olduğu, yine tarafların gözlük sektöründe faaliyet gösterdikleri bu yönüyle hem markanın ayniyet derecesinde benzer olması aynı zamanda her iki tarafın da gözlükçülük alanında faaliyet göstermesi nedeniyle bu durumun iltibasa yol açacağı tüketiciler nezdinde aynı kişiye aitmiş gibi algılanabileceği bu nedenle markalar arasında kelime yapısı nedeniyle iltibas oluştuğu fakat markaların tescil sınıflarının farklı olduğu, bu nedenle aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda davalı markası ile davacı markası arasında ilişkili olduğu belirtilen davalının ---- sayılı markasının tescilli olduğu --------- hizmetleri yönünden kısmi olarak hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının aynı zamanda kötü niyetli tescil talebinde bulunduğu her ne kadar bilirkişi heyetince kötü niyet koşullarının oluşmadığına ilişkin değerlendirme yapılmış ise de kötü niyetin mahkememizce değerlendirileceği, buna göre dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafından davalıya----- yevmiye numarası ihtarnamesi ile -------- kullanmaması yönünde ihtarname gönderildiği, davalı---- iş bu ihtarnameye cevap olarak------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile -------- ibaresinin tescilli olduğunu bilmediğini sehven kullanıldığını bundan sonra kullanmayacağını beyan ettiği görüldü, buna rağmen davalı tarafından iş bu cevabı ihtarnameyi gönderdikten yaklaşık -----markasının tescili için ------ başvurduğu ve davaya konu ----------numaralı markanın tescilini sağladığı, bu şekilde değerlendirildiğinde davalının davacı markasından haberdar olduğu ve davacıya da markayı kullanmayacağını bildirdiği halde marka başvurusunda bulunup tescil ettirmesinin kötü niyetli tescil olduğu, SMK 6/9. Maddesi uyarınca kötü niyetli tescil sebebi ile davalı markasının tümden hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, yine davalı------- kullanımlarının davacı markasının esas unsuru olan ------ibaresi ile aynı olduğu, bu durumun tüketiciler nezdinde aynı kişiye aitmiş veya birbirlerinin temsilcisi veya bayiisi gibi izlenim uyandırabileceği bunun da karışıklığa sebebiyet vereceği bu durumun da SMK 7 ve 29. Maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği bu nedenle tecavüzün tespiti meni ve refine karar vermek gerektiği, davacı tarafından hem tecavüz hem de kötü niyetli tescil sebebiyle tazminat talebinde bulunulduğu, davacı talebinin SMK 149. Maddesi kapsamında uygun olduğu gibi kötü niyetli tescil halinde de tazminat da bulunabileceği, bu kapsamda tazminat hesabı için aldırılan iki ayrı bilirkişi raporunda farklı rakamlar tespit edildiği fakat davacı tarafından ilk raporda tespit edilen---- üzerinden davanın ıslah edildiği, mahkememizce de bu bedelin daha sonra tespit edilen ----- tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere nazaran dosya kapsamına daha uygun olduğu kanaatine ulaşıldığından neticeten davanın tümden kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile, Davalı adına tescilli ------- numaralı markanın hükümsüzlüğüne, Davalı tarafından davacının -------markasına yönelik tecavüzün tespiti, menine ve refine, Maddi tazminat yönünden ------- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1-Alınması gereken 7.338,38 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL peşin harç + 1.754,21 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik alınan 5.503,48 TL harcın davalıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan toplam 13.500,25 TL yargılama gideri ve 1.834,90 TL harç toplamı olan 15.338,15 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Marka hakkına tecavüz yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Maddi tazminat yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Hükümsüzlük talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2026