İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/178 E. 2024/140 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/178
- Karar No
- 2024/140
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/178 Esas KARAR NO : 2024/140 Bakırköy ... İcra Dairesi : ....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/02/2021 KARAR TARİHİ : 02/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile 07/11/2019 tarihinde Stant Kira Sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmeye göre .... tarihleri arasında davalı tarafından ... Fuar Merkezi'nde "...." ismi ile organize edileceği belirtilen fuar için müvekkili firmanın 273 m² stant alanını toplamda 93.420,00-TL 'ye kiraladığını, toplamda davalıya 93.420,00-TL ödendiğini, ancak ilgili fuarın gerçekleşmediğini, yapılan tüm görüşmelerden iade için netice elde edilememesi üzerine müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyası, davacının 2019 yılı Aralık ayı ve 2020 yılı Mart, Nisan , Mayıs aylarına ait BA/BS formları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının, taraflar arasında akdedilen Stant Kira Sözleşmesinin sözleşmeye konu fuarın gerçekleşmemesi nedeniyle ödediği bedellerin iadesine yönelik davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 93.420,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan davada mahkememizin 05/07/2021 tarihli .... karar sayılı görevsizlik kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin .... Hukuk Dairesi'nin 03/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği görülmekle, davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir ... 22/06/2023 tarihli raporunda; Davacının defterlerin 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225. maddeleri ile 6762 Sayılı eski T.T. Kanunun 66. Maddesi ve 6102 Sayılı - Yeni T.T.Kanunun 64. Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı. davacı, 19.11.2020 (12.10.2020 İnegöl İcra Müd. 2020/7206E) - tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile 93.420,00TL Toplam alacak, asıl alacağa, İc. Mas. Üc. Vek. ve Asıl alacağa işleyecek (Yıllık Adi kanuni faiz) faizi ile tahsili için (B.K.100md) takip başlattığı, Davalı vekilinin itirazıyla takibin durduğu, Davacı Defter kayıtlarına göre: Takip tarihi itibariyle; davacının, davalıdan 93.420,00TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin fuar alanındaki hizmetlerin verilmesini kapsadığı anlaşılmıştır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebüs Sic Stantibus -beklenmeyen hal şartı- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. İşte bu bağlamda hakim, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yaranına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar. Bununla birlikte her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi halde özel hukuk sistemimizde geçerli olan "irade özgürlüğü" "sözleşme serbestisi" ve "sözleşmeye bağlılık" ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai, tali (ikinci derecede) yardımcı nitelikte olup, ancak uyarlama kurumun şartlarının mevcudiyeti halinde anılan kurumun uygulanması gündeme gelebilecektir. 6098 sayılı T.B.K yürürlüğe girmesinden evvel, mevzuatımızda uyarlama kurumuna ilişkin bir düzenleme olmamakla birlikte, taraflar arasındaki sözleşme koşullarının daha sonra önemli ölçüde değişmesi halinde değişen bu koşullar karşısında (Clausula Rebüs Sic Stantibus -beklenmeyen hal şartı- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ) ilkesi bağlamında ve M.K. 2. maddesinden de yararlanılmak suretiyle sözleşmenin yeniden düzenlenmesinin mümkün bulunduğu ve karşılıklı sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin bozularak "işlem temelinin çökmesi" halinde M.K. 1, 2 ve 4'üncü maddelerinden yararlanılması gerektiğine dair öğreti ve uygulamada yerleşik bir kabul mevcut iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK’nın 138 nci maddesi ile bu husus yasal bir düzenlemeye de kavuşturulmuştur. Aşırı ifa güçlüğü başlıklı bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkindir. Ancak az yukarıda ifade edildiği üzere "sözleşmeye bağlılık" ilkesi esas olup, sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai nitelikte bir kurum olmakla yasa koyucu tarafından da bu kurumun uygulanması ancak anılan madde de belirtilen dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bunlar; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması halidir. Bu dört koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde ise borçlunun, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkı bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında, dava konusu .... tarihinde gerçekleşecek.... Fuarı için stant kira sözleşmesinde yapılmış ve sözleşme gereği davacı tarafça, havale ve çek ödemesi şeklinde toplam 93.420,00 TL olarak sözleşme bedelinin ödendiği, ödemenin yapılmadığına ilişkin herhangi bir itiraz bulunmadığı hususları dikkate alındığında bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, dava konusu fuarın gerçekleşmemesi nedeniyle davacı tarafça davalı aleyhine 93.420,00 TL'nin ödenmesi amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında stant yapım sözleşmesi incelendiğinde, .... tarihleri arasında davalı tarafından .... Merkezi'nde "...." Fuarı için sözleşmenin tanzim edildiği, bu fuarın da düzenlenmediği ve davacı tarafından stant kurulumunun yapilmadığı, davalı tarafından sözleşme kapsamında edimini yerine getirilmemesine rağmen, ödenen bedelin iade edilmediği, öte yandan davalı tarafından ediminin başka bir fuarda davacı adına stant kurularak yerine getirileceğine dair bilgi ve belge ibraz edilmediği bu kapsamda davalının haklı bir sebep göstermeksizin sözleşme kapsamında borçlandığı edimleri yerine getirmemesi ve davacı tarafça ifanın imkansızlaşmasına dayalı olarak sözleşmeden dönülmesi nedeniyle davalıya yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi gerektiği anlaşıldığından davacı talebine konu takibinde haklı bulunmuş ve davanın kabulüne karar verilerek itirazın iptali ile takibin devamına hükmolunmuştur. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi istemine yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; 93.420,00 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, 2-Asıl alacağın %20'si olan 18.684,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 6.381,52 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.595,39 TL harcın mahsubuyla bakiye 4.786,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.595,39 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.654,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 2.710,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/02/2024
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır